bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > DİNİMİZİ TANIYALIM > Dini Bilgiler

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 18-07-2013, 02:57   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Zekaret nedir

Zekaret nedir-Ölümün son anları-Zekaret hali

Sekr kişi ile aklı arasına giren aklı gideren bir hal demektir ki aklı gideren sarhoş edici maddelere genel olarak "müskir" ya da "musekkir" adı verilmektedir. Bu kelime gazap aşk elem dalgınlık veya bir acıdan ötürü gelen baygınlık için de kullanılmakta ve bu hale de "sekr" denilmektedir ki buradaki kastımız budur. Yani burada "sekr" in çoğulu olan "sekerat" ile ölum anındaki ızdırap ve baygınlıklar kastedilmektedir .

Buna göre Kur'anî bir terim olan "Sekeratü'l-Mevt" terimi "İnsanın ölümüne delalet eden ölüm baygınlığı" manasına gelir.

Hepimizin bildiği gibi ölüm ruhun cesetten ayrılışıdır ki ölümün sekeratı vardır. Nitekim ayet-i kerimede ölümden kaçan insanlara bir gün mutlaka bu sekerat-ı mevtin geleceği bildirilmiştir. (Kaf 50/19)

Hz. Ayşe validemizden rivayet edildiğine göre Peygamberimiz (a.s.m) in son hastalığında yanlarında bir kap içerisinde su vardı. Rasulullah (a.s.m) mübarek ellerini suya daldırıp yüzüne sürüyor ve şöyle diyordu: “Allah'dan başka tanrı yoktur. Muhakkak ölümün sekeratı vardır." sonra ellerini kaldırıp : "Refiku'l-A'la'da" diyor ta ki ruhu kabzolunup eli aşağıya düşünceye kadar. (Buhari Rikak 42) Yine muhaddislerin Hz. Aişe'den rivayet ettikleri diğer bir hadis-i serifte de Rasulullah (a.s.m) bu hastalığında elini suya sokup yüzünü ıslattıktan sonra: "Allahım sekerat-ı mevtte (ölüm zahmeti ve baygınlığında) bana yardım et." (İbn Mace Cenaiz 64; Tirmizi Cenaiz 8) diye dua ediyordu.

Hz. Ayşe validemiz diyor ki; "Ben Hz. Peygamberin vefatında çektiği ızdırabı gördükten sonra kolay ölmesinden dolayı kimseye gıpta etmem (imrenmem)" (Tirmizi Cenaiz 8) Diğer bir rivayette de Hz. Aişe: Rasulullah (a.s.m) benim midemle boğaz çukurum arasında (göğsümde) olduğu halde vefat etti. Rasulullah (a.s.m) den gördüğüm şeyden sonra ölümün şiddetini kimse için çirkin saymam." (Nesai Cenaiz 6) demiştir.

Ölüm anında meleklerin görünerek herkese makamını bildirmeleri sekerat-i mevt ve bu esnadaki durumlar dünyadakilerin muttali olamayacakları gaybi hakikatlerdendir. Müminin gaybi hakikatlere dair Allah ve Rasülünün verdiği her habere inanması zaruridir. Kesin haberle bildirilmiş olan bu durumlara her müslümanın kesin olarak inanması gerekir. Aksi halde imanı tehlikeye düşer.

Kaynaklarda dünyada yaşarken iyi hal üzere olanların yani iman edip emir ve yasaklara titizlikle riayet edenlerin ölümlerinin kolay olacağı ve ölüm meleğinin onlara rifk ile (yumuşaklıkla) muamele edeceği bunun zıddı bir yaşayışa sahip olanların ise ölümlerinin şiddetli olacağı ölüm meleğinin de hayatını küfür isyan ve kötülükler peşinde koşarak geçirmiş olan bu insanlara sert muamele edeceği bildirilmiştir. Ancak bu değişmez bir kaide değildir. Ölüm anında Allah'ın sevgili kullarının acı çektiği Allah'a isyan ile ömür geçirmiş olanların ölümlerinin ise çok kolay olduğu da olur.

Nitekim Rasulullah (a.s.m) in ölümü anında çektiği ızdırap şiddetli olmuştur. Musa (as) in ruhu kabzolunduktan sonra Cenab-ı Hakk'ın kendisine ölümü nasıl bulduğunu sorması üzerine verdiği cevapta: "Nefsimi tavada kızartılan diri serçe gibi buldum ölmez ki istirahata kavuşsun kurtulamaz ki uçsun." demesi de ölümün Allah'ın sevgili kulları için de bazan şiddetli olabileceğine delalet eder. Diğer bir rivayete göre Hz. Musa: "Kasabın elinde derisi yüzülen koyun gibi" demiştir. (bk. Hasan İdvi Meşarik Mısır 1316 s. 15

Peygamberimiz (a.s.m) az günah işleyenlerin ölümünün kolay olacağını haber verdiği ve Kelime-i Tevhid getirmiş olanlara yani mü'minlere ölümleri anında zillet ve korku olmayacağını haber verdiği halde (Münziri et- Terğib ve’t-Terhib 2/416-417) ölümden sonraki hayatlarının en yüksek saadet derecesinde olacağını Kur'an'ın haber verdiği bu büyük zevatın ölüm anındaki şiddetli ızdıraplarının sebebi nedir?

İslam alimleri ölüm anında ızdırap çeken insanların ızdırap sebeplerinin farklı olduğunu haber vermişlerdir. (bk. Hasan İdvi a.g.e. 40) Buna göre sekerat-ı mevtin şiddeti şu dört gayeden biri içindir :

1- Manevi derecesini daha çok yükseltmek istediklerine Allah ölümü anında ızdırap çektirir. Peygamberlerin ve Allah'ın salih kullarının sekerat-ı mevtlerinin şiddetli olması bu sebepledir. Onların ölüm anındaki ızdıraplara katlanmaları Allah katındaki derecelerini daha fazla yükseltir. Onun için de bu büyük zatların hiçbiri ölüm acılarından ötürü hoşnutsuzluk göstermemişler daima derecelerinin daha yüksek olması için Allah'a dua etmişlerdir.

2- Allah Teala günahlarını affetmek istediği mümin kullarının günahlarına kefaret olsun diye sekerat-ı mevtlerini şiddetli eyler. Mümin dünya hayatında iken çektiği her acı ve ızdıraba hatta ayağına batan bir dikenin acısına bile karşılık alacağı ve bu ızdıraplara karşılık olarak bir günahının affolunacağı günahı yoksa bir sevap yazılacağı için (Tirmizi Cenaiz 1) onun ölüm anında çektiği ızdırap ve acıları da karşılıksız kalmayacaktır. Bu hakikati kavramış olan Hz. Ömer şöyle diyordu: "Mü'minin üzerinde günahlarından hayatta iken -iyi amelleri ve tövbesiyle silinmemiş- bir şey kalacak olursa Allah ona sekerat-ı mevti şiddetli kılar. Böylece ruhu Cennet'e ulaşır. Kafir de dünyada iyi bir iş yapmışsa onun karşılığı olmak üzere Allah ona ölümü kolaylaştırır ve yaptığı iyiliğin karşılığını dünyada almış olarak onu Cehennem'e atar."

Kafirlerden kolay bir şekilde ölenler varsa onlara imrenmemeli asıl ölümden sonraki hayatı huzur içinde olacak olanlara imrenmeli. Çünkü kafirin göreceği mükafatın tamamı dünyada müminin ki ise hem dünyada hem de ahirettedir. Allah Teala biz müslümanlara kafirlerin dünyadaki bolluk ve refahlarına hayret etmememizi imrenmememizi emretmiştir. (Tevbe 9/55) Biz onlardan ölümü kolay olanlara da imrenmeyiz ki zaten bu pek nadir olur. Genellikle azapları ölüm anından itibaren başlar. Melekler onların ruhlarını alırken onlara azap ederler. İleride açıklanacağı üzere bu onların azaplarının başlangıcıdır.

Ölüm anındaki acı ve ızdırapların müminin günahına kefaret olacağını kavramış olan Ömer b. Abdulaziz (v. 101/720) de şöyle diyor: "Bana ölüm sekeratının kolaylaştırılmasını istemem arzu etmem. Çünkü o müminin günahlarını örten ve derecesini yükselten son kefarettir." (İbn Hacer Fetfu’l-bari 11/365)

Mü'minin ölümü anında çektiği acı ve ızdıraplar günahlarına kefaret olmakla beraber onun melekler tarafından müjdelenişi ve meleklerin onu Allah'a kavuşma sevincine gark ederek rifk ile muamele edişleri; müminin de Rabbine kavuşma sevinci içinde oluşu sanki hiçbir şey duymamışçasına kendisine ölüm acılarını kolaylaştırır. Bu dünyada bile böyledir. İnsan çok büyük zorluklara katlanarak yaptığı bir işin karşılığını alınca çektiği sıkıntıları hemen unutur hiç çekmemiş gibi olur.

3- Sekerat-ı mevti şiddetli olanlardan bir kısmı da baştan başa bir imtihan olan dünya hayatlarının sonunda bir kez daha denenir ve son imtihana tabi tutulurlar. Yani bunların elem ve ızdıraplarının gayesi de denemek ve tecrübe etmektir. Tabii neticede de ona göre karşılıklarını alırlar.

4- Ebedi cezanın başlangıcı olarak ölüm sekeratı şiddetli olanlar da vardır ki bunlar dünya hayatlarında iman etme şerefine erişemeyip hep kötülük peşinde koşan kafir ve zalimlerdir. Bunların hali Kur'an-ı Kerim'de şöyle anlatılmaktadır: "Ölüm sarhoşluğu ve şiddetleri içinde meleklerin de ellerini uzatarak kendilerine (zalimlere) : Haydi canlarınızı kurtarın! Allah'a karşı hak olmayanı söylemiş olduğunuz ve Allah'ın ayetlerinden büyüklenerek uzaklaşmış bulunduğunuz içindir ki bugün hakaret azabıyla cezalandırılacaksınız dediklerinde sen o zalimleri bir görsen." (Enam 6/93) Bu ayet-i kerime kafir ve zalim olanların ölürken azap göreceklerini beyan etmektedir. Ayette bildirilen meleklerin ellerini uzatmalarından kasıt dövmeleridir ki bu dövme Bedir Gazvesi'ne katılan müşrikler hakkında inmiş olup (bk. İbn Kesir ilgili ayetin tefsiri) hükmü umum kafirleri kapsayan şu ayet-i kerimede açıkça ifade edilmiştir : (Ya Muhammed Meleklerin o kafirlerin canlarını yüzlerine ve sırtlarına vura vura ve: "Tadın Cehennem azabını !" diyerek alırken gözlerinle bir görseydin." (Enfal 8/50)


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Zekaret nedir

Zekaret nedir konusu, DİNİMİZİ TANIYALIM / Dini Bilgiler forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: zekaret, zekaret nedir, zekaret insan nasıl olur, zekaret ne demek, zekaret hasta ne demek, zekaret hasta nasıl olur, zekarete girmek, zekarete girmek ne demek, zekaret belirtileri, zekaret hali, zekaretin belirtileri, zekaret hasta, zekarette, zekarette ne demek, http wwwbakimliyizcom dini bilgiler 127227 zekaret nedirhtml,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
İnterfaz nedir?-Kromatid nedir?-Profaz nedir? ebush Eğitim ve Öğretim 0 28-05-2013 01:00
Yoğuşma nedir?-Kaynaşma nedir?-Buharlaşma nedir? ebush Eğitim ve Öğretim 0 15-04-2013 09:49
Kriptografi Nedir?-Kriptoloji Nedir?-Kriptanaliz Nedir ? ebush Eğitim ve Öğretim 0 13-04-2013 02:21
nokta nedir? doğru nedir? ışın nedir? doğru parçası nedir? ralim_x Soru Cevap 36 05-11-2012 10:43
Masal Nedir?,Halk Hikayesi Nedir?,Manzum Hikaye Nedir? elif Türkçe ve Edebiyat 0 09-02-2011 02:52

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 11:57 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats