bakimliyiz
Konu etiketleri: çocuklarda sonradan oluşan kekemelik, cocuklarda sonradan olusan kekeme, çocuklarda sonradan olusan kekemelik, sonradan oluşan kekeme nasıl giderilir,
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > SAĞLIK > Çocuk Sağlığı ve Eğitimi

Kadın Portalı Kayıt Ol Reklam Verin İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 08-06-2011, 11:27   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Çocuklarda Kekemelik Nedenleri Nelerdir?

Çocuklarda Kekemelik Nedenleri Nelerdir?

kekemelik nedir kekemeliğin nedenlerikekemelik nasıl geçerkekemelik tedavisi

ÇOCUKLARDA KEKEMELİK NEDENLERİ

Seslerin hecelerin kelimelerin söylenmesinde istemsiz işitilebilir veya sessiz tekrarlar ve uzatmalarla belirlenen konuşma akıcılığı bozukluğudur. Bazen bu bozukluk konuşmayla ilgili veya ilgisiz beden hareketleri ve mimiklerle birlikte görülmektedir. Kekemeliğin heyecan korku kaygı ve utanma gibi daha öznel duyguların belirtisi olduğu da düşünülmektedir. Genel anlamda sesleri ve sözcükleri tekrarlayarak duraksamayı sesleri uzatmayı konuşurken blok yaşamayı bazı ses yada hecelerden kaçınarak konuşmayı içeren kekemelik diğer konuşma bozukluklarının aksine konuşmanın bütününü etkilemektedir. Ayrıca kekemeliğin konuşmacının ortaya çıkmasını beklediği kekelemekten korktuğu ilerisini düşünerek gergin olduğu kaçınmaya çalıştığı zaman sıklaşan bir durum olduğu bilinmektedir.

ÖZELLİKLER:

*Kekemelik kültürler arasında farklılıklar gösterse bile evrensel bir konuşma bozukluğudur.

* Genellikle 2-6 yaş arasında bazı çocuklarda okul çağında nadiren de yetişkinlikte ortaya çıkabilir. Konuşma akıcılığı bozukluğu okul başarısını mesleki başarıyı yada toplumsal iletişimi bozabilmektedir.

*Okul öncesi dönemde hemen her çocuk kekeler. 2-6 yaş arasındaki çocuğun düşünme hızı konuşma hızından fazladır. Konuşmalarında "imm şey eee" gibi sesler sıklıkla kullanılır. Gelişimin doğal bir sonucu olarak geçici bir kekemelik dönemi görülebilir. Küçük çocuklarda sıklıkla görülen bu durum kekemelik olarak kabul edilmemektedir.

*Araştırmacılar kekemelik gelişiminin çeşitli dönemlerden geçtiğini ileri sürer. Bu gelişim seslerin hecelerin kelimelerin tekrarlanmasından (birincil kekemelik) uzatmalara bloklara motor aktivite bozukluklarına konuşmadan kaçınma davranışlarına duygusal bozukluklara (ikincil kekemelik) doğru uzanmaktadır.

*Konuşmanın akıcılığında ortaya çıkan ses hece ve sözcüklerde uzatmalar tekrarlar veya duraklarla araya ses hece sokmalarla (a e him şey yani gibi) kişinin ne söylediğinden çok nasıl konuştuğu dikkat çekmeye başlar. (Akıcı konuşmanın normal kabul edilen kesilmesinde; hece tekrarı %12 kelime tekrarı %71 ifade tekrarı %17oraninda olmakta araya ses ve hece sokma da cümle aralarında ortaya çıkmaktadır. Oysa kekemelikte hece tekrarı %83 kelime tekrarı %11 ifade tekrarı %6 oranında görülmektedir. Araya ses hece sokma ise daha çok cümle başlarında görülmekte ve hemen hemen konuşmanın %20'sine yayılmaktadır.)

* Kekemelerin çoğunda nefes alırken konuşmaya çalışma nefesi bitene kadar zorlanma nefesi tutup konuşma gibi yanlış solunum özellikleri de gözlenmektedir. Kekeleyen kişi bunu fark ettiğinde konuşma güçlüğüne korku ve kaygı eşlik etmeye başlar. Bu duygularla birlikte kekelemede artmaya başlar. Bu kişilerin kekeleyeceklerini önceden tahmin ettikleri ve takılacakları sözcüğe yaklaştıklarında bu beklentinin etkisiyle zorlanma yaşadıkları düşünülmektedir.

*Kekemeliğin özelliklerinden biri de kaçınma davranışıdır. Bu durum kişinin bozukluğu kabul etmesi ve hoş olmayan sonuçlarından kaçınmasıyla gerçekleşmektedir. Kaçınma davranışı belirli sese hece ve kelimelerde kekemeliğin ortaya çıkacağından korkma ile belirir. Kekelenen kelimelerin eş anlamlılarının kullanıldığı kaçınma davranışı yaş grubu büyüdükçe sıklaşmaktadır.

* Motor aktiviteler kekemelikte oldukça belirgindir ve bu aktiviteler sadece çene dil ve ağızda değil yüz kaslarında gövdede kol ve bacaklarda abartılmış hareketler tikler kasılmalar (spazmlar) olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durum bireyin akıcılık kusurunu önleme gayretiyle ortaya çıkmakta ve ikincil bir semptom olarak kabul edilmektedir.

*Kekemelikte tıpkı ait olduğu kişinin özellikleri gibi farklılıklar gösterebilmektedir.

Ancak genel olarak gözlenen tipler şunlardır:

a) Seslerin hecelerin sözcüklerin ve cümlelerin tekrar edilmesi şeklinde; " t t t ta tamam gi gi gidelim ha-yir haaaayir- hayir"

b)Seslerin olağandışı uzatılması "şşşşşimdi"

c) Sözcüklerin yarım bırakılması parçalanması

d) Duyulabilir yada sessiz bloklar (ara vermeler)

d)Sözcükleri aşiri bir fiziksel gerginlikle söyleme

e) Patlamalar olarak adlandırılan düzensiz soluk alıp verme heyecan ve kararsızlığa bağlı olarak konuşmada alışılmadık vurgulamaların oluşması

f) "Yani! şey! ya! aman!" gibi fazladan sözcük yada seslerin eklenmesi

g) Kekemeliği olanların hangi ses yada sözcüklerin kendileri için engelleyici olacağını bildikleri için anlatmak istediklerini kimi zaman konuya uygun olmayan dolaylı cümlelerle anlatmaya çalışmaları.

*Genel nüfusta kekemeliğin yaygınlığı %1 sıklığı %3'e yakın olarak tahmin edilmektedir. Küçük çocuklarda daha sık olmakla birlikte daha büyük çocuklarda ve yetişkinlerde azalma eğilimi göstermektedir.

*Kekemelik yaklaşık 1 kıza karşılık 3-4 erkek çocukta görülmekte ve kızlarda küçük yaşlarda kendiliğinden iyileşme oranının yüksek olması nedeniyle kız/erkek oranının yaş ilerledikçe daha da belirginleştiği belirtilmektedir.

* Kimi zaman sözel iletişime girmeyip sessiz kalmayı tercih edebilen kekemeler kekemeliği ne kadar ağır olursa olsun sürekli kekelemez. Kendilerini rahat hissettikleri ortamlarda şarki söylerken oyun oynarken normal konuşabilirler.



SEBEPLER

Kekemeliğin nedenleri konusunda değişik görüşler vardır.

a) Bazı araştırmacılara göre kekeme olan bireyler aslında kekemeliğe yatkındırlar. Eğer çevre koşulları (anne baba tutumları gibi) kekemeliği önleyecek durumdaysa çocuk kekeme olmadan bu dönemi atlatır.

b)Kekemeliği öğrenilmiş bir davranış olarak kabul edenler bu bireylerin kekeme olmayanlarla kalıtım fizik ve zeka gelişimi yönünden farklılıkları olmadığını savunurlar.

c)Bazı psikiyatristler kekemeliğin bir kişilik bozukluğu belirtisi olduğunu ileri sürerler.

d) Kekemeliğin bir direniş davranışı olduğunu savunanlar bireyin bir etki altındayken konuşmaya zorlanması sonucu konuşmada tutulma ve yineleme ya da uzatma biçiminde tepki gösterdiklerini savunurlar.

e)Kekemeliği tek bir nedene bağlı olmadığı görüşünü savunanlara göre kekeme çocuklar; duygusal çatışmaları olan bir geçmişe normal akıcılık bozukluğunu kekemelik diye damgalayan bir aileye kendilerini kekemeliğe kadar götürecek doğuştan gelen yatkınlığa ve konuşmalarının akıcılığını engelleyen sınırlı bir çevreye sahiptirler.

*Aile ve ikiz çalışmaları kalıtımsal faktörlerin etkisini desteklemektedir. Tek yumurta ikizlerinde çift yumurta ikizlerine göre daha yüksek oranda (%77 ve %32) kekemeliğe rastlandığını göstermektedir. Ayrıca kekemeliğin kişinin birinci derece akrabalarında genel populasyona göre üç kat daha fazla ortaya çıkması kalıtımın rolünü desteklemektedir.

*Nasıl konuşulduğunu öğrenmeye çalışırken pek çok çocuk 18 ay ile 17 yaş arasında normal akıcılık bozukluğu evresinden geçer. 18 ay ile 3 yaş arasındaki normal akıcılık bozukluğu olan çocuklar özellikle cümlenin başındayken ses hece ve kelime tekrarı gösterebilirler. 3 yaşından sonra normal akıcılık bozukluğu olan çocukların ses ve hece tekrarı yerine tüm sözcüğü ve cümleciği tekrarlama eğilimi vardır. Kekemeliğin bu ilk işaretleri derece derece azalır ve çoğu çocukta kaybolur. Fakat bazı çocuklar kekelemeyi sürdürür bu duruma konuşmalarındaki güçlüğe bağlı utanç korku veya engellenmelere tepki olarak daha gergin konuşma davranışları gösterebilirler. Çocuktaki normal akıcılık bozukluğunun kekemelik haline gelmesinde tüm bunların anne baba tarafından kekemelik olarak değerlendirilmesinin büyük önemi vardır.

*Normal akıcılık bozukluğu çocuğun yorgun heyecanlı üzüntülü yada acele konuştuğu durumlarda şiddetlenebilir. Çocuklar bunun farkında değillerdir ve herhangi bir engellenme belirtisi göstermezler. Buna karşılık anne babalar eğer çocuğun normal akıcılık bozukluğuna dikkat etmezler ve çekmezlerse normal gelişim içinde sorun büyük ihtimalle kendiliğinden çözülür. Ancak konuşma gelişiminde son derece hassas ve endişeli anne babalar gereksiz bir kaygı geliştirip baskı ve eleştirilerle çocuğa bunu hissettirerek durumun bir sorun olarak yerleşmesine zemin hazırlarlar.

*Bastırılmış istek korku ya da çatışma gibi etkenlerin neden olduğu psikolojik problemler kekemeliğe yol açabilmektedir. Çocuğa küçük yaşlarda düzen temizlik terbiye ve benzeri konularda aşırı disiplin uygulayan ve beklentileri yüksek olan ailelerin çocuklarında kekemelik daha sık görülebilmektedir.

*Sık sık fiziksel şiddet uygulama yanlış yaptığı zaman çok tepki verme gibi Anne babanın çocuklarını kokutacak şekilde davranması çocukta kekemeliği başlatan risk faktörü olmakta ve kekemeliğin devam etmesinde önemli rol oynamaktadır. Kimi zamanda ailenin korkutması dışında çocuk trafik kazası geçirmesi ya da köpek tarafından ısırılması sonucunda yaşadığı ruhsal travma nedeniyle kekelemeye başlamakta ve bu durum uzun süre devam edebilmektedir.

*Genel olarak kaygı ile kekemelik arasında hangisinin neden hangisinin sonuç olduğu konusunda tartışmalar süregelmektedir. Ancak kaygının kekeme bireyin davranışlarını kesin olarak olumsuz etkilediği ve kekelemeyi arttırdığı belirtilmektedir.

*Kekemeliğin zeka ile bir ilişkisinin bulunmadığı düşünülmektedir. Kekeme çocukların zeka puanlarının kekeme olmayanların puanlarıyla anlamlı bir fark göstermediği ve zihinsel işlevlerde de bir farklılık bulunmadığı araştırmalarla belirlenmiştir.

* Kimi kuramcılar kekemeliğin kişilikle ilişkili olduğunu belirtmektedirler. Kekemelerin akıcı konuşanlara oranla sosyal ilişkilerinde daha hassas kırılgan ve daha içe dönük oldukları görülen uyumsuzluk belirtilerinin kekemeliğin nedeni değil sonucu olduğu düşünülmektedir.

* Konuşmayla ilgili motor yada duygusal bir bozukluk yada çevre yoksunluğu varsa kekemeliğin sürekliliği daha uzun olabilmektedir. Bu bozuklukta da kardeş doğumu ayrılık kaygısı gibi ruhsal zorlanma etkilerinden bahsedilebilir. * Ani korku ve korkutmalarda kekemeliğin başlamasında rol oynayabilmektedir.

*Sonradan oluşan beyin travması veya hasarı gibi nedenlerle ortaya çıkan nörolojik kökenli kekemeliğin gelişimsel kekemelikten ayırt edilmesi gerekir. Nörolojik kökenli kekemeliğin tam olarak nasıl oluştuğu bilinmemekle beraber başlıca farklılık gelişimsel kekemeliğin hemen her zaman çocuklukta ortaya çıkmasıdır.

* Araştırmalar kekemeliğin erkek çocuklarda daha sik görülmesinin nedenini erkeklerin gelişiminin kızlardan daha yavaş olmasına karşın erkeklerden beklenilenlerin kızlardan daha fazla olması erkeklerin ailedeki otorite figürüyle daha fazla çatışma içinde olması ve bunun sonucunda da daha güvensiz oldukları bununda konuşmaya yansıyacağı biçiminde açıklamaktadır.

elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Çocuklarda Kekemelik Nedenleri Nelerdir?

Çocuklarda Kekemelik Nedenleri Nelerdir? konusu, SAĞLIK / Çocuk Sağlığı ve Eğitimi forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Çocuklarda Bacak Ağrısı Nedenleri Nelerdir? daywest Bebek Hastalıkları 3 11-07-2014 01:49
Çocuklarda iştahsızlık nedenleri nelerdir? elif Çocuk Sağlığı ve Eğitimi 0 08-06-2011 11:26
Çocuklarda Depresyon Nedenleri Nelerdir? elif Psikoloji 0 30-04-2011 02:44
Çocuklarda Aşırı Sinirlenme Nedenleri Nelerdir? elif Psikoloji 0 29-04-2011 03:41
Çocuklarda Kekemelik ve Nedenleri daywest Çocuk Sağlığı ve Eğitimi 0 18-02-2010 10:20

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:59 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats