bakimliyiz
Konu etiketleri: kız kulesi tarih boyunca hangi işlevlerde kullanılmıştır, kız kulesi tarih boyunca hangi işlevlerde kullanıldı, kız kulesinin tarih boyunca hangi işlevlerde kullanılmıştır, kız kulesi hangi işlevlerde kullanılmıştır, kız kulesinin tarih boyunca hangi işlevlerde kullanıldı, kız kulesi hangi işlevlerde kullanıldı, kız kulesinin tarih boyunca işlevleri, kız kulesinin tarih boyunca hangi işlevlerde kullanıldığı, sizce kız kulesi neden bu işlevlerde kullanılmıştır, kız kulesi neden bu işlevlerde kullanılmıştır, kız kulesinin tarih boyunca kullanıldığı işlevler, kız kulesi tarih boyunca hangi işlevlerde kullanılmış, kız kulesi hangi amaçlarla kullanılmıştır, kız kulesi tarih boyunca hangi işlevlerle kullanılmıştır, kız kulesi neden birçok işlevlerde kullanilmiştir,
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GEZELİM, GÖRELİM, ÖĞRENELİM > Adım adım Türkiye

Kadın Portalı Kayıt Ol Reklam Verin İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 09-12-2010, 05:39   #1 (permalink)
 
nurküllü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Kız Kulesi Tarihi

Kız Kulesi Tarihi


Kızkulesi Hakkında

Kızkulesi Asya ile Avrupa'nın kesiştiği bir noktada Asya sahillerinden bir ok atımı uzaklıkta bir taş tümseğe oturtulmuş bir kuledir. İki kıta arasındaki konumu sebebiyle dünyada eşi benzeri olmayan yapılar konumundadır.
Geçmişi 2500 yıl öncesine dayanan bu küçük kule İstanbul'un tarihine eş bir tarih yaşamış ve bu kentin yaşadıklarına görgü şahitliği yapmıştır. Antik çağda başlayan geçmişi ile Yunan'dan Bizans İmparatorluğu'na Bizans'dan Osmanlı İmparatorluğu'na tüm tarihi dönemlerde var olarak günümüze kadar gelmiştir.
Kız Kulesi Tarihi

İlk olarak Yunan döneminde bir mezara ev sahipliği yapan bu ada Bizans Dönemi'nde inşa edilen ek bina ile gümrük istasyonu olarak kullanılmıştır.
Osmanlı Dönemi'nde ise gösteri platformundan savunma kalesine sürgün istasyonundan karantina adasına kadar bir çok işlev yüklenmiştir.
Asli görevi olan ve yüzyıllardan beri varlığı ile insanlara geceleri ise geçen gemilere göz kırpan feneri ile yol gösterme işlevini hiç kaybetmemiştir. Geçmişten geleceğe en çok da düşlere yol göstermektedir Kızkulesi ...
Yüzyıllar boyu hep hikayeleri ile anılan bu kule 2500 yıl sonra Hamoğlu Holding'in yaptığı restorasyondan sonra ilk kez kapılarını insanlara açmıştır. Yalnızlığın aşkın ulaşılmazlığın ve daha birçok şeyin sembolü olan kule için onlarca şiir yazılmış yüzlerce resim yapılmış ve binlerce fotoğraf çekilmiştir. 2500 yaşında ve her dem genç kalacak olan Kızkulesi'nin insanı büyüleyen gizem dolu atmosferi ile tanışmak ve gerçek hikayelerini dinlemek için gelin siz de o küçük pencerelerinden bakın ...

Kızkulesi'nin Tarihçesi
Kızkulesi'nin mimari yapılanma süreci M.Ö. 341 yılına kadar uzanır. O dönemlerde boğazın çıkıntısı olan bu burun (daha önce yarımada olduğu ile ilgili söylenceler vardır) "vus" adı ile anılır. Bu tarihte Komutan Chares'in eşi için mermer sütunlar üzerine yapılan bir anıt mezar kimliğinden sonra M.Ö. 410'da Sarayburnu'nun bulunduğu yerden kulenin bulunduğu adaya zincir gerilerek boğazın giriş ve çıkışlarını kontrol eden bir gümrük istasyonu haline getirilir.
Kız Kulesi Tarihi

M.S. 1110'lara geldiğimizde ise ilk belirgin yapı (kule) İmparator Manuel Comnenos tarafından inşa ettirilir. Savunma kulesi olarak inşa ettirilen bu yapı "Küçük Kale" anlamına gelen Arcla adını alır.
Bu yapı ile ilgili net bilgiler olmamakla birlikte bugünkü boyutlarına yakın olduğu düşünülmektedir.
İstanbul'un fethi sırasında savunma amaçlı olarak kullanılan kule 1453 yılından sonra çok farklı amaçlarla kullanılmıştır. Osmanlı döneminde savunma kalesi olmaktan çok bir gösteri platformu olarak kullanılmış ve Mehterler burada adaya yerleştirilen topların atışları ile birlikte nevbet (bir çeşit İstiklal Marşı) okumuşlardır.
Kız Kulesi Tarihi

1509 depreminde zarar gören yapı daha sonraki yıllarda tekrar inşa ettirilir.
Bunun dışında ilave edilen fenerle de gemilere yol gösterme işlevi yüklenir. O dönemde inşa edilen yapı kule ve kale olarak iki ayrı bölümden oluşmuş ve içine sarnıç yapılmıştır

1719 yılında fenerden çıkan alevle yanan kızkulesi 1725 yılında şehrin Başmimarı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından tekrar onarılır. Kule kısmı biraz değiştirilerek üst tarafa camlı bir köşk ve onun üzerine de kurşunla kaplı bir kubbe oturtturulur ve bina kagir olarak tekrar yapılır.
Yıldırım düşmesinden gemi çarpmasına kadar pek çok felakete maruz kalan yapı 18. yüzyılda sürgün için bir ön istasyon işlevi görür.
1830 senesinde kolera salgınının şehre yayılmaması için karantina hastanesine dönüşür.
Kız Kulesi Tarihi

Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküş devrine girmesi ile tekrar savunma kalesi olarak kullanılmaya başlanır ve toplarla donatılır. 1832 yıllarında tekrar bir tadilattan geçerek kubbenin üzerinden yükselen bir bayrak direğine sahip olur.
Ve ünlü hattat Rakim'in yazısı ile kapısının üzerindeki mermere Sultan II. Mahmut'un tuğrasını taşıyan kitabe yerleştirilir.
1857'de tekrar fener ilave edilir ve 1920 yılında fenerin lambası otomatik ışık yapma sistemine kavuşur.
1944 senesinde restorasyon yapılır.
1959 senesinde Askeriye'ye devredilir ve radar istasyonu olarak kullanılır.
1982 senesinde Türkiye Denizcilik İşletmeleri'ne devredilir bu dönemde bir ara geçici olarak siyanür deposu olarak kullanılır.
1992' den itibaren buranın özel sektöre devri konuşulur İstanbul Belediyesi Üsküdar Belediyesi Mimarlar Odası Şairler Turing Ulusoy Şirketler Grubu gibi pek çok kurum çeşitli medyatik projeler üretirler ...

Efsaneler
Kızkulesi'nin ulaşılmazlığı nedeniyle insanlar onun içinde yaşanılanlar hakkında çok fazla bilgiye sahip olamamışlar ve içi ile ilgili hikayeler anlatmak ve düşler kurmak ile yetinmişlerdir.
Kızkulesi ile ilgili anlatılan ilk hikaye; Ovidius'un kaydettiği bir aşk hikayesidir. Hero ile Leandros adlı iki gencin hüzünlü aşkını anlatan bu hikaye Hero'nun kuleden ayrılmasıyla başlar. Hero Afrodit'in rahibelerindendir ve aşka yasaklıdır. Yıllar sonra Afrodit'in tapınağında yapılan bir törene katılmak için kuleden ayrılır ve orada Leandros ile karşılaşır. Birbirine aşık olan iki genç Leandros'un gece kuleye gelmesi ile aşklarını kutsarlar. Kızkulesi her gece iki gencin gizli aşkına ve yasak sevişmelerine tanıklık eder. Leandros'un yüzerek kuleye geldiği fırtınalı bir günde Hero'nun yaktığı sevda ateşinin feneri söner. Karanlıkta yolunu kaybeden Leandros boğazın sularına gömülür.Sevgilisinin öldüğünü gören Hero da kendini Kızkulesi'nden boğazın sularına bırakır.
Kavuşamayan aşıklara atfen anlatılan bu hikayeden başka bir de; Kleopatra'nın sonuna benzer bir sonun anlatıldığı yılan hikayesi vardır. Kehanete göre kralın birine çok sevdiği kızı onsekiz yaşına geldiğinde bir yılan tarafından sokularak öleceği söylenir. Bunun üzerine kral denizin ortasındaki bu kuleyi onararak kızını buraya yerleştirir. Kaderin kaçınılmazlığını kanıtlarcasına kuleye gönderilen üzüm sepetinden çıkan bir yılan prensesin tenine süzülerek zehrini boşaltır. Kral kızına demirden bir tabut yaptırarak Ayasofya'nın giriş kapısının üstüne yerleştirir. Bugün bu tabutun üstünde iki delik vardır. Yılanın ölümünden sonra da onu rahat bırakmadığına dair hikayeler anlatılır.
En son anlatılan hikaye ise Osmanlı Dönemi ile ilgilidir. Battal Gazi'nin askerleri ile Kızkulesi'ne baskın yaparak kuleye saklanan hazinelerin ve Üsküdar Tekfuru'nun kızını kaçırdığı ile ilgili hikayedir. Battal Gazi tekfurun kızı ve hazinelerini aldıktan sonra Üsküdar'dan atına atlayıp oradan uzaklaşmıştır. Çokça bilinen "Atı alan Üsküdar'ı geçti" lafı bu hikayeden gelir.
Kız Kulesi Tarihi


Bu hikayeden günümüze gelen bir diğer şey de küçük kulemizin ismi ile ilgilidir.
Diğer efsanelerdeki prenseslere de atfen Türkler buraya Kız-Kulesi ismini vermişlerdir. Antikçağ'da Arkla (küçük kale) ve Damialis (dana yavrusu) adları ile anılan kule bir ara da Tour Leandros ismi ile ün yapmıştır.Şimdi ise "Kızkulesi" ismi ile bütünleşmiş ve bu ismi ile anılmaktadır.

Kent Plancısı Gözüyle Kız Kulesi
Ö.Faruk CEBECİ Kent Plancısı
Güzelliğin ulaşılamamışlığın gizeminde saklıydı.
Kız kulesi masallardaki kaf dağı gibidir. Hakında söylenceler olan bir yapı / bir simgedir.
Eski fotoğraflarda gravürlerde gördüğümüz kızkulesi ile resterasyon sonucu oluşan kızkulesi arasındaki fark kent toplumunun (kentlinin) imgeleminde oluşan görüntü arasında çelişkilere neden olmaktadır.
Bireyin çevresini algılamasında ve imgeleminde yaşatmasında nirengi noktaları vardır. Aynı biçimde bireyin kenti algılamasında da kentsel nirengi noktaları vardır. Bu genel anlamda dışarıdan başlayarak kentin silüeti silüete etki eden önemli yapılar kentin girişi meydanlar sokaklar çıkmaz sokaklar (ve çıkmaz sokakların gizemini ve sıcaklığını bilmeyen imar yasası) tüm bunlar kentsel imgeyi belleğe çivileyen ve bunun çevresinde dokunan noktalardır - ki bu noktalar genelde tarihsel yapılardır.

Salacaktan görünen İstanbul silüeti ve onun önünde yeralan Kızkulesi bir bütün içinde görünmektedir.
Ancak tüm kentsel imgeler ulaşılamayan noktalardır diye bir genelleme yapılamaz örneğin Ayasofya içine elbette girilen koridorlarında dolaşılan bir yapıdır ve imgesi de bununla birlikte oluşmuştur zaten. Kız kulesinin imgesi ise tam tersine uzaktan izlenmesi teması ile bütünleşmiştir – ki bu bütünsel kavram oraya hiçkimsenin ulaşamıyor olması ile birliktedir.
Mecnun’un Ferhat’ın Romeo’nun bu denli bir tutkuya kapılmalarının ruhsal çözümlemesini ulaşılamayan sevgilinin bireyin içsel dünyasında büyüyen imgesinde aramak gerekiyor.
Peki eğer sevgililerine Leyla’ya Şirin’e Juliet’e ulaşsalardı bu büyük aşklar yaşanır mıydı / yazılır mıydı ? Belki evet bence hayır.
Elbette düşlenen sevgiliye ulaşmanın birlikteliğin güzelliği doyumu kuşkusuz doğrudur.
Ancak öyle imgeler düşler varlıklar vardır ki onlara ulaşmak (bir tabu gibi) düş dünyamızda onları yaşatmak da bireyi zenginleştiren unsurlardır . Bazı kentsel imgeler de böyledir. Bir kentin görünen silüeti içine girildiğinde de algılanamaz ve dışardan verdiği güzel görüntü duyumsanamaz.
İşte kız kulesi tam da böyle bir imgedir.
Onun güzelliği ulaşılamamışlığının gizeminde saklıdır.

nurküllü isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Bu konu için 2 üye, nurküllü adlı üyemize teşekkür etti.
Я (11-12-2010), `»HicЯet GeLini«´ (09-12-2010)

Alt 27-05-2012, 12:00   #2 (permalink)
Misafir
Avatar Yok
 
Standart

işime çok yaradı

 




Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Kız Kulesi Tarihi

Kız Kulesi Tarihi konusu, GEZELİM, GÖRELİM, ÖĞRENELİM / Adım adım Türkiye forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Pizza kulesi Mahperver Dünyadan Tatil Yerleri ve Oteller 1 26-03-2012 12:49
BiR KIZ KULESi OYKUSU nurküllü Adım adım Türkiye 1 09-12-2010 07:00
Beyazit Kulesi nurküllü Adım adım Türkiye 0 09-12-2010 05:27
Galata Kulesi’nin Kız Kulesi’ne aşkı incitanesi Aşk, Sevgi Köşesi & Aşk Hikayeleri 1 29-03-2009 06:04
Kız Kulesi Resimleri CooLKadin Doğa, Manzara Resimleri 0 22-04-2008 09:59

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:22 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats