Tekil Mesaj gösterimi

Alt 29-11-2013, 04:19   #1 (permalink)
elif
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Kıyafetle ilgili sözler

Kıyafetle ilgili sözler - insanların dış görünüşü ile ilgili sözler

İnsanlar gayri ihtiyari kafalarında kişi-meslek eşlemesi yapıyorlar. Mesela
“bankacı” dediğiniz zaman akla hemen lacivert takım elbiseli mavi gömlekli
mutlaka kravatlı saçları özenle taranmış tercihen gözlüklü bir kişi geliyor.
“İşadamı” tipi de bankacıya yakın. Ama arada standart farkı var tabii.
Sonuçta biri paranın sahibi diğeri hancısı. İşadamının mutlaka siyah ya da
lacivert büyük bir makam otomobili bunun dışında tatillerde kullandığı kırmızı
spor arabası teknesi uçağı olmalı.
Yurtdışında okumuş olanların da
çoğunlukla puro içme alışkanlığı da mevcut. Saatle yarışan borsa halka açılma
politik etkileşim ve seyahat mecburiyetinin yanı sıra sosyal etkinliklerde boy
gösteren işadamları kimine göre çok şanslı kimine göre kendinden fedakarlık
yapmak zorunda oluşu sebebiyle sıkıntı içinde.
En belirsiz tip ise
sanatçılar arasından çıkıyor. Sanatçılarda çapraz tepkiye rastlamak sıklıkla
mümkün.
Zengin aile çocuğu olup her türlü imkandan faydalanmış ve sonunda
sanatçı olmakta karar kılmış kişiler çoğunlukla pasaklı ve dağınık görünmeyi
tercih ederler. Kot pantolonun keşfi için her gün sevinirler. Kirli kot
pantolonlarını kalın botlar ve birbirinin aynı t-shirtler tamamlar. Çoğunun saçı
uzun olur. Onların giyiminde zenginliklerden duydukları pişmanlığı hissetmek
mümkündür. “Ben bunları aştım” mesajı kilometrelerce uzaktan anlaşılır.
Buna
karşılık fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş binbir türlü maddi
sıkıntıyla yoğrulmuş sanatçılar zenginlerin tam aksine giyimlerine çok önem
verirler. Bezginlik ve eziklik duyuran fakirliklerini ilk fırsatta pahalı
giysilerle ve ödünç ya da kiralık havalı otomobillerle örtmeye unutturmaya
çalışırlar. Bu grubun ortak bir tezi vardır. “Dünyanın dahi standardında en
önemli sanatçıları hep fakirlik ve acı çekmiş kişilerdi.”
Doğru mudur
bilemem ama bu fakirlikten usanmış kişiler hemen bond çanta edinirler ve içini
dolduracak bir şey bulamazlar. Nasreddin hocanın “Ye kürküm ye” ironisini bir
çeşit hayat felsefesi olarak algılarlar ve zaman içinde kendileri de geçmişi
unutuverirler.
Hatta uzun yıllar hayallerini süslemiş olan şöhret gün gelip
gerçek olduğunda “Rahat alışverişe bile çıkamıyorum. Kendi hayatım diye bir şey
kalmadı” diye şikayet ederler.
Yazarları ayrı bir sınıfa koymak gerekir.
Onlar daha kişilikli daha düşünceli insanlardır.
Bütün bunlar genelleme
tabii. Kaideleri bozacak tarzda istisnalar elbette olacaktır. Ama genele
baktığınızda bu örnekleri hemen fark edebilirsiniz.
Bu kadar maske ve
makyajın altında gizlenen hakiki duygular ve gerçek hedefler nedir onu tahmin
etmek güç işte.
Güç olduğu kadar ürkütücü olan bir başka husus da gittikçe
ağırlaşan hayat şartlarında insanların ayakta kalabilmek için her yola
başvurabilir hale gelmeleri.
“Düşen ezilir” tarzı bir ekonomik dünyada
düşmemek için her çareye başvururken ilkelerden taviz vermemek adeta imkansız.
Giderek Dolar’ın yeşili herkesin en sevdiği renk olmaya başladığında aşkın
pembesi huzurun maviliği özlemin sarısı ve masumiyetin beyazı solmaya yüz
tutuyor.
Böyle giderse utancın kırmızısıyla tanışmak uzak bir ihtimal
değil.
İnsanlar belki de farkında olmadan kendilerini sınıflandırıyor
şekillendiriyorlar. Sonra da birbirlerine şaşırıyorlar.
Keşke dış görünüş ne
olursa olsun kalpler hep sevgi ve şefkatle dolabilse.
Keşke…


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır