bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > DİNİMİZİ TANIYALIM > Dini Bilgiler

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 07-07-2008, 10:49   #1 (permalink)
 
gizem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Kur’an-ı kerimi herkes anlayamaz

Kur’an-ı kerimi herkes anlayamaz
Sual:
Kur’an-ı kerimi herkes anlayabilir mi yoksa Resulullah efendimizin açıklaması şart mıdır?
CEVAP
Kur’an-ı kerimi tam olarak yalnız Resulullah anlamıştır. Çünkü muhatabı Odur. Kur’an Ona gelmiştir. Ondan başkası tam anlayamaz. Onun için Allahü teâlâ buyuruyor ki:
(İnsanlara açıkla diye Kur’anı sana indirdik.) [Nahl 44]

Açıklamak âyet-i kerimeleri başka kelimelerle ve başka suretle anlatmak demektir. Bırakın bizleri ümmetin âlimleri de âyetleri anlayabilselerdi ve kapalı olanları açıklayabilselerdi Allahü teâlâ Peygamberine sana vahy olunanları tebliğ et der açıklamasını emretmezdi. Bu ve benzeri âyetlere rağmen (Resulullah Kur’anı getirmekle işi bitmiştir o bir postacı idi) diyen mezhepsiz türediler vardır. Eshab-ı kiram ana dilleri Arapça olduğu halde bazı âyetleri anlayamayıp Peygamber efendimize sorarlardı. Resulullah Kur’an-ı kerimin tefsirini Eshabına bildirmiştir. Eshab-ı kiramın bildirdiğinden başka türlü söyleyenler dalalete hatta küfre düşer. Tefsir yoruma değil nakle dayanır.

M. Masum-i Faruki hazretleri buyuruyor ki:
(Bir gün Peygamber efendimiz Hazret-i Ebu Bekir’e ince marifetleri onun seviyesine göre anlatıyordu. Yanlarına Hazret-i Ömer gelince konuşma üslubunu onun da anlayacağı şekilde değiştirdi. Hazret-i Osman gelince yine konuşma tarzını değiştirdi. Hazret-i Ali de gelince konuşmasını hepsinin anlayacağı tarzda değiştirdi. Resulullahın her defasında konuşma üslubunu değiştirmesi oradaki zatların istidatlarının farklı oluşlarından meydana gelmiştir.) [Mek. Masumiyye 59]

Hadis-i şeriflerde (Benden sonra Peygamber gelseydi Ömer olurdu) (Osman’ın şefaati ile Cehennemlik 70 bin kişi sorgusuz Cennete girecek) ve (Ben ilmin şehriyim Ali de kapısıdır) buyuruldu. Her üçü de bu derece yüksek olduğu ve Arabiyi çok iyi bildiği halde Hazret-i Ebu Bekir’e anlatılan tefsiri bile anlayamadılar. Çünkü Peygamber efendimiz herkese derecesine göre anlatıyordu.

Bir hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(İnsanlara akıllarına anlayışlarına göre söyleyin inkârcı olmasınlar Allah’ı ve Resulünü yalanlamasınlar.) [Buhari]

Şahsi görüşe göre tefsir yapmanın büyük zararını iyi bilen Hazret-i Ebu Bekir (Kur’an-ı kerimi kendi görüşümle tefsire kalkarsam beni hangi yer taşır hangi gök gölgeler) buyurmuştur. (Şir’a)
Kur’an-ı kerimi Arapça bilen de tam anlayamaz. Dil bilmek ayrı ilim bilmek ayrıdır. Türkçe bilen tıp hukuk fen bilgisini anlayabilir mi? Hadis-i şerifte (Kur’an Allah’ın metin ipidir. Manalarının hepsi anlaşılmaz) buyuruldu. Kur’an-ı kerim çok veciz olup bitmez tükenmez manalarının bulunduğu bütün manaları bildirilse bile yazmak için kağıt ve mürekkep bulunamayacağı şöyle bildirilmektedir:
(De ki Rabbimin [hikmetli] sözleri için denizler mürekkep olsa bir o kadar daha deniz ilave edilse denizler tükenir Rabbimin sözleri tükenmez.) [Kehf 109]

Mevduat-ül-ulum
’da deniyor ki:
(Kur’an ilmi içinde şaşılacak akıllara durgunluk verecek sayısız acayip haller bulunan engin bir denizdir. Ondaki her ilmi öğrenmek sırrına erişmek imkansızdır.)

İnsanların yazdığı anayasayı bile anlamak için hukukçulara gidiliyor. Bir kanundan bile herkes aynı şeyi anlamazken Allah’ın kelamını nasıl anlayabilir?

Beyrut’ta ana dili Arabi olan çok papaz var!
Sual:
(Andolsun biz Kur’anı anlayasınız diye kolaylaştırdık öğüt alan yok mu?) âyeti varken biz Kur’anı niye anlamayalım ki? Hadislere ne ihtiyaç var ki? Veya tefsire ne ihtiyaç olur ki? Allah biz kolaylaştırdık derken niye Hadislere bakıp da işimizi zorlaştıralım?
CEVAP
Her ilmi ancak ehli anlar. Herkes her ilmi bilmez. Evet Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Kur'anı öğüt almak için kolaylaştırdık. Düşünüp öğüt alan yok mu?) [Kamer 17]
Tefsirlerdeki açıklaması şöyle:
(Kur'anı hıfzetmek ezberlemek için kolaylaştırdık. O halde onun öğütlerini dinleyen onu ezberleyen var mı?) [Celaleyn]

Mevduat-ül-ulumda (Tefsir ilminin dalları) kısmında buyuruluyor ki:
(Kur'an-ı kerim ilmi içinde şaşılacak akıllara durgunluk verecek sayısız acayip haller bulunan engin bir denizdir. Öyle yüksek ve metin bir dağdır ki ondaki gariplikleri öğrenmek her sırrına erişmek imkansızdır. Bu ilmin sayılmayacak kadar dalı erişilmeyecek kadar fenni vardır.) Bu bölümde 8 temel ilim ile 72 yardımcı ilim hakkında bilgi verilmektedir.
Herkes Kur'an-ı kerimi anlasa ondan hüküm çıkarabilseydi hadis-i şeriflere lüzum kalmaz (Peygamberin emrettiğini yapın yasakladığından sakının) buyurulmazdı. (Haşr 7)

Eğer herkes Kur'an-ı kerimi anlasaydı 72 sapık fırka meydana çıkmazdı.
Kur'an-ı kerimi kendi görüşüne göre tefsir etmenin büyük hata olduğu bu kimsenin Cehenneme gideceği hatta kâfir olacağı hadis-i şeriflerde bildirilmiştir. Şu halde (herkes Kur'anı anlar herkes meal okusun hadislere fıkıh kitaplarına lüzum yok) demenin büyük bir cinayet olduğu meydandadır. Yüzenleri görüp de (Denizde yüzmek kolaydır. Herkes yüzebilir) sanarak yüzme bilmeyen bir genci okyanusun ortasına atmak Kur'an-ı kerime mana vermek yanında çok hafif kalır. Çünkü yüzme bilmeyen boğulur; fakat Kur'an-ı kerime yanlış mana veren Cehenneme gider.

Piyasadaki Türkçe tefsirlerde şahsi düşünceler vardır. Okuyana zararı faydasından çoktur. Hele İslam düşmanlarının zındıkların bid'at sahiplerinin Kur'an-ı kerimin manasını bozmak için yaptıkları tefsirler birer zehirdir. Bunları okuyan genç zihinlerde bir takım şüpheler itirazlar hasıl olur. Zaten bizim gibilerin dinimizi öğrenmek için tefsir ve hadis-i şerif okuyarak hüküm çıkarması caiz değildir. Çünkü Kur'an-ı kerimi ve Hadis-i şerifi yanlış anlamak veya şüphe etmek imanı giderir. Yalnız Arabi bilmekle tefsir ve Hadis anlaşılmaz. Her Arabi bileni din âlimi sanan aldanır. Beyrut’ta ana dili Arabi olan çok papaz var; fakat hiçbiri İslamiyet’i bilmez.

Bir okuyucu (Yalnız senden yardım dileriz. Fatiha 5 Yalnız Allah’a güvenin Maide 23 Yalnız benden korkun Bekara 40 âyetleri pek açıktır. Herkes anlar. Neresi açıklansın) diye sordu.

(Yalnız senden yardım dileriz)
dedikten sonra birinden bir bardak su istesek bu âyete aykırı mıdır değil midir? Hangi hususta başkasından yardım istemeyeceğiz? Bunlar açık değildir.

(Yalnız Allah’a güvenin)
buyuruluyor. Ne hususta Allah’a güveneceğiz? Bir doktora muayene olsak ilaç verse güvensek bu âyete aykırı olur mu? Topkapı’dan Sirkeci’ye giden tramvaya binsek "Bu tramvay bizi Sirkeci’ye götürür" desek Allah’tan başkasına mı güvenmiş olacağız? Demek ki güvenmenin izahı gerekir.

(Yalnız benden korkun)
buyuruluyor. Başka bir âyet-i kerimede (İnsanlardan korkmayın benden korkun) buyuruluyor. (Maide 44) Hırsızdan hainlerden ve yılandan korksak bu âyete aykırı olur mu? Demek ki açıklaması gerekli.

(Namaz kılın zekat verin)
buyuruluyor. (Hac 78 Nur 56) Namazın nasıl kaç rekat kılınacağı zekatın nasıl hangi mallardan verileceği açık değildir. Bütün bunlar hadis-i şeriflerle ve âlimlerin açıklaması ile anlaşılmıştır.

Fetih suresinin (Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir) mealindeki 10. ve Bekara suresinin (Doğu da batı da Allah’ındır nereye dönerseniz Allah’ın yüzü oradadır) mealindeki 115. âyet-i kerimesinin tevile ihtiyacı vardır.

Yine mealen buyuruluyor ki:
(Allah dilediğini saptırır dilediğini doğru yola iletir.) [Araf 155 İbrahim 4]

Bu âyetleri okuyan bir dinsiz (doğru yola getiren ve sapıttıran Allah olduğuna göre beni de dinsiz yapan Odur. Benim bunda ne suçum var) diyebilir. Bu bakımdan hadis-i şeriflere ve âlimlerin açıklamasına ihtiyaç vardır.

Nitekim âyetlerden anladığına uyup "hayır-şer Allah’tan olduğuna göre bize günah işleten de Allah’tır. Biz günahlardan mesul değiliz" diyenler çıkmıştır.

İşte bu tehlikeyi önlemek için Peygamber efendimiz gerekli açıklamayı yapmıştır. Âlimler de bunları açıklamış artık bahane kalmamıştır. Kur'an-ı kerimi anlamak için açıklamaya ihtiyaç olduğunu bizzat Hak teâlâ bildiriyor:
(Kur'anı insanlara açıklayasın diye sana indirdik.) [Nahl 44]

(Resulümün verdiğini alın yasakladığından da sakının!) [Haşr 7]

(O
[Resulüm] vahiyden başkasını söylemez.) [Necm 34]

(Resulüme uyun ki doğru yolu bulun!) [Araf 158 Nur 54]

(Resule itaat eden Allah’a itaat etmiş olur.)
[Nisa 80]

(Allah’a itaat edin Peygambere itaat edin. İşlerinizi boşa çıkarmayın.) [Muhammed 33]

(Allah ve Resulüne itaat eden Cennete isyan eden Cehenneme gider.)
[Nisa 1314]

(Yüzleri ateşte evrilip çevrildiği gün: Eyvah bize! Keşke Allah’a itaat etseydik Peygambere de itaat etseydik! derler.)
[Ahzab 66]


gizem isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Kur’an-ı kerimi herkes anlayamaz

Kur’an-ı kerimi herkes anlayamaz konusu, DİNİMİZİ TANIYALIM / Dini Bilgiler forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Kur’an-ı kerimi tercüme etmek gizem Dini Bilgiler 0 07-07-2008 10:47
İngiliz Kralına Verilen Zİngiliz Kralı VIII. Edward İstanbul’a Atatürk’ü ziyareiyafet Bkmlyz Hayatı, Anıları ve Eserleri 0 17-05-2008 05:16
Herkes ona bakıyordu! Bakimliyiz E - Kolay Sinema 0 02-05-2008 11:21
Herkes İçin Bir “K’lock” Tıkır Tıkır İşliyor! Bkmlyz Ev Dekorasyon 0 22-04-2008 08:55

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 03:18 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats