bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > DİNİMİZİ TANIYALIM > Dini Bilgiler

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 15-07-2008, 05:13   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart İmanin Bedelİ Nedir?

O Kutlu Elçi insanları Allah'a imana ve kulluğa davet ederken karşılığında dünyalık bir menfaat rahat bir gelecek vaat etmiyordu Hiç kimseye Aksine O'na iman edenler O'nun yoluna baş koyanlar akla gelebilecek her türlü ızdırabı horlanmayı hatta öldürülmeyi göze almalıydılar alıyorlardı
Gecenin yarısına doğru sessizce kafileden ayrılanlar oldu Hepsi aynı yöne doğru kimseye hissettirmeden süzülüp gittiler
Kafile Medine'den gelmişti Beşyüz civarında insan Aralarından sadece yetmiş kadarı müslüman Onların da bir kısmı Allah'ın son elçisini ilk kez görecek Heyecanlı coşkulu
Önceden aralarında anlaşmışlardı Kafiledekilere hissettirmeden gece yarısına doğru Mina yakınlarındaki Akabe'de buluşacaklardı
Gecenin sessizliğinde adeta çölün kumlarını incitmeden yumuşak adımlarla Akabe'de toplanan yetmiş kadar Medine'li müslüman şimdi heyecanla bekliyordu O gelecekti O kutlu elçi
Biraz sonra Allah Rasulü sav amcası Abbas ra ile oradaydı Kalpler titredi selamlaşıldı ve konuşuldu anlaşıldı büyük sözler verildi
İkinci Akabe Biatı diye isimlendirilen bu buluşma hicretten üç ay kadar önce büyük bir gizlilik içinde yapılıyordu Peygamber sav Efendimiz ile Medineli müslümanlar arasında İslâm'ın geleceği için dönüm noktası sayılabilecek bir sözleşme gerçekleşiyordu
Sıra ellerini uzatıp Efendimiz'e biat etmeye gelmişti Hicretten sonra Ensar ismini alacak olan Medineli müslümanların sözcüleri şöyle dedi:
- Ey Allah'ın Rasulü ! Bizden kendin için ve Rabbin için istediğin sözü al
Rasulullah sav şöyle cevap verdi:
- Rabbim için O'na hiçbir şeyi ortak koşmadan ibadet etmenizi; kendim için de beni ve ashabımı barındırmanızı bize yardımcı olmanızı mallarınızı ve canlarınızı koruduğunuz şeylerden beni ve ashabımı da korumanızı istiyorum
Sözcüler sordular:
- Peki bunu yaparsak bize ne var?
Allah Rasulü buyurdular ki:
- Allah'ın rızası ve cennet var
Bunun üzerine Medineli müslümanlar dediler ki:
- Ne kazançlı bir alışveriş bu! Biz bundan ne cayarız ne de vazgeçmek isteriz
(M A Köksal İslâm Tarihi VI/26-40'den özet)
* * *
Medineli müslümanlar yaptıkları sözleşmenin ne kadar ağır olduğunun bilincindeydi Hatta bunu konuşmalarında da ifade etmişlerdi Bu sözleşme bütün dünyayı karşılarına dikiyordu Canları dahil her şeylerini feda etmeyi göze almışlardı
Bütün bunlara karşılık Allah Rasulü sav onlara ne vaat etmişti? Zafer mi? Yeryüzüne hakimiyet insanlığa liderlik mi? Mal-mülk mü? Bolluk bereket mi?
Hiçbiri Sadece Allah'ın rızası ve cennet
Esasen Allah Rasulü sav'in ve Mekke'deki müslümanların durumu da başlarına gelebilecekleri izah etmeye yeterdi Horlanmak işkenceye uğramak kovulmak hayat hakkı bile tanınmamak…
Ama o aşk o muhabbet var ya Allah rızası var ya Yürekten kopup gelen o ırmak
O Kutlu Elçi insanları Allah'a imana ve kulluğa davet ederken karşılığında dünyalık bir menfaat rahat bir gelecek vaat etmiyordu Hiç kimseye Aksine O'na iman edenler O'nun yoluna baş koyanlar akla gelebilecek her türlü ızdırabı horlanmayı hatta öldürülmeyi göze almalıydılar alıyorlardı
Onüç yıl böyle geçti İmanın ve kulluğun nur ırmağında yıkanmış bir kalbin huzurundan başka hiçbir dünyevi karşılığı olmadı Sadece ıstırap Yüce Mevlâ o günün müslümanlarını ve Rasulü'nü bütün dünyevi karşılıklardan uzaklaştırdı Onların imanını ibadetini kulluğunu adeta ateşte pişirdi olgunlaştırdı Beklenebilecek ne dünyalık varsa hepsini tüketti
İman nasıl bir güçtür! İtminana ermiş bir kalp nasıl bir zırhtır! Artık onlar ne kâfirlerin konforundan ne de kendilerinin böylesine horlanıp hayat hakkı bile tanınmamasından bunalıma düşmediler düşmüyorlardı Ve şimdi Artık Medine'li müslümanlar bu yola baş koyuyordu Uzakta bir çöl gecesinde gizlice meleklerin duaları gülücükleri altında
Yüce Mevlâ'nın sonraları müslümanlara bahşettiği izzet iktidar mal-mülk ise işin ne başında ne sonunda sözü geçmeyen talep edilmeyen birer ihsandan başka bir şey değildi Ve dikkat edilmesi gereken bir imtihan Allah rızası ve cennet ise Mekkeli ve Medineli müminlerin namazlarında zikirlerinde dualarında sadakalarında savaşlarında tek hedef ve beklentileriydi Kâfirlerin rahatlığına gelince Yüce Mevlâ buyurdu ki:
“İnkarcıların (refah içinde) diyar diyar dolaşması sakın seni aldatmasın! Azıcık bir menfaattir o Sonra varacakları yer cehennemdir O ne kötü varış yeridir” (Âl-i İmran 196-197)
Mübarek Rasulü'nün şahsında bütün müslümanları ise şöyle irşad ediyordu:
“Rabbinin hükmüne sabret Çünkü sen gözlerimizin önündesin Kalktığın zaman Rabbini hamd ile tesbih et! Gecenin bir kısmında ve yıldızların batışından sonra da O'nu tesbih et!” (Tur 48-49)
* * *
Zaman geçiyor ama insan ve imtihanı hiç değişmiyor Günümüzde de imanın kulluğun önünde nice engeller var Çoğu insan helal haram demeden yiyor içiyor geziyor dolaşıyor Zenginliğine zenginlik katmada hiçbir ölçü tanımıyor Nefsi nereye götürürse oraya Ne yazık bir kısmı bununla da kalmıyor Kalbindeki iman muhabbetini hayatına nakşetmeye gayret edenleri aşağılıyor nice sıkıntılar çıkartıyor
İnandım ve itaat ettim diyen dinini yaşamaya çalışan müslüman böyle bir ortamda helal yiyebilmek için çırpınıp duruyor Faize bulaşmamak kul hakkına girmemek kamu malı yememek için nice meşakkate katlanıyor Vücudunu sergilemenin medenilik sayıldığı insanların giyim kuşamla üstünlük edinme yarışına çıktıkları caddelerde gözünü gönlünü korumaya çalışıyor
Bütün bunların yanında ibadetlerinde şeytanın ve nefsin binbir türlü vesvesesinden sıyrılıp sırf Allah için kulluk yapabilmenin mücadelesini veriyor Gurur kibir haset bencillik gaflet gibi manevi hastalıklarla boğuşuyor
Günler geçiyor yıllar akıp gidiyor; müslüman tahammülü güç meşakkatlere katlanırken niceleri nimet ve saltanat içinde zevk ü sefa ile yaşayıp gidiyor
Şimdi soru şu: Müslümana bu dünyada rahatlık yok mu? Onun haklılığını ispat edecek gayretinin ibadetlerinin bir karşılığı ölmeden önce onu mutlu edecek bir dünyalık yok mu?
Yok! Böyle bir dünyalık bedel yok Bunu beklemek de yok
Cenab-ı Mevlâ iman ve kulluğun karşılığını ölümden sonra verecek
Dünya hayatında verdikleri ve verecekleri tamamen O'nun ihsanıdır; imana ve kulluğa bağlı şeyler değil
Ve bilenler biliyor; yüreği ısıtan güzelleştiren güller açtıran dokunduğu her şeyi yıkayıp arındıran o muhabbet ırmağı var ya O cennet ırmağı
Sığınağımız tesellimiz varlığımız mülkümüz Her gün bin kez ölsek de ölümsüzlüğümüz
Huzur arayan gönlümüz; oraya o ırmağa


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


İmanin Bedelİ Nedir?

İmanin Bedelİ Nedir? konusu, DİNİMİZİ TANIYALIM / Dini Bilgiler forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
İmanin Tadını Almak elif Dini Bilgiler 0 15-07-2008 04:55
DHT Nedir ? Bkmlyz Saç Dökülmesi 0 25-06-2008 07:22
Saç Nedir ? Bkmlyz Saç Bakımı 0 21-06-2008 10:36
Zona Nedir? Bkmlyz Sağlığımız 2 27-05-2008 12:30
Din Nedir? CooLKadin Dini Bilgiler 3 21-04-2008 04:38

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 12:12 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats