bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > DİNİMİZİ TANIYALIM > Dini Bilgiler

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 21-07-2013, 03:23   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Vesvese ile ilgili hadisler

Vesvese ile ilgili hadisler-dinde vesvese

Kalbimiz düşünce ve eylemlerimizi şekillendiren bazı iç fısıltıların adeta harman olduğu bir alandır. Pek de isteğimize bağlı olmayan bu seslere “hâtır” adı verilir. (Hatıra kelimesi de buradan gelir. Fakat Türkçe’de hatıra kelimesi burada dediğimiz anlamında kullanılmaz.)
Hâtırlar iç dünyamızda yankılanan etkili telkin unsurlarıdır ve iradeyi yönlendirme gücüne sahiptir. Birçok hareketimiz kalbimize doğan bu sesin somutlaşmış halidir. Denilir ki: Her iç ses karşılık gördüğü nispette arzuya dönüşür. Arzu azmi azim niyeti niyetse azaları harekete geçirir.
İlham ve vesvese
İslâm alimleri arzu ve yönelmeyi kamçılayan iç sesleri iki kısımda incelerler. Bir kısmı kötülüğe şerre davet ederken diğer bir kısmı iyiliğe hayra davet eder. Bu seslerin vicdan ve sağduyu diye de adlandırılan hayra davet edici türüne “ilham” şerre davet eden türüne “vesvese” denir. İlham melek tarafından vesvese ise şeytan tarafından telkin edilir.
Büyük hadis alimimiz Tirmizî Hazret-leri’nin rivayetine göre Hz. Peygamber s.a.v. Efendimiz buyurmuştur ki:
“Şeytan da melek de insanoğluna sokularak onun kalbine birtakım şeyler atarlar. Şeytanın işi kötülüğe çağırmak sonu fena ve zararlı olan şeylere teşvik etmek ve hakkı yalanlamak haktan uzaklaştırmaktır. Meleğin işi hayra çağırmak ve hakkı doğrulamaktır.
Kim içinde hakka hayra iyiliğe çağıran bir ses duyarsa bilsin ki bu Allah’tandır ve hemen Allah Tealâ’ya hamd etsin. Kim de içinde şer ve inkâra çağıran bir fısıltı duyarsa ondan uzaklaşsın ve hemen şeytandan Allah’a sığınsın.”
Efendimiz s.a.v. böyle buyurduktan sonra şu ayet-i kerimeyi okumuştur: “Şeytan sizi fakirlikle korkutur. Size kötülüğü emreder.” (Bakara 268)
Şeytanın tek silahı
Bilindiği üzere şeytanın tek gayesi insanı kendisi gibi cehenneme sürüklemektir. O bu gayesine ulaşmak için Cenab-ı Hak’tan izin almış ve şöyle demiştir: “Öyleyse beni azdırmana karşılık yemin ederim ki ben de onları saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım. Sonra onların önlerinden arkalarından sağlarından ve sollarından sokulacağım. Sen de çoğunu şükredenlerden bulmayacaksın.” (A’raf 16-17)
Şeytan gelecek endişesine sevk etmekle dünya tutkusunu artırır. Olan bitenle aldatarak dinde şüpheye düşürür. Günah ve kötülükleri güzel gösterir ve böylece yaklaşır.
Ancak şeytan bunların hiçbirini kendini göstererek yapmaz. Çünkü o vakit hiç kimse ona uymaz. Hal böyle olunca çeşitli hile ve aldatmalara başvurur. Gizlenmiş maskelenmiş bir şekilde siner durmadan fısıldar.
Sevgili Peygamberimiz s.a.v. şeytanın nasıl bir hilebaz ne tür bir vesveseci olduğunu şöyle bildiriyor: “Muhakkak ki şeytan ademoğlunun bütün yollarında oturur. Önce İslâm yolu üzerinde oturur ve ona (vesvese vererek) der ki: ‘Ananın babanın dinini terk edip müslüman mı olmak istiyorsun?’ Kul onu dinlemez müslüman olursa bu sefer de (İslâm uğruna hicret etmesini önlemek için) hicret yolu üzerine oturur ve ona (yine vesvese verip) der ki; ‘Şu vatanını şu havayı terk edip nereye gideceksin?’ Eğer onu dinlemez de hicret ederse bu sefer cihat yolu üzerine oturur. Der ki: ‘Savaşmak öldürmek ve nihayet ölmek değil mi? Sonuçta ailen ve servetin başkalarına kalacak değil mi?’ Kim şeytanın vesvesesine kapılmadan cihada gider de ölürse onu cennetine koymak Allah Tealâ üzerine hak olur. Eğer düşman tarafından öldürülürse cennetlik ve şehit olur. Cihada giderken hayvanından düşüp ölse dahi Allah onu cennetine koyar.” (Ahmed b. Hanbel Neseî)
İlk vesvese
Kur’an-ı Kerim şeytanın vesvesesine maruz kalan ilk insanların atamız Hz. Adem ile Hz. Havva annemizin (selam üzerlerine olsun) olduğunu şöyle kaydeder: “Derken şeytan onların kendilerinden gizli kalan çirkin yerlerini açmak için ikisine de vesvese verdi ve şöyle dedi: Sizi Rabbiniz başka bir şey için değil sırf melek olacağınız yahut ebedi şekilde kalanlardan olacağınız için bu ağaçtan uzak tuttu.” (A’raf 20)
Halbuki Cenab-ı Hak: “Ey Adem! Şüphesiz bu (İblis) sana ve eşine düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın sonra bedbaht olursun.” (Tâhâ117) diye uyarmıştı. Buna rağmen şeytan vesvesesini kullanarak onları bu ağacın meyvesinden yemeye ikna etti. Bu da onların cennetten çıkarılmalarına sebep oldu.
Şeytanın apaçık düşman olduğu konusunda Hz. Adem Aleyhisselam’dan günümüze kadar tüm insanlar uyarılmışlardır. Cenab-ı Hak bunu şu ayet-i kerimesiyle teyit eder: “Ey ademoğulları! Şeytana kulluk etmeyin çünkü o sizin apaçık bir düşmanınızdır demedim mi?” (Yasin 60)
Vesveselerden sorumlu muyuz?
Aklımıza şu soru gelebilir: Vesvese kötü bir şey olduğuna göre kalbimize gelen vesveselerden acaba hesaba çekilecek miyiz?
Bu soruyu doğru cevaplayabilmek için bir iş gerçekleşmeden önce kalpte cereyan eden dört aşamadan söz etmek gerekir: Bunlardan ilki kalbe bir hâtırın gelmesi bir sözün düşüncenin kalpte harekete geçmesidir. İkincisi buna karşılık bir meyil olması heyecan duyup rağbet edilmesidir. Üçüncüsü kalbin bu işi yapma üzerine hükmetmesi son kararını vermesidir. Dördüncüsü ise azmetmek ameli hayata geçirmek için kalben niyet etmektir.
Kalbin ilk iki hali olan hâtır ile meyil irade dışı meydana geldikleri için bir sorumluluğa yol açmazlar. Sevgili Peygamberimiz’in: “Allah Tealâ ümmetimi hatırlarına gelen şeyleri yapmadıkları veya konuşmadıkları sürece o şey yüzünden hesaba çekmeyecektir.” (Buharî) hadisi buna delildir.
Gelelim karar ve azmetmeye... Bunların her ikisi de kasıtlı ve isteyerek meydana geldikleri için mesuliyet gerektirir. Cenab-ı Hakk’ın: “Allah sizi kasıtsız olarak yaptığınız yeminlerinizden sorumlu tutmaz. Fakat kasıtlı yaptığınız yeminleriniz yüzünden sizi sorumlu tutar.” (Maide 89) ayeti ile Efendimiz s.a.v.’in “İnsanlar niyetleri üzere haşrolurlar.” (İbn Mace) hadisi buna delil gösterilebilir.
Fakat her şeye rağmen Allah’ın merhameti galiptir ve bir kalp kötülükte karar kılıp bu kötülüğü yapmaya azmettiği zaman bile melekler kulun o kötülükten dönme ihtimalini göz önünde bulundurarak hemen günah yazmazlar. Bu süre içerisinde insan Allah’tan korkup kötülükten vazgeçerse kendisine bir sevap yazılır.
Buharî ve Müslim Hazretlerinin rivayet ettiğine göre Allah Tealâ meleklerine şöyle emreder: “Kulum kötü bir amel yapmaya karar verdiği zaman onu yapmadıkça yazmayın. Şayet o günahı işlerse ona bir günah yazın. Eğer kulum o ameli yapmayı benim rızam için terk ederse ona bir sevap yazın. Şayet iyilik yaparsa en az on misli olmak üzere yedi yüz misline kadar ona sevap yazın.”
Vesveseden kimler etkilenir?
Vesvese ancak şeytanı dost edinen kimseleri etkiler. Bu durum Kur’an-ı Kerim’de şöyle dile getirilmiştir: “Şeytanın nüfuzu ancak onu dost edinenlere ve Allah’a ortak koşanlaradır.” (Nahl 100)
Şeytanın salih kullar üzerinde hiçbir etkisi bulunmamaktadır. Nitekim Cenab-ı Hak şöyle buyurur: “Benim gerçek kullarım (var ya) senin onlar üzerinde hiçbir hakimiyetin yoktur.” (İsra 65). Diğer yandan iman edip Rablerine tevekkül eden kimselerin kalplerine gelen vesveselerden etkilenmedikleri şöyle haber verilir: “İman edip Rablerine tevekkül edenler üzerinde şeytanın hiçbir nüfuzu yoktur.” (Nahl 99)
Buradan anlaşılıyor ki şeytanın vesvesesi ancak Rahman’ın yolunu terk edenleri onu umursamayıp nefsini arkadaş edinenleri etkileyebilir. Cabir b. Ubeyd k.s. diyor ki: Alâ b. Ziyad’a içimdeki vesveseden şikayet ettim. Dedi ki: “Kalp uğranılan bir ev gibidir. Bir şey varsa alır yoksa bırakıp gider. Yani heva ve heves olmayan gönüle şeytan girmez.” (İhya III/62)
Şeytanın vesveseleri de her insana göre farklıdır. Tıpkı bir düşmanın her savaş için farklı stratejiler kullanması gibi... Bu vesveselerin belki de en tehlikeli olanı şeytanın kalbe şüphe tohumları atıp inancı sarsmaya çalışmasıdır. Şeytan bu yöntemi daha çok dini yeni yeni tanımaya başlayan veya kulaktan dolma bilgilerle yürümeye çabalayan insanlar üzerinde tatbik eder.
Eğer kişi kalbine gelen şüphe karşısında sıkı durur da Alah Tealâ’nın izniyle def etmeyi başarırsa bu defa küfür veya edep dışı sayılacak düşünceleri akla getirmeye çalışır. Öyle ki insan “keşke ölseydim de aklıma böyle şeyler gelmeseydi” der. Sonra aklından geçen o şeyden dolayı çok büyük günaha girdiğini zannederek inanılmaz derecede üzülür.
Şeytanın istediği de budur: Onu telaşlandırıp dinden çıkmakla korkutmak... Çünkü kişi dinden çıktığına inandığında: “Zaten ben mahvolmuş biriyim artık günah işlesem ne olur işlemesem ne olur” ruh hâlini yaşayacaktır. Halbuki böyle durumlarda endişeye kapılmamak gerekir. Çünkü bu vesveseler insana ait değildir.
Vesveseden korunmak için
Kalbe gelen düşünceleri dinî ölçülerle karşılaştırıp ona göre hareket etmek doğru ve kolay bir yoldur. Yoksa kalbe gelen şeyleri hemen kabullenip dinî hükmünü öğrenmeden hareket etmek yanlıştır.
Bu arada kalbe gelen vesvesenin üzerinde durmak onu gözde büyütmek de anlamsızdır. Vesveseden korunmanın en etkili yolu ise Allah Tealâ’yı anmak zikretmektir. Şeytanın giriş yolu kalp olduğuna göre kalbin güçlenerek heva ve hevesi üzerinden atması şeytanın yolunu kapatacaktır. Zaten tasavvuftaki eğitimin gayelerinden biri de işte bu şekilde kalbi şeytanın cirit attığı bir meydan olmaktan çıkarıp Allah Tealâ’ya ait kılmaktır.
Allah anıldığı zaman şeytan susar. O nedenle kul Kerim olan Rabbini her fırsatta anmalı şeytanın vesvesesini savması için O’na sığınmalıdır. A’raf suresi 200. ayette şöyle buyurulur: “Eğer şeytandan bir fit (bir vesvese) gelip seni dürterse hemen Allah’a sığın. Çünkü O hakkıyla işiten hakkıyla bilendir.”
“De ki: Rabbim şeytanların kışkırtmasından sana sığınırım. Rabbim onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım.” (Mü’minûn 97-98)


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Vesvese ile ilgili hadisler

Vesvese ile ilgili hadisler konusu, DİNİMİZİ TANIYALIM / Dini Bilgiler forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: vesvese ile ilgili hadisler, peygamber efendimizin vesvese ile ilgili hadisleri, vesvese ile ilgili ayetler, peygamberimizin vesvese ile ilgili hadisleri, vesvese ile ilgili hadisi şerifler, peygamberimizin vesvese ile ilgili sözleri, vesvese ile ilgili hadis ve ayetler, hz muhammedin vesvese ile ilgili hadisleri, vesvese hadisi şerif, peygamber efendimiz vesvese, vesvese ile ilgili hadis, vesvese hakkında hadisler, vesvese ile ilgili hadisi şerif, vesvese ilgili hadisler, peygamberimizin vesveseyle ilgili hadisler,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Durustlukle ilgili Ayet Ve Hadisler mormavi Dua, Ayet, Hadis 6 11-02-2016 11:14
israfla ilgili ayet ve hadisler Kayıtsız Üye Soru Cevap 3 01-12-2013 05:06
Mal Zenginliği ile ilgili Hadisler Nelerdir elif Soru Cevap 0 08-04-2013 03:53
din ile ilgili hadisler? Kayıtsız Üye Soru Cevap 1 23-11-2012 11:17
kıyametle ilgili hadisler Bkmlyz Dua, Ayet, Hadis 0 28-05-2008 09:02

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 12:09 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats