bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > BAYANLAR ÖZEL > Çocuklarımız > Çocuk Masalları

Kadın Portalı Kayıt Ol Reklam Verin İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 18-08-2016, 11:37   #1 (permalink)
Avatar Yok
 
Ifade Kardeşlik Masalları

SIRTLAN ZOBO

Sırtlan gruplarının dışladığı aralarında barındırmadığı Zobo adındaki sırtlan bir şehrin çok yakınlarına gelmişti. Çayırın ortasında toparlak bir şey dikkatini çekti. Bu neydi? Zobo onu kokladı. Burnuyla ittirdi. Yuvarlanıyordu. Biraz daha biraz daha derken o yuvarlandıkça Zobo zevk aldıkça oyun sürdü. Daha sonra oyunu bıraktı. Yorulmuştu. Çimenlere yattı. Uyuyakaldı.

Zobo gürültüye uyandı. Tatlı tatlı gerindi. Anında gerinmeyi bırakıp büzüştü. Vitesi geri taktı. Geri geri gitti. Az sonra çalıların arasında görünmez oldu. Ama görüyordu. Ne olup bittiğini anlamaya çalışıyordu. Bu dünyanın sahipleri yani insanlar o yuvarlanan şeyin peşinden koşuyordu. Arada bir durup bağırışıyorlar sonra yine oyuna devam ediyorlardı. Tahta direklerin arasında biri o yanda biri bu yanda iki insan sabit bekliyordu. Eğer vuruş direklerin arasından geçerse gool diye bağırıyorlardı. Galiba bunlar iki ayrı takımdı ve maç yapıyorlardı. Bunları düşünürken toparlak şey yuvarlandı ve yanına geldi. Zobo fırladı topu burnuyla ittirdi ayaklarıyla vurdu sahanın ortasına geldi. Zobo'yu görünce önce korkan insanlar sonra alıştılar. Gol atınca onu alkışladılar. Koştu koştu insanlarla çoştu başroldeydi ve kalıplaşmış bir takım fikirleri kırmak mümkündü.

Sonra insanlar gittiler Zobo yalnız kaldı. Daha sonraki günlerde çok bekledi insanlar gelir diye ama kimse gelmedi. Güçlü çenesiyle ısırarak topu patlattı. Ses yüksek frekanslıydı çok korktu. Hızla koşarak oradan uzaklaştı. Dağlara gitti. İnsan yapısı top patlıyor ve korkutuyordu. Demek ki insan da patlar ve korkuturdu. Bunun üzerine bir daha insanlarla karşılaşmamaya söz verdi.

SON





PANTER

Panterin biri bir ovanın ortasına bakkal dükkanı açmış. Özellikle su sulu gıdalar ve et satışları çok oluyormuş. Panter bire almış ona satmış. Parasına para katmış zengin olmuş. Ovada yaşayanların eğitim eksikliği panterin dikkatini çekmiş. Bakkal dükkanının karşısına ticaret okulu yaptırmış. Pek çok yavru hayvan bu okulda okumaya başlamış. Ticaret dersine panter girerek ders vermiş. Onlara ticaretin kurallarını ticarette nelerin yapılması ve nelerin yapılmaması gerektiğini öğretmiş.

Bir yıl sonra okul ilk mezunlarını vermiş. Yavru ayı yavru kurt yavru tilki... şimdi kocaman olmuşlar. Mezun olur olmaz ovadaki tek ticarethane olan bakkala yönelmişler. Panter suyu eti kaça alıp kaça satıyor araştırmışlar. Okulun masraflarını karşılamak için karını giderek artıran ve bire alıp yirmiye satmaya başlayan panterden şikayetçi olmuşlar. Orman mahkemesi panteri suçlu bularak hapse atmış. Panterin ilk ziyaretçileri öğrencileri olmuş. Toplu halde gelen öğrenciler panterden özür dilemişler. Panter onları sessizce dinlemiş.

Ertesi gün panteri odasına çağıran hapishane müdürü öğrencilerinizi iyi yetiştirmişsiniz deyince panter ne demezsin demiş. Hem biraz fazla iyi yetiştirmişim. Ticaret gelişsin bölge kalkınsın derken bu gidişle ticaret yok olacak.

Hapishane müdürü:
" Yok canım öğrencileriniz bakkalı işleteceklermiş. Ticaret neden yok olsun? "

Panter:
" Bakın ben sıfırdan zirveye çıktım. Sıkıntılar yaşadım fırtınalara göğüs gerdim. Onlar hazıra kondular. Paraşütle zirveye çıktılar. Küçük bir esinti karşısında direnemezler. Zirvede tutunamazlar. "

Aradan bir ay geçmemiş. İflas eden bakkal dükkanı kapısına kilit vurmuş. Okul zaten kapanmış öğrenciler dağılmış. Kuraklığı yaşayan ovada bir damla suya hasret kalınmış. Ova mahkemesi davayı gözden geçirmiş ve panteri serbest bırakmış. Panter bakkal dükkanını yeniden açmış. Dükkan müşterilerle dolup taşmış. Panter kar marjını artırarak bire alıp elliye satmaya başlamış.

Panter okulu da açmış. Yeni öğrencilerine ticaret dersi vermeye başlamış. Derslerinde girişimci olmanın yararlarını ve girişimcinin korunması gerektiğini vurgulamış. Bir daha panteri hiçbir öğrencisi şikayet etmemiş.

SON




ANNE KANGURU

Bir kanguru varmış. Kesesinde yavrusunu taşırmış. Zamanla yavru büyümüş keseye zor sığar olmuş. Ayrılık vakti gelmiş çatmış.

Anne kanguru: " Benim güzel yavrum artık büyüdün kocaman oldun. Ayrılacağız sen yoluna ben yoluma. "

Bunun üzerine yavru kanguru: " Anne ne olur beni bırakma. Ben sensiz ne yaparım? "

Anne kanguru: " Ama canım ben senin kadarken çoktan yalnız kalmıştım. Canımı dişime taktım zorlukları alt ettim hayatın kötülüklerine göğüs gerdim. Savaştım ve kazandım. "

" Anneciğim canım benim. Ne olur bir süre daha seninle kalayım. Gelişeyim güçleneyim. O zaman hızlı koşarım. Dingolar ( Avusturalya'da yaşayan bir köpek türü. ) beni yakalayamaz.

" Güzeller güzeli Esat'ım benim. Aman ağzından rüzgar alsın. Seni dingolara teslim etmem. Gerekirse birkaç ay daha sana bakarım. "

Ertesi gün yavrusuyla birlikte otlamakta olan anne kanguru ilerden gelmekte olan dingoları görmüş. Dingolar geliyor deyince yavru kanguru annesinin kesesine girmiş. Hızla kaçmaya başlayan anne kangurunun peşine dingolar takılmış. Giderek yaklaşmakta olan dingolardan kurtulamayacağını anlayan anne kanguru yavrusuna şöyle demiş:

" Esat dingolar yaklaşıyor. Şu köşeyi dönünce ağaçların arasına seni bırakacağım. Yere yat sessizce bekle. Ben peşimdekilerden kurtulunca seni almaya gelirim. "

" Tamam oldu. "

Biraz sonra hafifleyen anne kanguru dingolarla arasını giderek açmaya başlamış. Sonunda dingolar anne kangurunun peşini bırakmışlar. Anne kanguru çok uzaklardan geniş bir yay çizerek yavrusunu bıraktığı yere sabaha karşı gelebilmiş. Aramış taramış çalı diplerine ağaç kovuklarına bakmış bağırmış yavrusu yokmuş. Günler sonra yavrusunu bulmaktan ümidini kesmiş ve ağlayarak bölgeyi terk etmiş. Yavrusunu başka bölgelerde arayacakmış.

Annesi Esat'ı bırakalı birkaç saat olmuştu ki oradan geçmekte olan kanguruların kralı Esat'ı görmüş ve yanına almış. Yavrusu olmayan kral Esat'ı tahtının varisi olarak yetiştirecekmiş.

Böylece aradan on yıl geçmiş. Yaşlanan kral tahtını Esat'a bırakmış. Esat kral olmuş. Kanguruları doğruluk ve adalet ilkelerine bağlı kalarak yönetmeye başlamış.

Kralın evlatlığı Esat'a tahtını bıraktığı haberini duyan anne kanguru çok heyecanlanmış. Yeni kral acaba onun yavrusu olabilir miymiş? Adı da yaşı da aynen tutuyormuş.

Anne kanguru saraya gitmiş. Görevlilere durumu anlatmış. Görevliler olanları krala söyleyince kral hızla koşarak saray kapısında yaşlı gözlerle bekleyen annesine sıkıca sarılmış.

Esat uzun yıllar krallık yapmış. Annesini yanından ayırmamış. Bu zaman süresince kangurular çoğalmışlar. Dingolarla çetin bir uğraş içine girmişler ve onları yenmişler. Sayıları azalan dingolar uzak diyarlara göç etmişler. Böylelikle kangurular dingo korkusu olmadan yaşamaya başlamışlar.

SON





LAMA VE PUMA

Güney Amerika Kıtası'ndaki And Dağları'nda bir lama yaşıyormuş. Bu lamanın adı Heman'mış. Heman bazen sürüyle birlikte otlar bazen yalnız gezermiş. Hayat güzelmiş yaşamak güzelmiş otlamak güzelmiş. Nereden gelmiş bilinmez bir puma ( Dağ aslanı ) ortaya çıkmış. Puma avlanmaya başlamış. Lamalar sağa sola kaçışmışlar ama puma her defasında bir lamayı yakalamış.

Lamalarda bir korku bir telaş; geceleri bile uyuyamaz olmuşlar. Bir pumanın karnı doyacak diye yüz lama can pazarında doğru mu bu?

Aradan yıllar geçmiş. Puma belası birkaç günde bir tepedeki mağarasından inerek lamaları avlamış. Son yedi yılda yedi yavrusu olan Heman'ın yavrularını puma almış. Heman seneye yavrulamak istemiyormuş. Nasılsa puma kapacak diye öteki lamalara da yavru yapmamalarını söylemiş. Belki o zaman puma açlıktan ölürmüş.

Günlerden bir gün Heman tepedeki mağaranın önünde oynaşan dört puma yavrusu görünce bela bir iken yakında beş olacak. Bunlar bir büyürse vah bana vahlar size demiş arkadaşlarına. Yandık ki hem ne yandık soyumuz kuruyacak demiş arkadaşları.

Bir yıl sonra avlanmaya başlayan beş puma kısa sürede lamaları kırıp geçirmiş. Geriye sadece Heman kalmış. Heman koşarak zirveye çıkmış. Ulu Kartal Kondor'a seslenmiş. Kondor gelmiş. Heman olanları anlatmış. Yardım dilemiş. Kondor Heman'a acımış. Dileğini kabul etmiş. Sonraki günlerde pumaları birer birer avlamış.

Heman oralardan çok uzaklara giderek başka bir lama sürüsüne katılmış. Aradan zaman geçmiş bir yavrusu olmuş. Pumasız ortamda yavrusunu büyütmüş. Birlikte kırlarda özgürce koşup oynamışlar.


SON


Ayla25 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Kardeşlik Masalları

Kardeşlik Masalları konusu, Çocuklarımız / Çocuk Masalları forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: kardeşlik masalları,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
La Fontaine Masalları Kayıtsız Üye Soru Cevap 1 26-12-2015 02:44
Kardeşlik sözleri elif Güzel Sözler 0 26-11-2013 09:06
Kardeşlik sözleri-Hz Muhammed'in Kardeşlik sözleri elif Güzel Sözler 0 03-07-2013 01:41
Andersen Masalları elif Çocuk Masalları 0 18-06-2009 01:10

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 04:42 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats