bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > DİNİMİZİ TANIYALIM > Dini Bilgiler

Kadın Portalı Kayıt Ol Reklam Verin İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 18-07-2013, 01:23   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Cuma namazı hangi hallerde kılınmaz

Cuma namazı hangi hallerde kılınmaz-Cuma namazı nerelerde kılınmaz-cuma namazı ne zaman kılınmaz

Cumanın Vücubunun Şartları
195- Cumanın bir kimseye farz olabilmesi için onda şu altı şartın bulunması şarttır:
1) Erkek olmak: Bunun için cuma namazı erkeklere farzdır kadınlara farz değildir.
2) Hürriyet: Bu bakımdan cuma namazı kölelere farz değildir. Bir sözleşmeye bağlı olarak kısmen hür olan (mükateb gibi) kölelere farzdır.
3) İkamet: Dinî hüküm bakımından misafir (yolcu) sayılan kimselere cuma namazı farz değildir. Sefer ve misafirlik bahsine bakılsın.
4) Sıhhat: Hasta olduğundan cuma namazına çıktığı takdirde hastalığının artmasından veya uzamasından korkan kimseye cuma namazı farz değildir. Yürümeye takati olmayan çok yaşlı kimseler de bu hükümdedirler. Hasta bakıcısı da böyledir eğer camiye gidince hastanın zarar göreceğinden korkuyorsa ona da cuma farz olmaz.
5) Gözlerin sağlıklı olması: Onun için gözleri kör olanlara cuma namazı farz değildir. Böyle körleri camiye götürüp getirecek kimseleri olsa da İmamı Azam'a göre yine ona cuma farz olmaz. Fakat iki imama göre her iki gözü görmeyen kimseyi camiye götürüp getirecek bir adam varsa o zaman böyle körlere de cuma farz olur.
6) Ayakların sağlıklı olması: Kötürüm veya ayakları kesilmiş olan kimselere cuma namazı farz değildir. Kendilerini yüklenecek kimseleri bulunsa da hüküm aynıdır.
Düşman korkusu şiddetli yağmur fazla çamur ve benzeri engeller de cuma namazına gidilmemesini mubah kılan özürlerdendir.
Bununla beraber bu altı şartı taşımayan kimseye her ne kadar cuma namazı farz değilse de gidip cuma namazını kılacak olsa vaktin farzını yerine getirmiş olur. Kadınların veya âmâ ve benzeri özrü olan kimselerin cuma namazını kılmaları gibi. Artık bunlar o günün öğle namazını ayrıca kılmakla yükümlü değillerdir.
Cumanın Edasının Şartları
196- Cumanın edası için şu altı şart vardır:
1) Cuma namazını bulunulan yerdeki idarecinin veya onun göstereceği kimsenin kıldırmasıdır. Şöyle ki: Cuma namazını en büyük idareci veya onun izni ile diğer bir şahıs kıldırmalıdır. İdareci veya onun görevlendirdiği bir şahıs bulunmayan bir yerde müslüman cemaatın tayini ile içlerinden biri cuma namazını kıldırabilir. İslam hükümlerinin uygulanmadığı (daru'l-harb gibi) yerlerde cuma namazı böyle kılınır.
2) Hutbe okumaya izin namaz kıldırmaya da izindir. Aksi de böyledir. Bu her iki görevi yapmaya yetkili olan zat bir özür olsun olmasın yerine başkasını tayin edebilir. Başkasını tayin için kendisine yetki verilmemiş olsa da yine yapabilir. Fakat hatibin huzurunda izin almaksızın başkasının hatiblik görevini yapması caiz değildir.
3) Genel izindir. Belli bir yerde müslümanların toplanıp cuma namazını kılmaları için idareci tarafından müsaade edilmiş olmalıdır. Bazı şahıslara özel bir şekilde tayin edilen ve kapısı başkalarına kapatılan yerlerde cuma namazını kılmak caiz olmaz. Fakat mabedin kapısı açık bırakılarak insanların girmesine izin verildiği takdirde başkaları gelmemiş olsa da cuma namazları sahih olur.
4) Vaktin devamıdır. Şöyle ki: Cuma namazını kılabilmek için öğle vakti devam etmek üzere olmalıdır. Bu vakit çıktı mı artık cuma namazını kılmak veya kaza etmek caiz olmaz. O günün öğle namazı da kılınmamış ise yalnız onu kaza etmek gerekir.
Daha cuma namazı kılınmakta iken vakit çıkacak olsa yeniden öğle namazını kaza olarak kılmak gerekir.
(İmam Malik'e göre cuma namazı öğle vakti çıktıktan sonra da kılınabilir. İmam Ahmed'den bir rivayete göre de cuma namazı zeval vaktinden önce de kılınabilir.)
5) Cemaat bulunmasıdır. Şöyle ki: Cuma namazı için cemaatın en az mikdarı imamdan başka üç kişidir. İmam Ebû Yusuf'a göre imamdan başka iki kişidir.
(İmam Malik'den bir rivayete göre otuz İmam Şafiî ile İmam Ahmed'in mezheblerine göre de kırk kişidir.)
Cemaatın aklı yerinde ve erkek olması ve en az bu üç kişinin birinci secdeye kadar hazır bulunması da İmam-ı Azam'a göre şarttır. Buna göre yalnız kadınların veya çocukların cemaatiyle veya birinci secdeden önce dağılıp da azınlıkta kalan cemaatle cuma namazı kılınamaz.
Cemaatın huzuru iki İmama göre tahrimeye kadar şarttır. İmam Züfer'e göre hiç olmazsa ka'dede teşehhüd mikdarı duruncaya kadar cemaatın hazır bulunması şarttır. Cemaat bundan önce dağılacak olsa geriye kalan bir veya iki kişinin öğle namazını kılması gerekir. Cemaatın mukim veya hür olmaları şart değildir. Öyle ki misafir veya köle olan bir müslüman cuma namazını kıldırabilir.
6) Cumanın farz olan namazından önce hutbe okumaktır. Şöyle ki: Vaktin girmesinden sonra mevcut cemaatın huzurunda bir hutbe okunması gerekir. Bunun içindir ki hutbe okunurken cemaat bulunmayıp da sonradan namazda bulunacak olsalar namazları caiz olmaz.
* Cemaatin hutbeyi işitmesi şart değildir. Sadece hazır bulunmaları yeterlidir. Hutbe esnasında bir mükellef erkeğin misafir olsa dahi bulunması yeterli görülmektedir.
Cuma hutbesinin rüknü İmamı Azam'a göre Allah'ı zikirden ibarettir. Onun için hutbe niyeti ile yalnız: "Elhamdü lillah" yahut "Sübhanallah" yahut "La ilahe illalah" denilecek olsa yeterli olur. İki İmama (İmam Ebû Yusuf ve İmam Muhammed'e) göre hutbe denilecek derecede uzunca bir zikirden ibarettir. Bunun en az olan derecesi Tahiyyat mikdarı hamd ve Salavat ile müslümanlara duadır.
* Hutbenin vacibleri hatibin taharet üzere bulunması avret sayılan yerlerin örtülü olması ve hutbeyi ayakta okumasıdır.
Hutbenin sünnetleri de hutbeyi iki kısma ayırmak ve bunlar arasında bir tesbih veya üç ayet okunacak kadar bir zaman oturmaktır. Bu bakımdan buna iki hutbe denir. Bu iki hutbeden her biri hamdi kelime-i şehadeti salât ve selâmı kapsamalı. Birinci hutbe bir ayetin okunması ile insanlara öğüt vermeyi ikinci hutbe de müslümanlara duayı kapsamalıdır. Ayrıca imamın sesi ikinci hutbede olan birinci hutbedekinden daha hafif olmalıdır. İşte bunlar hutbenin sünnetlerindendir.
* Her iki hutbeyi uzatmamak da sünnettir. Hatta hutbeyi "Hücurat" süresi ile "Büruc" süresine kadar olan sürelerin herhangi birinden uzunca okumak özellikle kış mevsiminde mekruhtur. Cemaatı bıktırmak uygun değildir. Cemaatın acele görülecek işleri olabilir. Onları camide fazla tutmak cuma namazlarına devamlarına engel olacağından yersiz bir iş olur. Hatib olan şahıs bunları düşünmelidir. Sözlerinin sonu önceki sözleri unutturacak ve kıymetten düşürecek şekilde hutbesi uzun olmamalıdır. Hutbenin kısa ve cemaata faydalı bir tarzda hazırlanması hatibin ehliyet ve faziletine delildir. Bu konudaki bir hadisi şerifin anlamı şöyledir:
"Namazının uzun hutbesinin kısa olması bir kimsenin anlayışlı bir din alimi olduğunun alametidir. Artık namazı (cemaata ağır gelmeyecek şekilde) uzatınız hutbeyi de kısa okuyunuz. Gerçekten bazı sözler sihir gibi kalbleri etkiler"
İşte böylece hutbeler belâgat ve mana bakımından ruhları kazanacak bir halde bulunmalıdır.
Ashabı kiramdan (Câbir bin Semüre'den) rivayet edildiğine göre Peygamber efendimizin namazı da hutbesi de orta bir halde idi. Çok kısa ve çok uzun olmaktan beri idi.
* Hatib ezan okunup tamamlanıncaya kadar minberde oturur. Sonra ayağa kalkar. Sonra gizlice "Euzü" çekerek aşikâra hamd ve sena'da bulunur. Hutbesini cemaata karşı söyler. Savaşla alınmış bir beldede hatib sol elinde tutacağı bir kılıca dayanarak hutbesini okur. Bu durum İslamın gücünü İslam mücahidlerinin dayandıkları kuvveti hatırlatır. Milletin kahramanlığını arttırır. Hutbe bitince ikamet yapılır. Bunlar da hutbenin sünnetlerindendir. Hatibin hutbe sünnetlerini gözetmemesi veya dünyalık konuşmalarda bulunması mekruhtur.
7) Cuma namazının bir beldede veya belde hükmünde bulunan bir yerde kılınmasıdır. Beldeden maksad valisi hakimi yolları ve mahalleleri bulunan herhangi bir şehirdir. Bu beldeye bitişik olup asker toplamak at bağlamak silah atmak cenaze namazı kılmak ölüleri gömmek gibi beldenin ihtiyaçlan için hazırlanmış olan yerler de belde hükmündedir. Bu yerlere "Fina-i belde" denilir. Onun için bir belde camilerinde cuma namazı kılınabileceği gibi böyle yerlerde de kılınabilir. Önceleri şehirlerin dışında böyle namaz kılma yerleri (Musallâ) vardı. Halk cuma ve bayram günlerinde orada toplanarak namazlarını kılarlardı. Böylece beraberliklerini güçlerini ve hakka olan bağlılıklarını göstermeye çalışırlardı. Öyle ki İmamı Azam'a göre bir beldede yalnız bir camide veya bir Musallâ'da cuma namazı kılınır birkaç camide kılınmaz.
Fakat İmam Muhammed ve İmamı Azam'dan diğer bir rivayete göre cuma namazı bir beldede bulunan birçok camilerde kılınabilir. Doğru olan da budur. Uygulama da böyle yapılmaktadır.
İmam Ebû Yusuf'dan bir rivayete göre şehirde ancak iki yerde cuma namazı kılınabilir. Diğer bir rivayete göre de aralarında bir ırmak bulunmadıkça iki yerde de cuma namazı kılınmaz.
Cuma namazının birçok camide kılınmasını caiz görmeyenlere göre bir beldede kılınan birçok cuma namazlarından hangisine daha önce tekbir alınarak başlanmışsa o namaz sahih olur diğerleri olmaz.
İşte böyle bir ihtilaftan kurtulabilmek içindir ki cumanın dört rekat son sünnetinden sonra "Zühri ahîr" adı ile dört rekat namaz daha kılınmaktadır. Şöyle ki: "Vaktine yetişip henüz üzerimden düşmeyen son öğle namazına" diye niyet edilir ve tam öğle namazının dört rekat farzı veya dört rekat sünneti gibi dört rekat namaz kılınır. Daha iyisi sünnet namazı şeklinde kılmaktır. Çünkü cuma namazı sahih olmamışsa bu dört rekat ile o günün öğle namazı kılınmış olur. Bu namazın son iki rekatına ilave edilen sure ve ayetler farzın sıhhatine zarar vermez. Eğer cuma namazı sahih olmuşsa bu dört rekat kazaya kalmış bir öğle namazı yerine geçer. Kazaya kalmış böyle bir namaz bulunmayınca da nafile bir namaz olur.
Sonuç: Bu şekilde namaz kılınması ihtiyata uygun olduğundan alimlerin çoğu tarafından güzel görülmüştür. Şafiî alimlerinden bir çokları da bunu uygun görmektedirler. Çünkü İmam Şafiî'ye göre de bir beldede ilk kılınmaya başlanan cuma namazı geçerlidir diğer cuma namazları sahih olmaz. O halde cuma namazına daha sonra başlamış olanların öğle namazını kılmaları gerekir.
Bununla beraber bu uygulama bir içtihad meselesi olduğundan İmam Şafiî Hazretleri Bağdad'da birçok camide cuma namazının kılındığını gördüğü halde buna itiraz etmemiştir.
Cuma Namazı ile ilgili Bazı Meseleler
197- Birçok köylerde cuma namazı kılınmasına öteden beri izin verilmiş olduğundan beldelerde olduğu gibi köylerde de cuma namazı kılınagelmiştir. Mescidlere ait hükümler bölümüne bakılsın!..
198- Bir köylü cuma günü bir şehire gidip cuma vaktine kadar orada durmak niyetinde bulunsa kendisine cuma namazı farz olur. Fakat cuma vaktinden önce şehirden çıkmaya niyet ederse ona cuma farz olmaz. Sahih kabul edilen bir görüşe göre cuma vaktinin girmesinden sonra şehirden çıkmaya niyet ederse yine cuma farz olmaz.
199- Cuma günü zeval vaktinden sonra cuma namazını kılmadan sefere (yolculuğa) çıkmak mekruhtur. Zeval vaktinden önce çıkmak ise mekruh değildir.
200- Özürlü ve tutuklu olanların cuma günü şehirde öğle namazını cuma namazından önce kılmaları mekruh olduğu gibi cuma kılındıktan sonra da cemaatla kılmaları mekruhtur. Bunların öğle namazlarını cuma namazı kılındıktan sonra kılmaları müstehabdır; çünkü o vakte kadar özürlerinin kalkabileceği umulur.
201- Bir kimse cuma günü özrü bulunmadığı halde cuma namazını kılmadan öğle namazını kılacak olsa bu namazı sahih olursa da cuma namazını terk ettiğinden günaha girmiş olur. Fakat böyle bir kimse daha sonra cuma namazını kılmak için -daha cuma namazı kılınmadan- camiye yönelse kıldığı öğle namazı nafile yerine geçer. Cuma namazına ister yetişsin ister yetişmesin ve ister niyetinden vazgeçsin ister geçmesin. Bu itibarla cuma namazına yetişemezse öğle namazını yeniden kılması gerekir.
İki İmama göre gidip cuma namazına başlamadıkça kılmış olduğu öğle namazı batıl olmaz.
202- Cuma için tekbir almak yıkanmak misvak kullanmak güzel ve temiz elbiseler giyinmek hoş koku sürünmek müstahabdır. Minarede ezan okununca da başka işlerle uğraşmayıp hemen camiye gidilmesi vacibdir.
203- Cuma günü camiye erkence gitmek iki rekat "Tahhiyyetü'l-mescid" namazı kılmak Kehf sûresini okumak veya dinlemek mendubdur.
204- Camiye giden kimse eğer hutbeye başlanmamışsa başkalarını rahatsız etmemek şartı ile hatibe yakın yere kadar gidebilir değilse bulabildiği yerde oturur. Fakat yer bulamaz ve ilerdeki saflarda boşluk bulunursa zaruret gereği bu boş yerlerden birine gidebilir.
205- Hatib minbere çıkınca cemaatın dinleyip susması selamlaşmaması nafile namaz kılmaması gereklidir. Öyle ki hutbede Peygamber Efendimizin mübarek isimleri anılınca cemaatın "Salat ve Selam"da bulunmaları ve dinlemekle yetinmeleri daha faziletlidir. İmam Ebû Yusuf'dan bir rivayete göre bu durumda gizlice Salat ve Selam getirilir.
206- Cumanın başlanılmış ilk sünneti hatibin minbere çıkması halinde namazın vaciblerine riayet edilerek hemen tamamlanmalıdır.
207- Cuma namazını hutbe okuyan şahsın kıldırması daha faziletlidir.
208- Cuma namazı henüz bitmeden imama uyan kimse bu namazı tamamlar. İmamı teşehhüdde veya sehiv secdesinde bulsa da hüküm aynıdır.
İmam Muhammed'e göre ikinci rekatın rüküundan sonra gelip imama uyan kimse cuma namazını değil öğle namazını tamamlar.

elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Cuma namazı hangi hallerde kılınmaz

Cuma namazı hangi hallerde kılınmaz konusu, DİNİMİZİ TANIYALIM / Dini Bilgiler forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Cuma Namazı ve Zuhr-i Ahir elif Dini Bilgiler 0 18-07-2013 12:42
Teşhis maksadıyle kürtaj hangi hallerde yapılır ? daywest Jinekoloji - Kadın Hastalıkları 0 23-07-2010 09:36
Tedavi maksadıyle kürtaj hangi hallerde yapılır ? daywest Jinekoloji - Kadın Hastalıkları 0 23-07-2010 09:34
Cinsel Saldiri Suçlarinin Eylemcileri, Hangi Hallerde Daha Ağir Cezalar Alirlar? Jülyet Kadın ve Hukuk 0 20-04-2010 01:36
Gazze'de Cuma Namazı mormavi Dini Resimler 2 30-05-2009 04:39

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:02 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats