bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > SAĞLIK > Çocuk Sağlığı ve Eğitimi

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 10-06-2011, 02:08   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Çocuk Gelişimi ve Aile Tutumları

Çocuk Gelişimi ve Aile Tutumları

AİLE TUTUMLARI VE ÇOCUK GELİŞİMİ ÜZERİNE ETKİLERİ

Çocuğun psikolojik ve sosyolojik gelişimi anne-baba tutumları ile ilişkilidir. Bu yazının amacı olumsuz aile tutumlarını tanımlamak ve olumlu anne-baba tutumları geliştirmelerinde ailelere yardımcı olmaktır.

En sağlıklı ve etkin tutum yeteri kadar sevgi hoşgörü ve disiplini içermelidir.

Çocuk Gelişimi ve Aile Tutumları

Eğitimciler çocukların gelecekte uyumlu ve başarılı olabilmeleri için en sağlıklı eğitim yollarının geliştirilmesi çabası içindedirler. Her ne kadar kişilik gelişiminin insanın yaşamı boyunca süregeldiğini kabul etsek de kişilik gelişmesi ve yapılanmasında temelin çocukluk döneminde atıldığı gerçeği geçerliliğini korumaktadır.

Sosyal uyum üzerine yapılan çalışmalar ailenin çocuk üzerindeki ilk etkilerinin son derece önemli olduğunu göstermiştir. Anne-babanın ve ailenin diğer bireylerinin çocukla olan etkileşimi çocuğun aile içindeki yerini belirlemektedir. Çocuğa yöneltilen davranış ve ona karşı takınılan tavır ilk yaşantıların örülmesinde büyük önem taşımaktadır.

Okul öncesi dönemde çocuk sosyal birey olmayı öğrenirken aynı zamanda özdeşim yapacağı bir modele gereksinim duyar. Kişilik oluşumu için gerekli olan özdeşim büyük olasılıkla aile içindeki yakın bir üye ile gerçekleşmektedir. Genellikle özdeşim nesnesi anne-baba olmaktadır fakat ağabey teyze hala dayı ya da amca gibi aile içinden bir erişkin de özdeşim nesnesi olabilir. Bu üyelerin bozuk bir kişilik yapısına sahip olması halinde olumsuz davranış örneğinin çocuğa yansıma olasılığı artmaktadır .

Çocuk yetiştirmede ve ailenin çocuğa karşı tutumlarını belirlemede anne-baba tarafından çocuğun gelişim dönemlerinin özelliklerinin neler olduğunun bilinmesi çok önemlidir.

Çocuk erişkinin küçük bir modeli değildir. Çocuğu erişkinden ayıran bir çok özellik vardır: çocuğun kanıtlanabilir en güçlü tarafı ve üstünlüğü öğrenme güdüsüdür. Çocuk Montessori'nin "emici zihin" diye adlandırdığı bir yetiye sahip olarak doğar. Kültür töre ülkü duygu davranış ve inançların "emilip" benimsenmesi çocuğun doğumuyla altı yaşı arasındaki "emici zihin" döneminde gerçekleşir .

Anne-babanın çocuğa ilişkin tutumlarını değerlendirirken aile içindeki ilişki dinamiğini gözden geçirmek gerekir. Üç çocuk anne ve babadan oluşan 5 kişilik bir ailede aile içi etkileşiminin kaç çeşit olduğu teke tek ilişkiler formülü ile saptanabilir: 5 kişilik bir ailede X=n2-n= 20 çeşit ilişki mevcuttur. Bu herkesin kendisinden başka 4 kişi ile ilişkiye girdiği anlamına gelir.

Bu ilişkiler çift yönlüdür. Gerçekte ilişkiler daha karmaşıktır. Yani; anne anne olarak çocukları ile ilişkide anne ve baba işlevleri gereği çocuklarla ilişkide kızlar ve erkekler birbirleriyle ilişkide gibi değişik ve karma ilişkiler vardır. Gerçekte kuramsal olarak formül şöyle olmalıdır: X=1x2x3x4x5=120 çeşit ilişki aile içinde vardır. Beş kişilik aile 6 kişi olsa yani bir çocuk daha eklense ilişki sayısı 120x6=720’e çıkar. Yani aile ilişkiler yumağı şeklinde gözlemlenir. Olumlu veya olumsuz herkes birbiriyle ilişkidedir. Aile üyelerinden başarısı veya başarısızlığı herkesi etkiler. Aile içindeki çatışmalar (kardeşler arası anne-baba anne-çocuk veya baba-çocuk çatışması v.b.) da aile içindeki her bir bireyi etkiler. Ancak çatışmaları önem sırasına koymak gerekirse anne-baba çatışması ailenin tüm bireylerini diğerlerine oranla çok daha fazla etkilemektedir. Aile için anne-baba ilişkisi daha temeldir.

OLUMSUZ AİLE TUTUMLARI

Ailenin çocuk yetiştirmedeki tutumunu ve çocuk yetiştirmeyle ilgili sorunlarını anlamak için aile tutum modeli yararlı bir yaklaşımdır.

Çocuğun anne-babadan aldığı iki şey vardır: Sevgi ve Eğitim. Sevgi; kabullenme koruma kollama ve sevecenlik gibi bütün olumlu duyguları içerir. Eğitim ise; öğretilen herşeyi verilen bilgileri becerileri yasakları kuralları inançları değer yargılarını görgü kurallarını ve insanın sosyalleşmesi için gerekli olan tüm toplumsal değerleri kapsar.

Olumsuz aile tutumlarında ailenin verdiği sevgi ya yetersiz veya aşırı eğitim ise gevşek ya da sıkı olmaktadır (Şekil:1). Aşırı sevgi tutumunda aile çocuğu sevgiye boğucu onu çok koruyucu ve aşırı kollayıcıdır. Bunun sonucu olarak çocukta bağımlılık ve güvensizlik gelişir. Çocuk karşılaştığı her olayda anne-babasına yaslanır onlara güvenir fakat kendisine güvensizdir. Sevgi yetersizliği veya yokluğu sonucu ise çocukta kendine ve çevreye karşı güvensizlik ve olumsuz duygular gelişir. Doğal olarak aşırı sevginin veya yetersizliğinin de dereceleri vardır. Sevgi yetersizliğinin en aşırı ucu çocuğu terk etmek veya kabullenmemektir. Yetersiz sevginin aşırı sevgiye göre sonuçları daha ağır olmaktadır.

Sıkı eğitim çocuğa olur olmaz yasaklar koyma ve yaşanmaz kurallar ile çocuğu yetiştirmedir. Sıkı eğitim ve disiplin uygulayan anne-babalar çocuğu kendi tasarladığı bir kalıba göre yetiştirmek amacını güderler. Çocuk sıkı bir denetim altında tutularak en küçük yanılgı ve hataları gözden kaçmamakta bunların önemle durulmakta ve düzelitmesi istenmektedir.

Böyle aileler fiziksel cezayı ön planda kullanmakta ve çocuklara kendilerini yönetme fırsatı vermemektedir. Bireyin kendine güvenini ortadan kaldıran onun kişiliğini hiçe sayan bir disiplin yöntemi olan sıkı eğitim ile büyüyen çocuklar kibar sessiz uslu ve dürüst olmalarına karşın küskün çekingen kolay etkilenebilen huysuz ve aşırı hassas bir yapıya sahip olabilmektedir.

Gevşek eğitimde ise “hoş gör boş ver” anlayışı egemendir. Bu anlayışta “Her şeyi hoş gör; çocuktur her şeyi yapar; çocuk özgür olmalıdır; onun her dediğini yapın; ona sevgi verin yeterlidir” şeklinde yüzeysel ve asılsız öğretiler vardır. Bu tutumda çocuğun olumsuz davranışları aşırı hoşgörü ile karşılanır. Aşırı gevşek tutumla yetiştirilen çocukların bencil sabırsız ve anlayışsız oldukları ileri sürülmektedir.

Aşırı denetim çocuğu pasifleştirirken aşırı hoşgörü çocuğun şımarmasına neden olmakta ve olgunlaşmasını engellemektedir. Bazı ailelerde ise disiplin bulunmakta ancak ne zaman ve nerede uygulanacağı belli olmamaktadır.

Anne-babaların tutumu aşırı hoşgörü ile katı cezalandırmalar arasında gidip gelmektedir. Böyle bir ortamda büyüyen çocuk hangi davranışın ne zaman ve nerede yapılacağını ayırt edemez. Tutarsızlık bir günün bir güne uymaması biçiminde olabileceği gibi anne-babanın birbirine çok aykırı ceza ve eğitim anlayışlarının olmasından da kaynaklanabilir. Bu tutum sonucunda çocuklarda iç çatışmalar ve huzursuzluklar gelişir ardından dengesiz ve tutarsız bir yapının oluştuğu gözlenir.

OLUMSUZ AİLE TUTUM ŞEKİLLERİ

1. Aşırı sevgi ve gevşek eğitim: Bu tutumu gösteren ailelerde sevgi çocuğa şımartılacak derecede çok verilir ve disiplin yok denecek kadar azdır. Çocuktan çok az şey beklenir. Bu tarz yetiştirilen çocuklar genellikle erişkinlik yaşamlarında sorumluluk taşımayan hep alıcı bireyler olarak karşımıza çıkar. Burada verilen sevgi aşırı vericilik ve aşırı koruyuculuk biçimindedir.

Disiplin tarzları ise yalancı bir hoşgörü biçiminde görünürse de aslında ailenin güçsüzlüğünün ve yetersizliğinin bir sonucudur. Çocuk ne kadar büyümüş olursa olsun aile ona ilk yıllarda olduğu gibi daima vermeye ve korumaya eğilimlidir. Böyle çocukların ileride doyumsuz ve bencil olma olasılığı fazladır.

Eğer aile varlıklı ise çocuğu bir süre daha doyurulabilir; çocuk dayanaksız ve doyumsuz kaldığında ise alkol kumar ve madde kullanımına başlama olasılığı artar.

Bazı anne-babalar otorite olmayı öğrenememişlerdir; bunlar çocuklarına gerekli sınırlamaları koyamazlar. Bir kısım anne-baba ise katı baskı altında yetişmişlerdir. Kendi yaşamadıklarını çocuklarına yaşatmak isterler ve dolaylı olarak doyum sağlamaya çalışırlar. Ne var ki sınırların katı ve dar olması kadar iyi çizilmemesi de çocuğun gerekli rehberlikten yoksun kalmasına neden olur.

Bu gibi çocuklarda başkaldırıcı ve toplumdışı davranışlar daha sık gözlenir.

2. Aşırı sevgi ve sıkı eğitim: Burada sevgi aynı birinci tutumda olduğu gibi aşırı verici ve koruyucu bir davranışla sunulmaktadır. Ancak çocuğa bir bebek gibi bakıldığı halde kendisinden beklenenler çoktur. Hiçbirşey esirgenmez; özel dersler aldırılır çeşitli olanaklar sağlanır. Buna karşılık çocuktan ileri düzeyde başarı beklenir.

Bu tutumla yetiştirilen çocukların nevrotik olma olasılıkları çok yüksektir. Bu beklenti sevgi ile beraber sunulduğundan çoğunlukla çocuklar tarafından kolay benimsenir ve benliğe sindirilir. Bazen çocuk bu özellikleri çok sindirmiştir ve kendisini aşırı derecede kontrol eder; böylece acımasız bir üst benliğe sahip erişkin olarak yetişir .

3. Yetersiz sevgi ve aşırı disiplin: Sıkı eğitim vardır ve disiplin genellikle aşırı cezalarla uygulanır; en küçük şeyde cezalandırma (dayak şiddet) yoluna gidilir. Çocuk çoğunlukla aşağılanır ve horlanır. Böyle yetiştirilen çocuklarda saldırgan ve antisosyal davranışlara eğilim artar.

Bu tür ailelerde büyüyen çocuklar karşı çıkma ve saldırganlık gibi yollarla kendilerini kabul ettirmek isterler ve kendi iç dünyalarını açıklamakta zorlanırlar.

4. Gevşek eğitim ve yetersiz sevgi: Bu durum yoksul ve kalabalık ailelerde gözlenir. Çocuğa düşen sevgi ve ilgi payı azdır. Çocuğun eğitimi de yetersizdir.

Böyle çocuklar "saldım çayıra mevlam kayıra” anlayışı ile yetişir. Çocuk kendi yolunu bulmaya çalışır. Böyle çocuklar pasif ve donukturlar. Bu tutumda da disiplinsizlik söz konusudur ancak disiplinsizliğin buradaki nedeni sorumsuzluk ve ilgisizliktir.

Sevginin yetersiz oluşu aşırı iticiliğe neden olur. Çocuk yeterli sevgi ve bakım görmez. Hazır olmadığı çağlarda bağımsızlığa zorlanır; bir an önce kendi kendisine yetmesi ve kendisine bakması beklenir.

Diğer olumsuz aile tutumları:

a. Anne ve babanın tutumları arasında tutarsızlık: Bu tutumda bir çocuğa annenin ayrı babanın ayrı bir tutum izlemesi söz konusudur. Çocuğa konulan sınırların sürdürebilmesi için anne-babanın davranışlarında tutarlı olması gerekir.

b. Aile içindeki kardeşlere farklı tutumlar : Burada çocuklar arasında ayrımcılık vardır. Örneğin kız çocukla erkek çocuk arasında veya yatağını ıslatan çocukla diğer çocuklar arasında ayırım yapılır.

c. Aile içi kutuplaşmalar: Aile içinde bazen klikleşmeler aile içindeki bir grubun başka gruba ya da kişiye karşı çıkması gizli anlaşmalar oldukça sık görülür. Bazen anne-baba çocuklara karşı çocuklar anne-babaya karşı bazen de bir çocukla baba bir başka çocukla anneye karşı kutuplaşabilir. Çocuk aile içinde herkesin yüklendiği bir şamar oğlanı da olabilir.

Sağlıklı tutum: Ailenin çocuğa karşı tutumunun iki temel ögesi vardır;

1. Sevgi

2. Disiplin.

Kuramsal olarak en olumlu tutum temel gereksinimleri en uygun biçimde karşılayan kişide kendi kendisini doyurabilme yetisi geliştiren iki temel ögeyi en sağlıklı biçimde ve oranda içinde bulunduran tutumdur.

Disiplin aile içindeki denge ve düzenin oluşturulmasında büyük önem taşır. Ancak disiplin toplumumuzda çoğunlukla "cezalandırma" ile eşanlamlı olarak değerlendirilmektedir. Her ne kadar kelime anlamıyla "katılık" ve "kuralcılık" gibi kavramları çağrıştırıyorsa da gerçek anlamda disiplin cezalandırma kadar ödüllendirmeyi de içerir ve çocuğun topluma uyumunu kolaylaştıran davranışın yönlendirilmesini amaçlar.

Disiplin çocuğa istenilen davranış ve alışkanlıkları öğretir kendi kendini denetleme ya da iç denetim demek olan ahlak gelişimini sağlar.

Disiplin tutarlılık ve esneklik gibi temel ilkeleri içermelidir. Katı ve baskıcı disiplinle davranışı yönlendirmeyi amaçlayan anne-baba; çocuğun kendilerine karşı korku öfke ve kızgınlık içinde olmasına neden olur çocuğa saldırgan olmayı ve sorunlarını şiddet yoluyla çözmeyi öğretir ve zayıf vicdan ve ahlak gelişimine yol açar.

- Araştırmalarda disiplin yöntemi olarak ödüllendirmenin ceza vermekten daha etkili olduğu saptanmıştır.

- Disiplin hem yeteri kadar hem de çocuğun yaşına uygun olmalıdır.

- Kurallar açık olmalı ve uygulanabilmelidir.

- Ceza verilmesi gerekiyorsa hemen uygulanmalı ve üstü örtülmemelidir.

- Ceza çocuğun özüne değil de davranışlarına yönelik olmalıdır.

- Anne-babalar çocuklarına sevgi anlayış sabır ve hoşgörü ile disiplin vermelidir.

Anne-baba-çocuk ilişkilerini içinde yaşanan toplumun etkileri belirler. Türk aile ve eğitim sistemine bakıldığında genelde otoriter kısıtlayıcı aşırı koruyucu ve kontrol edici bir yapının ortaya çıktığı çocukların saygılı başeğici pasif ve uysal kişilik yapısıyla biçimlendiği kurallara uygun davranışlar ödüllendirilirken aktif sorgulayıcı atılgan davranışların cezalandırıldığı görülmektedir.

Başka bir deyişle toplumumuzda çoğunlukla pasif ve söz dinleyen çocuklar anne-babayla olumlu ilişkilere girmekte kendi görüşlerini ifade edebilen aktif ve girişken çocuklar ise çatışma kaynağı olmaktadır.

Hoşgörülü ve demokratik ailelerde büyüyen çocuklar arkadaşları ile ilişkilerinde daha etkin daha girişken yaratıcı fikirler ileri sürebilen ve fikirlerini söyleme eğiliminde görülen çocuklar olmaktadır.

Sevgi ve şefkat insan ruhunun üretebildiği en gönül okşayıcı duygulardır.

Sevgi övgü ve takdir insana değerli olduğu duygusunu verir; değerli olduğunu hisseden insan da çevresine değer verir.

Hepimizin ortak amacı çocuklarımızın fiziksel ve ruhsal olarak sağlıklı yetişmesidir. Bunda anne-babaların tutumlarının etkisinin büyük olduğu gerçeği yadsınamaz.

Anne-babaların çocuklarına yönelik tutumlarının sağlıklı olması büyük ölçüde onların kendi içlerinde barışık dengeli huzurlu ve birbirlerine karşı sevgi ve saygılı olmalarına bağlıdır.


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Çocuk Gelişimi ve Aile Tutumları

Çocuk Gelişimi ve Aile Tutumları konusu, SAĞLIK / Çocuk Sağlığı ve Eğitimi forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: aşırı hoşgörülü ve gevşek tutum, kişilik gelişimi, yasaklarla v kurallarla buyuyen cocuk gelisimi,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Çocuk Gelişimi Hakında Bilgi elif Çocuk Sağlığı ve Eğitimi 0 09-06-2011 01:24
Aile İçi Geçimsizlik ve Çocuk daywest Çocuk Psikolojisi 1 28-08-2010 09:04
Engelli Çocuk Ve Aile daywest Çocuk Sağlığı ve Eğitimi 0 05-06-2010 01:02
Çocuk Eğitiminde Aile daywest Çocuk Sağlığı ve Eğitimi 0 07-04-2010 12:14
Aile - Çocuk ve Karne daywest Çocuk Psikolojisi 0 04-03-2010 01:39

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 03:54 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats