bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GEZELİM, GÖRELİM, ÖĞRENELİM > Adım adım Türkiye > Akdeniz Bölgesi

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 11-02-2012, 04:17   #1 (permalink)
 
gizem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Adananın Efsanesi Nedir?

Adananın Efsanesi Nedir? - Adana Efsaneleri Hakkında

ANAVARZA EFSANESİ

Vaktiyle Anavarza yiğit insanların ve güzel kızların yaşadığı büyük bir şehirmiş. Kent ve kale dıştan gelecek tehlikeye karşı koyabilecek durumdaymış. O zamanlarda şehirde yaşayan taş ustaları taştan oymalarla evleri ve meydanları süsler insana şaşkınlık verecek hayranlık duyulası eserler yaratırlarmış.

Gündüzleri halk kentten çıkar tarlada-bayırda işini görür akşam olduğunda ise kente geri dönermiş. Kentin dışı derin hendeklerle ve yüksek duvarlarla çevriliymiş. Kentin kapısındaki asma köprüden başka içeri girebilecek hiçbir yer yokmuş.

Halk bu güzel kentte huzur içinde yaşarmış. Akşamları her ev kahkahayla dolarmış ağıtlar şarkı diye söylenirmiş. Halk mutluymuş günler böyle gelir geçermiş.

Anavarza Kralı’nın gökyüzünde parıldayan ay'a "Sen doğma ben doğayım" diyen dünya güzeli bir kızı varmış. Bu kız akıllı mı akıllı güzel mi güzelmiş. Gel gör ki günlerden birgün bu kız yüzünden kentin huzuru kaçmış kralın o gülen yüzü kızarmış kaşları çatılmış.

Bir gün Sis Kralı'nın elçisi Anavarza Kralı'na gelmiş ve "Ulu Sis Kralı adına yüce Anavarza Kral'ına saygılarımı sunarım" demiş. Kral "Söyle bakalım ne diler kralın bizden?" deyince de elçi:
-Kralım kızınızı oğluna ister demiş.
-Yaa öyle mi?
-Evet yüce kralım.
-Ya istediğini kabul etmezsem?
-Ulu kralım bunu da düşünmüştür. Kızınızı oğluna vermezseniz krallığınıza savaş açacağını bildirmekle de görevli bulunuyorum.
-Savaş diler demek?
-Hayır... Ama...
-Sis Kralına söyle bu işi düşünmemiz gerekir...

Sis Kralı'nın elçisi böyle diyerek gitmiş gitmesine de dert geldi mi üst üste gelirmiş. Sis Kralı’nın elçisi gidince bu defada Misis Kralı’nın elçisi kapıya dayanmış. O da kızını Misis Kralı’nın oğluna istemeye gelmiş. O da aynı istek ve tehditlerde bulunmuş.

Anavarza Kralı çok halim-selim iyi yürekli bir insanmış. Ne yapacağına karar verememiş ve kara düşüncelere dalmış.Bakmış ki durum çok çetin gittikçe de karmaşık bir hal alıyor... Kızını bu krallardın hangisinin oğluna verse diğeri yine kendi halkına savaş açacak. Belki de ülkesi elden gidecek. Hiçbirine vermezse bu defa da iki ülke halkı ile savaşmak zorunda kalınacak diye düşünüp durmuş.

Kız babasının haline çok üzülmüş. Kara düşüncelere dalan babasına "Olur mu ey benim Kral babam ben senin kızın değil miyim? Bana derdini niçin açmazsın? diye kahırlanmış. Kral "Kızım güvercin topuklu yavrum demiş. Çok haklısın. Bilmem ki ne etsem. Sis Kralı elçi göndermiş oğluna seni ister. Misis Kralı da elçi göndermiş. O da oğluna seni ister. Vermezsem savaş açılacak hangisine tamam desem yine de olacağı bu. Ne yapmalı bilemedim!" demiş.

Kızı gülmüş ve "Ondan kolay ne var babacığım!" demiş. "Şeytan bile çözemez bu düğümü kızım" demiş kral. Kızı da "Kral babam bundan kolay bir şey yok! Dersen ki onlara 'ben kızım veririm veririm ama bir şartım var. Anavarza’nın suyu az. Buraya bol suyu önce kim getirirse onun oğluna kızımı veririm...' Onlara öyle söyleyin siz. Gerisine karışmayın".

"Bak işte bunu hiç düşünmemiştim. O zaman savaşsız çözeriz bu işi" demiş kral. "Elbette babacığım. Halkımız rahat huzur içinde yaşıyor. Onların benim yüzümden acılara katlanmalarını ölmelerini istemem hiç demiş kızı.

Böylece aradan günler geçmiş. Her iki kralın elçileri Anavarza Kralı’nın kararını öğrenmek üzere Anavarza’ya gelmişler. Kral onlara kızının önerdiği çözümü söylemiş: "Anavarza’ya bol suyu ilk getireninin oğluna kızımı vereceğim. Kararımı krallarınıza böyle iletiniz."

Elçiler bu kararı hemen kendi krallarına iletmişler. Bunun üzerine Sis Kralı yukarıdan Misis Kralı da aşağıdan başlamış su yolunu yapmaya. Sis Kralı su yolunu yontma taşlardan çok güzel sağlam biçimde yaptırmaya uğraşırmış. Bu yüzden işi gecikirmiş.

ŞAHMERAN EFSANESİ

Adana’da halk arasında "Misis yılanla Ceyhan yelle Adana selle gidecektir" diye bir söylenti vardır. Adana-Ceyhan arasındaki Yılankale’nin adı da "Şahmaran Efsanesi"ne karışmıştır.

Bir söylenti şöyledir: Yılankale’de çok yılan yaşarmış. Yılanlar sütle beslenirmiş. Günün birinde sütsüz kalacaklar ve kaleden çıkıp Misis’e inerek orada yaşayanları sokarak öldüreceklermiş.

Diğer bir söylenti de şöyledir: Çevrede yaşayan beylerden biri çaresiz bir derde tutulmuş ve yapılan ilaçlar hiç fayda etmez olmuş. Bir doktor beyi iyi edecekolan şeyin "yılanların padişahı" Şahmaran’ın gözleri olduğunu söylemiş. Ama kimse Şahmaran’ı bulamamış.

Yılanların padişahı Şahmaran bir zaman insanoğullarından birine büyük bir iyilikte bulunarak onu yılanların sokup öldürmesinden kurtarmış. Şahmaran’ın saklandığı yeri bilen de sadece o kimseymiş. Bu insanoğlu beyin vereceği ödülü kazanmak için Şahmaran’ı yakalamaya karar vermiş. Bu arada Şahmaran çok güzel bir kıza aşık olmuş. Bu kızı daha iyi görebilmek için kızın gittiği hamamın tepesine çıkmış ve oradan kayıp hamamın ortasına düşmüş. İşte onu takip eden ve onu bilen insanoğlu Şahmaran’ı bu hamamda öldürüp gözlerini götürmüş. Efsane bu ya; Şahmaran'ın gözleri yiyen bey de iyi olmuş.

LOKMAN HEKİM EFSANESİ

Lokman Hekim bütün doktorların üstadıdır. Söylentilere göre bütün otların çiçeklerin dilinden anlayan Lokman Hekim bu bitkilerden türlü ilaçlar yaparmış. Her çiçek her ot dile gelir Lokman’a hangi hastalığı iyi edeceğini söylermiş.

Bütün dünyayı dolaşan Lokman Hekim Çukurova’nın bereketli topraklarında her şeyin yetiştiğini görünce Misis şehrine yerleşmiş. Her derde deva olan Lokman Hekim çevresindeki hastaları iyi etmiş. Hastalıksız sapa sağlam yaşamaya başlayan insanlar Lokman’a gelerek ölümsüzlüğe de bir çare bulmasını istemişler.

Lokman Hekim de ölümsüzlüğe çare olacak bitkiyi bulmak için Çukurova’yı adım adım dolaşmaya başlamış.

Bir çınarın altında uyurken bir ses duymuş. “Lokman bunca zamandır araman-taraman bitsin ben ölümün ilacıyım. Bundan böyle insanlara da hayvanlara da ölüm yok”demiş. Kendisine seslenen otun yanı başına koşan Lokman Hekim ilacın nasıl yapılacağını da öğrenmiş bir deftere yazmış. Otu da kopararak Misis'e doğru yola koyulmuş...

Misis’e varırken Ceyhan nehri üzerindeki Misis Köprüsü'nde duraksamış. Defteri de elindeymiş. Defterine yazdıklarına bakarak ilacı yapmaya koyulmuş. Tam yapıp bitireceği sırada aniden esen rüzgar defteri de otu da uçurarak suya düşürmüş. Efsane bu ya; Lokman Hekim de bu yüzden ölüme çare olacak ilacı bir daha bulamamış. Otlar da o tarihten sonra kendisine yüz çevirmişler. Bir daha onunla hiç konuşmamışlar.


gizem isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Adananın Efsanesi Nedir?

Adananın Efsanesi Nedir? konusu, Adım adım Türkiye / Akdeniz Bölgesi forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: akdeniz efsaneleri, akdeniz efsaneleri ödev, akdeniz bölgesinin efsaneleri, akdeniz bölgesi efsaneleri, akdeniz efsanesi nedir, adanalı kızım yavrum,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Adananın Sembolü Nedir? gizem Akdeniz Bölgesi 1 26-11-2013 08:40
Adananın Eski Adı Nedir? gizem Akdeniz Bölgesi 0 11-02-2012 03:57
Adananın Plakası Nedir? gizem Akdeniz Bölgesi 0 11-02-2012 03:31
Adananın Telefon Kodu Nedir? gizem Akdeniz Bölgesi 0 11-02-2012 03:15
Şahmaran Efsanesi Nedir? elif Genel Kültür Paylaşımlarınız 0 11-12-2011 05:28

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 08:45 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats