Tekil Mesaj gösterimi

Alt 27-02-2012, 09:18   #2 (permalink)
Я
 
Я - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Servet-i Fünûn ile Tanzimat Romanının Karşılaştırılması


Tanzimat Dönemi'nde yazarlar roman türünün ilk örneklerini vermiştir. Bu dönemde yazarlar romanda belli bir gelişmeyi değil Doğu ve Batı kültürünü birbirine katarak sosyal yararı gözetmiştir. Halka seslenebilmek için yazmış bu yolda meddah ağzını kullanmış öğreticiliği amaçlamıştır. Bu açıdan Tanzimat romanları teknik olarak kusurlu; ama bu türü yaygın hâle getirmesi açısından önemlidir. Yazarlar romanlarında halkı göz önünde bulundurmuş görüşleriyle kahramanları üzerinde etkili olmuş romanlarının olay akışını sık sık keserek okura bilgiler vermiştir. Edebiyatımızda Batılı anlamda esas roman Servet-i Fünûn'la başlar. Servet-i Fünûncular realist ve natüralist yazarları psikolojik roman çığırını açan yazarları ve onların roman anlayışlarını örnek almışlardır. Toplumsal yarar içeren sosyal konular (cariyelik görücü usulüyle evlilik köle ticareti yanlış Batılılaşma vs.) gitmiş kişisel konular özellikle aşk konusu romanlara hakim olmuştur.
Tanzimat romanlarında kişilerin psikolojik çatışmalarına çok az yer verildiğini yazarların görüşlerinin roman kahramanları üzerinde etkili olduğunu romanlarda gösterme tekniği yerine öykülemenin ağır bastığını önceki ünitemizde işlemiştik. Bu dönem roman yazarları daha çok Doğu edebiyatının etkisindedir. Tanzimat Dönemi romanlarında ne canlı bir psikoloji ne karakter ne de gerçekçi yaşam sahneleri vardır. Bu nedenle yazarlar tasvir ve tahlilde başarılı olamamışlardır.
Romanlarda ağırlıklı olarak kişilerin yaşamı ve salon hayatı işlenir. Kişilerin ruh çözümlemelerine tabiat ve çevre betimlemelerine özen gösterilir. Roman kişileri romantik yönleri olmakla birlikte genellikle modern yaşamın içinden eğitimli bazen hırslı bazen isyankar geleneğin kalıplarını kıran ümitle bunalım arası gelgitler yaşayan gerçekçi kişilerdir. Bu kişiler karamsar tipler çapkın ve macera peşinde olanlar zengin ve Avrupalı tipler olarak sınıflandırılabilir.
Yazarlar kahramanlarını psikolojik gerçekliklere uygun olarak serbest bırakır okuru taraf tutmadan kahramanları anlama ve çözümlemeye yönlendirir. Bunun yanında yazarlar romanlarda Batı tarzı hayatı ve kahramanları işlemişler sosyal yaşamdan da kuvvetli tiplere ve sahnelere de yer vermişlerdir. Örneğin Halit Ziya'nın Mai ve Siyah romanındaki Ahmet Cemil Aşk-ı Memnu'daki Firdevs Hanım Nihal ve Bihter o devir İstanbul'unda yaşamış toplumdan kişilerdir.
Tanzimatta sade dile yönelim vardır. Şinasi ile başlayan dilde sadeleşmeyi Ahmet Mithat uygulamaya çalışır. Fakat özentisiz cümleler kurduğu için bunda başarılı olamaz. Samipaşazâde Sezai dilde sadeleşmeyi savunmakla birlikte sanatlı söz söyleme alışkanlığından bütünüyle kurtulamaz. Bu konuda Nabizade Nazım daha başarılıdır. Servet-i Fünûn roman ve öykülerinde ise sade dil anlayışı bir kenara bırakılmış son derece süslü ve sanatlı arapça ve farsça sözcüklerle yüklü bir dil kullanılmıştır.


Я isimli Üye şimdilik offline konumundadır