Tekil Mesaj gösterimi

Alt 07-03-2011, 04:39   #1 (permalink)
elif
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Demokratik Toplum Nedir?

Demokratik Toplum Nedir?

Demokrasi yalnız toplumda değil onun her katında bir anlaşma bir uzlaşmayı gerekli kılmaktadır. Sağlıklı bir demokrasi vatandaşların sadece siyasal mücadelelerinin koşullarını saptayan anayasaya değil bireylerin girişimlerini de çerçeveleyen kanunlara saygılı oldukları demokrasidir. Ama bu da yeterli değildir. Bunları aşan yazılı olmayan ve hukuktan doğmayan bir şeye ihtiyaç vardır. Bu da uzlaşma duygusudur.Çoğulcu bir rejim uzlaşma yöntemini iyi kullanabildiği ölçüde işleyebilir.


Bir toplumun ekonomisi ne kadar gelişmiş olursa olsun eğer politikacılar entrikaya düşkün iseler ve uzlaşmazlığı uzlaşmaya yeğlerlerse siyasal mücadelenin hukuki düzenleme yoluyla yürütülmesinin hiç bir garantisi yok demektir. Eğer siyaset adamları bir ortak eylemde anlaşmayıp kendi görüşlerinin doğru olduğunda direnirlerse koşullar ne kadar elverişli olursa olsun rejim çok zor yürür.

Buraya kadar söylediklerimizi bir şema halinde özetlemek gerekirse şunları söyleyebiliriz:


• Demokrasinin ideolojisi bireyci ve liberal felsefedir. . . Bir manada bu ideoloji devletin bir ideolojisi olmamalı demektir.



• Bir resmi ideoloji kabul edilmemesi çoğulcu toplum yani her türlü düşüncenin hoş görüldüğü bir toplum oluşturmaktadır. Bireylerin ve birey gruplarının birbiriyle çelişen ayrı menfaatleri olacağından her siyasal rejim çerçevesinde mevcut bu çelişkiler ve çatışmalar demokratik rejimde doğal görülmektedir.


Demokrasi bir koşul olarak hoşgörüyü beraberinde taşır.


• Böyle bir çoğulcu ve bireyci siyasal ortamda doğal görünen çatışmalara ve çelişkilere rağmen sistemin işleyebilmesi beraber yaşama iradesine menfaatler kavgasını barışçı yollarla hukuk düzeni içinde yürütme ve en nihayet uzlaşma yeteneğine bağlıdır. ”


Hoşgörü ve uzlaşmanın demokratik toplumun temelini oluşturmasına en güzel örnek İsviçre demokrasisidir. Alman Fransız İtalyan kökenli din ve dil ayrılıkları bulunan farklı kültürlere mensup insanların oluşturduğu İsviçre yönetimi dünyanın en başarılı ve istikrarlı demokrasilerinden biridir.Türk toplumu meşrutiyetlerden beri Batı ülkelerinde uygulanan demokratik rejimi uygulamaya çalışmaktadır. Ancak sadece Anayasa veya yasa değiştirmekle uğraşılmış toplumsal alt yapı ihmal edilmiştir. Özellikle uzlaşma ve hoşgörünün bir türlü toplumda yer edinememesi insanlarımızı birbirlerine karşı özgürlük ve demokrasi mücadelesi yapar duruma düşürmüştür. Öyleki 1980 öncesinde binlerce yurttaş anlamsız bir kardeş kavgasının kurbanı olmuştur. Aynı durum 1960 öncesi için de söylenebilir. Bu dönemin tek farkı çatışmanın silahlı hale dönüşmemesidir.


Günümüzde de birlikte yaşama iradesinin yeterince güçlü olmaması uzlaşma ve hoşgörünün yokluğu yeni çatışmaları doğurabilecek güçtedir. Bu çatışmalar ise demokrasiyi ortadan kaldırmaktadır.Bu nedenle demokratik toplum olmaya ağırlık vermek gerekmektedir. Demokratik toplum olmanın ilk koşulu kadının ve çocuğun korunarak aile içinde birey hale gelmesi ailede söz sahibi olmasıdır. Aile içinde düşüncesini açıkça söyleyebilen baskı altında yetişmeyen bireyler demokratik toplumu oluşturabilirler. Ayrıca Devlete düşen bir önemli görev demokratik toplumu okullarda geliştirmektir. Daha önceki ünitelerde görüldüğü üzere bireyin toplumsallaşmasında okulun yeri ve önemi büyüktür. Bu nedenle insan haklarının demokrasinin uzlaşmanın ve hoşgörünün ilkokullardan başlayarak tüm eğitim sürecinde anlatılması yerleştirilmesi gerekir.


Fransa’da bir ilkokulda yapılan uygulama bize ışık tutacaktır. Fransa’da inceleme yapan bir bilim adamımız şu gözlemlerini anlatmıştır:

"Haftanın ilk günü ilkokul öğencilerine öğretmen “bu hafta ne yapalım?”sorusunu yöneltir. Öğrencilerin bir kısmı piknik yapmayı bir kısmı eğlence yerine gitmeyi bazıları başka faaliyetleri önerirler. Yapılan oylamada piknik yapma görüşü çoğunluğu elde eder. İkinci tartışma nerede piknik yapılacağı konusunda yapılır. Bir diğer görüşme konusu kimlerin neler getireceğidir. Neredeyse tüm hafta boyunca yapılan bu tartışmalar sonucunda öğrenciler hem görüşlerini açıklamışlar hem katılmadıkları halde çoğunluğun iradesine uymuşlar ve toplumsal örgütlenme ve iş bölümünün küçük bir örneğini vermişlerdir. Daha doğrusu öğrenmişlerdir. Bu eğitimle büyüyen insanların demokratik sistemi sağlıklı işletmeleri doğaldır."


Ülkemizde de temel eğitim aşamasında öğrenci temsilcilerinin seçilmesi bazı kararların alınmasına öğrencilerin katılması çeşitli konuların sınıflarda tartışılarak farklı görüşleri dinlemenin ve o görüşlere tahammül edilmesi gerektiğinin öğretilmesi lazımdır. Aksi takdirde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görülen üzücü kavgalar itişip kakışmalar sürüp gidecektir.


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır