bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > Bakimliyiz.com Özel > Bakımlı Dergi

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 30-03-2011, 11:44   #21 (permalink)
 
SÜKÛT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Bakımlı Dergi 3. Sayı

Bakımlı Dergi 3. Sayı

Bakımlı Dergi 3. Sayı

Bakımlı Dergi 3. Sayı

Bakımlı Dergi 3. Sayı

Bakımlı Dergi 3. Sayı

Bakımlı Dergi 3. Sayı

Bakımlı Dergi 3. Sayı

Bakımlı Dergi 3. Sayı


SÜKÛT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Bu konu için 3 üye, SÜKÛT adlı üyemize teşekkür etti.
incitanesi (31-03-2011), nimlahza (31-03-2011), nurküllü (04-04-2011)

Alt 30-03-2011, 11:48   #22 (permalink)
 
SÜKÛT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Bakımlı Dergi 3. Sayı


SÜKÛT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Teşekkür Edenler:
incitanesi (31-03-2011)

Alt 30-03-2011, 11:49   #23 (permalink)
 
SÜKÛT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

PEMBE BACKGROUNDLAR

Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı




Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı



Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı



Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı

Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı



Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı

Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı



Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı





Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı



Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı




Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı



Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı




Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı



Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı





Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı



Bakımlı Dergi 3. Sayı

Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı



Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı




Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı

Bakımlı Dergi 3. Sayı








Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı




Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı



Bakımlı Dergi 3. Sayı

Bakımlı Dergi 3. Sayı




Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı



Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı




Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı





Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı



Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı



Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı

Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı

Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı

Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı

Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı



Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı




Bakımlı Dergi 3. Sayı

Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı




Bakımlı Dergi 3. Sayı



Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı




Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı



Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı




Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı

Bakımlı Dergi 3. Sayı





Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı

Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı

Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı



Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı




Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı





Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı



Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı



Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı





Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı



Bakımlı Dergi 3. Sayı





Bakımlı Dergi 3. Sayı





SÜKÛT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Bu konu için 3 üye, SÜKÛT adlı üyemize teşekkür etti.
incitanesi (31-03-2011), nimlahza (31-03-2011), nurküllü (04-04-2011)
Alt 30-03-2011, 11:53   #24 (permalink)
 
SÜKÛT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

İLGİNÇ MOBİLYA TASARIMLARI

Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı


SÜKÛT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Bu konu için 2 üye, SÜKÛT adlı üyemize teşekkür etti.
incitanesi (31-03-2011), nimlahza (31-03-2011)
Alt 30-03-2011, 11:54   #25 (permalink)
 
SÜKÛT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

AYKIRI KANEPELER

Aykırı Kanepeler


Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bakımlı Dergi 3. Sayı



SÜKÛT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Bu konu için 4 üye, SÜKÛT adlı üyemize teşekkür etti.
incitanesi (31-03-2011), nimlahza (31-03-2011), nurküllü (04-04-2011), sahranil (01-04-2011)
Alt 30-03-2011, 11:55   #26 (permalink)
 
SÜKÛT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

İŞTE BU YÜZDEN ŞİŞMANIZ


Bakımlı Dergi 3. Sayı
Bakımlı Dergi 3. Sayı
Bakımlı Dergi 3. Sayı
Bakımlı Dergi 3. Sayı
Bakımlı Dergi 3. Sayı
Bakımlı Dergi 3. Sayı
Bakımlı Dergi 3. Sayı
Bakımlı Dergi 3. Sayı
Bakımlı Dergi 3. Sayı


Bu yiyecekler ne kadar cazip görünsede inanın arkadaslar vücudumuza verdiği zararlarda bir okadar çok.
Rejim ve diyet yapmayı açlık değil sağlıklı beslenme olarak algıladığımız zaman kilolarla başa çıkmanın ilk adımını atmış olacağız zaten. Tabi hareket ve sporunda desteği olmalı..En kolayı yürüyüş. Bolca yürüyüş .Arabayı toplu taşıma araçlarını hatta asansörü olabildiğince unutmamızda fayda var emin olun.. Başka bir forumda okuduğum yazı beni çok etkiledi paylaşmak istedim sizinle de bakın;


Rejim yapmak o kadar çok olumsuz düşünceyle eşleşmiş ki zaman içerisinde belki de gerçekten terminolojiyi değiştirmek gerek. Eskiden ben de birçoklarımız gibi rejim yapmam gerektiğini düşününce paniğe kapılıyordum. Aklıma uzun süren açlıktan başka bir şey gelmiyordu. Halbuki “doğru ve sağlıklı” rejim yapmanın gerçekliğinin bununla uzaktan yakında alakası yok. Bunca kiloyu verirken yaşadığım ruhsal ve zihinsel değişimin sonunda alnıyorum ki rejim yapmak demek sadece “doğru seçim” yapmak demek. Rejim yapmak demek “kendini sevmek ve zarar vermemek” demek. Rejim yapmak demek “baştan aşağı bir değişim” demek. Ve hepimiz bunu yapabilecek güçle donatılmış durumdayız. Tek yapmamız gereken içimizde atıl bir şekilde duran azmin ve irade gücünün ortaya çıkabilmesi için bir şans vermek! ınsanın kendine bir şans vermesi o kadar da zor olmamalı.
Zayıflamakla ilgili o kadar çok şeyi yanlış biliyoruz ki! Bildiğimizi sandığımız şeyleri unutmak bile bizi zayıflatabilir belki o zaman iç güdülerimizi dinleyebilir ve ne yememiz gerektiğine dair doğru kararlar verebiliriz. Ben size yediğim salatalardan bir örnek vereyim. Benim salatalarıma cümbüş de diyebiliriz. Sebzelerden ve meyvelerden aldığım vitamin ve mineralleri öğrendiğim zaman salata yemek benim içim büyük bir hazza dönüştü. O nedenle salata yaptığımda içine domates salatalık marul havuç haşlanmış karnıbahar ya da brokoli parçaları taze nane roka maydanoz dere otu taze semizotu turp lahana taze soğan kırmızı kuru soğan kırmızı dolmalık biber taze dolmalık yeşil biber çarliston biber 3-4 ceviz çok az kuru üzüm 1 çay kaşığı keten tohumu koyuyorum. Bu salatanın temeli. Üzerine de ya peynir ya ton balığı ya da haşlanmış tavuk ilave ediyorum. Eğer ton balığı koymuşsam bir daha yağ eklemiyorum. Ama peynir veya tavuk kullanmışsam 1 tatlı kaşığı zeytinyağ ekliyorum. Biz evde 3 kişi olduğumuz için bu salatayı 3 kişilik bir porsiyon olarak hazırlıyoruz. Herkes kendi tabağına alıp yanına 1 kase yoğurt 2 dilim kepekli ekmek yiyince inanın başka bir şey yiyecek yer kalmıyor midemizde. Ve bu tip bir salata yediğimde kendimi ne kadar iyi hissettiğimi size tarif bile edemem. ıyi bir şey yapmış olduğumu bilmek doğru bir seçim yapmak vücuduma onlarca vitaminin ve mineralin girdiğini bilmek o kadar güzel bir duygu ki! Bu duyguyu yakalayınca inanın insan bir sonraki öğünde de bu şekilde yemek istiyor. ınsanın yapısında bu var zaten. Kimse attan inip eşeğe binmek istemez yani kimse benim hazırlağım gibi bir salatanın ardından fastfood bir menünün üzerinizde bıraktığı kötü ağır yağlı duyguyu yaşamak istemez.

Dediğim gibi neler yediğime bir bakın. Bol bol taze taze sebzeler ve meyveler yiyorum. Ve kilo veriyorum!

NASIL? SÜPER DEĞıL Mı? ıNANIN BEN ARTIK HER YEDıĞıMı DÜŞÜNEREK YıYORUM VE AMACIM DOYMAK DEĞıL SAĞLIKLI BESLENMEK..
Bir çoğumuzun vazgeçilmezidir çikolatalar ve tatlılar.Tabiki uzak duramayız.Yiyeceğiz ama düşünerek abartmadan.Bir süre sonra sağlıklı beslenmenin verdiği rahatlığı anlayacağız ve kendiliğinden abartmadığımızı göreceğiz.Bunu bende yaşadım tavsiye ediyorum..
Amaç yemek yemek değil sadece beslenmek..vücudumuza iyi davranalım ve genç kalalım diyorum ben....
Rejim yapmak o kadar irite edici bir ifade ki çoğumuz bu iki kelimeyi duyunca arkamızı dönüp son hızla kaçmak istiyoruz. Küçük değişiklikler en keyifli olanlar. O nedenle en azından “bir adım atmak” için neler yapabileceğimize dair biraz kafa yoralım.Önerebildiklerim şunlar;

* Beyinlerimiz susuzluğu açlık olarak algılıyor. O nedenle acıktığınızı sandığınızda önce bir su için. Eğer halen açsanız ve ana öğün zamanınız henüz gelmemişse 1 adet meyve ya da ceviz badem ya da fındık gibi yemişlerden 20-30 gram kadar yiyin.(Bir avuç kadar)

* Zayıflamakla ilgili bildiğiniz her şeyi unutun doğrularını öğrenmeye gayret edin.(aç kalmakla zayıflanmıyor)

* Margarin’den boşanın! Bir daha asla evinize sokmayın. Zeytinyağ’ı ile flört edin :)

* Eğer yürümek ya da yürüyüş için zaman ayırmak o motivasyonu sağlamak gözünüzde büyüyor ve siz eve girdikten sonra bir daha çıkamıyorsanız kendinize çaktırmadan yürüyün. Mesela işe/okula giderken 30 dakika erken evden çıkıp 30 dakika uzağınızdaki bir duraktan otobüse ya da dolmuşa binin. Ya da aracınızı iş yerinize 30 dakika uzaklıktaki bir mesafeye park edin ve hem giderken hem de dönerken yürümek zorunda kalın. :)))

*Küçük çantalar kullamayın. ıçine en azından 2 meyve ve biraz da yemiş sığabilecek bir çantanız olsun. Dolayısı ile de karnınız çok acıktığında herhangi bir markete uğrayıp bisküvi alacağınıza çantanızdaki meyveleri ya da yemişleri yiyin.

* Fast Food Fast Ölüm! Bunu unutmayın.

*Anne yemeği yiyin.

*ılk başlarda sevdiğiniz yiyeceklerden uzaklaşmak çok zor geliyorsa o zaman yemek tabağı yerine tatlı tabağında yiyin.

* Beyaz ekmeği mutlaka kepekli ya da çavdar ekmeğiyle değiştirin.

*Mutlaka kahvaltı edin.(kaymaklar reçeller tereyağlı ballı ekmekler kızartmalar gözlemeler poğaçalar vs. değil. Arada pazar kahvaltıları olabilir oda tabiki abartmadan sakınn...!!)
domates salatalık peynir zeytin yumurta bir iki dilim ekmek şeklinde

*Tatlıları ya da meyveleri yemeklerden 2 – 2.5 saat sonra yiyin

* Hazır meyve sularını içmeyin taze sıkılmış meyve sularından tüketin. Hazır meyve suları şeker deposu

*Krema mayonez ketçap gibi yiyeceklerden uzakkkkkk durun.

* Yatacağınız saatten 3 saat önce yemek yemeği kesin. Uyku hücrelerin yenilendiği bir süreçtir. Dolu mideyle uyursanız sindirim sisteminiz çalışmaya devam edeceğinden bedeniniz yapması gerekeni yapamaz ve erken yaşlanırsınız.

*Hergün tükettiğiniz yüksek kalorili yiyecekleri haftada 2 gün tüketin.

Bir kaç deneme sonra bunların hepsi alışkanlık olacak deneyin...hayatımız boyunca yemiş olduğumuz o korkunç rafine ürünleri yemezsek o paketlenmiş kimyasalları tüketmezsek zaten kilo veriyoruz.



SÜKÛT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Bu konu için 3 üye, SÜKÛT adlı üyemize teşekkür etti.
incitanesi (31-03-2011), nimlahza (31-03-2011), nurküllü (04-04-2011)
Alt 30-03-2011, 11:56   #27 (permalink)
 
SÜKÛT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

HAYVANLAR HAKKINDA BİLMEDİKLERİMİZ


Bakımlı Dergi 3. Sayı
Bilim adamlarının son yaptığı araştırmalardan birinde Monark kelebeklerinin gizemlerle dolu göçünün sırlarından biri ortaya çıkarıldı. Buna göre kelebekler 'içsel saat'leri sayesinde yönlerini tayin ediyorlar.

Güveler ve Sesüstü Dalgalar

1- Güvenin çıkardığı ses yarasanın algılama sistemini bozmaktadır.

2- Ses yayan güveler yarasaların sevmediği bir tada sahiptir. Yarasa bu sesi algıladığında tatsız bir av ile karşılaştığını düşünmektedir.

Güvelerin ultrasonik dalgalar yayarak yarasaları kaçırmaları bir yana sadece ses algılamaları bile başlı başına bir mucizedir.

Akrepteki Bilgisayar Ağı

Kelebek konması gibi akrebin yakınındaki en ufak bir hareket kumda titreşim dalgası oluşturur. Her iki dalganın yayılma hızları farklıdır. Akrep bu iki dalganın kendisine ulaşma süreleri arasındaki farktan Ava olan mesafesini belirler.

Akrebin bir saniyede yüzlerce defa tespit ve hesaplama yapan alıcıları adeta bir bilgisayar ağı gibi işler.


Kendini yemek olarak feda eden anne



Hem karada hem de suda yaşayabilen Boulengerula taitanus sürüngen türünün dişileri yavrularını kendi derisiyle besliyor.

'Nature' dergisinin son sayısında yayımlanan araştırmaya göre Boulengerula taitanus adı verilen tropikal etobur sürüngenin dişileri yetişkinliğe erene kadar yavrularına kendi derilerini ikram ediyor.

Bilim adamlarına göre bu durum hayvanlar aleminde şimdiye dek görülmemiş bir olay. Çünkü 20-30 santimetre boyundaki yavrular annelerinin dış deri hücrelerini kemirmeye elverişli özel dişlerle dünyaya geliyor.

Yavru büyüyor anne küçülüyor

Londra'daki Tabiat Tarihi Müzesi'nden Mark Wilkinson başkanlığındaki araştırma ekibi kemirilen epitel dokunun lipide (yağ) dönüştüğünü tespit etti. Yağ hücreleri minik yavruların hızla büyümesini sağlıyor.

Laboratuvar şartlarında yapılan gözlemlere göre yavrular bir hafta içinde yüzde 11 büyürken annenin vücut kütlesi yüzde 14 azaldı.

Tek yiyecekleri anneleri

Yavruların midesinde neler olduğunu da inceleyen araştırmacılar annelerinin derisinin yavruların tek besin kaynağı olduğu sonucuna vardı.

Nudibranch



Nudibranch olağanüstü renklere sahip kabuğu olmayan son derece yumuşak bir bedene de sahip bir salyangoz türüdür. Her türlü saldırıya açık olmasına karşın çok az hayvan Nudibranchlarla beslenir.

Bu deniz salyangozu kuvvetli bir zehir taşıyan "ısırgan hücreleri"ne sahiptir. Hayvan bu hücreler sayesinde düşmanlarından kolaylıkla korunur. Nudibranch bu hücreleri kendisi üretmez.

Hydroid adlı canlılarla beslenen nudibranch onları sindirim sisteminde öğütmek yerine koruyucu bir mukusla kaplanır ve ısırgan hücre olarak ona bir koruma sağlarlar.

Nautilus



Nautilus'ün vücudunda 19 cm. çapında salyangoz kabuğu biçiminde spiral bir organ vardır. Bu organda birbiriyle bağlantılı 28 tane "dalış hücresi" bulunur.Nautilusun vücudunda biyokimyasal yolla özel bir gaz üretilir ve bu gaz kan dolaşımı ile hücrelere aktarılarak hücrelerden suyun çıkması sağlanır. Bu şekilde Nautilus avlanırken ya da düşmanlarından kaçmak için daha derine inebilir veya yüzeye çıkabilir.

Bir denizaltı sadece 400 m. dibe batabilirken Nautilus için 4000 m. derinliğe dalmak son derece kolaydır. Bu derinlikte nautilusun üzerindeki suyun etkisi hayvanın her cm2'sine 400 kilodan fazla ağırlığın etkimesiyle eşdeğerdir

Sivrisinekler Niçin Sokar
Dünyada yaklaşık üç bin sivrisinek türü olduğu bilinmektedir. Bunların çoğu insana saldırmaz. Zaten aksi olsaydı dünyanın her yerinde bulunabilen bu yaratıklar ormanda dağda insan bulunmayan yerlerde yaşamlarını idame ettiremezlerdi.

İnsanların kanlarını emerek yaşayan sivrisinek türlerinin yalnız dişileri kan emer. Dişiler de insanların kanlarını kendi yumurtalarını üretebilmek için protein sağlayabilmek amacıyla emerler. Birçok cinste dişi sivrisinekler en azından ilk yumurtalarını kana ihtiyaç duymadan üretebilirler fakat sonraki yumurtaları için kana ihtiyaçları vardır. Bulabildikleri her canlının kanını emerler hatta deniz yüzeyine gelen balıklar bile ellerinden kurtulamaz.

Erkekler çiçek özleri ile beslenirler. Yumurta üretme gibi bir dertleri olmadığından insanları sokmazlar.

Dişi sivrisinekler avlarının yerlerini duyargaları ve üç çift bacaklarındaki alıcılarla bulurlar. Alıcılar ile nem ter ve ısı özelliklerini saptarlar. Sivrisineğin duyargaları bir santigradın binde biri kadar sıcaklık değişimlerini algılayabilecek kadar hassastır.

Dişi sivrisinekler insanın nefes verirken çıkardığı karbondioksit bulutu içinde ileri geri hareketler yaparak bu bilgileri değerlendirirler avın yararlı olacağına karar verirlerse eyleme geçerler. Bazılarının 'sivrisinek bana dokunmaz' demelerinin esas nedeni ter ve nefes kokularının sivrisinek için cazip ve özendirici olmamasıdır.

Sivrisinek sanıldığı gibi içi delik ve sivri uçlu bir boruyu deriye sokarak kanı emmez. Sivrisinekte ağzın altındaki kesede iki tüp iki de neşter olarak kullandığı testere ağızlı bıçak vardır. Önce bıçaklarla deride delik açar sonra tüplerden biri ile tükürüklerini bu deliğin içine akıtır.

Bu tükürük insan kanının pıhtılaşmasını önler böylece ikinci tüpü sokarak sıvı kanı size fark ettirmeden kolayca emer. Eğer bir dakika içinde hala fark etmediyseniz deposu kanınızla dolu olarak kafayı bulmuş şekilde derinizden ayrılır.

Sivrisinekleri tahrik eden şey nefesinizdeki karbondioksit oranı ile derinizdeki ısı ve nem oranı olduğundan özellikle geceleri sivrisinek hücumlarını geçiştirebilmek için çok sık nefes alışverişi gerektirecek fiziksel hareketler yapmamanız teninizi serin ve kuru tutmanız gerektiğini unutmayın.


Monark kelebeklerinin hayret verici yolculuğu
Bakımlı Dergi 3. Sayı Bakımlı Dergi 3. Sayı
Güneydoğu Kanada’da yaşayan Monark kelebeklerinin göç öyküsü ise kuşlarınkinden daha da karmaşıktır.Monark kelebekleri normalde tırtıllıktan kurtulup tam bir kelebek olduktan sonra ancak 5-6 hafta yaşarlar. Bir yıl içinde 4 Monark nesli yaşar. Bu dört neslin üçü ilkbahar ve yaz aylarında yaşar.

Sonbahar geldiğinde durum değişir. Çünkü sonbaharla birlikte göç başlayacaktır ve bu göçü üstlenecek olan Monark nesli aynı yıl içinde gelip-geçmiş olan diğer nesillerden çok daha uzun yaşayacaktır.Göç edecek olan Monarklar mevsimin dördüncü kuşak kelebekleridir.

Göç çok ilginç bir biçimde tam sonbaharda gecenin gündüze eşitlendiği gecede başlar Güneye göçen bu kelebekler önceki diğer üç kuşaktan altı ay daha fazla yaşayacaklardır. Çünkü çıktıkları yolculuğu tamamlayıp geri dönebilmeleri için bu kadar süre yaşamaları şarttır.

Güneye inen kelebekler Yengeç Dönencesi’ni geçip soğukları geride bıraktıklarında dağılmazlar. Kıtanın yarısını aşan bir göçten sonra milyonlarca kelebek Meksika’nın ortasında konaklar. Burası üzeri zengin bitki örtüsü ile kaplı volkanik dağların sırtlarıdır. 3000 m. yükseklikteki bu yer kelebeklerin yaşayabileceği kadar sıcaktır. Burada Aralıktan Mart’a kadar 4 ay boyunca hiç bir şey yemezler. Yaşamlarını vücutlarındaki yağ stoklarıyla sürdürürken yalnızca su içerler.

İlkbaharda açmaya başlayan çiçekler Monarklar için önemlidir. 4 aylık bir bekleyişten sonra ilk defa kendilerine bir bal özü ziyafeti çekerler. Artık Kuzey Amerika’ya dönüş için gerekli enerjiyi depolamışlardır. İki aylık yaşam süresini sekiz aya genişletilmiş olarak yaşayan bu kuşağın başka yönlerden diğerlerinden hiç bir farkı yoktur. Mart sonunda yola koyulmadan önce çiftleşirler. Tam gece ile gündüz eşitlendiği gün koloni kuzeye uçmaya başlar. Yolculuklarını tamamlayıp Kanada’ya vardıktan az sonra da ölürler. Ancak ölmeden önce soylarının devamı için gerekli olan kuşağı da dünyaya getirirler.

Yeni doğan kuşak yılın ilk neslidir ve yaklaşık bir buçuk ay yaşayacaktır. Daha sonra ikinci ve üçüncü kuşaklar… Dördüncü kuşağa gelindiğinde göç yine başlayacak bu kuşak yine diğerlerinden altı ay daha fazla yaşayacaktır ve zincir böyle sürüp gidecektir…

Bu ilginç sistem akla bir çok soru getirmektedir: Nasıl olmaktadır da her dört nesilden biri altı ay daha uzun yaşayacak şekilde doğmaktadır? Nasıl olmaktadır da bu uzun yaşayan nesil binlerce yıldır tam kış aylarına denk gelmektedir? Nasıl olmaktadır da kelebekler göçe tam gece ile gündüzün eşit olduğu günde başlamakta bu ince hesabı tutturabilmektedir yoksa takvim mi kullanmaktadırlar?

Kuşkusuz bu soruların Evrim ya da benzeri teorilerin içinde hiç bir cevabı bulunamaz. Çünkü kelebekler bu ilginç özellikleri var oldukları andan beri taşıyor olmalıdırlar. Eğer dünya üzerindeki ilk dördüncü Monark nesli uzun yaşama özelliğine sahip olmasaydı bütün kelebekler o kış içinde ölürdü ve hayvanların nesli tükenirdi.

Monarklar var edildikleri andan itibaren bu olağanüstü özelliği taşıyor olmalıdırlar. “Tesadüf”ler hayvanın neslini göçe göre ayarlama gibi bir yeteneğe şüphesiz sahip değildir. Kelebekler şöyle bir düşünüp dördüncü nesillerini uzun yaşatmaya karar vermiş sonra da metabolizmalarını DNA’larını genlerini buna göre ayarlamış da olamazlar.

Açıktır ki Monarklar böyle bir özelliğe sahip olarak yaratılmışlardır.

Monarkların binlercesi bir ağaca konduklarında ağaç neredeyse görünmez olur.

alıntıdır....

Kedi görüşü
Kedilerin gözlerinin arkasında ayna görevi gören ve Topetm adı verilen bir zar vardır.

Bu organ ışığın göz içerisinde her tarafa yayılmasını ve nesnelerin daha parlak görülmesini sağlar. Böylece kediler insanlara göre 6 kat daha karanlık ortamlarda görebilirler.



Yılanların görüşü

Yılanların iki çift görme organları bulunur. İlki neredeyse insanlarınki gibi gören normal göz diğerleri ise bu normal gözlerin hemen önünde bulunan ısıya duyarlı özel bir bölüm. Yılan bu organı sayesinde sıcak kanlı kemirgenlerin yaydığı vücut ısılarını algılayabilir.



Şahin görüşü

Şahin gibi avcı kuşların görme duyuları olağanüstü gelişmiştir. Tam 30 metrede tırnaklarının kirlimi yoksa temiz mi olduğunu görebilirler. Bilim adamları şahinlerin gözlerinde teleskopa benzer bir sistemin olduğunu söylüyorlar.



Arıların dünyası

- Bir kilo bal için 40 bin arının 6 milyon çiçeği dolaşması gerektiğini

- Bir arının saniyede 200-250 kez kanat çırptığını

- Bir arının vücut ağırlığının 330 katı kadar yük taşıyabildiğini

- Arıların bir peteği doldurabilmesi için 100 bin km kanat çırptığını biliyor muydunuz?



Hamam böcekleri
Hamam böcekleri tam 40 dakika nefeslerini tutabilirler. Bu nedenle suda boğulmazlar. Hiçbir şey yemeden tam bir ay yaşayabilirler ve eksi 32 dereceye kadar dayanabilirler. Evinize gelen bir misafirini ev sahibesinden ayırt edebilecek kadar keskin bir koku alma duyuları vardır. 320 milyon yıldır yeryüzünde yaşarlar ve radyoaktiviteden etkilenmeyen tek canlı onlardır. Ve böcek spreylerinin çoğuna karşı bağışıklık kazanmış durumdadır.





SÜKÛT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Bu konu için 4 üye, SÜKÛT adlı üyemize teşekkür etti.
incitanesi (31-03-2011), nimlahza (31-03-2011), nurküllü (04-04-2011), sahranil (01-04-2011)
Alt 30-03-2011, 11:58   #28 (permalink)
 
SÜKÛT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

HAT SANATI

Bakımlı Dergi 3. SayıArapça'da çizgi ya da bir satır yazı anlamına gelen hat sözcüğü bugün Arap harfleriyle yazılmış güzel el yazısı karşılığı olarak kullanılmaktadır. Hat; güzel yazi sanati olup yazarlarina hattat denir: Kûfî Sülüs Nesih Muhakkak Reyhânî Tevkî' Icâze Ta'lik Divânî Celi Rik'a Ma'kili dâhil bin kadar çesidi vardi. Halicilik kumasçilik dericilik ciltçilik kitapçilik tezhipçilik porselencilik kehribarcilik mürekkepçilik mobilya sandalcilik da ayri birer sanat dali olarak her sahada eserler verildi.

Yazıya verilen değer bütün İslam kültürlerinde hat sanatının çok üstünde durulmasına yol açmıştır. Özellikle Osmanlı kültürü içinde hat sanatı çok ilerlemiş işlevsel görevinin yanısıra estetik bir düzeye yükselmiş adeta batı resim sanatındaki tabloların yerini tutar olmuştur. Gerçek bir tablo gibi çerçevelenerek duvara asılan güzel yazı örneklerinden ünlü hattatların yapıtlarına Osmanlı tarihinde çok büyük paralar ödendiği bilinmektedir. Güzel yazı yalnız levhalarda değil bundan başka el yazması kitaplarda fermanlarda diplomalarda cami iç ve dış duvarlarında çeşitli yapıların yazıtlarında mezar taşlarında pencere kapağı ya da kapı kanadı gibi mimarlık ögelerinin üstlerinde halı bordürlerinde kutu vazo tabak gibi gündelik eşyada da kullanılmıştır.

Hat sanatında yazı gelişigüzel yazılmaz her yazı türünün kendine özgü özellikleri inceden inceye saptanmış kuralları vardır. Tarih boyunca ünlü hat ustaları zaman zaman yazı kuralları oluşturmuşlar ve bunları saptamışlardır. Çeşitli yazı türleri birbirlerinden harflerin büyük ya da küçük olması biçimi aralıkları bazı harflerin birbirlerine bitiştirilip bitiştirilmemesi bazı yazı işaretlerinin kullanılıp kullanılmaması gibi özellikleriyle ayrılır.

Doğal olarak yazı sanatının ilk gelişmesi Araplar eliyle olmuştur. Bilinen ilk büyük Türk hattatı ise Amasyalı Yakut el Musta'Sami'dir (13. Yüzyıl).

Hat konusunda ciddi ve kapsamlı çalışmayı Amasyalı Şeyh Hamdullah (15. Yüzyıl) yapar aklam-ı sitte yani 6 esas yazı diye bilinen yazı türlerini herbirinden örnekler çıkartıp yanlarına kurallarını yazarak bir murakka içinde toplar. Aynı zamanda Sultan 2. Beyazıd'ın da yazı hocası olan Şeyh Hamdullah'dan günümüze kalan en önemli yapıtlar İstanbul Beyazıt Camii'nin cümle kapısının üstündeki yazıtla Amasya Beyazıt Camii'nin yazıtıdır. Osmanlı sanatının doruğa ulaştığı 16. yüzyılın en önemli hattatı yazının yalnız üslubunda değil tekniğinde de yenilikler getiren Ahmet Karahisari'dir. Altını mürekkep gibi kullanarak yazı yazmak Altın yaldız harflerin dışını siyah çizgiyle belirlemek harf kalınlıklarının içini çiçek motifleriyle doldurmak ilk kez onun uyguladığı yeniliklerdendir. En önemli yapıtı İstanbul Süleymaniye Camii kubbesindeki yazısıdır. Türk yazı sanatının başka bir ustası da yapıtlarıyla pekçok başka hattatı etkilemiş 3. Ahmet ve 2. Mustafa gibi Sultanlara hocalık etmiş olan Hafız Osman'dır (17. Yüzyyl). Taş baskısıyla çoğaltılan KURAN'ları çağında en uzak İslam ülkelerine kadar yayılmıştır. Bu yapıtlar günümüzde de yazı sanatının en değerli örneklerinden sayılır.

Ünyeli İsmail Efendi Mustafa Rakım Efendi ve İstanbul'daki pek çok yapının yazıtını hazırlamış olan Mehmet Esad Yesari 18.yüzyılın ünlü ustalarıdır.

19. Yüzyılda ise başka bir ustayla Kazasker Mustafa İzzet Efendi'yle karşılaşılır. Ayasofya'daki 8 büyük yuvarlak levha onun en ünlü yapıtlarındandır. Cumhuriyetten sonra harf devrimiyle Arap harflerinin kullanımdan kaldırılması bütünüyle bu harflere dayanan hat sanatının yaygınlığını birdenbire çok azaltmıştır. Kitapların latin harfleriyle ve baskıyla hazırlanması bu sanatın kullanım alanını hemen hemen yalnız Cami'lerdeki duvar yazılarına indirgemiştir. Tuğrakeş İsmail Hakkı Altunbezer Kamil Akdik Emin Barın gibi hattatlar bu kısıtlı alanda yapıt vererek 20. yüzyılda hat sanatını sürdüren sanatçılar olmuşlardır.

Çeşitli yazı türleri içinde Kufi en eski yazıdır. Osmanlı kültür çevresinde az kullanılmış olmakla birlikte dik kalın köşeli harfleriyle hemen dikkati çekerek öteki yazılardan ayrılır. Halı bordürlerinden madeni paraya dek çok çeşitli alanlarda kullanılır. Yazıtlarda KURAN'da ve Divan yazmalarında kullanılan Nesih iri harfli olduğu için duvar yazılarında ve Kitapların bölüm başlıklarında kullanılan sülüs Din kitaplarında ve murakkaların başındaki besmelelerde kullanylan Reyhani ve Muhakkak devlet belgelerinde kullanılan Tevki hattatların öğrencilerine verdikleri icazetnamelerin altındaki üstat imzalarında kullanılan Rik'a bir arada aklam-ı sitte diye adlandırılan en önemli 6 yazı türünü oluştururlar. Bunlardan başka talik nestalik divani bir tür steno sayılabilecek olan siyakat menşur zülf-ü arus hilali muini şikeste müselsel gibi yazı türleri de vardır.

Hat sanatında Osmanlı sanatçıları çeşitli uslupları denemişlerdir. Bunlardan biri istiftir. Bir sözcüğün harflerinin ya da bir cümlenin hece ve sözcüklerinin güzel bir görünüm oluşturmak amacıyla ve kullanılan yazının çeşidine uygun biçimde yanyana ve üstüste sıralanmasına istif edilmesine denir. Bir sözcüğün bir eksenin iki yanına bir ters bir yüz bakışık olarak yazılmasıyla oluşturulan çeşidine müsenna ya da aynalı yazı adı verilir. 17.yüzyıldan sonra özellikle gelişen bu türün en görkemli örnekleri bugün Bursa Ulucamii'nin duvarlarında bulunmaktadır. Harflerin biçimleriyle oynayarak çeşitli düzenlerde birleştirip istif ederek yaratılan ve oldukça stilize edilmiş bir tür yazı-resim de hat sanatında önemli yer tutar. Yazıyla oluşturulan böyle resimler arasında en çok sevilen ve rastlanan konular kayık kuş aslan sancak cami ibrik çiçek insan başı vb.dir. Osmanlı Devleti'nin arması ve padişahın imzası olarak kullanylan tuğra da bir tür istif yazıdır. Oğuz Han'ın yazılı nişanından çıktığı bilinen tuğra Büyük Selçuklular Anadolu Selçukluları'nca da kullanılmıştır...



SÜKÛT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Bu konu için 3 üye, SÜKÛT adlı üyemize teşekkür etti.
incitanesi (31-03-2011), nimlahza (31-03-2011), nurküllü (04-04-2011)
Alt 30-03-2011, 11:59   #29 (permalink)
 
SÜKÛT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart



SÜKÛT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 31-03-2011, 12:00   #30 (permalink)
 
SÜKÛT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

22 Aralık – 19 Ocak
YABANKAZI
"Bilge dingin yardımsever bir lider!"
Uğurlu taşı: Kuvars
Rengi: Beyaz

• Evrenin tüm enerjisini kullanabilme yeteneği
• Sakin dingin bir kişilik
• Olayları kavrama yeteneği
• Dikkatli titiz ebeveyn
• Hata yapmamak için çok çalışma
• Arkadaşlık ve dostluk seçiminde çok dikkatli
• Sindirim sisteminde hassasiyet
• Büyük gelişimlere açık
• Morali bozukken çekingen ve içe kapanık
• Lider olma kabiliyeti
• Alışkanlık ve geleneklerine bağlı
• Ev hayatında düzenli ve özenli
• Arkadaşlarını ve çevresini geliştirmeye eğilimli
• Güçlü intikam duygusuna sahip
• Çok sayıda değişik işi ve görevi yürütebilme yeteneği
• Kusursuzluk tutkusu
• İnsanlar ve doğa ile kolayca uyum sağlama
• Dayanıklılık bazen katılaşma
• Aydınlık ama ulaşılması zor bir kişilik
• Kusursuz bir bilge

20 Ocak – 18 Şubat
SUSAMURU
"Sevimli canayakın iletişimi yüksek bir yardımsever!"


Uğurlu taşı: Gümüş
Rengi: Gümüş

• Arkadaşları tarafından sevilen sayılan bir kişilik
• Duygularını saklamaya meyilli
• Karşı koyulması zor
• İştahlı yemek yemeyi seven
• İyi bir baba iyi bir eş
• Akıllı Cesur
• Esnek ve yardımsever
• Sosyal yardımlaşma konularına eğilimli
• Güvenilir bir dost
• Dalgın ve hayalci
• Uzak ülkelere gitmeye eğilimli
• İyi bir dert ortağı
• Hassas noktası; Sinir sistemi
• Affedici
• Güçlü bir içgüdü ve altıncı his aradığını bulamayan
• Tehlikeli durumlarda yanlış kararlar almaya eğilimli
• Kendilerini başkalarının yerine koyabilme kabiliyeti
• Aşırı korkusuzluk sonucu... tehlikeli işler yapabilme
• Sürekli yeni planlar yapma
• İlk adımları atarken kararsız
• Özgürlüğüne düşkün
• Herkesle dost... gerçek dostlarını bulamayan... !

19 Şubat – 20 Mart
PUMA
"Kıvrak ve güzel bir duygu yumağı!"

Uğurlu Taşı: Firuze
Rengi: Mavi – Yeşil

• Kendi alanlarına ve özeline düşkün
• Duygusal ama duygularını göstermeyen
• Zor güvenen ve ihtiyatlı
• Ruhsal bir avcı
• Evine düşkün
• Yalnızlık duygusu güçlü
• Sezgileri yüksek
• Kıvrak zekalı
• Doğru olanı yaptıkları konusunda güvenceye ihtiyaç duyan
• Sevecen neşeli bir ebeveyn
• Hareketli
• Duyarlı
• Uysal
• Akıl almaz bir düşgücü
• Hassas nokta: Mide – Bağırsak
• Köşeye sıkıştıklarında kavgacı ve atik
• Güvendiklerine tüm yüreği ile sevgi gösterme
• Anlaşılması zor gizemli aşk oyunlarından hazetmeyen
• Güçlü sezgiler
• Duyguları baskı altında tutma eğilimi
• Atik bir ruhsal koşucu
• Başkalarının göremediğini gören
• Romantik.

21 Mart – 19 Nisan
ALADOĞAN
" Görkemli ve büyüleyici bir iyilik sembolü!"

Uğurlu Taşı: Opalin
Rengi: Sarı

• Bitmek tükenmek bilmeyen bir enerji
• Daldan dala atlayan
• Hızlı gelişme değişme kapasitesi
• Düşünce ve duygularında çok açık• Açıksözlü ama bazen patavatsız
• Yalana ve yalancılığa tahammülü olmayan
• Korkusuz
• İleri görüşlü
• Kızgın olduklarında saldırgan ve çok tehlikeli
• Bağımsız
• Kolayca dikkati dağılan
• Enerjilerini yönlendirmeye başaranlar için iyi bir yönetici
• Sağlam bünyeli
• Hassas Nokta; Baş bölgesi sık baş ağrısı
• Herkesle anlaşan
• Doyumsuz bir güç ve enerji isteği
• Yeryüzü işlerine aşırı eğilim
• Dost ve adil bir ebeveyn
• Çoşkulu
• Heyecanlı
• Arkadaş yanlısı geniş bir çevre
• İletişim gücü yüksek
• Pırıltılı
• Etkileyici
• Hayır demesi zor!

20 Nisan – 20 Mayıs
KUNDUZ
"Herkese yaşam gücü ve tadı veren denge merkezleri!"

Uğurlu taşı: Krisokol
Rengi: Mavi

• Dengeli ağırbaşlı
• Değişimi sevmeyen
• Planlı
• Eşyalarına düşkün
• Bir işi yaptığı zaman hem güzel hem yararlı olmasına çalışan
• Fiziksel lark çok güçlü
• Sürekli barışı arayan ve barış ortamlarını tercih eden
• Toprağa köke bağlı önem veren
• El becerileri yüksek
• Her türlü fiziksel ortama uyum sağlayan
• Kendi rahatı ve huzuru için çevreyi düzenleyen
• Tek boyutlu düşünceye kolayca kayabilen
• Sessiz sakin
• Güven duymadıkları zaman geride kalıp dinleyen
• Sinirlenince yıkıcı
• Suyla ilgilenmekten hoşlanan
• İşleri sürtüşmesiz uyumlu hale getirmeyi başaran
• Maddi alanda güvenceyi seven
• Evliliği ciddiye alan ve eşine sadık olan
• Tutarlı ve dengeli ilişkileri tercih eden
• İç huzura önem veren
• Kararlı ve dirençli ama bir o kadar da tehlikeli!

21 Mayıs – 20 Haziran
GEYİK
"Çekici hareketli duyarlı bir şifacı!"

Uğurlu taşı: Akik
Rengi: Beyaz – Yeşil

• Hareketi seven
• Aynı anda birkaç işi yapabilen
• Durmadan bir düşünceden ötekisine geçen
• Çok uyank vezeki
• Koruma içgüdüsü fazlası ile gelişmiş
• Güzel olan her şeyi seven
• İlişkilerinde fiziksel görünüme önem veren
• Sanatçı kişilikli
• Yeni buluşlara meraklı
• Yeni tatlar yeni yerler görmeyi seven maceracı
• Gülmeyi seven bir kahkaha makinesi
• Monogamist ilişkilere yatkın olmayan
• Sevgi dolu bir ana-baba
• En küçük işte bile güzellik yaratabilen
• Hassas nokta: Damar tıkanıklıkları
• Kalıcı ilişkileri olması gereken
• Sevinmeyi ve sevinç duygusunu çok önemseyen
• Yaratıcı
• Konuşkan
• Dünyanın tüm güzelliklerini görebilen
• Duyarlı
• Keyif almayı bilen
• Maceracı!


21 Haziran – 22 Temmuz
AĞAÇKAKAN
"Aile ortamlarının ve sevginin vazgeçilmez merkezi!"


Uğurlu Taşı: Kırmızı Akik
Rengi: Pembe

• Gizemli yetenekleri olan
• Dengeli ortam ve dengeli durumları tercih eden
• Olayların iç yüzünü kolayca kavrayan
• Muhakkak sevdikleri bir eşe ihtiyaç duyan
• Düzenli iyi ilişkiler kuran
• Çok hırslı
• Anaç evcimen
• Sevmeyi ve sevilmeyi çok önemseyen
• Yardımsever
• Dinsel ve mistik eğilimleri olan
• Uzak çevreye kadar herkesle ilişki içerisinde olan
• Uyumlu
• Güven duygusuna önem veren
• Çabuk korkan
• Milliyetçilik duyguları güçlü olan
• Maddi güvence olmayınca mutsuz olan
• Hassas Nokta; İç hastalıkları
• Yaşamda her zaman ruhsal bir amaç arayan
• Huzursuz olunca hastalanma eğilimine sahip
• Sağlam ve güvenilir bir dost!

23 Temmuz – 22 Ağustos
MERSİNBALIĞI
"Gösterişli bağımsız sevilen keskin görüşlü bir fırtına!"

Uğurlu Taşı: Gröna Demir
Rengi: Kırmızı

• Soylu görkemli düşünmeyi seven
• Dost ama alaycı
• Gerçek duygularını saklayan
• Hassas nokta; Soğuk algınlığı boğaz ağrısı hazımsızlık• Başkalarının kendilerine verdiği acıyı unutmayan
• Başkalarına duygusal çözümler sağlamayı seven
• Liderlik duyguları çok güçlü
• Egemenlik kurmayı seven
• Bazen kibirli
• Çok zeki uyanık ve hareketli
• Çocuklarına karşı korumacı
• Tükenmez bir güç kaynağı ve ruhsal derinlik
• Çok sağlam bir korunma zırhı
• Okumaya meraklı
• Haksever iyi niyetli bir yönetici
• Hırçın davranışların altında yumuşak ve kırılgan bir yürek
• Acılarını dertlerini asla göstermeyen
• Psikolojik ve fiziksel sıkıntıları kolayca çözümleyebilme yeteneği
• Başka insanların üzerinde güçlü etkiler yaratan
• Beklenmedik hesapsız öfke patlamaları olan
• İyi yürekli duyarlı kişiler!

23 Ağustos – 22 Eylül
BOZAYI
"Çözümlemeci ve mantıklı düşünme yeteneği olan bir organizatör!"

Uğurlu Taşı: Ametist
Rengi: Erguvan

• Mantıklı
• Adalet duygusu güçlüolan• Yalana karşı hassas ve hemen hisseden
• Öfkesini soğukkanlı ve hesaplı bir şekilde gösteren
• Konuşmayı seven
• Aynı zamanda uzun süre suskun kalabilen
• Korkutucu bir düşman
• Somut aleme ve lükse meraklı
• Akıllarına koydukları zor kolay her şeyi yapabilen
• Sorumluluk duygusu çok güçlü
• Sinirli ama sevecen bir ana-baba
• Temiz titiz
• Disiplinli ve düzenli
• Uyumlu ama çekingen
• Aldatılmaya tahammülü olmayan
• Sorunları kolayca çözebilen
• Zayıf olan herşeyi küçümseyen
• Ruhsal gelişim konusunda desteğe ihtiyaç duyan
• Yemeğe düşkün ama rejimi de seven
• Hekimlik yönetim ve savunma konularına meyilli
• Hassas Nokta; Mide bağırsak ve kalp
• Tasarıları ve düşüncelerinin bozulmasına asla izin vermeyen
• Dürüst ve etkin bir kişiklik!

23 Eylül – 23 Ekim
KARGA
"Özveri nezaket ve kararlılığın mükemmel bir bileşimi!"

Uğurlu Taşı: Jasper
Rengi: Kahverengi

• Yardımsever
• Doğa ile ilişkide olmayı seven
• Ani beklenmedik manevralar yapabilen
• İç dengeleri bozulmazsa uzun süre çalışabilen
• Ruhsal alanda çok rahat olan
• Hayattan zevk almayı bilen
• Küçük şeylerden mutlu olan
• Her şeyin iyi ve kötü yanını kolayca görebilen
• Çelişkili
• Her türlü düşünce ve akımı izleyip öğrenmek isteyen
• Sevdiklerine karşı aşırı korumacı hatta yıkıcı
• Kendilerini bulmak için zamana ihtiyaç duyan
• Hayvanlara düşkün
• Evine özenen zevkli dekorasyona meraklı
• Güzel şeyleri seven
• Estetiğe düşkün
• Kendilerini bulmakta bazen zorluk çeken
• Çok sevimli
• Çok fedakar bir ebeveyn
• Kucaklanmayı ve öpücüğü seven
• Güven vermeyi ve güven kazanmayı seven ve kolayca öğrenen
• Hayatı dolaysız ve yoğun yaşayan
• Güzel ve yakışıklı insanlardır!

24 Ekim – 21 Kasım
YILAN
"Ruhsal güçleri çok yüksek duyarlı insanlar!"

Uğurlu taşı: Bakır – Malahit
Rengi: Turuncu

• Ruhsal seslere karşı duyarlı
• Uğraştıkları işte başarılı
• Kendi söylediklerini benimseten
• İlişki kurdukları şeyleri dönüştürme yeteneği
• Tükenmez bir enerji
• İyileştirici güçlere sahip
• Hassas Nokta: Karın ağrısı
• Çevrelerine yardımcı olma yeteneği
• Bazen dar kafalı
• Karar verme aşamasında yardım almayı sevmeyen
• Aydın bir kişiliğe sahip
• Çatal dilli
• Soğukkanlı
• Çok gizemli
• Ketum
• Kusursuz
• Etrafa kolayca uyum sağlayan
• Çocuklarına yetki vermeyi seven
• Kendi özlerini değiştirebilme gücü
• Saklı işler çevirmeyi seven
• Çok çekici
• Dokunma ve titreşimlere olağanüstü duyarlı
• Farklı bir kişilik!

22 Kasım – 21 Aralık
WAPİTİ
"Yeniden doğan veya yeniden doğurabilecek bir güç simgesi!"

Uğurlu Taşı: Obsidiyen
Rengi: Siyah

• Parlak saydam yapılı bir kişilik
• Sık sık ikilem yaşayan
• Yaşamları boyunca bıçak sırtında yürüyen
• Dış etkilerden gerçek özleri çıkarmayı çok iyi beceren
• Yumuşak ama güçlü bir yapıya sahip
• Çevrelerine karşı antiseptik bir etkiye sahip olan
• Çok güçlü bir adalet duygusuna sahip
• Güçlü içgüdüleri olan
• Ruhsal düğümleri kolayca çözebilen
• Yükseklere tırmanmayı başarabilen
• Sağlam içgüdüleri olan
• Yakın ilişki kurmaktan çekinen
• Sıcak kalpli sevgi dolu olabilen
• Fikirlerinden asla caymayan kendi bildiğini okuyan
• Bazen aşırı cesur
• Erkenden olgunlaşan
• Çabuk öğrenen
• Öfke nöbetleri geçirebilen
• Kazandıkları bilgileri herkesle paylaşan
• Gururlu
• Saygı ve sevgi uyandıran neşeli Wapiti'ler!
Aynı dili konuşanlar değil aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilirler. [Mevlana]



Konu SÜKÛT tarafından (31-03-2011 Saat 01:24 ) değiştirilmiştir..
SÜKÛT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Bu konu için 4 üye, SÜKÛT adlı üyemize teşekkür etti.
incitanesi (31-03-2011), nimlahza (31-03-2011), nurküllü (04-04-2011), sahranil (01-04-2011)




Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Bakımlı Dergi 3. Sayı

Bakımlı Dergi 3. Sayı konusu, Bakimliyiz.com Özel / Bakımlı Dergi forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Bakımlı dergi 1. Sayı SÜKÛT Bakımlı Dergi 59 12-09-2016 09:18
dergi 3. sayı gecikecek SÜKÛT Bakımlı Dergi 10 10-01-2014 02:20
Bakımlı Dergi 2. sayı SÜKÛT Bakımlı Dergi 61 08-05-2012 08:33
Bakımlı kadınların bakımlı ayakları elif Güzellik Önerileri 0 01-03-2011 02:57
Bakımlı kızlara bakımlı avatarlar incitanesi Avatarlar, Smileyler, Winkler, Moodlar, Skinler 4 07-10-2010 01:23

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 06:46 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats