bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > BAYANLAR ÖZEL > Çocuklarımız > Çocuk Oyunları

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 16-06-2009, 11:49   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Başlıca Çocuk Oyunları

Başlıca Çocuk Oyunları

Çocuk oyunları eğlence sağlık spor ya da oyalanma amacıyla yapılan bedensel oldu*ğu kadar zihinsel beceri de gerektiren etkin*liklerdir. Bazı oyunları çocuklar ile büyükler bir arada oynayabilir. Bazı oyunlar için geniş bir alan ve çok sayıda oyuncu gerekirken öbürleri yalnızca birkaç kişiyle küçük bir odada oynanabilir. Bunlardan bazıları karma*şık kuralları olan ve pahalı gereçler gerektiren oyunlardır. Bunun yanı sıra kolay ve hemen hemen hiç gereç gerektirmeyen oyunlar da pek çoktur. Oyunların genellikle çeşitli kural*ları vardır ve yenme ya da yenilme söz konusudur. Birçok ülkede ufak tefek değişik*liklerle çocuklar arasında aynı oyunlar oyna*nır. Zaman içinde bazı oyunların modası geçmiş onların yerini yenileri almış "Aç kapıyı bezirgan başı" gibi geleneksel oyunlar*dan bazıları ise kuşaklar boyunca çocukların ilgisini çekerek oyun alanlarında kalmayı başarmıştır. Oyun çocukları ırk ulus dil farkı gözetmeksizin birbirine yaklaştırır.
Burada çocukların bahçede parkta ve evde oynadıkları bazı oyunların kuralları açıklanacaktır. Değişik sayılarda oyuncuyla oynanan bu oyunlar çok fazla gereç istemez.
Oyunlar "Ev Oyunları" ve "Açık Hava Oyunları" başlıkları altında top*lanabilir. Ev oyunları bulmaca canlandırma bellek kalem ve kâğıt sözcük masa oyunla*rını ve müzikli oyunları kapsar. Açık hava oyunları ise kovalamaca saklambaç top seksek ip atlama gibi oyunlardan oluşur. Bu oyunların çoğunda çocuklar bir "ebe" seçer*ler. Ebe genellikle baş olan ya da takıma karşı tek başına oynayan çocuktur.

1. Ev Oyunları
Ev oyunlarına çoğu zaman bir halka oluştura*rak başlanır.
"Nesi var?" oyununda bir kişi ebe seçildikten sonra öbür çocuklar araların*da bir nesne ya da kişiyi tutarlar. Ebe her çocuğa sırayla "Nesi var?" diye sorarak aldığı yanıta göre tutulan nesneyi bulmaya çalışır. Örneğin odada bulunan TV aygıtının nesne olarak tutulduğunu varsayalım:
-Nesi var?
-Camı var.
-Nesi var?
-Sesi var.
Ebe hangi çocuğun yanıtı üzerine tutulan nesneyi bilirse ipucunu veren çocuk ebe olur ve oyuna yeniden başlanır. Öte yandan ebenin daha önceden saptanan sayıda soru sormasına karşın nesneyi bilememesi duru*munda ebeliği sonraki oyunda da sürer.
"Körebe" 10–12 çocuk bir arada bulunduğu zaman oynanabilir. Önce ebe belirlenir. Bun*dan sonra bir başörtüsü ya da bezle ebenin gözleri hiçbir şey göremeyecek biçimde bağla*nır. Çocuklar gözleri bağlanan ebenin çevre*sinde bir halka oluşturarak
"Türkü söyler döneriz
Bil bakalım biz kimiz
Elindeki değnekle
Göster bizi körebe"
derken oluşturdukları halkayı bozmadan el çırparak ebenin çevresinde dönerler. Ebe bu sırada kollarını öne doğru uzatarak tutabildiği arkadaşının başını yüzünü ve üstünü yoklar. Kim olduğunu anlayabilirse adını söyler. Yakaladığı çocuğu gerçekten tanımışsa ebe*likten çıkar ve yerine yakalanan çocuk ebe olur. Tanıyamamışsa oyuna aynı ebeyle yeni*den başlanır. Körebe evde oynandığı gibi bahçede de oynanır.
"Yüksük Oyunu" küçük çocukların sevdiği bir oyundur. Ebe seçiminden sonra yüksük ağır bir eşyanın kaldırılmasını ya da yerinden oynatılmasını gerektirmeyecek bir yere sakla*nır. Ebe yüksüğe yaklaşırsa çocuklar hep bir ağızdan "sıcak" uzaklaşırsa da "soğuk" der*ler. Bu oyun yüksüğün yerini belirtmek için el çırparak da oynanır. Ebe saklanan yüksüğe yaklaştıkça el çırpma kuvvetlenir.
Bir de "cicoz" denen yüzük oyunu vardır. Yüzük uzun bir sicime geçirilerek sicimin iki ucu birbirine bağlanır. Oyuncular bir halka oluşturarak otururlar bir elleriyle ipi tutarken öbürüyle yüzüğü ebe görmeden yanlarındakine geçirirler. Yüzük elden ele geçer*ken
"Al cicozu ver cicozu geldi cicoz gitti cicoz.
Haniya cicoz işte cicoz.
Kimde cicoz bende cicoz"
diye bir türkü tuttururlar. Ebe ortada durarak yüzüğün kimin avucunda oldu*ğunu bulmaya çalışır; şüphelendiği oyuncuya elini açtırır. Yüzüğü bulursa ebeler değişir. Değilse oyun sürer.
"Bom Oyunu"nda da gene 8–10 ya da daha çok sayıda çocuk bir halka oluşturarak otu*rurlar. Çocuklardan biri "Bir" diye saymaya başlar. Sırayla sayarken beş on on beş gibi beşin katlarını söylemesi gereken oyuncu bu sayı yerine "Bom" demek zorundadır. "Bom" demeyi unutarak sayı söyleyen oyuncu oyun*dan çıkarılır. Hiç yanlış yapmadan sona kalan çocuk oyunu kazanır. Oyunu biraz zorlaştır*mak için üçün ya da yedinin katlan da ola*bilir.
"Estepeta" herkesin kendi işine daldığı bir sırada oynanır. Her oyunda olduğu gibi bir ebe seçilir. Ebe çocukların dalgın bir anını kollar ve "Estepeta!" diye bağırır. Ebeyi duyan çocuklar bulundukları yerde oldukları gibi kalmak zorundadırlar. Ne kımıldayabilir ne de bir şey diyebilirler. Bu durum ebenin "Boz!" demesine kadar sürer. Ebe "Boz" demeden kımıldayan ya da konuşan olursa bu kez o ebe olur. Bazı yörelerde bu oyun "Tıp" olarak adlandırılır.
"İğne-İplik Oyunu" iki grup halinde eşit sayıda oyuncuyla oynanır. Her gruba bir dikiş iğnesi ve iplik verilir. "Başla!" uyarısı verilir verilmez her iki grupta da birinciler ipliği iğ*neye geçirir. İkinciler çıkarır üçüncüler geçi*rir böylece sonuncu oyuncuya kadar oyun sü*rer. İlk bitiren grup iğne ipliği oyunu yöneten arkadaşlarına ya da hakeme verir ve oyunu kazanmış olur.
"Sözcük Bulma" hem çocuklar hem de yetişkinlerce sevilen oyunlardandır. İki takım arasında oynanır ve sözcüğü seçen takımdan seçilen bir oyuncu sözcüğü karşı takıma pan*tomimle anlatmaya çalışır. "Kartopu" gibi bi*leşik sözcükler bölünerek anlatılabilir.
"Sessiz Film Oyunu" da iki takım arasında oynanır. Takımlardan birinin tuttuğu bir film ya da kitap adı karşı takımın oyuncularından birine söylenir. Oyuncu bunu pantomimle takım arkadaşlarına aktarmaya çalışır. Örne*ğin Ağaçlar Ayakta Ölür'ü anlatmaya başlar*ken önce üç sözcük olduğunu anlatmak için parmaklarıyla üç işareti verir. Sonra da söz*cükleri teker teker oynayarak anlatır. Karşı taraf bilirse bu kez onlar bir ad tutarlar.
"Ateş Toprak Hava Su" yumuşak bir top ya da düğüm atılmış bir mendilin oyuncu*dan oyuncuya atılmasıyla oynanır. Topu atan oyuncu "Ateş" derse topu tutan oyuncu sessiz kalır. Eğer "Toprak" derse topu tutan oyuncunun atıcı 10'a kadar saymadan bir kara hayvanı adı; "Hava" derse bir kuş adı; "Su" derse bir balık adı söylemesi gerekir. Oyuncu yanarsa cezalandırılır.
"Yutturma Oyunu"nda çocuklar kendileri*ne birer eş seçerler. Eşlerin yan yana oturma*larında yarar vardır; çünkü o zaman daha az şaşırırlar. Eşlerden birisi oyunu başlatır:
"An*nemle çarşıdan gelirken yolda bir armut sapı buldum evirdim çevirdim sildim süpürdüm Hülya'nın ağzına tıktım!"
der. Hülya' nın eşi sözü alır hemen
"Yutturmam!"
der. Oyunu yöneten çocuk
"Ya ne yaparsın?"
diye sorar.
"Eviririm çeviririm Barış'ın ağzı*na sokarım."
der. Barış'ın eşi boş bulunur da onu savunmazsa oyundan çıkarılır. "Ya ne yaparsın?" sorusu "Senin ağzına tıkarım" diye de yanıtlanabilir. O zaman savunma işi soruyu soranın eşine düşer.
"Nuhun Gemisi" birbirini tanımayan ço*cukların bir arada bulunduğu bir toplulukta tanışmayı ve kaynaşmayı kolaylaştıran bir oyundur. Eşit sayıda kız ve oğlan çocukla oynanan bu oyunda herkese gizlice bir hayvan adı takılır. Çocuklar adını taşıdıkları hayvanın sesini taküt ederek (hırlama havlama ötme tıslama gibi) eşlerini bulacaklarından aynı hayvanın adı biri kız öbürü oğlan olmak koşuluyla iki çocuğa birden verilir. Oyunun sonunda eşini bulamayanlar önceden sapta*nan bir cezayı yerine getirir.

1.1. Müzikli Oyunlar
Müzikli oyunlar kaset ya da plak çalınarak oynanabilir.
"Paketi Geçir" oyununda ödül olarak belirlenen bir nesne kâğıt ile kat kat sarılır. Oyuncular bir halka oluşturarak otu*rurlar ve müzik çalarken paketi birbirlerine geçirirler. Müzik durur durmaz elinde paket kalan oyuncu onu açmaya başlar ama müzik başladığı anda paketi geçirmek zorundadır. Paketin en son katını açan oyuncu oyunu kazanır ve ödülü alır.

"Müzikli Sandalyeler Oyunu"nda oyuncu*lar müzik çalarken halka oluşturarak sırt sırta dizilen sandalyelerin çevresinde müziğin rit*mine uyarak yürürler. Müzik durunca en yakın sandalyeye otururlar. Sandalyelerin sa*yısı her zaman oyuncuların sayısından bir eksiktir. Her duruştan sonra bir sandalye çıkarılır böylece sonunda bir sandalyenin çevresinde dönen iki oyuncu kalır. Sandalyeyi kapan kazanır. Küçük çocuklar için olan "Müzikle Zıplama Oyunu"nda oyuncular müzik çalarken zıplarlar. Müzik durduğunda yere oturup bağdaş kurmak zorundadırlar. Bunu en son yapan oyuncu oyundan çıkar.

1.2. Bellek Oyunları
"Teyzem Çarşıya Gitti" oyununda ilk oyuncu "Teyzem çarşıya gitti ve... (A ile başlayan bir nesne) aldı" der. İkinci oyuncu bu cümleyi yeniden söyleyip A ile başlayan yeni bir nesne ekler. Oyuncuların "Teyzem çarşıya gitti ve bir armut bir atkı bir araba bir anahtar... aldı" gibi bir cümleyi anımsamaları ve her birinin buna bir nesne eklemesi gerekir. Sözcük bulamayan ya da geciken oyundan çıkarılır. "Babam Çin'den Geldi" oyununda ise. oyunu başlatan oyuncu "Babam Çin'den gel*di" dedikten sonra yanındaki "Ne getirdi?" diye sorar. Yanıt "Bisiklet"se tüm oyuncu*lar pedal çevirmeye başlar. İkinci oyuncu da "Babam Çin'den geldi" der ve "Ne getirdi?" sorusuna örneğin “Yelpaze" yanıtı verdikten sonra herkes pedal çevirmeyi sürdürürken bir yandan da yelpazelenmeye başlar. Oyun bunun gibi hareketle anlatılabilecek yanıtlar*la sürer.
"Çağrışım Oyunu"
nda oyunculardan biri aklına ilk gelen sözcüğü (örneğin dondurma) söyler. Sonraki oyuncu bu sözcüğün çağrış*tırdığı bir başka sözcüğü söyler ve böylece bir*birini çağrıştıran sözcüklerden bir zincir oluş*turulur. İlgisiz bir sözcük söyleyen oyundan çıkarılır. Her oyuncu üçer sözcük söyledikten sonra oyun durur ve zincirin hiçbir halkasını atlamadan geriye dönüp yeniden "dondur*ma" sözcüğüne ulaşmaya çalışılır.
"Bellek Oyunu"nda herkese bir dakika süre içinde 20 değişik nesne olan bir tepsi gösterilir. Tepsi ortadan kaldırılır ve her oyuncu aklında kalan nesnelerin listesini ya*zar. Seçilen nesneler basit ama hemen akılda kalacak türden olmamalıdır; örneğin bir tüy bir çizgi roman bir kalem ve bir yumurta çır*pıcı olabilir.
"Tadını Anlama" bir anlamda bellek oyu*nudur. Yarım düzine kadar bardak su limo*nata süt ya da kola gibi içeceklerle dolduru*lur. Oyuncuların gözleri bağlanır ve yalnızca tadarak bardaklardaki içeceklerin ne olduğu*nu anlamaya çalışırlar.
"Ne Kokuyor?" da yukarıdakine benzer bir oyundur; fincan tabak*larına lavanta çiçeği soğan nane sarmısak tütün gibi şeyler koyulur. Her tabağın üstüne tülbent örtülmesi gerekir.
"Ses Algılama"da gözü bağlı oyuncular tahta bir yüzeye düşürülen nesnelerin ne ol*duğunu çıkan sesten anlamaya çalışırlar. Nes*neler bir havlu ıslak bir sünger bir kalem bir tava ve bir pingpong topu olabilir.


1.3. Kâğıt ve Kalem Oyunları
"SOS" belki de kâğıt kalemle oynanan en ba*sit oyunlardan biridir. İki oyuncuyla oynanır. Kâğıda karşılıklı dört çizgi çizilir ve ilk oyun*cu karelerden birine bir "artı" öbür oyuncu ise başka bir kareye bir "sıfır" koyar. Oyun böylece sürer ve oyuncular dikey yatay ya da çapraz sırada üç artı ya da üç sıfır elde etmeye çalışırlar.
"Amiral Battı Oyunu" da iki oyuncuyla oy*nanır. Oyunculardan her biri önlerindeki kâ*ğıda 10 x 10 santimetrelik birer kare çizer ve bunu santimetre karelere ayırırlar. Karenin üst kenarına her bir küçük karenin üstüne gelecek biçimde A'dan başlayarak harfler ya*zılır; sol kenarına ise 1'den 10'a kadar yukarı*dan aşağıya numaralar sıralanır. Birinci oyun*cu kendi kâğıdına
  1. Amiral (XXXX ile gösterilir)
  2. Kruvazör (XXX ile gösterilir)
  3. Muhrip (XX ile gösterilir)
  4. Denizaltı (X ile gösterilir)
olmak üzere toplam 10 savaş gemisini karşısındakine gös*termeden yerleştirir. Öbür oyuncu elindeki boş kareler üzerinden önce bir sayı sonra da bir harf söyleyerek ve bunları kâğıt üzerinde işaret ederek rakibinin gemilerini batırmaya çalışır. Örneğin 4'ün B'si 5'in F'si 6'nın E'si gibi. Gemileri saldırıya uğrayan oyuncu da karşısındakine "Muhrip yara aldı" "Denizaltılardan biri battı" türünden bilgi verir. Üç atıştan sonra sıra ikinciye gelir. Oyunu tüm gemileri önce kim batırırsa o kazanır.
"Kutu Kutu Oyunu"nda varsa kareli bir kâğıda düzenli aralıklarla soldan sağa ve yu*karıdan aşağıya hayali bir kare oluşturacak gibi aynı sayıda noktalar konur. Örneğin 10 x 10 bir kare oluşturacak gibi 100 adet nokta işaretlenir. İki kişiyle oynanan oyunda öncelik kimdeyse o iki noktayı birleştiren bir çizgi çeker. Amaç çizgileri kareye tamamlaya*rak en çok kutuyu elde etmektir. Rakipler birbirlerine kutu kaptırmamak için dikkat et*melidir. Dördüncü kenarı çizen kutunun içine adının baş harfini yazar. 100 karelik bir kutu kutu oyununda 51 ve daha fazla kare alan oyunu kazanır.
"Tren Oyunu" da iki kişiyle oynanır. Taraf*lar önlerindeki kâğıda birden dokuza kadar sırayla sayıları yazarlar. Oyunu başlatan tut*tuğu bir sayıyı gizlice yazarak arkadaşından bunu tahmin etmesini ister. Sözgelimi "3"ü tutmuşsa ve arkadaşı bunu bilememişse 3 sa*yısının üzerine bir çizgi çeker. Eğer bilirse çiz*gi çizemez. Oyun sırası karşı tarafa geçer. Bir sayıda dört kez yanılınırsa o sayı kutuya alı*narak "vagon" olur. Dokuz sayının da çevresi kapatılınca tren kalkar. Treni kalkan oyunu kazanır.
"Telgraf Oyunu"nda bir sözcük seçilir ve her oyuncu her biri seçilen sözcüğün harfle*riyle başlayan sözcüklerden oluşan bir telgraf yazmak zorundadır. Örneğin "BOYACI" sözcüğü ile "Bütün Oyuncular Yarın Artık Cem'i Isırabilirler" gibi bir telgraf oluşturula*bilir. Telgrafı yazmak için beş dakika süre ve*rilir ve en komiğini yazan oyuncu ödüllendi*rilir.
"Sözcük Uydurmaca" belli bir süre içinde seçilen bir sözcüğün harfleri ile olabildiğince çok sözcük yazmaya çalışarak oynanır.
"Kim Kiminle Ne Yaptı Oyunu"nda her*kes kâğıdının en üstüne bir erkek adı yazar kâğıdı adın görülemeyeceği biçimde katlar ve yanında oturan oyuncuya geçirir. Bu oyuncu kıvrımın altına bir kız adı yazar ve kâğıdı yine katlayıp geçirir. Daha sonra sıra ile nerede karşılaştıkları erkeğin ne söylediği kızın ne söylediği bundan doğan sonuç ve en son ola*rak da komşuların ne dediği yazılır. Kâğıtlar bir kez daha geçirildikten sonra açılıp sonuç*lar okunur.

1.4. Sözcük Oyunları
Sözcük oyunlarında çıkacak tartışmaları ön*lemek için sözlüğü olan bir hakemin bulun*ması iyi olur.
"Gezginin Masalları Oyunu"nda ilk oyuncu yanındakine "Duyduğuma göre A....'ya gezi*ye gidiyormuşsun. Orada ne yapacaksın?" di*ye sorar. Yanındaki oyuncu sözcükleri "A" harfiyle başlayan bir yanıt vermek zorunda*dır. Örneğin "Amcamın ayakkabısını alaca*ğım" gibi. Bundan sonra ikinci oyuncu üçün*cüye döner ve aynı soruyu "B" ile başlayan bir yer söyleyerek tekrarlar.
"Ünlüler Oyunu"nda oyunu yöneten bir harf söyler. Amaç o harfle başlayan bilgin devlet adamı sanatçı sporcu adlarını sırala*maktır. Örneğin "E" ile başlayan Einstein Enver Paşa Ehrenburg Edison gibi. En çok ad yazan oyunu kazanır.
"Hece Oyunu"nda ilk oyuncu bir sözcük söyler. Yanındaki bu sözcüğün son hecesiyle başlayan bir sözcük söylemek zorundadır. Ör*neğin "elma"dan sonra "masal". Bundan son*raki oyuncu "salkım" dedikten sonra yanın*daki "kim" hecesiyle başlayan bir sözcük bu*lamazsa oyundan çıkmak zorunda kalır. Sona kalan oyunu kazanır.
Bir başka sözcük türetme oyunu da verilen bir sözcüğe yeni heceler ekleyerek oynanır.
Örneğin "Say" sözcüğünden saydam sayı saygı sayıklamak sayfa gibi sözcükler türeti*lir. En fazla sözcük bulan oyuncu kazanır.
"Hortlak" ise her oyuncunun bir sözcük oluşturmak için sırayla alfabeden bir harf söy*lediği ama sözcüğün kendisinde bitmesini en*gellemeye çalıştığı bir oyundur. İlk oyuncu "k" ikinci "ö" üçüncü "p" dördüncü "e" di*yebilir. Beşinci eğer "k" derse sözcük (kö*pek) tamamlanmış olur ve beşinci oyuncu bir canını kaybeder; üç can kaybeden oyuncu "hortlak" olur. Özel adlar sayılmaz üç harfli bir sözcük için ceza yoktur.
"Dedektif Oyunu"nda her oyuncu bir şap*kanın içinde duran katlanmış kâğıtlardan bi*rer tane çeker. İkisi dışında tüm kâğıtlar boş*tur. İki kâğıttan birinde "Katil" öbüründe "Dedektif" yazmaktadır. Yalnızca dedektif kimliğini açıklayabilir. Tüm ışıklar söndürü*lür ve oyuncular evin içine dağılırlar. Bir süre sonra "Katil" kendine bir kurban seçer ve ona sarılır. Kurban "Katil var!" diye bağırarak kendini yere atar. Katilden başka herkes ol*duğu yerde kalır. Katil yerini değiştirebilir. Bundan sonra ışıklar açılır ve dedektif sorgu*ya başlar. İstediği kadar yalan söyleyebilen katil dışındaki oyuncular doğruyu söylemek zorundadır. Dedektifin katili bulabilmesi için iki hakkı vardır ama yanlış kişiyi suçlarsa ka*til serbest kalır.

1.5. Masa Oyunları ve Taşlı Oyunlar
Masa oyunları genellikle üzerinde belli bir şeklin çizili olduğu bir tahta üzerinde taşların hareket ettirilmesiyle oynanır. İki tür masa oyunu vardır:
  1. Taş hareketlerinin "Kızma Bi*rader"de olduğu gibi zar atmayla belirlendiği şans oyunları
  2. Taşların belli ku*rallara göre hareket ettirilerek genellikle ka*fasını kullanan oyuncunun kazandığı yetenek oyunları
En çok bilinen yetenek oyunları arasında satranç dama ve domino vardır. Yetenek oyunlarının ço*ğunda amaç karşı oyuncunun taşlarını almak onun bölgesine saldırmak ya da taşları özel bir biçime göre düzenleyerek sayı kazan*maktır.
"Dokuz Taş" iki çocuk arasında oynanır. Her çocuğun elinde dokuz tane taş vardır. Bir kâğıda yukarıda görülen şekil çizildikten son*ra taşlarını sırayla bu şekil üzerine yerleştirir*ler. Yeni bir taş koyma ya da bir taşı hareket ettirme yoluyla üç taşı aynı sıraya dizmeyi başaran oyuncu öbürünün bir taşını alır. Oyunculardan birinde iki taş kalınca oyun biter.
"Dilmece" kullanım sıklığına göre sayısal değeri belirlenmiş olan harflerle ve en çok dört kişiyle oynanır. Çapraz bulmaca gibi ka*relere ayrılmış bir tablosu vardır. Tabloda çaprazlama yerleştirilmiş renkli karelerin de ayrı değerleri bulunmaktadır. Oyuncular ye*dişer harfle oyuna başlarlar. Tablonun orta*sında yer alan renkli kare başlangıç noktası*dır. Amaç soldan sağa ve yukarıdan aşağı an*lamlı sözcükler yazmaktır. Yazdığı sözcükler*le en çok sayıyı toplayan oyunu kazanır.
"Mikado" küçük çubuklarla oynanan bir oyundur. Masa üzerine atılan bu çubuklardan her biri teker teker öbürlerini oynatmadan alınmaya çalışılır.

1.6. Cezalar
Grup halinde oynanan oyunların çoğunda kaybedenler cezalandırılır. Cezanın amacı oyu*nun sonunda gülmek ve neşelenmek olmalı ceza verilenin kişiliğini zedelememeye özen göstermelidir.
Çocuk oyunlarının sonunda uygulanan ce*zaların bazılarını belirtirken bunların sürekli değişime uğradığını ve durmadan yenilerinin bulunduğunu eklemeliyiz:
  • Arkadaşlarının en güzelinin önünde diz çök en akıllısının önünde eğil ve içlerinde en çok sevdiğini öp.
  • Yerde duran kabın içindeki sütü yalayarak İÇ!
  • Ayna ol: Cezalı arkadaşların önüne gidilir onlar ne yaparsa taklit edilir.
  • Tek elinle bir paketi sarıp iple bağla.
  • Odanın bir köşesinde şarkı söyle öteki kö*şesinde dans et üçüncüsünde ağla ve dör*düncüsünde gül.
  • Alfabeyi tersten oku.
  • Bir tekerleme söyle.
  • Bir elmanın kabuğunu hiç koparmadan soy.
  • Tek ayak durarak ayakkabını çıkar giy.
  • Dört ayak yürü.
  • Kollarını kavuşturup yere boylu boyunca uzan ve kollarını açmadan ayağa kalk.
  • Amuda kalk.
  • Takla at.
  • Odadan iki bacaklı çık ve altı bacakla geri gel (bir sandalye ya da sehpa taşıyarak).
  • Öyle bir soru sor ki tek cevabı "Evet" olsun.
Oyun başlamadan önce bir ceza listesi ha*zırlanabilir ve ebeler gözleri kapalıyken ka*lemle listeye dokunarak kendi cezalarını be*lirleyebilirler.

2. Açık Hava Oyunları
2.1. Kovalamaca Oyunları
Çocuk parklarında en çok oynanan kovalamaca oyunları arasında en basiti "Elim Sende Oyunu"dur. Oyuncu*lardan biri öbürünü kovalayıp dokunmaya ça*lışır. Dokunduğu kişi ebe olur ve başka birine dokunmaya çalışır. Geçerli bir nedeni olan herhangi bir oyuncu kısa bir süre için kova*lanmaktan kurtulmak isterse "kemik" diye bağırabilir.

"Saklambaç" çocukların çok sevdiği oyun*lardandır. Bu oyunda da önce ebe belirlenir. Ebe olan çocuk kollarını birbiri üzerine ka*vuşturarak bir duvara dayar ve başını çevresi*ni göremeyecek biçimde kollarına gömerek "yumulur". Sonra en çok 50'ye kadar yüksek sesle saymaya başlar. Bu arada öbür çocuklar dağılarak saklanırlar. Ebe saklananları arar*ken oyuncular gizlendikleri yerden çıkıp ko*şarak ebenin sayı saydığı yere ellerini dokun*durup "Sobe!" demeye çalışırlar. Ebe ise yeri*ni bulduğu oyuncuyu sobeler. Sobelenen oyunculardan biri ebe olur ve oyun yeniden başlar.
"Köşe Kapmaca" genellikle sokakta oyna*nan bir oyundur. Çocuklar kendilerine köşe olarak evlerin kapılarını iki ağaç ya da pencere arası gibi yerleri seçerler. Az sayıda çocukla oynanan bu oyunda ebe çocuklara göre orta*da bir yerde durur. Çocuklar ebeye yakalan*madan birbirleriyle durmadan köşeleri değiş*tirmeye çalışırlar. Köşesini değiştirirken ebe tarafından tutulan çocuk köşesini kaybeder ve ebe olur. Oyun çocuklar bıkana kadar sü*rer. Oyun sırasında ebeyi şaşırtmak için ya*lancıktan yer değiştiriyormuş gibi yaparak başka köşelerdeki çocukların ebenin dikkatini çekmeden yer değiştirmesi sağlanır.
Güneşli günlerde oynanabilen "Gölge Kovalamacası"nda ebe olan oyuncu öbür oyun*culardan birinin gölgesine basmak zorunda*dır. Bu oyun için ebenin gölgeye basıp basma*dığına karar verecek bir hakem gereklidir.
"Kaç Kurtul Oyunu"nda ebe belirlendikten sonra çocuklar bir sıra oluşturarak dururlar. Sıranın başındaki oyuncu karşıda duran ebe görmeden sıradan ayrılarak koşmaya başlar. Ebe onu gördüğü anda kovalar. Koşan oyun*cu yakalanırsa ebe olur yakalanmaksızın öbür oyuncuların yanına dönerek onlardan birinin önünde durursa sırasını savmış olur ve ebe olmaktan kurtulur. Bundan sonra önünde durduğu oyuncu kaçmaya başlar. Ebe oyunculardan hiçbirini yakalayamazsa oyun aynı ebeyle yeniden başlar.
"Tutsak Almaca Oyunu"nda 8–10 oyuncu*dan oluşan iki takım karşı karşıya durur. Ta*kımlar arasında geniş bir alan bırakılır. Oyu*nu başlatan takımdan bir çocuk ileri atılır. Bunun üzerine karşı takımdan bir çocuk ona doğru koşar. İlk çocuk kendi takımına doğru kaçmaya çalışır. Öteki onu kovalayıp yakala*mak ister. Amaç arada sırada yakalanacakmış gibi davranıp yakalanmadan kovalayanı kendi takımına yaklaştırmak ve tutsak almak*tır. Her iki takım verdiği tutsakları kurtarma*ya ve karşı takımdan tutsak almaya çalışır. Tümü tutsak edilen takım yenilir.
"Mendil Kapmaca Oyunu"nda eşit sayıda çocuk 20-25 metre aralıkla karşılıklı birer sı*ra oluşturarak yüz yüze dizilir. İki sıranın or*tasındaki alanda yarım metre çapındaki bir dairenin içine mendil ya da başka bir nesne konur. Hakem ya da kaptan "5'ler!" diye ba*ğırınca her iki takımdan da beşinciler koşa*rak mendili kapıp kaçmaya çalışırlar. Mendili kapanı kovalayan öbür oyuncu onu yakala*maya çalışır. Mendili alan oyuncu yakalanma*dan eski yerine gelebilirse takımına bir sayı kazandırır. Yakalanıp mendili kaptırırsa ta*kımı bir sayı kaybeder. Mendili alan oyuncu*nun yakalanmadan yerine dönmesi üzerine kaptan yeniden her iki takıma seslenir ve oyun sürer. Sonuçta daha çok sayı alan takım oyunu kazanır.
"Yağ Satarım Oyunu"nda gene önce ebe belirlenir. Bundan sonra oyuncular halka oluşturarak yere otururlar. Ebe büyükçe bir mendilin ucunu düğümleyerek eline alır. Bu*nu arkasında tutup saklayarak halkanın çev*resinde dolaşmaya başlar. Bu sırada da oyu*nun şarkısını söyler:
Yağ satarım bal satarım.
Ustam öldü ben satarım.
Dolaşırken mendili elinden geldiği kadar belli etmeden oyunculardan birinin arkasına saklar. Arkasına mendil bırakılan çocuk bu*nun farkına vardığı anda ayağa kalkarak men*dili alır ve ebenin ardından koşmaya başlar. Ebe yakalanmadan onun yerine oturmaya çalışır. Oturabilirse mendili alan çocuk ebe olur; yakalanırsa oyun aynı ebeyle yeniden oynanır.
"Aç Kapıyı Bezirgânbaşı Oyunu"nda iki oyuncu kendilerine birer ad seçerler. Örneğin biri "Elma" öbürü "Armut" olur. Öbürleri bunu bilmezler. "Elma" ile "Armut" karşılıklı durarak el ele tutuşurlar. Oyuncular sırayla onların kolları altından geçerken oyunun şar*kısını söylerler.
"Aç kapıyı bezirgânbaşı bezirgânbaşı...
Kapı hakkı ne verirsin?
Ne verirsin?
Arkamdaki yadigâr olsun yadigâr olsun!"
Şarkının son hecesine rastlayan oyuncu tu*tularak usulca:
"Elma mı armut mu?"
diye sorulur ve hangisini seçerse onun ardına ge*çer. Bütün oyuncuların bu seçimi yapmasın*dan sonra ortaya bir çizgi çekilir. Gruplar kar*şı karşıya geçerek çekişmeye başlarlar. Güçlü grup oyunu kazanır.

2.2. Topla Oynanan Oyunlar
"Yakar Top" ge*niş bir alanda oynanır. Her biri 10–15 kişilik iki takım oluşturulur. Takımın biri ortada yer alırken öbür takımın oyuncuları onları belli bir uzaklıktan kuşatır. Amaç ortadaki oyun*cuları topla vurmaktır. Vurulan çocuk oyun dışı kalır. Ortadaki çocukların tümü vurulun*ca dışarıdakiler ortaya geçer. Oyunun önemli bir noktası top atıldığında ortadaki oyuncular*dan birinin topu yere düşmeden yakalamasıdır. Bu durumda oyuncu bir "can" kazanır. Bu "can"ı ya oyundan çıkarılmış bir çocuk yararı*na ya da kendi vurulması durumunda kullanır.

"İstop" açık hava oyunları içinde en çok heyecan verenlerindendir. Oyuncular bir dai*re oluşturur. İçlerinden ebe olan topu arka*daşlarından birinin adını bağırarak havaya atar. Top geri gelirken adı söylenen topu ha*vada tutabilirse başka birinin adını söyleye*rek topu yeniden havaya atar. Adı söylenip de topu tutamayan oyuncu topu ele geçirince "İstop!" diye bağırır. Kaçışan oyuncular "İs*top" dendiği anda oldukları yerde durmak zo*rundadır. Ebe en yakınındakini vurmaya çalı*şır. Vurulan oyuncu bir puan kaybeder ve ebe olur. Üç puan kaybeden oyundan çıkar. Ebe kimseyi vuramazsa birini vuruncaya kadar ebeliği sürer.

2.3. Diğer Açık Hava Oyunları
"Bilye Oyunu" bilye denen küçük sert küre biçiminde top*larla oynanan en eski çocuk oyunlarından biridir. Roma İmparatoru Augustus Caesar da (İÖ 63-İS 14) çocukluğunda bilye oynarmış. Eskiden yuvarlak çakıllar ya da meyve çe*kirdekleri bilye olarak kullanılırken 18. yüz*yılda mermer bilyeler yapıldı. Bilye oyunları*nın adı ve kuralları oynandığı ülkeye göre de*ğişiklik gösterir. Türkiye'de renkli cam bilye*lere "misket" denir. En çok oynanan bilye oyunları ise Kafa Karış Kaptan ve Üçgen'dir.

Bilye oyunlarında ortak nokta bilyeyi yu*varlayarak başka bir bilyeye çarptırmak ve onu almaktır. Bilye kıvrılan işaret parmağı*nın içine oturtulur ve başparmakla itilerek atı*lır. "Kaptan Oyunu"nda bilyeler yerde açılan belirli sayıda çukura önceden saptanmış bir sıraya göre sokulmaya çalışılır. Bunu başaran rakibinin bilyesine atış yapma hakkı kazanır.
"Seksek Oyunu"nda yere tebeşirle numa*ralanmış kareler ya da dairelerden bir şe*kil çizilir. Bu oyunun birkaç çeşidi vardır ama en basiti şöyledir: Her oyuncunun boşluklara sırayla atılan yassı bir taşı ya da kiremit parça*sı vardır. Oyuncu tek ayağı üzerinde sekerken bu taşı ayağıyla iterek bütün boşluklardan ge*çirmek zorundadır. Eğer öbür ayağı yere de*ğer ya da boşlukların arasındaki çizgilerden birine basarsa yanar ve sırasını kaybeder. Her sekme başlangıcında taşlar doğru boşluğa atıl*malı ve çizgilerin herhangi birinin üstünde kalmadan geri getirilmelidir.
"İp Atlama" daha çok kız çocukların oyna*dığı bir oyundur. Tek başına oynanabildiği gi*bi birkaç çocuk bir araya gelerek de oynanır. Değişik ip atlama yöntemleri vardır: Tek ba*şına ip atlamak isteyen çocuk boyuna uygun uzunca bir ip alır; bunu iki eliyle uçlarından tutar döndükçe bir halka oluşturacak biçim*de ipi çevirerek başının üzerinden ve zıplaya*rak ayaklarının altından geçirir. Birkaç çocuk bir araya gelmişse iki çocuk uygun uzunlukta ve kalınlıkta bir ipin iki ucundan tutar. İp çev*rilirken öbür çocuklar sırayla zıplayarak ip at*larlar. Bu sırada ipin düzgün çevrilmesi ve her çevrilişinde yere değdirilmesi gerekir. İp at*layanın ayağına takılınca oyuncu yanmış olur. Bir başka yol da iki çocuğun yan yana ip atla*masıdır.
"Birdirbir Oyunu"nda çocuklardan biri el*lerini dizlerine koyarak eğilir ve öbür oyuncu*ların üstünden atlayacağı bir kambur oluştu*rur. Atlayan her çocuk biraz ötede aynı bi*çimde eğilerek durur ve öbürleri eğilmiş du*ran bütün oyuncuların üzerinden atlar.



elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Başlıca Çocuk Oyunları

Başlıca Çocuk Oyunları konusu, Çocuklarımız / Çocuk Oyunları forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: büyüklerimizin küçüklüğünde oynadıkları oyunlar, büyüklerimizin küçükken oynadığı oyunlar, eskiden büyüklerimizin oynadığı oyunlar ve kuralları, başlıca çocuk oyunları, büyüklerinizin küçüklüğünde oynadıkları oyunlar, tutsak almaca oyunun kuralları, eskiden oynanan oyunlar ve kuralları, büyüklerimizin oynadığı oyunlar, büyüklerimizin oynadığı eski oyunlar, büyklerimizin oynadigi oyunlar, çocukların ve büyuklerin oynadığı oyunlar, çocukların küçükken oynadıkları oyunlar, kucukken oynadigi oyunlar, tutsak almaca kuralları, tutsak almaca oyunu,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Gözlerde kalem oyunları mormavi Yüz Makyajı 1 12-09-2011 03:17
Yapılan Başlıca Makyaj Hataları Bkmlyz Güzellik Önerileri 0 11-01-2009 01:51
Aşk oyunları Bakimliyiz E - Kolay Sinema 0 03-08-2008 07:10
'Sessiz katil' yüksek tansiyonla başa çıkmanın başlıca yolları Bakımlı Kadın Hürriyet / E - Kolay / Sabah Sağlık 0 09-07-2008 03:00
Aldatmanın başlıca sebepleri Bkmlyz İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden 0 25-03-2008 12:11

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 07:59 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats