Tekil Mesaj gösterimi

Alt 30-04-2008, 07:19   #4 (permalink)
CooLKadin
 
CooLKadin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

14. SORU: EVLİLİK DIŞI DÜNYAYA GELEN ÇOCUĞUN ÖLDÜRÜLMESİNE CEZA İNDİRİMİ SÜRÜYOR MU?

YANIT: Yeni TCK’da evlilik dışı dünyaya gelen çocuğun annesi tarafından namus kurtarma gerekçesi ile öldürülmesi eylemine ceza indirimi getiren bir düzenleme artık yoktur. Yeni TCK; insan yaşamını korunacak en yüksek değer olarak kabul etmekte ve namus kavramının yaşama hakkının üzerinde tutulmasını reddetmektedir.

15. SORU: NAMUS CİNAYETLERİNE YENİ TCK NASIL YAKLAŞIYOR?

YANIT: Kadınların yıllardır ısrarla savundukları ‘Namus cinayetleri’ne indirim sağlayan düzenlemelerin yürürlükten kaldırılması ve nitelikli adam öldürme fiili olarak tanımlanıp cezalandırılması istemi kısmi bir kabulle TCK’da yer almış bulunuyor. TCK değişikliği tartışmalarında en önemli sorun alanlarından birini oluşturan bu istem yasamıza ‘töre cinayetleri’ nitelemesi ile girmiş oldu.

Ayrıca yeni TCK 29. maddesinde daha önce ceza indirimine olanak sağlayan ‘Haksız Tahrik’ maddesini yeniden düzenlemiş bulunuyor. Buna göre ‘haksız tahrik’in (Hukuk düzeninde onaylanmayan eylem) kabulü için hiddet ve şiddetli eylemin haksız bir fiil sonucu ortaya çıkması ve doğrudan haksız fiil eylemcisine yönelik olması aranıyor. Örneğin tecavüz sonucu hamile kalmış bir kadının öldürülmesi eyleminde fail ceza indiriminden yararlanamıyor. Suçun mağduruna yönelik eylemlerde ceza indiriminin uygulanmasının önüne geçilmiş oluyor.

SORUN: Namus ve töre cinayetlerinin içerik olarak farklı anlamlar taşıması karşısında bu maddedeki düzenlemeyi yeterli bulmadığımız açıktır. Ancak yasanın özellikle ‘haksız tahrik’ başlıklı 29. maddesinin gerekçesinde yasa koyucunun bu iki kavramı aynı anlamlar yükleyerek açıklamış olması namus cinayetlerinin de aynı madde içinde ve nitelikli adam öldürme fiili olarak değerlendirilmesine olanak sağlamaktadır.

16. SORU: AİLE BÜYÜKLERİ EŞ YA DA ÇOCUKLARA YÖNELİK ŞİDDET CEZA YASASI KAPSAMINDA MIDIR?

YANIT: TCK bu tür suçları vücut dokunulmazlığına karşı suçlar olarak nitelemektedir. Şiddet her biçimde suçtur. Aile bireylerinden biri olmak diğerine şiddet uygulamaya izin vermez. Hukuk bireyin yaşama hakkını en temel değer olarak kabul eder. Bu nedenle TCK’nın 86. ve 87. maddelerinde bir başka kişiye karşı kasıtlı olarak zarar veren onun sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişinin cezalandırılacağı belirtilmektedir.

Bu fiil ‘üstsoya altsoya eşe veya kardeşe karşı’ yapılmışsa ceza artırılacaktır.

Şayet kasten yaralama gebe bir kadına karşı işlenir de çocuğun vaktinden önce doğmasına neden olursa ya da sürekli bir bedensel zaafa yol açarsa veya yaşam tehlikesi yaratırsa verilecek ceza bir kat artırılacaktır.

Yaralama mağdurun bitkisel yaşama girmesine iyileşmesi olanağı olmayan bir hastalığa yakalanmasına duyularından ya da organlarından birinin işlevini yitirmesine konuşma ya da çocuk yapma yeteneğinin yitirilmesine yüzünde sürekli değişikliğe gebe kadının çocuğunun düşmesine neden olursa verilecek ceza iki kat artırılacaktır.

Kasten yaralama vücutta kemik kırılmasına neden olduysa kırığın yaşam fonksiyonlarındaki etkisine göre ceza artırılarak verilebilecektir.

17. SORU: TCK İŞKENCEYİ VE EZİYETİ NASIL TANIMLIYOR?

YANIT: Anayasamızın 17. maddesinde ve ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde kimseye eziyet ve işkence yapılamayacağı açıkça belirtilmiştir.

Uluslararası sözleşmeler ve iç hukukumuz işkenceyi insan onuruna aykırı görmekte ve cezalandırmaktadır. İşkence suçu ile korunan değer bireyin vücut dokunulmazlığı ve onurudur.

Yeni TCK’nın 94. Maddesi’nde işkence suçu şu biçimde tanımlanmaktadır:

‘Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.’

Suçun çocuğa beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı işlenmesi halinde 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası verilecektir.

Eylemin cinsel yönden taciz şeklinde gerçekleşmesi halinde on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunacaktır.

Yasanın 95. Maddesi’nde de işkence fiilinin yarattığı sonuçlara bağlı olarak artırımlı halleri sıralanmaktadır.

Bu tanımda ‘suçun sadece kamu görevlileri tarafından ve suç işlediği savı ile gözaltında tutulan kişiye karşı ikrar elde etmek amacı ile işlenmesi’ kabulünden daha ileri bir kabul ve tanımlamaya gidildiği açıkça görülmektedir.

Eziyet TCK’nın 96. maddesinde tanımlanmaktadır. Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunmasıyla gerçekleşen sistemlilik ve süreklilik arzeden davranışlardır.

Yasanın 96. maddesinde eziyet fiilinin çocuğa beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı üstsoy veya altsoya babalık veya analığa veya eşe karşı işlenmesi halinde kişi hakkında artırılarak hapis cezası verilecektir.

18. SORU: ÇOCUK DÜŞÜRME VE ÇOCUK DÜŞÜRTME HANGİ KOŞULLARDA SUÇTUR?
YANIT: TCK’nın 99. 100. ve 102. Maddelerinde rızası olmaksızın bir kadının çocuğunu düşürten kişinin cezalandırılacağı belirtilmemektedir.

Rızaya dayalı olarak çocuğun aldırılması gebelik süresinin 10 haftadan az olması koşuluna bağlıdır. Bu durumda çocuğun düşürtülmesine rıza gösteren kadın ve çocuğu düşürten kişi ayrı ayrı ceza alır. Bu eylem nedeniyle kadının beden ve ruh sağlığında zarar ortaya çıkmışsa ceza artırılır.

SORUN: TCK Platformu bu sürenin 12 hafta olmasını talep etmiştir.

19. SORU: KISIRLAŞTIRMA HANGİ HALLERDE SUÇTUR?
YANIT: Bir erkek ya da kadını rızası olmaksızın kısırlaştıran kimseye ceza verilir. Bu eylem kısırlaştırma işlemi yapma yetkisi olmayan bir kişi tarafından yapılırsa ceza artırımı uygulanır.

20. SORU: EŞİM AİLE BİREYLERİMDEN BİRİ YA DA HERHANGİ BİRİ BENİ BİR YERDE KALMAYA ZORLAYABİLİR Mİ?

YANIT: TCK’nın 109. Maddesinde ‘Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitme veya bir yerde kalma özgürlüğünden yoksun bırakan kişiye’ ceza verilmektedir. Bu eylem sırasında cebir tehdit veya hile kullanılması halinde ceza miktarı artırılır.

Bu suçun; silahla üstsoy altsoy eşe karşı ya da çocuğa veya kendini savunamayacak durumda olan kişiye karşı işlenmesi halinde de artırılarak ceza uygulanacaktır.

Bu suç cinsel amaçla işlenmişse verilecek cezalar yarı oranında artırılacaktır. Ancak suç işleyen soruşturmaya başlamadan önce mağdura bir zarar vermeden ve kendiliğinden mağduru güvenli bir yerde serbest bırakırsa cezası üçte bir indirilir


CooLKadin isimli Üye şimdilik offline konumundadır