bakimliyiz
Konu etiketleri: yapılarına göre besinler kaça ayrılır, besinler kaça ayrılır, besinler yapılarına göre kaça ayrılır, kaynaklarına göre besinler kaça ayrılır maddeler halinde, endositoz kaça ayrılır, enzimler yapılarına göre kaça ayrılır, biyoloji yağlar kaça ayrılır, aktif taşıma kaça ayrılır, disakkaritler kaça ayrılır, difüzyon kaça ayrılır, yapısına göre besinler kaça ayrılır, enzimler yapısına göre kaça ayrılır, yapılarına göre besinler kaça ayrılır maddeler halinde, besinlerin yapısı, kaynaklarına göre besinler kaça ayrılır,
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Eğitim ve Öğretim > Biyoloji

Kadın Portalı Kayıt Ol Reklam Verin İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 17-02-2010, 02:31   #1 (permalink)
 
mormavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Yapılarına Göre Besinler...

Besinler Ve Hücrede Madde Geçişi
Yapılarına Göre Besinler...
Biyoloji Ders Notları - Osmotik Kuvvetler - Görevlerine Göre Besinler - Yapılarına göre Besinler - Madde Geçişleri



BESİN MADDELERİ
Canlılar tarafından tüketilen besin maddeleri değişik şekillerde gruplandırılabilir.

A. GÖREVİNE GÖRE BESİNLER
1. Enerji Verici Besinler
Bunlar karbonhidratlar yağlar ve proteinlerdir.
Açlık anında tüketim sırasına göre;
Karbonhidratlar Yağlar Proteinler olarak sıralanır.
Solunum kolaylığı sırasına göre;
Karbonhidratlar Proteinler Yağlar olarak sıralanır.
Sağladıkları enerji miktarına göre;
Yağlar Proteinler Karbonhidratlar olarak sıralanır.

2. Yapıcı ve Onarıcı Besinler
Canlının yıpranan kısımlarının tamirinde ve yeni hücre yapımında kullanılırlar. Bunlar; proteinler yağlar karbonhidratlar madensel maddeler ve su’dur.

3. Düzenleyici Besinler
Düzenleyici besin maddeleri hücredeki metabolik olayların düzenlenmesinde rol oynar. Bunlar proteinler madensel maddeler vitaminler ve sudur.

B. YAPILARINA GÖRE BESİNLER
Organik besin maddeleri; proteinler yağlar karbonhidratlar ve vitaminlerdir.
İnorganik besin maddeleri; su ve madensel maddelerdir.

1. Karbonhidratlar
Karbonhidratlar adından da anlaşılacağı gibi karbon (C) hidrojen (H) ve oksijen (O) atomlarından meydana gelmiştir. Karbonhidratlar bütün canlı hücrelerde bulunur ve en önemli enerji kaynağıdır. Genel formülleri (CnH2nOn) dir. Karbonhidratlar yapısındaki şeker sayısına göre değişik gruplara ayrılabilirler.
a. Monosakkaritler: Sindirime uğramadan direkt olarak kana geçerler. Altı karbonlulara (heksozlar) glikoz (üzüm şekeri) fruktoz (meyva şekeri) ve galaktoz (süt şekeri) beş karbonlulara (pentozlar) ise riboz ve deoksiriboz örnek verilebilir.

Disakkaritlerin Sentezi ve Özellikleri

b. Disakkaritler: İki monosakkaritin birbirleriyle glikozit bağı kurarak meydana getirdiği karbonhidratlardır. Bu birleşme sırasında su açığa çıktığı için olaya dehidrasyon sentezi de denir. Disakkaritler ancak sindirilerek hücre zarından difüzyonla geçebilir.
c. Polisakkaritler: Çok sayıda glikozun dehidrasyon sentezi sonucu glikozit bağları kurarak birleşmesiyle oluşur.
Bir polisakkaritin yapısında kaç tane monosakkarit kullanılmışsa reaksiyon sonucu bunun bir eksiği kadar su açığa çıkar. Yani n – 1 molekül su açığa çıkar. Burada n glikoz sayısıdır. Polisakkaritler hidroliz edildiklerinde monosakkaritlere indirgenirler. Polisakkaritleri dört grupta toplayabiliriz.

Depo Polisakkaritler

Nişasta : Bitkilerde karbonhidratların depo şeklidir. Suda çözünmez.
Glikojen : İnsanlarda ve hayvanlarda karbonhidratların depo şeklidir. Suda kısmen çözünür.
Yapısal Polisakkaritler
Selüloz : Bitki hücrelerinde hücre çeperinin yapısına katılır. Suda çözünmez.
Kitin : Eklem bacaklılar grubundaki hayvanların dış iskeletine ve birçok mantarın çeper yapısına katılır.

Her dört polisakkarit de glikozun polimeri olduğu halde fiziksel ve kimyasal özellikleri farklıdır. Çünkü glikozların bağlanma biçimleri farklıdır.

2. Proteinler
Yapısında karbon (C) hidrojen (H) oksijen (O) azot (N) ve bazılarında bunlara ek olarak kükürt (S) ve fosfor (P) da bulunabilir.
Protein moleküllerinin yapısında en fazla 20 çeşit amino asit bulunabilir.

Her bir amino asitte amino grubuyla (NH2) karboksil (COOH) grubu aynıdır. Amino asitlerde radikal grup (R) farklıdır. Proteinler sentezlenirken amino asitler birbirlerine peptid bağlarıyla bağlanırlar.

Her peptid bağına karşılık bir molekül su açığa çıkar. n tane amino asit kullanılırsa n–1 su molekülü açığa çıkar.
Peptid bağı sayısı = su sayısı

3. Yağlar (Lipidler)
Yağlardan fosfolipidler hücre zarının yapısına katılır. Steroidler zarların yapısına katıldığı gibi metabolizmayı düzenlemede de görev yaparlar. Steroidler bazı vitamin ve hormonların sentezinde kullanılır.
Hayvansal yağlar genellikle doymuş olup katıdır. Bitkisel yağlar ise genellikle sıvı olup doymamıştır. Bitkisel yağlar yüksek ısı ve basınç altında hidrojenle doyurulursa katılaşırlar ve margarinler oluşur.

Gliserol üç molekül yağ asitiyle birleşerek nötral yağları meydana getirir.

4. Vitaminler
Vitaminler sindirilmezler ve doğrudan kana emilirler. Organik yapılı olmalarına karşın canlılarda enerji verici olarak kullanılmazlar. Genel özellikleri bakımından vitaminler iki grup altında toplanabilir.
Yağda Eriyen Vitaminler : A D E ve K vitaminleridir. Bu grup vitaminlerin fazlası özellikle karaciğerde depo edilir.
Suda Eriyen Vitaminler : B ve C vitaminleridir. Bu grup vitaminlerin fazlası depo edilmez dışarıya atılır.

5. Madensel Tuzlar (Mineraller)
Organizmada az da olsa 15 kadar mineral maddeye mutlaka ihtiyaç duyulur. Mineral maddelerin vücut içindeki görevlerini üç ana başlık altında toplayabiliriz.
Vücut içindeki birçok enzimin ve hemoglobin gibi moleküllerin yapısına katılırlar. Bunlar demir (Fe) ve fosfor (P) gibi elementlerdir.
Kemiklerin ve dişlerin normal olarak gelişmesini sağlarlar. Bunlar için gerekli olan madensel maddeler kalsiyum (Ca) fosfor (P) ve mağnezyum (Mg) dur.
Vücut ve hücre sıvısının osmotik basıncını düzenlerler. Bunlardan hücre içi sıvıda sodyum (Na) klor (Cl) hücre dışı sıvıda potasyum (K) mağnezyum (Mg) ve fosfor (P) bulunur.
6. Su
Vücudumuzun en fazla ihtiyaç duyduğu maddelerden biridir. Kimyasal reaksiyonlar sulu bir ortamda gerçekleşir. Su iyi bir çözücü olduğu için besinlerin sindiriminde emilmesinde taşınmasında ve artıkların atılmasında kullanılır. Vücut ısısının fazlası yine su ile atılır.

HÜCREDE MADDE GEÇİŞİ
Hücre zarının en önemli özelliği canlı ve seçici – geçirgen olmasıdır.

1. Difüzyon (Yayılma)
Madde moleküllerinin çok yoğun olduğu ortamdan az yoğun olduğu ortama doğru yayılmalarıdır. Difüzyon sırasında enerji harcanmaz ve canlılık şart değildir. Bazı durumlarda difüzyona uğrayacak madde bir taşıyıcı proteinle hücreye alınabilir. Buna ise kolaylaştırılmış difüzyon denir.

Sıvıların Sıvıdaki Difüzyonu

2. Osmoz (Suyun Difüzyonu)
Suyun seçici geçirgen bir zardan difüzyonuna denir. Osmozda da enerji harcanmaz ve canlılık şart değildir. Ancak seçici geçirgen zar bulunmak zorundadır.

Osmoz Deneyi

Diyaliz: Suda çözünmüş maddelerden bazılarının yarı geçirgen zardan difüzyonuna diyaliz denir.

Osmotik Olaylar
a. Hipertonik Ortam (Yoğun Ortam): Bir hücre kendisinden daha yoğun ortama koyulursa su kaybederek büzülür. Bu olaya “plazmoliz” denir.
b. Hipotonik Ortam (Az yoğun Ortam): Plazmoliz olmuş yada normal bir hücreyi kendisinden daha seyreltik bir çözeltiye koyarsak su alarak şişer. Bu olaya “deplazmoliz” denir.
c. İzotonik Ortam (Denge Ortamı): Hücre izotonik ortama koyulursa dengeli bir madde alışverişi olur.

Zardan Madde Geçiş Yolları

Hücreler çok seyreltik ortamlara ya da saf suya konulursa aşırı miktarda su alarak gerilirler. Bu gerilme sonucunda oluşan basınçla hayvan hücreleri patlar. Buna hemoliz denir.

Osmotik Kuvvetler
a. Osmotik Basınç: Hücre içindeki çözünmüş maddelerin hücre zarına yaptığı basınçtır.
b. Turgor Basıncı: Hücre içindeki suyun hücre zarına yaptığı basınçtır.
c. Emme Kuvveti: Osmotik basınçtan turgor basıncının çıkarılmasıyla elde edilen pozitif kuvvettir.
E.K = O.B – T.B şeklinde hesaplanır.

3. Aktif Taşıma
Maddelerin az yoğun ortamdan çok yoğun ortama taşınmasına denir. Aktif taşıma ancak canlı hücrelerde gerçekleşir. Çünkü ATP harcanır ve enzimler iş görür.

Aktif Taşımayla Madde Atılması

Bu olayda taşınacak maddelerin porlardan sığabilecek kadar küçük olması gerekir. İyonların çoğu yoğun ortamdan az yoğun ortama aktif olarak geçer.

4. Endositoz ve Ekzositoz
Bu olaylarda da enerji harcanır. Her iki olay hayvan hücrelerinde görülmesine karşılık bitki hücrelerinde endositoz görülmez.
Endositoz pordan geçemeyecek kadar büyük moleküllerin hücre içerisine alınmasıdır. Alınan madde sıvı ise pinositoz katı ise fagositoz adını alır.
Ekzositoz hücre içerisinde oluşturulan enzim hormon çeşitli proteinler bitkilerde reçine ve eterik yağlar hayvanlarda mukus ve diğer büyük moleküllü salgı maddelerinin golgi yardımıyla küçük kesecikler halinde taşınarak dışarı atılmalarına denir.
Yapılarına Göre Besinler...

mormavi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Yapılarına Göre Besinler...

Yapılarına Göre Besinler... konusu, Eğitim ve Öğretim / Biyoloji forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Anlamlarına Göre Cümleler Kaça Ayrılır?-Anlamına Göre Cümle Türleri elif Türkçe ve Edebiyat 2 05-03-2012 05:28
Hem yararlı hem zararlı besinler mormavi Sağlığımız 0 23-04-2009 03:21
Yapılarına Göre Türküler CooLKadin Türkü Hikayeleri 0 27-01-2009 12:36
Yaşlanmayı Geciktiren Besinler Bakimli Bayan Diyet Tarifleri, Zayıflama ve Sağlıklı Beslenme 0 16-03-2008 02:51
Anti-aging Besinler Bakimliyiz Diyet Tarifleri, Zayıflama ve Sağlıklı Beslenme 0 14-03-2008 02:55

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:57 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats