bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > DİNİMİZİ TANIYALIM > Dini Bilgiler

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 21-07-2013, 03:30   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Anne ve baba ile ilgili yazılar

Anne ve baba ile ilgili yazılar-anne baba önemi hakkında bilgi-anne baba hakkında bilgiler

Allah'ın insanlardan korunmasını istediği beş kutsal şeyden biri de neslin devamıdır. Neslin devamını Allah (c.c.) canlıların kabiliyet ve yapılarına göre belli kanunlara bağlamıştır. Neslini devam ettirebilmek için en büyük zorluklarla karşılaşan canlı da insanoğludur. İnsan canlıların en güçlüsü olmasına rağmen doğduğu anda en zayıf olanların başında gelir. Bazı hayvan yavruları doğumdan hemen sonra bir kısmı da kısa bir zaman sonra ayağa kalkabildiği ihtiyaçlarını gidermeye başlayabildiği hâlde insanoğlu ancak doğumundan yıllar sonra bu seviyeye gelebilir. Neslin devam edebilmesi için bütün bu zorlukları çeken ana babalardır. Anne yavrusunu dokuz ay karnında taşır hamilelik süresince pek çok güçlükle karşılaşır hayatî tehlikeleri de göze alarak çocuğunu doğurur. Hiç bir şeye gücü yetmeyen bebeğini büyütmek için uykusundan istirahatinden sıhhatinden feragat eder. Nitekim Cenâb-ı Allah şöyle buyurur:

"Biz insana ana-babasına iyilikte bulunmayı tavsiye ettik. Özellikle de anasını tasviye ederiz ki o kat kat zaafa düşerek ona hamile kalmış emzirmesi de tam iki sene sürmüştür. Binaenaleyh; bana ve ana-babana şükret. " (Lokman 31/14). Aile ve çocuğun ihtiyaçlarını temin etmek için baba yılmadan usanmadan çalışır yemez yedirir giymez giydirir. Çocuğun bir yeri ağrısa onlar daha fazla rahatsız olurlar. Çocuklarının rahatını kendi rahatlarına tercih ederler. Bu zahmetli meşgale değişik safha ve şekillerde olmak üzere yirmi otuz yıl devam eder. Hatta ana-babanın çocuğuna gösterdikleri ilgi hayat boyu sürer gider.

Allah'ın ana-baba ve çocuklar arasında yarattığı sevgi ve saygıdan kaynaklanan işte bu hak-görev ilişkisi insan neslinin yozlaşmadan sıhhatli ve sağlam bir şekilde devam edebilmesinin ve vazgeçilmez bir şartıdır.

Ana-babanın çocuklar üzerindeki haklarını şöyle sıralayabiliriz:

1. İtaat (saygı): Çocukların ana-babalarına karşı en önemli görevleri onlara itaat etmek yapılması haram olmayan isteklerini yerine getirmektir. Cenâb-ı Allah şöyle buyurur: "Biz insana ana-babasına iyilik yapmasını tavsiye ettik. Bununla beraber hakkında bilgi sahibi olmadığın (ilah tanımadığın) bir şeyi bana ortak koşman için sana emrederlerse artık onlara bu hususta itaat etme." (el- Ankebût 29/8) Bu ayet ashabtan Sa'd b. Ebi Vakkâs hakkında nazil olmuştur. Hz. Sa'd olayı şöyle anlatmaktadır: "Ben anneme hürmet ve itaat eden bir çocuktum müslüman olunca annem bana:

-Sa'd! bu yaptığın nedir? Ya sen bu yeni dinini bırakırsın yahut da ben yemem içmem ve sonunda ölürüm. Sen de benim yüzümden; "anasının katili!" diye ayıplanırsın dedi. Ben; "Anneciğim böyle yapma. İyi bil ki ben bu dini bırakmam!" dedim. Ve iki gün iki gece bekledim. Kadın ne yedi ne içti. Bunun üzerine:

"-Vallahi anne iyi bil ki senin yüz canın olsa da bunlar birer birer çıksa ben bu dinimi yine bırakmam. Artık ister ye ister yeme" dedim. Bu azmimi görünce annem bu direnmesinden vazgeçti. Bunun üzerine yukarıdaki ayet-i kerîme nazil oldu. (Tecrîd-i Sarîh Tercümesi XII 121 ) .

Peygamber Efendimiz de bir hadislerinde: "Allah size annelerinize itaatsizliği... Haram kıldı." (Buhârî Edeb 4).

Yukarıda zikredilen ayet ve hadislerden de anlaşılacağı gibi ana-babaların istek ve arzularını yerine getirmek onlara karşı çıkmamak Allah'ın emridir. Ancak ana-baba çocuğundan Allah'a karşı gelmesini O'nu inkâr etmesini farz kıldığı bir şeyi yapmamasını haram kıldığı şeyleri yapmasını emrederse; onların bu istekleri yerine getirilmez. Çünkü Allah'a isyan olan hususta ana-baba da olsa insanlara itaat edilmez.

2. Ana-babaya iyi davranmak. Allah'u Teâlâ Kur'an-ı Kerîm'de insanın kimlere karşı görevleri olduğunu sıralarken şöyle buyurur:

"Yüce Rabb'ın şöyle emretti; Yalnız Allah'a ibadet edeceksiniz ana-babalarınıza iyilik yapacaksınız. Şayet bunlardan biri veya her ikisi senin yanında ihtiyarlarsa sakın onlara "öf " dahi deme yüzlerine bağırma onlara tatlı söz söyle. Onlara merhamet belirtisi olarak tevazu kanadını aç da "Ya Rab küçüklüğümde bana şefkat gösterdikleri gibi sen de onlara merhamet et" de "(el-isrâ 17/23-24)

Peygamber Efendimiz de "kime iyilik yapayım?" diye üç defa soran bir sahabiye üç defasında da "annene" cevabını verdikten sonra dördüncü soruda babasına iyilik yapması gerektiğini söylemiştir. (Buhârî Edeb 2; Müslim Birr 1).

Ana-baba çocuklarına yeteri kadar iyilik yapmamış olsalar hatta bazı zararları dokunmuş olsa da çocuklar onlara yine de iyi davranmak mecburiyetindedir. Çünkü insanlar yaşlandıkça çocuklaşır. Çocukluğumuzdaki yanlış ve zararlı davranışlarımızı güler yüzle karşılayanlar bize muhtaç duruma gelince onlara bize yaptıkları gibi iyi davranmamız aynı zamanda bir şükran borcudur.

3. Maddî ihtiyaçlarını gidermek. Yaşlanıp kendi ihtiyaçlarını temin edemez hâle gelince ana-babaların bütün ihtiyaçlarını temin etmek çocukların görevidir. Bu görev sadece ahlâkı olmayıp hukuken de vardır. Bu görevini yerine getirmeyen kimse İslâmî yönetim tarafından buna zorlanır. Allah bu görevi evlâtlara yüklemektedir: "Ey Peygamber! Sana ne sarfedeceklerini soruyorlar. De ki sarfedeceğiniz mal ana-baba akrabalar yetimler düşkünler ve yolcular içindir. Yaptığınız her iyiliği Allah bilir. " (el-Bakara 2/215).

Ashab-ı Kirâm'dan Ebu'd-Derdâ Hz. Peygamber'in (s.a.s.) kendisine dokuz önemli şey tavsiye ettiğini bunlardan birinin de; ana-baba da dahil olmak üzere aile fertlerinin ihtiyaçlarını karşılamak olduğunu belirtir. (Buhârî el-Edebü'l-Müfred 9) Yine Peygamberimiz cihada katılmak isteyen bir sahabiyi ihtiyaçlarından dolayı ana-babasının yanına göndermiştir. (Buhârî el-Edebu'l-Müfred 9).

4. Saygısızlık etmemek. İslâm ümmetinin prensibi büyüklere saygı küçüklere sevgidir. Saygıya en lâyık olanlar saygıda kusur etmeyi dahi aklımızdan geçirmememiz gerekenler de ana-babalarımızdır. Bir gün Peygamberimiz (s.a.s.) ashabına;

-"Size büyük günahların en büyüğünü bildireyim mi?" diye üç defa sordu. Üç defasında da "evet bildir Ey Allah'ın Resulü" diyen-ashab-ı kirâma bunların sırasıyla; "Allah'a ortak koşmak ana-babaya karşı gelmek haksız yere adam öldürmek ve yalan söylemek" olduğunu belirtir. (Buhârî Edeb 6).

"Ana-babamı ağlar hâlde terkederek hicret etmek üzere senin emrini almaya geldim" diyen bir sahabiye Peygamberimiz (s.a.s.):

-"Onlara dön nasıl ağlattınsa onları öylece güldür sevindir" der ve henüz müslüman dahî olmayan ana-babasının yanına gönderir.

5. Rızalarını almak. İnsanın dünyadaki en büyük görevi şüphesiz ki Allah'ın rızasını kazanmaktır. Bundan hemen sonra rızasını almamız gerekenler ise ana-babalarımızdır. Çünkü yukarıda geçen ayetlerde de görüldüğü gibi Allah'u Teâlâ kendisine ibadetten hemen sonra ebeveyne iyiliği emretmiş Peygamberimiz de (s.a.s.): "Allah'ın rızası babanın rızasında gazabı da gazabındadır" (Buhârî el-Edebü'l-Müfred 1; Tirmizî Birr 3) buyurmuştur. İyilik yapmada babadan önce gelen annenin durumu da tabii ki böyledir.

Peygamberimiz (s.a.s.) çok öfkeli bir şekilde üç defa "Yazıklar olsun o kimseye " dediğinde Ashab-ı Kiram; "Kimdir o? Ey Allah'ın Resulü! " diye sorunca;

"Ana-babası veya bunlardan birisi yanında ihtiyarladığı hâlde Cennet'e giremeyip Cehennem'i boylayan kimse" der. (Müslim Birr 9).

Abdullah b. Amr b. el-Âs'ın anlattığına göre bir adam peygamberimiz (s.a.s.)'e gelerek cihada gitmek için izin istedi. Peygamberimiz de ona; "Annen baban sağ mıdır?" diye sordu. Adam: "Evet" deyince Resulullah (s.a.s.): "O hâlde sen önce onların rızasını almaya çalış " buyurarak ona bu görevini hatırlattı. (Tecrid-i Sarih Tercümesi VIII 377).

6. Kötü söz söylememek. Onları incitecek her tür kötü söz ve davranıştan kaçınmak gerekir. Bu kötü davranışların ebeveyne doğrudan yapılması haram olduğu gibi onlara kötü söz söylenmesine sebep olmak da haramdır. Cenâb-ı Allah'ın "Onlara öf dahî demeyin" yasağı yanında Peygamberimizin şu hadis-i şerîfi de çok dikkat çekicidir:

"Bir kimsenin ana-babasına sövmesi büyük günahlardandır".

-Ashab-ı Kirâm: "Bir kimse ebeveynine nasıl söver?" deyince

-Efendimiz (s.a.s.): "Biri başkasına kötü bir söz söyler o da tutar bunun ebeveynine söver" diye cevap verdi. (Buhârî Edeb 4).

7. Öldüklerinde hayırla anmak dua etmek. Ana-baba ölmekle onlara karşı olan sorumluluklar bitmez. Onların temiz hatıralarını devam ettirmek gerekir. İnsanları insan yapan da bir bakıma nesilden nesile miras olarak intikal eden bu güzel duygu ve hatıralardır. Peygamberimizin; "Sevgi verâset yoluyla kazanılır" (Buhârî el-Edebü'l-Müfred 22) hadîsi de bu gerçeği ifade etmektedir. Böylece nine ve dedelerle torunlar arasında bir sevgi bağı kurulmuş olur. Onları hayırla anmak bağışlanmaları için dua etmek Allah'u Teâlâ'nın Kur'an-ı Kerîm'de bize öğrettiği dualardandır; "Ey Rabbimiz! İnsanların hesaba çekileceği kıyamet gününde beni annemi babamı ve bütün müminleri bağışla. " (İbrahim 14/41 ) .

Bir sahabî; "Ölümlerinden sonra da ebeveynim için yapmam gereken bir iyilik var mı?" diye sorunca Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurdu:

"Evet dört haslet vardır:

Onlara hayır duada bulunmak ve Allah'tan bağışlanmalarını dilemek. Varsa vasiyetlerini yerine getirmek. Dostlarıyla ilişkiyi devam ettirip ikramda bulunmak. Akrabalarıyla ilişkiyi devam ettirmek ki senin bütün akrabaların ancak onlar vasıtasıyla varolmuştur. (Buhârî el-Edebü'lMüfred 19)

Ölümlerinden sonra yapılacak duanın ebeveyne faydasını Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle dile getirir: "İnsan ölünce amel defteri kapanır. Ancak şu üç şeyle sevabı devam eder: Sadaka-ı câriye insanların faydalanacağı bir ilim ve arkasından hayır dua eden bir evlât" (Buhârî et-Edebü'l-Müfred 19).

Ayrıca onlara karşı iyi güzel olan her davranışta bulunmak kötü çirkin her hareketten de sakınmak onlara karşı olan görevlerimizdendir.

Hayatta ve öldükten sonra ebeveynine karşı görevlerini yerine getiren onları memnun edip hayır dualarını alan kimse dünya ve ahiretin en büyük mutluluklarından birini kazanmış olur. Çünkü Peygamberimiz (s.a.s.) böylelerinin bereketli uzun bir ömre sahip olacaklarını ebeveynin kendileri için yapacakları duaların Allah tarafından mutlaka kabul edileceğini ve Cennet'i kazanacaklarını müjdelemektedir .

Hz. Peygamber (s.a.s.) çocukların ebeveynlerine karşı sorumluluklarının ne kadar büyük olduğunu şöyle dile getirmektedir:

"Çocuk hiç bir iyilikle babanın hakkını ödeyemez. Ancak onu köle olmuş bir vaziyette bulur da satın alarak hürriyetine kavuşturursa hakkını öder." (Buhârî el-Edebü'l-Müfred 6)

Üzerimizde bu kadar çok emek ve hakları olan anne ve babalarımızı sevmek ve onların sevgisini başka şeylerle değişmemek en önemli ahlakî görevlerimiz arasındadır. Bu görev hayatta iken onlara karşı hürmet şefkat ve merhamet göstermekle kendilerini hoşnut etmeye çalışmakla yerine getirilir. Gerçek anne-baba sevgisinin "annemi babamı seviyorum" demekten ibaret olmadığını onlara karşı maddî-manevî her türlü görevin yerine getirilerek bu sevginin ispat edilebileceğini unutmamamız gerekir.

Büreyt'den rivayet edilen bir hadîs-i şerifte; adamın biri Kâ'be'yi tavaf ederken annesini omzunda taşıyarak tavaf ettirmiş Resulullah'ın yanına gelerek:

"-Hakkını ödedim mi?" diye sormuş. Resulallah buyurmuşlar ki:

"-Hayır sana hamile iken alıp verdiği bir nefesin hakkı bile değil."

Bu şefkat dolu tasvirin insanları anne babalarına teşekküre yönelttiği oldukça açıktır.

Abdullah b. Mes'ud (r.a.) Hz. Peygamber (s.a.s.)'e sordu:

"-Ya Resulullah amellerin hangisi daha üstündür?" Resulullah:

"- Vaktinde kılınan namaz" buyurdular.

Abdullah b. Mes'ud diyor ki tekrar sordum:

"-Sonra hangisidir?"

"-Anne-babaya iyiliktir" diye cevaplandırdılar.

"-Sonra hangisidir?" dedim.

"-Allah yolunda savaşmaktır. " diye buyurdular.

Hülâsa anneye ve babaya her türlü ikram ve ihsanda bulunmak onların ihtiyacı olduğu takdirde bütün maddî ihtiyaçlarını gidermek onlara "öf" bile dememek onlara karşı daima tatlı dilli olmak en güzel tavır ve davranışlarla karşılık verip en ufak bir şekilde onları üzmemek bıkkınlığı ifade edebilecek bir tavır takınmamak gerekir. Gönüllerini kıracak en küçük bir sözden bile kaçınmak her hususta rızalarını kazanmağa çalışmak onları kendisinden memnun etmek yaşlandıklarında onların her türlü hizmetine koşmak hastalık anlarında tedavî ve bakımlarını yaptırmak çocukların görevidir. Hasta veya yatalak hâllerinde onların hizmetlerinde bulunmak Cennet'in kapılarını aralayan bir davranıştır .

Akif KÖTEN


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Anne ve baba ile ilgili yazılar

Anne ve baba ile ilgili yazılar konusu, DİNİMİZİ TANIYALIM / Dini Bilgiler forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: anne baba hakkı ile ilgili hikayeler, anne babaya saygı ile ilgili hikayeler, anne baba hakkıyla hikaye, anne baba hakkı ile ilgili hikayeler kısa, ana babayla ilgili hikayeler, baba hakkı ile ilgili hikayeler, anne ile ilgili yazılar, anne baba hakkıyla ilgili hikayeler, anne baba ile ilgli ayet hads, anne ve baba ilgili nesli, anne ve baba hakkı ile ilgili hikayeler, anne baba hakkı ile ilgili kısa hikayeler, anne baba hakkı ile ilgili hikaye, anne baba ile ilgili hikayeler, baba hakkı ile ilgili kıssalar,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Anne baba hakkı ile ilgili ayetler ve hadisler Я Soru Cevap 39 17-05-2017 05:05
anne ile ilgili hikayeler - anne ile ilgili öyküler Я Soru Cevap 1 30-04-2013 12:19
anne baba hakkı ile ilgili hikayeler lazko611 Soru Cevap 1 30-04-2013 12:16
Yardımseverlik ile ilgili Yazılar elif Soru Cevap 0 17-03-2013 03:47
Anne ve baba hakkıyla ilgili ayet ve hadisler Я Soru Cevap 0 27-02-2012 01:35

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 06:28 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats