bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Eğitim ve Öğretim > Coğrafya

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 03-06-2013, 04:51   #1 (permalink)
 
ebush - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Kıtaların Kayması Teorisi hakkında bilgi

Kıtaların Kayması Teorisi hakkında bilgi


Frank Bursley TaylorAmerika’lı amatör bir jeologdur.Ailesinin ekonomik durumu çok iyi idi.Bu nedenle akademik disipline uymamak için hem parası hem de zamanı vardı.Afrika ile Güney Amerika kıyıları arasındaki şekil benzerliği bir çok kişi gibi onun da dikkatini çekiyordu.Bir süre düşündükten sonra 1908 yılında kıtaların çok eski zamanlarda kayarak yer değiştirdiğini ileri sürdü.Her ne kadar jeoloji konusunda amatör bir gözlemci olsa da dünyadaki sıradağlarınkıtalar arasındaki çarpışmaların etkisiyle sıkışarak oluşmuş olabileceğini öngördü.Ama elinde hiçbir kanıt yoktu.Dolayısı ile düşünceleri ciddiye alınmadı.

1904-1982 yılları arasında yaşamış olan Charles Hapgood1958 yılında yazdığı ‘Yerkabuğu Hareket Ediyor’ adlı kitabında kıtaların hareket halinde olduğunu kesinlikle kabul etmedi.Bu kitapEinstein’in önsöz yazması nedeniyle ün kazanmıştır.

Günümüzdeki kıtalarınbüyük taşküreyani litosfer levhalarının sürüklenerek yer değiştirmesi sonucunda ortaya çıktığına ait ilk düşünceler 18.yüzyılın sonlarında ortaya atılmıştı.Güney Amerika’nın doğusundaki çıkıntının Afrika’nın batı kıyılarındaki girintiye tam oturduğuna dikkati çeken kişiAlman doğa bilimci Alexander von Humboldt oldu.1800 yılında ileri sürdüğü görüşlerinde Atlas Okyanusu’nun iki yakasının çok eski tarihlerde bitişik olduğunu belirtti.Bu tarihten 50 yıl sonra Fransız bilim adamı Antonio SniderKuzey Amerika ve Avrupa’daki kömür yataklarında belirlenen benzer bitki fosillerinin Humboldt’un varsayımını doğruladığını söyledi.
Kıtaların kayması kuramını savunanlar Atlas Okyanusu’nun iki yakasındaki kıta sahanlıklarının uyumlu olmasının yanısıra bu görüşlerini destekleyen jeolojik kanıtlar toplamışlardır.Her iki yakanın kayaç yapısı benzerlik gösterir.

Kıtaların kaymasına ilişkin ilk ayrıntılı ve geniş kapsamlı kuramı1912 yılında Alman meteorolog Alfred Wegener geliştirdi.Çok sayıda jeolojik ve paleontolojik veriden yararlanarakjeolojik zamanın büyük bölümü boyunca tek bir kıtanın bulunduğunu ileri sürdü ve bu kıtayı Pangaea olarak adlandırdı.

Jura Dönemi’nin belirli bir evresinde Pangaea çeşitli parçalara ayrılmıştı.Bu parçalar giderek birbirinden uzaklaşmıştı.Bugün Amerika kıtasını oluşturan bölümlerin batıya doğru sürüklenmesiyle Atlas Okyanusu ortaya çıkmıştı.
Zaten jeologlar Güney Amerika ile Afrika’nın Atlas Okyanusu kıyıları boyunca uzanan en eski deniz çökellerinin Jura yaşlı olduğunubu dönemde iki kıtayı ayıran okyanusun bulunmadığını söylüyorlardı.

Yerküre tarihi boyunca geçerli olan standart modelle bağdaşmayan birçok bitki ve fosil anormallikleri Wegener’in dikkatini çekmişti.Geleneksel biçimde yorumlandığı zaman bunlardan çok azının mantıklı göründüğünü anladı.Okyanusların farklı yakalarında benzer hayvan fosillerine sık sık rastlanıyordu.Bu fosillerin ait olduğu hayvanların okyanusları yüzerek aşmadıkları besbelli bir olgudur.Keseli hayvanlar Güney Amerika’dan Avustralya’ya nasıl gitmişti? Birbirlerinin aynısı olan salyangozlar nasıl oluyor da hem İskandinavya’da hem de New England’da ortaya çıkmıştı?Norveç’in 600 km.kuzeyindeki çok soğuk bölgelerde kömür damarları ve diğer yarı-tropik kalıntılar ne arıyordu?

Wegener Pangaea sayesinde bitki ve hayvanların her yana dağılmasını sağlayan bu görüşlerini ‘Kıta ve Okyanusların Kökeni’ kitabında anlattı.

Birinci Dünya Savaşı nedeniyle Wegener’in görüşleri fazla ilgi çekmedi.Ama 1920 yılında kitabının düzeltilmiş ve genişletilmiş ikinci baskısı çıkınca hemen tartışma konusu oldu.Aslında o günlerde kıtaların hareket ettiği konusunda herkes aynı fikirdeydi.Ama bu hareketin yatay değildikey doğrultuda olduğu kabul ediliyordu.İzostaziyani dengelenme olarak bilinen dikey hareket süreci o güne kadar jeolojiye esas teşkil ettiği haldebu hareketin nasıl ve neden oluştuğunu açıklayan bir kuram yoktu.

1937 yılında Güney Afrika’lı jeolog Alexander L.Du Toit Wegener’in varsayımı üzerinde çeşitli düzeltmeler yaptı ve başlangıçta kuzeyde Lavrasyagüneyde Gondvana olmak üzere iki ana kıtanın bulunduğunu ileri sürdü.

‘Fırından çıkmış elma’ kuramı 19.yüzyılın sonlarında Avusturyalı Eduard Suess tarafından ortaya kondu.Bu kurama göreeriyik haldeki Yerküre soğudukça tıpkı fırından çıkmış bir elma gibi buruşmuşböylece okyanus havzaları ve sıradağlar oluşmuştu.Bu görüşü yansıtan bilgiler uzun süre ders kitaplarında yer aldı.Ancakbu türden her durağan sürecin Yerküre’yi en sonunda engebesiz bir yuvarlağa dönüştüreceğiçünkü erozyon nedeniyle çıkıntıların düzlenip
çukurların dolacağını James Hutton çok önceden göstermişti.

20.yüzyılın başlarında Rutherford ve Soddy bir konuya dikkat çekmişlerdi.Dünyada bulunan elementler büyük oranda ısı rezervleri içeriyordu. Bu rezervler Eduard Suess’in önerdiği türden bir soğuma ve büzülmeye olanak tanımayacak büyüklüktedir.Kaldı ki Eduard Suess’in kuramı doğru olsaydıdağlar yeryüzüne eşit biçimde dağılırlardı.Ayrıca dağların yaşları hemen hemen aynı olmalıydı.Oysa Ural ve Apalaş gibi bazı sıradağlarınAlp ve Kayalık gibi diğer dağlardan yüz milyonlarca yıl yaşlı olduğu daha 20.yüzyılın başında biliniyordu.

Wegener’in görüşleri bilim dünyasına fazla radikal geldi.Onun jeoloji konusunda altyapısının olmayışı da ileri sürdüğü kanıtların önemsenmemesine ve önerilerinin küçümsenmesine neden oldu.Ama söyledikleri doğruydu.Jeologların birtakım açıklamalar yapmaları gerekiyordu.Fosillerin dağılımı konusuna açıklık getirmek için bir takım kara kütlelerinieskiden olan ama şimdi olmayan kara köprüleri ile birbirine bağladılar.Bu kara köprülerinin ne sayıda olduğu da belirsizdi.Nitekim Hipparion soyundan eski bir at türünün aynı zamanda hem Fransa’da hem de Florida’da yaşamış olduğu anlaşılınca Atlantik’in iki yakası arasına bir tane konduruverdiler.Nedense aynı soydan türler farklı yerlerde bulgulandıkça daha önce öngörülmeyen yeni kara köprüleri ortaya çıkıyordu.Çok geçmeden eski tapir soylarının aynı anda hem Güney Amerika’da hem de Güneydoğu Asya’da yaşamış olduğu anlaşılıncaoraya da bir kara köprüsü çekildi.Kısa zaman içinde tarih öncesindeki denizlerin haritaları dünyanın her tarafında bir yerden diğerine uzanan varsayımsal kara köprüleriyle dolmuştu.Bu birleştirici yollarsadece bir canlıyı bir kara kütlesinden diğerine taşımak gerektiğinde haritalarda ansızın ortaya çıktığı gibibazen de önceki varlıkları siliniyordu.Bu işlerin hiçbirinde somut kanıt yoktu.Bütün bu varsayımlar 50 yıl boyunca bilim dünyasında yer aldı.

İşin ilginç tarafıkara köprüleri bile bazı açıklamalarda yetersiz kalıyordu.Avrupa’da bulgulanan bir tribolit türü Newfoundland’de de bulgulanmıştıama yalnızca bir tarafında.3.000 km. uzanan okyanusu aşabilen bu yaratık300 km.genişliğindeki bir adada sıkışmış gibiydi. Avrupa’da ve Amerika’nın kuzey batısında bulunanama arada kalan bölgede hiçbir izine rastlanmayan bir diğer tribolit türünün durumunu açıklamak için ise kara köprülerinin yerine sanki üstgeçit gerektiği ortaya çıkıyordu.

1950’li yıllarda Yerküre’nin magnetik alanının jeolojik geçmişteki yapısına ilişkin olarak elde edilen bulgularkıtaların kayması kuramına olan ilgiyi arttırdı. Birtakım minerallerkorkayaçların bileşeni olarak kristalleşirken kalıcı bir mıknatıslanmaya uğrarlar.Bu mıknatıslanmanın yönüYerküre’nin magnetik alanının o dönemdeki ve yerdeki yönüyle aynıdır.Daha sonraları ufalanma yoluyla ana kayaçtan dökülen mıknatıslanmış mineral parçalarıtortul çökeller halinde birikirler.Bu kez o dönemdeki magnetik alanın doğrultusunda yeniden yönlenirler.Nitekimyeryüzünün değişik bölgelerinden seçilen farklı yaşlardaki kayaçlar üzerinde yapılan magnetizma incelemelerimagnetik kutupların farklı dönemlerde farklı yerlerde bulunduğunu göstermiştir.Magnetik kutupların yer değiştirme eğrileriçeşitli kıtalar için farklıdır.Bu farklılıklar bugün ayrı olan kıtaların bir zamanlar bitişik olduğu varsayımı ile açıklanır.

Wegener’in görüşlerinde hatalı taraflar da vardı.Grönland’ın her yıl 16 km. batıya kaydığını ileri sürmüştü.Bu rakam dikkate alınmayacak ölçüde abartılı karşılandı.Kaldı ki kara kütlelerinin hareketi konusunda inandırıcı açıklaması yoktu.Kuramına inanmak içinkıtaların yerkabuğunu iterek ilerlediğinibunu yaparken tıpkı toprağı yarıp geçen bir pulluk gibi davrandığınıüstelik arkasında hiç iz bırakmadığını kabul etmek gerekir.

Kıtaların kaymasına ilişkin en anlamlı açıklama Arthur Holmes’ten geldi.İngiliz jeolog çok elverişsiz koşullarda yaptığı araştırmalardan sonra Yerküre’nin en az 3 milyar yıllıkmuhtemelen çok daha yaşlı olduğunu ilan etmişti.Aynı zamanda radyoaktif ısınmanın Yerküre içinde konveksiyonyani taşınım akımları üretebileceğini anlayan ilk bilim adamıydı.Teorik olarak bu akımların kıtaları yeryüzü etrafında kaydırabilecek kadar güçlü olabileceğini ileri sürdü.

Kıtaların kayması kuramı bu şekliyle tatmin edici açıklamalar getirmiyordu.Daha sonra açıklanacak olan deniz dibi yayılması ve levha tektoniği gibi kuramlar durumu anlaşılır kılacaktır.

KAYNAKLAR:
A Short History of Nearly Everything
AnaBritannica


ebush isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Kıtaların Kayması Teorisi hakkında bilgi

Kıtaların Kayması Teorisi hakkında bilgi konusu, Eğitim ve Öğretim / Coğrafya forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: kıtaların kayma teorisini destekleyen bulgular, coğrafya kıtaların kayma teorisi, coğrafya kıtaların kayması teorisini destekleyen kanıtlar,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Kıtaların Kayması Teorisi nedir? ebush Eğitim ve Öğretim 0 31-05-2013 05:40
Okyanusların ve Kıtaların Yüzölçümleri Nedir? Я Coğrafya 0 17-01-2013 10:31
Fiillerde Anlam Kayması Nedir? elif Eğitim ve Öğretim 0 15-06-2011 01:23
Çocuklarda Şaşılık (Göz Kayması)Nedir? elif Çocuk Sağlığı ve Eğitimi 0 09-06-2011 02:39
İzafiyet Teorisi - Görecelik Teorisi Nedir? Я Genel Kültür Paylaşımlarınız 0 17-10-2010 09:43

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 03:23 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats