bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > BAYANLAR ÖZEL > Çocuklarımız > Çocuk Masalları

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 13-12-2008, 07:42   #1 (permalink)
 
gizem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart CEVİZ KABUĞU hikayesi

Yeşil alanı ile ünlü olan Sağlık Köyüyine horozların sesleri ile güne uyanmıştı.Cıvıl cıvıl kuş şakırtılarıara sıra kişneyen atların seslerine karışıyordu.Köyün ortasından akan dere bu büyülü görüntüyü tamamlayan bir fon gibi duruyordu.
Köyün sakinleri çoktan kalkmış ve kahvaltılarını yapmıştı.Yavaş yavaş evlerinden çıkmaya başlayan köy sakinleribahçelerine doğru yol almaya başlamıştı.Sağlık Köyücivarın en yeşil köyüydü.Ancak asıl önemli olan köyün yetiştirdiği cevizlerin çok değerli ve çok güzel olmasıydı.Öyle kiköyün cevizleri tüm yurtta tutulmuş ve hatta dış ülkeler de köyün cevizlerine talip olmuştu.Bu nedenlerden dolayı köylü rahat ve zengin bir hayat sürmekteydi.
Köyün görüntüsüne uygun bir şekilde yeşile boyalı ve demirden yapılmış bir kapıdan yaşı 60 civarında olduğu tahmin edilen birisi çıkar.Ak sakalı ile adeta masallarda anlatılan yaşlı kişileri andıran bu kişinin çıkmasından yaklaşık yarım dakika sonra yaşı 13 olduğu rahatça tahmin edilen bir çocuk çıkar.Yaşlı adamın yanına gelerek elini tutar ve konuşmaya başlar:
-Dedeciğimhaydi geç kalmadan bahçemize gidelim.
Torununun bu işgüzarlığı dedenin hoşuna gider ve gülümseyerek konuşur:
-Ahmetsenin çalışkanlığını görünce babanı hatırlıyorum.Baban da çok çalışır ve hiç boş durmazdı.Buralar ona dar geldiAlmanya’da daha çok çalışıp daha çok kazanacağını düşündü.Bu nedenden dolayı da onu buralarda tutamadım.
Dede ve torun kah konuşarak kah susarak yollarına devam ederler.Yolun sağında ve solunda yer alan bahçelerde çalışan ve ara sıra birbiri ile şakalaşan insanlar dikkati çekmekteydi.Dedeninköylü tarafından sevildiği belli oluyordu.Geçtikleri her bahçeden dedeye iltifatlar yağdırılmakta ve çay içmeye davet edilmekteydi.Dede ile torun kendi bahçelerine geldiklerinde güneş tam tepeye dikilmiş ve ortalığı sıcağı ile kavuruyordu.Bir şeyler yemeleri gerektiğini düşünen dede torununa seslenir:
-Ahmetöncelikli olarak bir şeyler yiyelimişimize ondan sonra başlayalım.
-Peki dedeciğimsen nasıl istersen…
Getirmiş oldukları çıkınlarını açarlar ve yiyeceklerini çıkarırlar.Yavaş yavaş yiyeceklerinden yemeye başlarlarbir taraftan da ayranlarını yudumlarlar.Ağaçların altında yemek yemenin tadı da bir başka oluyordu.Ahmet bunu dile getirmeden edemedi:
-Dedeciğimbu yeşillikler altında karnımızı doyuruyoruz yabu bana müthiş bir haz veriyor…
-İşin güzel tarafışehirlerde yaşayan insanlar bizim bu yaptığımızı senede bir kaç defa yapıyor ve buna piknik adını veriyorlar.Bizim köylü insanlarımız ise bu yaptığımız şeyi küçümsemekte ve her zaman ki olağan bir olay olduğunu söylemekteler.İnsanlar ceviz kabuğunu doldurmayacak şeylerden zevk almasını unuturlarsaceviz kabuğunu doldurmayacak şeylerden hır çıkartmayı öğrenirler.
Ahmetdedesinin bu konuşmasından bir şey anlamamış ve düşünmeye başlamıştı.Torununun çok zeki olduğunu bilen dede ise hiç konuşmadan torununu gözlemeye başlamıştı.Yaklaşık beş dakika sonra Ahmet konuşur:
-Dedeciğimanladığım kadarıyla insanların küçük şeylerden mutlu olması gerektiğini ve küçük şeyleri büyütmeyerek kavga etmemesi gerektiğini ifade ediyorsunuz…Doğru anlamış mıyım?
-Doğru anlamışsın.Ahmetinsanlar küçük şeylerden mutlu olsalardı bugünkü gibi çevre kirlenmesi olmazdıkutuplardaki buzullar erimezdi.Küçük şeylere kızmasalardı boşanan aileler olmazdıülkeler biraz kazanç için diğer ülkelere saldırmazdı.Ama insanlar ne yapıyorsa kendilerine yapıyorlar.Bizler bu Dünya’nın variscileri değilizsadece bu Dünya’yı torunlarımızdan emanet aldık ve emaneti sahipleri olan sizlere düzgün bir şekilde bırakmak zorundayız.
Dedesinin konuşmaları Ahmet’i çok etkilemişti ve onu birkaç dakika düşünceye dalmaya itmişti.Sonunda dedesine dönerek konuşmaya başlar:
-Dedeciğimben ceviz kabuğunu doldurmayacak güzelliklerden mutlu olacağım ve ceviz kabuğunu doldurmayacak çirkinlikleri göz ardı edeceğim.
Torununun bu güzel sözü dedeyi duygulandırmıştı ve torununa dönerek:
-Torunumumarım diğer insanlar da senin gibi düşünür ve bu Dünya’yı temiz ve düzgün bir şekilde torunlarına bırakmaları gerektiğini anlarlar…İşte bu duygu ceviz kabuğunu defalarca dolduracak kadar büyük bir duygudur.


gizem isimli Üye şimdilik offline konumundadır  




Etiketler
ceviz kabuğu hikayesi, çocuk hikayeleri, çocuk masalları

Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


CEVİZ KABUĞU hikayesi

CEVİZ KABUĞU hikayesi konusu, Çocuklarımız / Çocuk Masalları forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Bir Aşk Hikayesi zehra35 Aşk, Sevgi Köşesi & Aşk Hikayeleri 6 03-04-2009 11:52
Gülün Hikayesi nimlahza Aşk, Sevgi Köşesi & Aşk Hikayeleri 0 27-10-2008 02:17
Yağmurun Hikayesi nimlahza Aşk, Sevgi Köşesi & Aşk Hikayeleri 0 17-09-2008 11:30
Elma kabuğu mucizesi! Bakimliyiz Hürriyet / E - Kolay / Sabah Sağlık 0 29-07-2008 09:13

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 06:08 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats