bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > DİNİMİZİ TANIYALIM > Dini Bilgiler

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 07-07-2008, 10:47   #1 (permalink)
 
gizem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Kur’an-ı kerimi tercüme etmek

Kur’an-ı kerimi tercüme etmek
Sual: Kur’an-ı kerimi kelime kelime tercüme etmek mümkün mü?
CEVAP
Kur'an-ı kerimin tefsiri ve tevili ancak ehli olan âlimler tarafından yapılır. Fakat kelime kelime tercümesi mümkün olmaz. Tercüme ile murad-ı ilahi anlaşılamaz. Hadis-i şeriflerin de kelime kelime tercümesi çok zaman yanlış manalara gelir. Hatta bir dildeki deyim terim ve atasözlerinin bile kelime kelime tercümesi çok yanlış olur.

Mesela Fransızca De bonne guerrekelime olarak iyi savaştan demektir. Deyim olarak kanunlara uygun demektir.

İngilizce Rain cats and dogs = kedi köpek yağıyor demektir. Deyim olarak sağanak halinde yağmur yağıyor demektir. Bir Gazetenin İngilizce bilen muhabiri bu ifadeyi okuyunca Amerika’ya kedi köpek yağdı diye haber vermişti. İngilizce’de bu hatayı yapan Kur’an-ı kerimdeki ifadelerde ne çamlar devirmez ki.

Selefilerin Allah gökte demesi bu yüzdendir. Allahü teâlâyı eli gözü kulağı olan bir insan gibi düşünmeleri bu sebepledir. Arapça’daki deyimlere geçmeden önce Türkçe’deki deyimlere bakarsak konunun önemi iyi anlaşılır.

Mesela Göz boyamak tabirini kelime kelime yabancı bir dile çevirirsek gözün üstüne boya sürmek gibi bir mana çıkar. Halbuki Türkçe’de göz boyamak aldatmak demektir. Göze girmek gözün içine girmek değil takdir toplamak itibar kazanmak demektir. Gözden düşmek de itibarını kaybetmek demektir. Eli açık deyiminde de el ve açık kelimelerini kullanmadan cömert anlamına gelen kelimelerle tercüme etmek gerekir. Türkçe’de hırsızlık yapana eli uzun derler. Arapça’da ise cömert demektir. Hazret-i Zeyneb binti Cahş cömert ve marifetli idi. Peygamber efendimiz onun hakkında (Bana en önce kavuşacak olanı eli uzun [cömert] olanıdır) buyurmuştur.

Dünya
kelimesi Türkçe’de yeryüzü manasından başka fikir ve inanç bütünlüğü manasına İslam dünyası denir. Görüş manasına da gelir. Dünyaları ayrı iki insan gibi. Çok kalabalık manasına da Dünyanın insanı gelmiş denir. Başka manaları da vardır. Bunlar dünya olarak başka dile nasıl tercüme edilir ki. Elbette açıklayarak çevrilir. Kur’an-ı kerimin böyle kelime kelime yapılan mealleri çok yanlıştır.

Dünya Arapça’da alçak mal gibi başka manalara da gelir. Üç örnek:
(Dünya [deni alçak şeyler haram ve mekruhlar] melundur.) [İbni Mace]

(Dünya
[dünya malı] bana yaklaşmak istedi. "Benden uzaklaş" dedim. Giderken "Sen benden kurtuldun ama senden sonrakiler benden kurtulamaz" dedi.) [Bezzar]

(Cennet anaların ayakları altındadır)
hadis-i şerifini (Cennet ananın rızası altındadır) şeklinde açıklamak gerekir. Ancak bu kadar bir açıklama da kâfi gelmez. Çünkü ana babanın gayrı meşru emirlerine de riayet edilmesi gerekeceği anlaşılır. Ayrıca bir çocuk Müslüman olmasa; ama ana babasının rızasını alsa Cennete gideceği de zannedilebilir. O halde hadis-i şerifi İslam âlimlerinin açıkladığı şekilde bildirmelidir. Yani (Müslüman bir evlat Müslüman ana babanın dine uygun emirlerine riayet edip rızalarını kazanırsa Cenneti kazanır) demek gerekir.

(Eş-şeru tahtesseyf) ve (El Cennetü tahte zılalissüyuf) hadis-i şeriflerini kelime kelime tercüme edersek (İslam kılıç altındadır) ve (Cennet kılıçların gölgesi altındadır) demektir. İslam kılıcın altında ne demektir? Kılıç ile atom bombası roket radar füze gibi her çeşit savaş araçları kastedilmektedir. Müslümanlar ekonomide teknolojide ileri seviyede olursa dinlerini korumuş olurlar. Yani İslamiyet kılıç ve diğer araçların koruması altındadır. Amerika’nın Rusya’nın tekniğini almak gerekir. O halde yukarıdaki hadis-i şeriflerin açıklaması şöyle olur:
(İslamiyet kâfirlerdeki silahların hepsini yapmakla ve bunları iyi kullanmakla sağlam kalır.)

Kur’anı yanlış tercüme etmek
Birçok kelimenin bir hakiki manası bir de kinaye mecaz manası olur. Kinaye bir şeyi açık anlamı başka olan kelimelerle anlatmaktır. Kur’an-ı kerimde mecazi ifadelerden başka Müteşabih âyetler vardır. Bunlara görünen manayı vermek çok yanlış olur. Bilhassa Allahü teâlâ ile ilgili mecazlar müteşabih olanlar daha önemlidir. Allahü teâlâ hiçbir yaratığa benzemez. Çünkü Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Leyse kemislihi şeyün [Onun benzeri hiçbir şey yoktur].) [Şura 11]

(Sübhanekellahümme [Allah’ım Seni noksan sıfatlardan tenzih kemal sıfatlarla tavsif ederim].) [Yunus 10]Allahü teâlâ hiçbir şeye benzemezken benzediği sanılan âyetler de vardır. Birkaçı şöyledir:
(Kıyamet günü yeryüzü Allah’ın kabzasında olur gökler de sağ eliyle dürülür.) [Zümer 67]

(Yahudiler Allah'ın eli bağlıdır dediler. Hayır Allah’ın iki eli de açıktır.) [Maide 64]

(Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir.)
[Fetih 10]

(Doğu da batı da Allah’ındır. Nereye dönerseniz Allah’ın yüzü oradadır.)
[Bekara115]

(Allah Arşa istiva edendir. Nerede olsanız O sizinle beraberdir.) [Hadid 4]

Bu âyetlerde bildirilen el yüz ifadeleri bir mahlukun eli veya yüzü gibi sanılabilir. Halbuki Allah hiçbir mahluka benzemez. Benzemediğini de birinci âyette bildirdik. İstiva kelimesi oturmak sanılırsa Allah mahluklara benzetilmiş olur ve yukarıdaki âyetlere aykırı olur. Nerede olursanız sizinle beraberdir ifadesi de mecazidir. Çünkü O mekandan münezzehtir. Selefiler bu âyeti tevil ettikleri halde ötekileri tevil etmiyorlar. Selefilere değil Ehl-i sünnet âlimlerinin açıklamalarına itibar etmeli.

Açıklamasız tercümeler yanlış olur. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Kadınlara dokununca gusledin.) [Maide6] (Cima için lems [dokunmak] kelimesi kullanılmıştır. Bu haliyle yazılırsa kadına dokunanın gusletmesi gerektiği anlaşılır.)

(Kanadını müminler için indir.)
[Hicr 88] (Şefkat et tevazu göster demektir. Sadece kanadını indir dememeli.)

(Ellerini boynuna bağlama büsbütün de açma.)
[İsra 29] (Cimrilik etme israfa da kaçma demektir. Açıklamasız yazmamalı.)

(İbil’in nasıl yaratıldığına bakmazlar mı?)
[Gasiye 17] (İbil deve demektir. İbil’in başka manalarını da düşünen bir Yahudi dönmesi İbil’i yağmur yüklü bulut diye tercüme ederek Kur'anın manasını değiştirmeye çalışmıştır.)

Rahman suresinin baş taraflarında vezn mizan kelimeleri geçiyor. Piyasadaki bazı meallerde vezn tartı terazi diye tercüme edilmiştir. Vezn kelimesinin tartı terazi olarak tercüme edilmesi hatalı olur. Âyet-i kerimede güneş ve ayın bir hesap bir muvazene bir denge bir sistem bir nizam üzere hareket ettikleri bildirilmektedir.

Mümin kâfir fasık salih münafık gibi kelimeler aynen alınmalı bundan sonra gerekli açıklamalar yapılabilir. Bunların yerine tercümesi diye uydurma bir kelime konursa manası bozulur. Mesela bir mezhepsiz kâfirun suresindeki kâfir kelimesini nankör diye tercüme etmiştir. Bir başka mezhepsiz de salih kelimesini barışsever olarak tercüme etmiştir. Bir başka mezhepsiz de Salat kelimesini dua diye tercüme etmiştir. Salat kelimesi dua anlamına da gelirse de birçok yerde namaz yerine kullanılmaktadır. Salat dua diye yazan mezhepsizin mealini esas alan ve kendilerine mealciler denen bir grup türemiştir. Bunlara göre namaz diye bir şey yoktur. Biraz dua etmekle namaz kılınmış olur.

Bu acı örnekler gösteriyor ki Kur’an-ı kerimi kelime kelime tercüme etmek yanlış olduğu gibi böyle yanlış tercümelerle amel etmeye kalkmak da çok yanlış olur.

Müslümanlar bâtıniliğe sapmamalı
Sual:
Âyetleri ve hadisleri kendi görüşüne göre yorumlamak mesela (Kur’an-ı kerimde bildirilen dabbetülarz denilen hayvan aids hastalığıdır) demek caiz midir? (Güneş batıdan doğacak demek Avrupa müslüman olacak demektir) demek caiz midir?
CEVAP
Hadis-i şerifte (Kur’anı kendi görüşüne göre açıklayan kâfir olur) buyuruluyor. Hadis-i şerifleri de kendi görüşüne göre açıklamak sapıklıktır. Hâşâ Peygamber efendimiz bilmece gibi hadis-i şerif mi söylüyor. Her dilde deyimler vardır. Bunlarda kelimelerin ifade ettiği anlam değil cümlenin ifade ettiği anlam esas alınır. Bunu caiz olmayan tevil ve yorumla karıştırmamalıdır.

Mesela kaş yapayım derken göz çıkarmak deyimin de ne kaş ne de göz ile ilgisi vardır. Bir iş yapılırken daha büyük zarara uğramak kastediliyor.

Milel-nihâl kitabında diyor ki:
(Şiiler yirmi fırkadır. Onsekizinci fırkası İsmaili fırkasıdır. Bu fırkaya Bâtıniyye de denir. Bunlar Kur'an-ı kerimin zahiri yani anlaşılan manası olduğu gibi bâtıni yani gizli iç manası da vardır. Bâtıni manası lazımdır zahiri manası lazım değildir diyorlar. Bu ise küfürdür.)

Müslümanlar bâtıniliğe sapmamalıdır. İslam âlimleri âyetlere ne anlam vermişse onu bildirmeli kendiliğinden bir şey ilave etmemelidir.

Dabbetülarz denilen hayvan aids hastalığı değildir. Veya bir sapığın dediği falan ingiliz yani insan değildir. Dabbetülarz hayvandır. Özellikleri ve yapacakları da bildirilmiştir. Güneş batıdan doğacak demek Avrupa müslüman olacak demek değildir. Dünya kendi yörüngesinden çıkacak başka yörüngeye girecek şimdikine göre ters dönecek yani güneş batıdan doğacaktır. O zaman tevbe kapıları da kapanmış olacaktır.

Meallerde hatalar olur
Sual:
Yunus suresinin 88. âyetinde piyasadaki bütün mealler şöyle diyor:
Musa Allah’a dedi ki: Ya rabbi Firavuna bu kadar malı insanları senin yolundan saptırması için mi verdin? Onları ve mallarını yok et.
Musa aleyhisselam Allahü teâlâya böyle der mi onu böyle suçlar mı? Bu mealler yanlış değil mi?
CEVAP
Evet yanlıştır. Biz de piyasadaki çok meale baktık hepsi de aşağı yukarı aynı şekilde yazıyor. Bu bakımdan açıklamasız olan meallere itimat edilmez. Tefsirlere bakmak gerekir. Biz de tefsirlere baktık.
O şekildeki meal uygun değil. Kurtubi tefsirinde diyor ki:
Liyudıllu kelimesinde ki lam harfinin çeşitli manaları vardır. Buradaki lam sonucu bildirir. Nitekim haberde geldi ki:
(Bir melek her gün şöyle seslenir: Sonunda ölmek üzere doğuyorsunuz işlerinizi de sonunda harap olmak üzere bina ediyorsunuz.)

Âyette Firavun ve adamlarının işlerinin sonu sapıklığa varacağı için sanki verilen mallar sapıtmaları için verilmiş gibi oluyor. (Senden yüz çevirdikleri halde onlara bu kadar mal mülk verdin senin onlardan yüz çevirmenden de korkmadılar. Senin onlardan razı olmadığını anlayamadılar. Sapıklıklarına devam ettiler. Malı sapıtmamaları için verdin ama onlar sapıttılar öyle ise sapıtmalarına sebep olan malları onların ellerinden al. Verdiğin mallarla onları bu yolda imtihan eyle) denmek isteniyor. Netice olarak âyetin meali şöyle oluyor:
(Musa aleyhisselam dedi ki: Ya Rabbi Sen Firavun ve kavmine dünya hayatında göz kamaştıran zenginlik ve bol servet verdin. Bu kadar malı sanki sen insanları senin yolundan saptırmaları için vermişsin gibi kötü yollarda kullanıyorlar. Onları ve mallarını yok et kalblerini de şiddetle sık elemli azabı görmedikçe [vahiyle bana bildirdiğin gibi] onlar iman etmezler.)

Bu mu benim rabbim?
Sual:
Birçok mealde İbrahim aleyhisselamın ay ve güneş için (Bu benim rabbim) dediği bildiriliyor. Bir Peygamber nasıl böyle söyler? Bu mealler yanlış değil mi?
CEVAP
Evet yanlıştır. Tefsirlerde (Bu mu benim rabbim bunlardan rab olamaz) anlamında söylediği bildiriliyor.

Hazret-i Ömer’in de buna benzer sözleri vardır. İbni Sebe bu sözleri istismar ediyor. (Ömer Hudeybiye’de Resulullahın peygamberliğinden şüphe etmişti) diyor. Hazret-i İbrahim (Bu mu benim rabbim) dediği gibi Hazret-i Ömer de Allah ve Resulüne olan teslimiyetini bildirmek için (Ya Resulallah sen Allah’ın Peygamberi değil misin? Biz hak kâfirler bâtıl yolda değil mi?) mealindeki sözlerinden dolayı İbni Sebe Hazret-i Ömer’e saldırıyor. Hazret-i Ömer (Ya Resulallah sen elbette Allah’ın resulüsün bizim yolumuz elbette hak kâfirler elbette bâtıl yoldadır. Zahiren aleyhimize görünen bu anlaşmada asla dinden taviz verilmedi) demek istediğini bütün Ehl-i sünnet âlimleri bildirmektedir. (Kurret-ül-ayneyn)


gizem isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Kur’an-ı kerimi tercüme etmek

Kur’an-ı kerimi tercüme etmek konusu, DİNİMİZİ TANIYALIM / Dini Bilgiler forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: yagmur yagiyor demek caiz mi,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Selülitleri yok etmek için hangi bitkiler faydalıdır ? Bkmlyz Alternatif Tıp 1 05-12-2010 08:32
Aspirin'in faydalarını tespit etmek için dev bir araştırma Bakımlı Kadın Hürriyet / E - Kolay / Sabah Sağlık 0 04-07-2008 03:01
İngiliz Kralına Verilen Zİngiliz Kralı VIII. Edward İstanbul’a Atatürk’ü ziyareiyafet Bkmlyz Hayatı, Anıları ve Eserleri 0 17-05-2008 05:16
Eşinizle kavga etmek sağlıklı Bakimliyiz Hürriyet / E - Kolay / Sabah Sağlık 0 12-03-2008 11:50

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 05:36 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats