bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > BAYANLAR ÖZEL > Çocuklarımız > Çocuk Masalları

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 18-06-2009, 01:19   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Keloğlan ve Kuyudaki Dev Çocuk Hikayesi

Keloğlan ve Kuyudaki Dev

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur zaman içinde develer tellalken pireler berberken ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallarken; ülkenin birinde bir kasaba varmış Bu kasabanın kenar mahallelerindeki bir kulübede çok fakir bir keloğlan ile ihtiyar annesi yaşamakta imiş Keloğlan çok akıllı ve becerikli olmasına rağmen çalışmaktan hoşlanmaz tembel tembel evde oturmayı ne buldu ise yiyip içmeyi ve uyumayı severmiş Tembel mi tembel saçsız kafası ile de çok çirkin olduğu için herkes ona keloğlan dermiş Keloğlanın ihtiyar annesi ise el çamaşırı yıkar hem kendini hem de tembel keloğlanı beslemeğe çalışır zorluklar içinde geçinirlermiş
Her nasılsa Keloğlanın canı çarşıya çıkıp dolaşmak istemiş Bir de bakmış ki uzakta bir kalabalık var Kalabalığın ortasında bir adam bağıra bağıra bir şeyler söylüyor Kalabalıktaki insanlarda onu dinlermiş Bizim Keloğlanda kalabalığa sokularak bu adamın dediklerini dinlemiş Adam meğer şehrin tellallarından biriymiş Keloğlanın dinlemekte olduğu tellal şöyle demekteydi

-Ağır bir iş için bir adama ihtiyaç vardır Bu işi görecek adama yüz altın verilecektir Talip olacak kimse varsa ortaya çıksın
Keloğlan etrafta toplanan kalabalıktan ses seda çıkmadığını görünce ve bu işin sonunda yüz de altın verileceğini öğrenince tellala:
-Bu işi ben yaparım yalnız bu yapılacak işi hemen bana söyle demiş
Tellal Keloğlanı şöyle bir süzdükten sonra gözü tutmamış olacak ki:
-Oğlum sen bu işi yapamazsın iş çok zordur Bunu ancak akıllı becerikli ve cesur adamlar başarabilir Ben bunları sende göremiyorum deyince; Keloğlan:
-Ummadığın taş baş yarar Ben bu işi başarırım diye cevap vermiş Etrafta toplanan kalabalıktan alaylı gülüşmeler yükselmiş Bu sırada tellal onun biraz da fakir haline acıyarak:
-Pekala oğlumMadem ki kendine güveniyorsun sana şimdi yapacağın işi tarif edeyimUzak bir ülkeden mal getirmeye gidilecek Yolculuk at sırtında olacak ama sen bu yolculuğa katlanabilecek misin? diye sorunca
Keloğlan:
-Ben yaparım dediğim her şeyi yaparım Elbette katlanırım karşılığını vermiş Tellal:
-Madem ki bu kadar güvenin var bende sana bu işi veriyorumParanı şimdi mi yoksa dönüşte mi istersin? Keloğlan da:
-Şimdi verinde birazı yanımda bulunsun geri kalanını anneme harçlık bırakırım der
Bu şartlarla anlaşmaya varan Keloğlan sevinçle annesine koşarak durumu anlatır ve
yanındaki parayı annesine bırakarak veda edip yapacağı işe gider

Toplantı yerine gelen Keloğlan yolculuğun hazır olduğunu ve kafilenin kendisini beklemekte olduğunu görür Kafile başkanı Keloğlana hazır olup olmadığını sorar hazır olduğunu öğrenince küçük kafile hemen atlara binerek yola koyulur İki gün durup dinlenmeden yol alırlar Üçüncü gün Keloğlanın at sırtındaki yolculuktan vücudunun her tarafı ağrımaya başlar Ama verdiği sözü ve aldığı parayı düşünerek sabırla yola devam eder Artık akşam yaklaşmıştır Kafile başkanı mola için kervanı durdurur Keloğlan biraz dinleneceği için sevinmiştir Ama bu sevinci çok sürmez Atlar bağlandıktan sonra kafile başkanı kendini çağırır Keloğlana der ki:
-Keloğlan şurada bir kuyu görüyorsun
-Evet der bizim Keloğlan
-İşte şimdi o kuyuya ineceksin Korkmazsın değil mi?
Keloğlan kuyunun yanına gider bir sağına bir soluna ve eğilip içine bakar kafile başkanına dönerek:
-Ne var bunda korkacak elbette inerim der keloğlan korksa bile korktuğunu belli etmemeğe çalışarak kuyuya inme hazırlığına başlar Etrafını saran yol arkadaşları Keloğlan'ın beline kalın bir ip bağlarlar kuyuya sarkıtırlar
Keloğlan kuyunun yarısına gelince sağ tarafında karanlıkta aniden bir kapı açılır Adamın biri Keloğlan'ı kucakladığı gibi bu kapıdan içeri çeker Neye uğradığını anlayamayan Keloğlan kendine gelince bir de ne görsün! Geniş bir bahçe ve bu bahçenin ortasında büyük bir saray durmuyor mu? Sarayın bahçesinde güllerin arasında Dünya güzeli bir kız oturmuş arkasında bir dudağı yerde bir dudağı gökte iri ve koyu siyah renkte bir zenci ayakta durmakta çiçeklerin arasında bir tavus kuşu dolaşmaktadır Şaşkınlıkla bunları seyre dalan Keloğlan birden arkasında gürleyen bir sesle aklı başından gider Dönüp bakınca ne görsün? Koca bir dev Arkasında durmuyor mu! Dev korkunç bir sesle:
-Eyyyy adem oğlu! Söyle bakalım şu gördüklerinden hangisi daha güzel?
Keloğlan korkudan tir tir titremeğe başlar Ne cevap vereceğini şaşırır ama biraz sonra aklı başına gelir ve biraz düşündükten sonra:
-Gönül neyi severse güzel odur sultanım der
Dev aldığı cevaptan memnun gibi görünür ve Keloğlan'a tekrar sorar
-Şu kız çok güzel şu tavus kuşu çok hoş ama şu zenci çok çirkin çok kötü! Buna ne dersin?
Keloğlan artık ilk şaşkınlık ve korkudan kurtulmuştur Yine cevabı yapıştırır:
-Gönül neyi severse güzel odur sultanım diye tekrar aynı cevabı yapıştırır
Aldığı cevaptan çok hoşlanan dev Keloğlan'a:
-Aferin sen akıllı bir çocuğa benziyorsun diye Keloğlan'a hemen yanındaki ağaçtan kopardığı üç tane büyük narı verir Ve:
-Al bu narları Dönüşte annenle birlikte yersin diyerek Keloğlan'ın yanından ayrılmış

Meğer Dev her kuyuya inen insana bu soruları sorar fakat bir türlü istediği akıllıca cevabı alamayınca çok kızar hemen kellesini uçurur sonra da etlerini yer kafatasını sarayın duvarlarına asarmış Böylece kuyuya inenlerin çoğu Dev'in bu soruları karşısında kimi kız güzel kimi tavuskuşu diye Dev'e cevap verirlermiş Bu cevaplardan memnun kalmadığı için kuyuya inen bir daha yukarı çıkamazmış Dev'in yanından ayrılan Keloğlan tekrar çıkış kapısına gelip yukarı nasıl çıkacağını düşünürken birden yukardan su almak için sarkıtılmış bir kovanın kendisine doğru geldiğini görünce Keloğlan hemen bu kovadan tutarak yukarı çıkar
Keloğlan'ı sapasağlam yukarı çıktığını gören arkadaşları şaşkınlıktan ağızları bir karış açık gözlerine inanamazlar ve birbirlerine bakışırlar Zira kervancılar bu kuyudan su almak istedikleri zaman her seferinde Dev'e bir insanı kurban vermeleri adetmiş Yol arkadaşları onu böyle sapasağlam güler yüzlü görünce tabii şaşkınlıktan kendilerini alamamışlar Kafile başkanı merakını yenemeyerek Keloğlan'a:
-Şimdiye kadar bu kuyuya salladığımız adamlardan hiçbiri geri dönmemiştir Sen nasıl oldu da bu kuyudan sağlam çıktın evlat?
Keloğlan güler yüzle şu cevabı verir:
-Nasıl çıktıysam çıktım Çıktım ya! Siz ona bakın
Yeniden kafile yola koyulmuş Varacakları o uzak ülkeye varmışAtlara malları yükleyerek memlekete dönmüşler
Keloğlan elindeki Nar'ları sevinçle evine dönünce annesi yine her zamanki gibi el çamaşırı yıkamakta bulur Annesi de oğlu geldiği için sevinmiştir Yemekler yenirYemekten sonra da Keloğlan Dev'in verdiği Nar'lardan birini çıkarıp yemek için ikiye böler Bir de ne görsün? Dev'in verdiği Nar tanelerinin her biri meğer çok kıymetli birer mücevher değilmiymiş Bunun değerini anlayan Keloğlan zaman zaman bunların her birini azar azar satmış Ve Keloğlan öylesine zengin olmuş ki artık ne kelliği kalmıştır ne de çirkinliği ne de annesinin çamaşırcılığı Mutlu bir hayata kavuşmuşlar


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Keloğlan ve Kuyudaki Dev Çocuk Hikayesi

Keloğlan ve Kuyudaki Dev Çocuk Hikayesi konusu, Çocuklarımız / Çocuk Masalları forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: ummadığın taş baş yarar hikayesi, kuyudaki cin hikayesi, keloglan hikayesi, ummadık taş baş yarar hikayesi, kuyudaki cin, kuyudaki çocuk hikayesi, dev çoçuk hikayesi, ummadığın taş baş yarar ile ilgili hikaye, ummadık taş baş yarar atasözüyle ilgili bir hıkaye anlat, dev adamlarla ilgili cocuk hikayeleri, ummadığın taş baş yarar atasözü ile çocuk hikayeleri,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Kurşun Asker Çocuk Hikayesi elif Çocuk Masalları 0 18-06-2009 01:17
Keloğlan İle Nasreddin Hoca Çocuk Hikayesi elif Çocuk Masalları 0 18-06-2009 01:15
Çocuk Masalı Kelebeğin Hikayesi elif Çocuk Masalları 0 18-06-2009 01:07
Parmak Çocuk hikayesi gizem Çocuk Masalları 0 13-12-2008 07:34
Sığınak arayan çocuk hikayesi gizem Çocuk Masalları 0 13-12-2008 07:16

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 07:45 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats