bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > BAYANLAR ÖZEL > Aşk, Sevgi Köşesi & Aşk Hikayeleri

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 06-11-2009, 12:25   #1 (permalink)
 
nimlahza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki...

Ben hiç kimseyi bu kadar sevmedim ki... sonsuzluk gibi çıkıyordu bu söz içimden... umutsuz bir yakarış gibi... hiç bitmeyecek bir hasret gibi... ben hiç kimseyi bu kadar sevmedim ki...

İşyerinde çalışma masanın hemen yanındaki sandalyede oturmuş senin telefonla konuşmalarını dosyalara imza atmanı yanında geçenlere işinle ilgili bir şeyler söylemeni seyrederken durmadan bunu duyumsuyordum içimde... sen çalışıyordun ve ben seni seyrediyordum sadece... tanrı gibiydin sanki; vardın ama çok uzaktaydın... bu sevgiyi sen yaratmıştın ama sonra kendi dünyana çekilmiş orada yaşıyordun... sadece seyrediyordun ve artık hiçbir şeye müdahale etmiyordun... senin dışında gelişiyordu sanki her şey... ateş içerime yayılıyordu hızla... garip bir hayranlıkla mahvoluşumu seyrediyordum... sanki sen orada işyerinde çalışma masasının arkasında telefon eden evraklara imza atan etrafa kaygıyla birşeyler söyleyen değildin de içimdeki ateşi o uzaktaki varlığında durmadan körükleyen isimsiz bir varlıktın...


Bir isim koyamıyordum bu varlığa... senin bir adın vardı ama onun yoktu... isimsiz bir acıydı bu... durmadan ilerliyordu... içimde bilmediğim yerleri bu acıyla keşfediyordum... karşı koymuyordum ona koyamıyordum aslında koymak da istemiyordum... bu hayatla ilgili yapmam gereken her şeyi bilinmeyen bir zamana ertelemiş onun içimdeki yolculuğunu seyrediyordum...


Sana uğramadığım zamanlar şehrin sokaklarını dolaşıyordum durmadan... inanılmaz genişlikte bir zaman açılmıştı önümde... kim bilir belki de içimdeki ateş benim için zaman kavramını yok etmişti... beni bu hayatın kurallarına alıştıran o kaygılı makinenin sesi birden susmuştu... çünkü o makine içimde bana rağmen çalışırdı. bu acı yokken ben onun kölesiydim Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... durmadan ona hırs Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... rekabet Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... akıl Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... sıkıntı korku taşırdım... şimdi onun sesi yok içimde... her yer sessiz şimdi...hayat sessiz Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... yollar sessiz Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... insanlar sessiz... sanki karşılaştığım herkes içimdeki acıya kulak kesilmiş gibi... sanki hayat Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... sanki insanlar yeni yaratılmış Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... sanki gördüğüm herkes hiç kirlenmemiş gibi... dünyanın sokaklarında yürüyorum... dünya sanki çocukluk çağındaymış gibi... çok seven çocukların herkesten farklı bir üşümesi vardır. dünya sanki şimdi o çocuklar gibi üşüyor... dünya çocukça üşüyor... kimi görsem o çok üşüyen çocuk gibi üzgün... ve bu üzüntüyü bu dünyada bilinen hiçbir karşılık gideremeyecek gibi... bu üzüntü alışveriş dünyasının dışında... bu üzüntü ancak kendisiyle teselli edilebilir...


Dünyanın yollarında yürüyorum ve dilimde bir dua: ben hiç kimseyi bu kadar sevmedim ki... bu sözle birlikte bildiğim her şeyi unutuyorum. bu sözle birlikte dilsiz ve çıplak kalıyorum... öyle bir söz ki bu herkes bana istediği kötülüğü yapabilir Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... ama ben yine bu acıyla hayatta kalabilirim... bu sözle birlikte herkesin nefretini kazanabilirim Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... ama bundan hiç kaygı duymam. çünkü kimse karşı koyamaz bu acıya... bu acı dünyadan bile eski Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... bu acı soluk almaktan bile eski... öyle bir acı ki bu dünyanın bütün laneti içimde durmadan saflığa dönüşüyor... dünya beni karşısına aldıkça yüzümdeki ışık çoğalıyor... işte beni insanlar Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... işte beni bu dünyanın laneti Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... o bütün yalanı Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... o bütün hıyaneti böyle bir anda öldürsün istiyorum... ama biliyorum ki ölmem ben.


Yüzümdeki o saf ışık tepeden tırnağa seninle doluyken ölmem ben... çünkü çoktan dünya uzaklaştı benden... hayatın kalbimdeki son izlerini çoktan silip aldı içimdeki acı... mutluluklar Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... ödeşmeler Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... yükselme hırsları Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... beklentilerim Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... kendimi kanıtlama hırslarım Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... o çirkin Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... o bitmek bilmez yarışlar Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... o basit ve zevk içinde yaşama isteklerim hep aşağıda kaldı...


ben hiç kimseyi bu kadar sevmedim ki...


İşte bu acı beni benden aldı... görenlere göre harcıyorum kendimi... ama benim gözümle kendilerini görseler hiç böyle düşünmeyeceklerine eminim. belki ömrümde ilk kez varlıkları aslında olduğu gibi görme şansına bu acıyla erişeceğim... bu acı biliyorum beni mahvediyor Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... ama belki de ilk kez kendi varlığımı aslında olduğu gibi göreceğim...


Bu mümkün mü bilmiyorum Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... ama şimdi anlıyorum ki bu dünya sürgününde asıl meselem hep bu olmuş benim. asıl istediğim bu olmuş... varlığımı aslında olduğu gibi görmek olmuş asıl meselem... işte bu yüzden dünyadaki hiçbir şeyi sonuna kadar istemedim ben... başarıya ulaşmam hep an meselesiydi. her şeyin hep en ucuna kadar geldim. uzansam benim olacaktı Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... biraz daha çaba gerekti Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... ama hep son anda içimdeki bir şey o son çabayı engelledi. tutmam Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... kazanmam mümkünken içimdeki bir şey Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... nasılsa son anda vazgeçti ondan... hep son anda çekildim kendime... kim bilir belki de bu dünyaya ait bir şeyi kazanırsam sonsuza dek dağılıp kaybolmaktan korkuyordum... bu korku neydi bilmiyordum... içimde bana rakip biri vardı sanki...


ben hiç kimseyi bu kadar sevmedim ki...


İşte onu şimdi daha iyi anlıyorum... ben durmadan kendimi aldatmaya Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... durmadan kendim olmayan biri olmaya çalışsam da Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... içimde çok daha güçlü bir şey vardı... o beni benden daha iyi tanıyordu... o beni benden daha iyi görüyordu...


Ama o içimdeki rakip şimdi çoktan sustu... hiç kimseye kulak asmıyor... içimdeki rakip sustu Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... o bile bir bahar yemini gibi ilerleyen acımı dinliyor... bense ilkel bir acıyla savrulduğumu düşünüyor ve ayaklarımın yerden kesildiğini hissediyorum Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... ama biliyorum ki o ilkel acıyla birlikte içimdeki bütün parçalar birleşiyor... içimdeki bütün yaralar birbirleriyle tanışıyor... o birbirinden kıtalar kadar uzak olan yıllarım Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... günlerim Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... saatlerim yeniden birleşiyor o ilkel acıyla... içimde onca sızıyla birleşen her şey beni sadece vaktinden önce büyüyen bir çocuk yapmaya yetiyor... her şeyi hisseden Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... her şeye dokunmak isteyen Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... her acıya maruz kalmaya hazır ve üşümekten yapılmış çocukluğumu geri getiriyor bana...
bu acıyla anlıyorum ki aslım bu benim... hangi role bürünürsem bürüneyim Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... hangi maskeyi takarsam takayım bu durmadan üşüyen çocukluk benim çocukluğum... ondan ne kadar uzağa kaçsam da nafile Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... bilirim ki o orda durur ve beni bekler... bilirim ki onun uzağında hiçbir şeyim yok... kimsem yok onun uzağında... ne kadar uzaklaşsam da bilirim ki orada ben yokum...


İnsan kendisinden ne kadar uzağa gidebilir ki... çünkü bilirim ki vaktinden önce büyümüş çocukluğumda titrer aşkım...


İçimdeki bütün anlamlar Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... bütün yaralar Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... bütün zamanlar beni büyük bir uyumsuz yapmak için birleşir... ölüm kadar hassas bir uyumsuzluktur bu... ben hiç bir şey yapmam Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... oradayımdır Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... varımdır Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... ama ne desem Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... ne yapsam sanki herkes bana karşı gibidir... insanların bildiği kelimelerle konuşurum Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... onlar gibi davranmaya çalışırım Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... ama hiçbir şey anlatamam Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... onlara hiçbir şey kanıtlayamam... ne söylesem boştur... hiçbir seste karşılığı yoktur sesimin. kendimi bulduğum anda herkesin yabancısı olup çıkmışımdır... sesim içime dönüp Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... orada yankılanır... fısıldaşıp dururum içimde titreyen aşkla... beni dünyaya Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... beni insanlara Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... beni kucaklaşmaya götürmesi gereken aşk çılgınlığımın arkadaşı olmuştur... herkesin acısı Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... herkesin yalnızlığı Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... herkesin sefaleti ona akar da Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... o kimseye kendini anlatamaz...


Bugün işyerindeydim senin... telefonla konuşmalarını Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... kağıtlara imza atışını Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... yanındakilere işinle ilgili kaygılı bir şeyler söyleyişini seyrettim...


Sonra işyerinin kafesine götürdün beni. arkamız boydan boya camdı. hayat kadar kirli Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... kalplerimiz kadar kırılgandı camdan içeriye vuran güneş... bir şeyler içip konuştuk. beni dinlerken zaman zaman dalgınlaşıp içine dönüyordun... kopuyordun benden... korkunç üzülüyorum böyle anlarda... ilişkimiz Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... sevgimiz yüzünden dalgınlaştığını düşünmek istiyordum ama Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... değildi... asıl sıkıntın işinle ilgiliydi senin. geçinemediğin insanlar vardı. seninle durmadan uğraşan bir müdürden yakındın bana. birileri ayağını kaydırmak istiyordu. işyerinde mutsuzdun. böyle yaşamak istemiyordun...ömrünün böyle tükenmesini istemiyordun... başka şeyler yapmak istiyordun. hatta mümkün olsa bu şehri terk edip çok uzaklara Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... sakin sessiz bir kıyı kasabasına alıp başını gitmek istiyordun... kalbim sıkışarak dinliyordum seni... sanki dünya ayaklarımın altından kayıyordu... çünkü seni dinlerken anlıyordum ki sıkıntılarının Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... endişelerinin içinde ben yoktum... mutsuzluğunu bensiz çekiyordun... yaşadığın bu dünya derdinin içinde ben yoktum. oysa orada Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... mutsuzluğunun içinde olmak isterdim... ne çelişki yaşıyorsan Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... bu hayattaki açmazın neyse orada ben olmalıydım... çıldırmak istiyorsan Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... beraber çıldırmalıydık. dünyanın en kötü Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... en anlaşılmaz insanı olmak istiyorsan bunu benimle yapmalıydın... inan bana bu bencillik değildi Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... sana sahiplenmek hiç değildi... içimde durmadan ilerleyen acım böyle istiyordu sadece... ona ben de engel olamıyordum. dünyadaki herkesi silmişti bu acı... sen yanı başımdaydın Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... ama sana dokunamıyordum bile Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... sanki kanlı bir nehirde sürüklenip gidiyordun da ben bir şey yapamıyordum... ömrümü sana adamış olmama rağmen kaderin üzerinde hiçbir etkim olamıyordu... bu çaresizliği hissettiğim anda her şey anlamını yitiriyordu... ıssız Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... terkedilmiş gibi oluyordu dünya... ve bu dünyanın ortasında bir tek sen vardın... milyonlarca insan içinde bir tek sen oluyordu... milyonlarca yüzün içinde bir tek senin yüzün oluyordu...


Senden ayrıldıktan sonra hep yürümek isterim ben... hiç eve girmek istemem. senden ayrıldıktan sonra evime dönmek istemem... çünkü senden ayrıldıktan sonra bütün evler yabancıdır bana... bütün evler terkedilmiş bir akşamüstüdür... senden ayrıldıktan sonra ne kadar yaralı bir çocukluk yaşadığımızı bir kez daha anlarım... evlerde Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... odalarda ne kadar çok yaralandığımızı anlarım... sevgi bize hiç kendiyle Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... sevgi bize hiç yalın ve saf gelmedi sevgili...


sevgi bize en çok korkuyla geldi... sevgi en çok güvensizlik ve hep bir tür yitiriş duygusuyla geldi bize...


Demin yanındaydım... çalışma masanın yanında. senin kaygılarını seyrettim... senin yüzünü seyrettim... biliyorsun o hasreti sen. sana anlatmıştım... latince bir kelimeydi Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... hatırlarsın: himeros... himeros Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... sevgilinin yanındayken bile ona duyulan o derin Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... o yakıcı hasret demekti... demin yanındaydım ve yanındayken bile sana yakıcı bir hasret duydum... bu hep böyle olacak sevgili biliyor musun... çünkü bize sevgi hiçbir zaman saf ve katışıksız haliyle gelmedi... biliyorum Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... bu dünyada sen bütünüyle Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... her şeyinle benim olmayacaksın... hep hayat girecek aramıza... hep çocukluğumuz Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... hep o sonsuz yaralanmışlığımız girecek... hep o sonsuz korkularımız girecek... sevgiyi bir tür yitiriş olarak yaşayışımız girecek... ve bu imkansızlık öyle büyük bir acı veriyor ki bana o an ölmek istiyorum Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... ama inan sevgili insan acıdan ölemiyor Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... ölebilseydi Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... ilk önce ben ölürdüm... hem ölsem ne olurdu ki Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... kim etkilenirdi bundan Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... yine tanıdığım Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... hayatına girdiğim herkes hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam ederdi... benim ölümüm bu hayattaki hiçbir şeyi değiştirmezdi... yine sabah olurdu Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... sen yine sevmediğin Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... bir an önce ayrılmak istediğin işine gidip gelmeye devam ederdin... ne tuhaf Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... bunu düşündüğüm anda sana duyduğum özlem daha çok artıyor... biliyorum Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... ölümüm bu hayattaki hiçbir şeyi değiştirmeyecek Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... ama bu bile sana duyduğum arzuyu hastalıklı bir duyguyla çoğaltıyor... işte bu derin umutsuzluk bağlıyor beni hayata Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... bu büyük imkansızlık bağlıyor beni senin aşkına... o delice yetinmezliğim böyle anlarda başlıyor... bu hayatla ilgili bütün beklentilerimin bittiği anda sen daha çok büyüyorsun içimde..


Arzuyu sonsuz kere yaşayabilirim seninle... bu dünyanın gereği neyse onu her şeyiyle yaşabiliriz... ama bu yetmez bana... ihtiyaçların adamı değilim ben... başı ve sonu bilinen arzuların insanı hiç değilim... bana varlığın gerekli. bana varlığının aslı gerekli... ona bütün benliğimle dokunmalıyım... bütün korkuların benim olmalı... bütün yaralanmışlığın ben olmalıyım... sevgi diye yaşadığın bütün yitirişler ben olmalıyım... ruhundaki esrar kalbindeki oluktan bana akmalı... dünyanın sesini dinlemeliyim o çabucak terleyen avuçlarından... dünyanın bütün yanlışları senden bana geçmeli hiçbir yalan ve korku olmadan...


Biliyorum Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... senin gibi ben de hastayım... ruhum yaralı. bu dünya Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... bu hayat beni yaraladı... ama inan bundan dolayı hiç mutsuz değilim... bu dünyanın bu haline baktıkça yaralı olduğuma seviniyorum bile... çünkü yaralı olmasaydım seni göremezdim... yaralı olmasaydım seni hissedemezdim... yaralı olmasaydım senin yaralanmışlığını göremezdim...


uyumsuzun biriyim ben... uyumsuzun biri olmasaydım seni sevemezdim...


İnan bana sevgili bu hayatı değiştirecekse uyumsuz insanlar değiştirecek... çocukluğu yaralanmış insanlar Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... sevgiyi bir tür yitiriş olarak yaşayanlar değiştirecek... bunu en derinimde hissediyorum... ilk kez seninle seviyorum uyumsuzluğumu... ilk kez seninle tanışıyor yaralarım. birbirinden kıtalar kadar uzakta olan yıllarım Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... günlerim Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... saatlerim seninle birleşiyor... bu birleşme hayatın yeni bir dilini müjdeliyor bana. artık herkes gibi konuşamayız seninle... herkesin yaşadıklarını seninle tekrar edemeyiz... başka bir dille konuşmalıyız seninle. bu hayatın dili olmamalı bu... biz seninle rüyaların diliyle konuşmalıyız... çünkü gün başladığında biz birbirimize ait değiliz. binlerce yalan sözcük giriyor aramıza... binlerce yalancı korku... binlerce yalancı sığınış... binlerce zavallı kayboluş... seni hissederken daha çok aklıma geliyor korkularım... seni hissederken korkularım daha bir acıtıyor beni... sığındığım her şey daha bir acı veriyor bana... seni düşünürken hafiflemek istemiyorum... seni düşünürken zevk içinde ve daha kolay yaşamak aklıma gelmiyor... seni düşünürken yalan hayatım geliyor en çok aklıma... boşlukta dönüp duran alınyazım geliyor...


Seni düşünürken bu güne dek koruduğum her şeyi yakıp yıkmak geliyor içimden... evimi Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... kitaplarımı Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... eşyalarımı... her şeyi yakıp ateşe vermek geliyor... seni düşünürken bir kürt kadınının karlı bir kış gecesi yoluma devam edebileyim diye verdiği eldivenleri Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... babaannemin ölmeden önce odama bıraktığı o tahta kutuyu ve bana annemden yadigar olan gece lambasını alıp sokaklara çıkmak istiyorum... biliyorum onları nereye götürsem üzerlerinde senin ruhun titreyecek... o zamanlar sen yoktun hayatımda Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... ama ben onları alırken senin için de almıştım... bugüne dek hayatımda ne vazgeçilmez olmuşsa sen varsın diye Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... bir gün benim için vazgeçilmez olacağını bildiğim için vazgeçilmez olmuştur...


Bugüne dek hep yalandı hayatım... bu yalan hayatı seni beklemek için yaşadım ben... bu dünyaya Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... bunca oyuna Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... bunca harcanmaya sana bir gün elbet kavuşmak için katlandım...


Sen orada mısın bilmiyorum... benim için gerçek varsa Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... bir gün olacaksın diye vardı... bundandı bu susuzluğum... bundandı bu kahreden oyunculuğum... ne olur izin ver Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... alınyazını ver bana... tükendim ben kolay yaşamaktan... tükendim sonu belli ilişkiler yaşamaktan... alınyazını paylaş benimle...


Çektiğim bütün iç çekişler senin için duymuyor musun... bu güne dek biriktirdiğim her şey senin ömrüne yakmak içindi... bu güne dek söylediğim bütün yalanlar senin gerçeğin içindi...


Ne olur beni bu hayata bırakma... senden sonra olmaz... dönemem senden sonra yalanlarıma... itiraf edecek bir şeyim kalmadı... bütün yalanlarım tükendi... ömrümle kıyaslayacağım kimse kalmadı... boşlukta dönmekten usandım... sen varsın diye anladım Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... ne yaşarsam hep boşuna yaşarım ben... çünkü sen yokken bile biliyordum bunu ben: vazgeçilmezimsin sen... nefret ettiklerime benzemek istemiyorum ben... ne büyük yanılgıydı Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... bunu en iyi sen anlarsın... öyle bir yalnızlıktı ki Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... sevmediğin insanların bile beni sevmesini isterdim... hiç sevmediğin bu hayatın beni bir gün anlamasını beklerdim...


Öylesine büyük bir sevgiydi ki sana duyduğum Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... alınyazın bana geçti... adını koyamıyorum bu acının... yaz deseler anlatamam... bu acı nasıl anlatılır ki... dilsiz ve çıplak kaldım bu acıyla... gel Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... bendeki alınyazına sahip çık... çünkü ben kendimi ilk kez sende sevdim...


Bönemem terk ettiğim hiçbir yere Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... dolaşıp duruyorum sokaklarda Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... dilimde o son duam: ben hiç kimseyi bu kadar sevmedim ki...

Alıntı.


nimlahza isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Bu konu için 2 üye, nimlahza adlı üyemize teşekkür etti.
hicoibo (06-11-2009), Jülyet (06-11-2009)





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki...

Kimseyi bu kadar çok sevmedim ki... konusu, BAYANLAR ÖZEL / Aşk, Sevgi Köşesi & Aşk Hikayeleri forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: içimi acıtacak kimse kalmadı içimde,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Hiç Sevmedim - Neslihan Şarkı Sözü Я Yerli Şarkı Sözleri 0 21-05-2009 01:14
İncitmeyecek kadar uzak,üşümeyecek kadar da yakın olabilmek... zehra35 İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden 4 18-12-2008 02:58
YeRiNe KoYaMaDıM KiMSeYi CooLKadin Resimli Şiirler 0 20-05-2008 11:11

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 08:39 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats