bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > DİNİMİZİ TANIYALIM > Dini Bilgiler

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 15-07-2008, 05:26   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Siz hiç düsünmez misiniz?

Siz hiç düsünmez misiniz?

Sual: "Allah varsa ilim ile ispat edilen bir delili olması gerekir Bizim gibi modern insanlar bir şeye körü körüne inanmaz Kur'anın Allah kelamı olduğunu nereden bilelim? İbadetin Allah�a faydası olmadığına göre ibadet lüzumsuz değil mi?" diyenlere ne cevap vermek gerekir?
CEVAP
İstisnalar hariç bütün fen adamları bu kâinatın kendiliğinden var olmadığını bir yaratıcısının bulunduğunu ittifakla bildirmişlerdir Fen ne kadar ilerlerse ilerlesin insanların bir karıncayı bir kuşu bir balığı yaratması mümkün değildir Akıllı ve bilgili bir kimse kâinata bakınca çok intizamlı yaratıldığını görür Bunun kendiliğinden olmadığını anlar

Etrafımızı beş duygu organımız ile tanıyoruz His organlarımız olmasaydı hiçbir şeyden haberimiz olmayacaktı Kendimizi bile bilemeyecektik Yürüyemeyecek bir şey yapamayacak yaşayamayacaktık Anamız babamız olamayacak var olamayacaktık Ruhumuza tatlı gelen güzelleri göremeyecek güzel sesleri duyamayacak onları sevemeyecektik Allah�ımıza yalnız duygu organlarımız için durmadan şükür etsek şükrünü ödemiş olamayız

Duygu organlarımıza etki eden her şeye Varlık veya Mevcut diyoruz Kum su güneş birer mevcuttur Çünkü bunları görüyoruz Ses de bir mevcuttur Çünkü işitiyoruz Hava bir mevcuttur Çünkü elimizi açıp yelpaze gibi sallayınca havanın elimize çarptığını duyuyoruz Rüzgar da yüzümüze çarpıyor Bunun gibi sıcaklık soğukluk da birer mevcuttur Çünkü derimizle bunları duyuyoruz

Elektrik hararet yani ısı ve mıknatıs gibi enerjilerin [kudretlerin] de mevcut olduklarına inanıyoruz Çünkü elektrik akımının hararet ve mıknatıs veya kimya reaksiyonları meydana getirdiğini ısı gelince sıcaklık olduğunu ısı azalınca soğukluk olduğunu ve mıknatısın demiri çektiğini his ediyoruz anlıyoruz (Ben havanın ısının elektriğin mevcut olduklarına inanmam Çünkü bunları görmüyorum) sözüne yanlıştır diyoruz Çünkü bunlar görülemezlerse de kendilerini veya yaptıkları işleri duygu organlarımız ile anlıyoruz Bunun için de görülemeyen birçok varlıklara inanıyoruz Göremediğimiz için yok olmaları lazım gelmez diyoruz Bunun gibi (Ben Allah�a inanmam Melek cin gibi şeyler yoktur Var olsalardı görürdüm) sözü de doğru değildir Akla fenne uygun olmayan bir sözdür

Fen dersleri bildiriyor ki ağırlığı ve hacmi olan varlıklara Madde denir Buna göre hava su taş tahta maddedirler Işık elektrik akımı birer varlık iseler de madde değildirler Maddenin şekil almış parçalarına Cisim denir Çivi kürek maşa iğne birer cisimdirler Hepsi aynı demir maddesinden yapılmışlardır Duran bir cismi harekete getiren harekette olan bir cismi durduran veya hareketini değiştiren sebebe Kuvvet denir Duran bir cisme kuvvet etki etmezse hep durur Hareket eden bir cisme kuvvet etki etmezse hareketi değişmez ve hiç durmaz

Maddelerin cisimlerin ve maddelerde bulunan enerjilerin hepsine Âlem veya Tabiat denir Âlemde her cisim hareket etmekte değişmektedir Demek ki her cisme her an çeşitli kuvvetler tesir etmekte değişiklik hasıl olmaktadır Cisimlerde meydana gelen değişikliğe Hadise veya Olay denir

Bir otomobilin parçaları tabiat kuvvetleri ile mi bir araya gelmiştir?
Cisimlerin yok olduklarını başka cisimlerin meydana geldiklerini görüyoruz Dedelerimiz eski milletler yok olmuşlar binalar şehirler yok olmuş Bizden sonra da başkaları meydana gelecek Fen bilgimize göre bu muazzam değişiklikleri yapan kuvvetler vardır Allah�a inanmayanlar (Bunları tabiat yapıyor Her şeyi tabiat kuvvetleri yaratıyor) diyorlar Bunlara deriz ki bir otomobilin parçaları tabiat kuvvetleri ile mi bir araya gelmiştir? Suyun akıntısına kapılan sağdan soldan çarpan dalgaların tesiri ile bir araya yığılan çöp kümesi gibi bir araya yığılmışlar mıdır? Otomobil tabiat kuvvetlerinin çarpmaları ile mi hareket etmektedir? Bize gülerek hiç böyle şey olur mu? Otomobil akıl ile hesap ile plan ile birçok kimselerin titizlikle çalışarak yaptıkları bir sanat eseridir Otomobil dikkat ederek akıl fikir yorarak hem de trafik kaidelerine uyarak şoför tarafından yürütülmektedir demez mi?

Tabiattaki her varlık da böyle bir sanat eseridir Bir yaprak parçası muazzam bir fabrikadır Bir kum tanesi bir canlı hücre fennin bugün biraz anlayabildiği ince sanatların birer meşheri sergisidir Bugün fennin buluşları başarıları diye öğündüklerimiz bu tabiat sanatlarından birkaçını görebilmek ve taklit edebilmektir İslam düşmanlarının kendilerine önder olarak gösterdikleri İngiliz doktoru Darwin bile (Gözün yapısındaki sanat inceliğini düşündükçe hayretimden tepem atacak gibi oluyor) demiştir Bir otomobilin tabiat kuvvetleri ile tesadüfen hasıl olacağını kabul etmeyen kimse baştan başa bir sanat eseri olan bu âlemi tabiat yaratmış diyebilir mi? Elbette diyemez Hesaplı planlı ilimli sonsuz kuvvetli bir yaratıcının yaptığına inanmaz mı? Tabiat yaratmıştır tesadüfen var olmuştur demek cahillik ahmaklık olmaz mı?

O her şeyi en güzel en faydalı olarak yarattı
Allahü teâlâ her şeyi en güzel ve en faydalı olarak yarattı Mesela Erd küresini güneşten yüzelli milyon kilometre uzakta yarattı Daha uzakta yaratsaydı hiç sıcak mevsim olmaz çok soğuktan ölürdük Daha yakın yaratsaydı çok sıcak olur hiçbir canlı yaşayamazdı

Etrafımızı saran hava hacmen yüzde yirmibir oksijen yüzde yetmişsekiz azot ve onbinde üç karbondioksit gazlarının karışımıdır Oksijen hücrelerimize kadar girip oraya gelmiş olan gıda maddelerini yakarak bize kuvvet kudret veriyor Oksijenin havadaki miktarı daha çok olsaydı hücrelerimizi de yakar hepimiz kül olurduk Miktarı 21 den az olsaydı gıdalarımızı yakamazdı Yine hiçbir canlı yaşayamazdı

Yağmurlu şimşekli havalarda oksijen azotla birleşerek havada nitrat tuzları hasıl olup yağmurla toprağa iniyor Bunlar nebatatı besliyor Nebatlar da hayvanlara hayvanlar da insanlara gıda oluyor Görülüyor ki rızkımız semada hasıl olmakta göklerden yağmaktadır Havadaki karbon dioksid gazı dimâgçedeki kalb ve teneffüs merkezlerini tembih ediyor çalıştırıyor Havadaki karbon dioksid miktarı azalırsa kalbimiz durur ve nefes alamayız Miktarı artarsa boğuluruz Karbon dioksid miktarının hiç değişmemesi lazımdır Bunun için de denizleri yarattı Karbon dioksid miktarı artınca kısmi tazyiki de artıp fazlası denizlerde eriyerek sudaki karbonat ile birleşerek onu bi-karbonat haline çeviriyor Bu da dibe çökerek deryaların dibinde çamur tabakası hasıl oluyor Havada azalınca çamurdan ayrılıp suya ve sudan havaya geçiyor Bütün canlılar havasız yaşayamaz Bunun için havayı her yerde her canlıya çalışmadan parasız veriyor ve ciğere kadar gönderiyor Susuz da yaşayamayız Suyu da her yerde yarattı Fakat susuzluğa daha fazla tahammül edildiği için bunu arayıp bulacak taşıyacak şekilde yarattı İnsanlar bunları yapmak şöyle dursun görebilenlere anlayabilenlere ne mutlu!

On adet taş ve kâinattaki sayısız düzen
Allahü teâlânın sayamayacağımız kadar çok nizam ve ahenk içinde halk ettiği [yarattığı] sayılamayacak kadar çok varlıklar tesadüfen olmuştur diyenlerin sözleri cahilcedir Şöyle ki: Üzeri birden ona kadar numaralanmış on taşı bir torbaya koyalım Bunları elimizde torbadan birer birer çıkararak sıra ile yani önce bir numaralı sonra iki numaralı ve nihayet on numaralı olacak şekilde çıkarmaya çalışalım Çıkarılan bir taşın numarasının sıraya uymadığı görülürse çıkarılmış olan taşların hepsi hemen torbaya atılacak ve yeniden bir numaradan başlamak üzere çıkarmaya çalışılacaktır Böylece on taşı numaraları sırası ile ard arda çıkarabilmek ihtimali on milyarda birdir On adet taşın bir sıra dahilinde dizilme ihtimali bu kadar az olursa kâinattaki sayısız düzenin tesadüfen meydana gelmesine imkan ve ihtimal yoktur

Gelişigüzel tuşlara basarak kitap yazılır mı?
Daktilo ile yazmasını bilmeyen bir kimse bir daktilonun tuşlarına gelişigüzel mesela beş kere bassa elde edilen beş harfli kelimenin Türkçe veya başka bir dilde bir mana ifade etmesi acaba ne derece mümkündür? Şayet gelişigüzel tuşlara basmakla bir cümle yazmak istenilse idi bir mana ifade eden bir cümle yazılabilecek mi idi? Kaldı ki bir sayfa yazı veya kitap teşkil edilse sayfanın ve kitabın tesadüfen belli bir konusu bulunacağını sanan kimseye akıllı denilebilir mi?

Maddelerin var oluşlarının başlangıcı vardır
Cisimler yok oluyor Bunlardan başka cisimler meydana geliyor ise de bu işte yüzbeş madde hiç yok olmuyor Yalnız yapıları değişiyor denilirse radioaktif bozulmalar elementlerin ve hatta atomların da yok olduklarını maddenin enerjiye döndüğünü haber vermektedir Hatta Einstein adındaki Alman fizikçisi bu dönüşmenin matematiksel formülünü ortaya koymuştur

Cisimlerin maddelerin durmadan değişmeleri birbirlerinden hasıl olmaları sonsuz olarak gelmiş değildir Yani böyle gelmiş böyle gider denilemez Bu değişmelerin bir başlangıcı vardır Değişmelerin başlangıcı vardır demek maddelerin var oluşlarının başlangıcı vardır demektir Yani hiçbir şey yok iken hepsi yoktan yaratılmıştır demektir İlk yani birinci olarak maddeler yoktan yaratılmış olmasalardı ve birbirlerinden hasıl olmaları sonsuz öncelere doğru uzasaydı şimdi bu âlemin yok olması lazımdı Çünkü âlemin sonsuz öncelerde var olabilmesi için bunu meydana getiren maddelerin daha önce var olmaları bunların da var olabilmeleri için başkalarının bunlardan önce var olmaları lazım olacaktır Sonrakinin var olması öncekinin var olmasına bağlıdır Önceki var olmazsa sonraki de var olmayacaktır

Sonsuz önce demek bir başlangıç yok demektir Sonsuz öncelerde var olmak demek ilk yani başlangıç olan bir varlık yok demektir İlk yani birinci varlık olmayınca sonraki varlıklar da olamaz Her şeyin her zaman yok olması lazım gelir Yani herbirinin var olması için bir öncekinin var olması lazım olan sonsuz sayıda varlıklar dizisi olamaz Hepsinin yok olmaları lazım olur

Âlemin şimdi var olması sonsuzdan var olarak gelmediğini yoktan var edilmiş bir ilk varlığın bulunduğunu göstermekte olduğu anlaşıldı Âlemin yoktan var edilmiş olduğunu o ilk âlemden hasıl ola ola bugünkü âlemin var olduğunu anladık

Âlemi yoktan var eden bir yaratıcının bulunduğunu ve bu yaratıcının kadim olması yani hep var olması hiç değişmeden sonsuz var olması lazım geldiğini Şerh-i mevakıf kitabı uzun ispat etmektedir Kısacası şöyledir ki değişmek başka şey olmak demektir Yaratıcı değişince başka olur Yaratıcılığı bozulur Yaratıcının değişmemesi hep aynı kalması lazımdır Âlemin sonsuz olamayacağını anlattığımız gibi düşünürsek değişmeyen yaratıcının kadim olması sonsuz var olması lazımdır Bunun için hiç değişmeyen sonsuz var olan bir yaratıcı vardır Bu hiç değişmeyen bir yaratıcının ismi Allah�dır

Allahü teâlâ Peygamberler göndermiştir
Allahü teâlâ kendini tanıtmak için insanlara Peygamberler göndermiştir Ve onlara çeşitli mucizeler vermiştir Mesela Hazret-i Musa zamanında sihir büyücülük çok ilerlemişti Musa aleyhisselam asasını yere koyup büyük bir ejderha olmuş sihirbazların ellerindeki aletleri ipleri yutmuştur

İsa aleyhisselam zamanında tıb çok ileri idi İsa aleyhisselam mucize olarak körleri iyi etmiş ölüleri diriltmiştir

Bizim Peygamberimizin zamanında ise edebi söz ve yazı sanatı çok ileri idi Yarışmada birinci olan şiir yazı ve konuşmalar Kâbe duvarına asılırdı Kur'an-ı kerim gelince bunlar indirilip yerine gelen âyetler kondu İnatçı kâfirler hariç herkes Kur'an-ı kerimin Allah�ın kelamı olduğuna inandı Bir benzerini hiç kimse söyleyemedi Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Eğer kulumuz Muhammed aleyhisselama indirdiğimiz Kur'anın Allah tarafından gönderildiğine şüphe ediyorsanız o halde onun benzeri bir sure meydana getirin Elbette bunu yapamazsınız hiçbir zaman da yapmanız mümkün değildir) [Bekara 2324]

Bütün düşmanlar el ele verip aylarca yıllarca uğraştıkları halde onun benzerini bugüne kadar söyleyemediler Söylemeleri de mümkün değildir

İbadetlerin faydası herkesin kendinedir
Bir insan bir alet bir makine yapınca bunun nasıl ve nerelerde kullanılacağına dair bir tarifnamesini de yanına koyar Tarifname ile de anlaşılması zor ise kullanması için kurslar açar Bir makine yanlış kullanılırsa elden çıkar Her şeyin yaratıcısı olan Cenab-ı Allah da insan denilen bu muazzam makineyi yaratıp başıboş bırakmamıştır Bu konuda Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Sizi boş yere yarattığımızı hakikaten huzurumuza getirmeyeceğimizi mi sandınız?) [Müminun 115]

Başıboş yaratılmayan insanın ne yapması gerektiğini Peygamberleri vasıtası ile kitaplar göndererek bildirmiştir Son Peygamber olan Muhammed aleyhisselama gönderilen kitabı ise Kur'an-ı kerimdir Kur'an-ı kerim çok veciz olduğu için Peygamber efendimiz bunu hadis-i şerifleri ile açıklamıştır

Hadis-i şerifler de diğer insanların sözlerine göre veciz olduğu için bizlerin kolayca anlayabilmemiz için âlimler bunları açıklamıştır Kur'an-ı kerimde insanın niçin yaratıldığı açıkça bildirilmiştir:
(Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım) [Zariyat 56]

Allahü teâlâ �Emrime uyan Cennete uymayan ise Cehenneme gidecektir� buyurmuştur İbadetlerin faydası Allahü teâlâya değil herkesin kendinedir Maaşla çalışan bir doktor bir hastaya ilaç verse ilacın doktora faydası yok diye o ilacı kullanmamak akla uygun değildir Zehir içsem doktora ne zararı olur diyerek zehir içmesi de ahmaklıktır İşte günahlarımın Allah�a bir zararı yok diyerek her çeşit günahı işlemek akıllı insanın yapacağı iş değildir
Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Akıllı kimse Allah�a ve Peygamberine inanan ve ibadetlerini yapandır) [İMuhber]

Öldükten sonra başına gelecekleri düşünmeyen kimse akıllı olabilir mi? Kendini sonsuz tehlikeye atana akıllı denir mi? Kur'an-ı kerimde sık sık (Düşünmüyor musunuz?) diye ikaz edilmektedir Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Aklı olmayanın dini de yoktur) [Tirmizi]

Şerefüddin Ahmed bin Yahya Müniri hazretleri buyuruyor ki:
Bazıları ibadetlerin Allahü teâlâya faydası olduğunu ve bunun için emrolunduklarını zannediyorlar Böyle zannetmek çok yanlıştır Her insanın yaptığı ibadetin faydası kendisinedir Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Kim [ibadetlerini yapar ve günahlarından] temizlenirse faydası kendisinedir) [Fatır 18]

(Benim ibadetime Allah�ın ihtiyacı yok) diye yanlış düşünen kimse perhiz yapmayan hastaya benzer Bu hastasına doktor perhiz tavsiye ediyor Bu ise (Perhiz yapmazsam doktora hiç zararı olmaz) diyerek perhiz yapmıyor Doktora zararı olmadığı doğrudur Fakat kendine zarar vermektedir Tabib kendine faydası olduğu için değil onun hastalıktan kurtulması için perhiz yapmasını tavsiye etmiştir Doktorun tavsiyesine uyarsa şifa bulur Uymazsa ölür gider Tabibin bundan hiç zararı olmaz Bunun gibi (Allah�ın benim ibadetime ihtiyacı yok) diyerek ibadetten kaçanlar da Cehenneme gider

İnanmamak için ne sebep var
Sual: Bir gayri müslim (Siz müslümanlar Allah�a niçin inanıyorsunuz?) dedi Bir arkadaş (İnanmamak için ne sebep var?) dedi Daha başka ne denebilir?
CEVAP
O arkadaşın cevabı çok güzel Aklı ilmi ve insafı olan için başka cevaba ihtiyaç yok Hiçbir şey tesadüfen olmadığına göre bunların bir yaratıcısı olması şarttır Buna inanmaktan tabii ne olabilir? İnsanların hayvanların bitkilerin yaratılması bir tesadüf olabilir mi? Kâinat tesadüfi olabilir mi? İnsan vücudunun yapısı bir harikadır Tesadüf olması mümkün müdür? Öyle ise yaratıcısına inanmak şarttır İnanmamak için ne sebep var?

Mülk Onundur dilediği gibi kullanır
Sual: Tanrı yarattığına niye şunu yap şunu yapma diye yasaklar koydu? Uymayanları Cehenneme koyması adaletli midir?
CEVAP
Allahü teâlânın adaleti ile kulların arasındaki adalet birbirine benzemez Yanlış olarak kullara benzetildiği için işin içinden çıkamıyorsunuz

Adalet bir âmirin ülkesini idare için koyduğu kanunlar içinde hareket etmesidir Zulüm ise bu kanunun dışına çıkmaktır

Her şeyi yoktan yaratan Allahü teâlâ hakimler hakimi her şeyin asıl sahibi ve tek yaratıcısıdır Üstünde bir âmiri sahibi yoktur ki Onu bir kanun altında bulundursun Bundan dolayı (Allah�ın yaptığı şu iş adalete uymuyor) denilemez

Adaletin bir başka tarifi ise kendi mülkünde olanı kullanmak demektir Zulüm ise başkasının mülküne tecavüzdür

Kâinat ve içinde bulunan her şeyin yaratıcısı Allahü teâlâ olduğuna Ondan başka yaratıcı bulunmadığına göre hiçbir kimse hiçbir şeye sahip olmadığına göre Rabbimizin yaptığı işler hiç kimsenin malına mülküne tecavüz değildir Onun yaptığı işler için (Adalete uymuyor) denilemez Yasak ettiği bir şeyi daha sonra serbest bırakabildiği gibi önceden serbest ettiği bir şeyi de daha sonra yasaklayabilir Mülk Onundur dilediği gibi kullanır Kimsenin bir şey sormaya hakkı yoktur

Allahü teâlâ dileseydi bizi kedi köpek olarak da yaratırdı Niye bizi hayvan yarattın demeye hakkımız var mı idi? Bakkaldan çay şekeri alırız kimimiz onunla çay içeriz kimimiz de helva yapar yeriz Şekerin bir şey demeye hakkı var mı? Ne diye falanca bakkaldan aldığını çayda içtin de beni helva yaptın diyebilir mi? Bize konuşma hassasiyetini veren de odur Mülk Onun Yoktan var etti Şöyle yaparsan Cehenneme şöyle yaparsan Cennete koyarım dedi İmtihana soktu Kazananı Cennete kaybedeni Cehenneme attı Aslında imtihan yapmadan da istediğini Cennete istediğini de Cehenneme koyabilirdi Mülk onundur başkasının malına mülküne tecavüz yok ki adalete uyulmuyor densin Allahü teâlâ yarattıklarının hepsini Cehenneme atsa yine adaletsizlik olmaz Ama O merhamet etmiş şunları yapanı Cennete koyarım demiş bu da Onun bir ihsanıdır Cehenneme atsa idi bir şey diyebilir miydik itiraz edebilir miydik? Etsek bile elimize ne geçerdi?

Allah niye şöyle kanun koydu denemez Mülk Onun dilediği gibi kanun koyar


Tefekkür etmenin önemi
Sual: Tefekkür etmenin dinimizde yeri nedir?
CEVAP
Tefekkür etmek dinimizde mühim bir ibadettir Tefekkür etmek Allahü teâlânın yarattığı şeyler üzerinde düşünmek ve bunlardan ibret almaktır Kur'an-ı kerimde akl-ı selim sahipleri övülürken mealen buyuruluyor ki:
(Onlar ayakta iken otururken yanları üstüne yatarken hep Allah�ı anarlar göklerin ve yerin yaratılışını inceden inceye düşünürler "Ey Rabbimiz sen bunları boşuna yaratmadın Sen [boş manasız şeyler yaratmaktan] münezzehsin Bizi Cehennem azabından koru" derler) [Aİmran 191]

Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
(Allah�ın azameti Cennet ve Cehennem hakkında bir an tefekkür bir geceyi ihya etmekten iyidir) [Ebuşşeyh]

(Tefekkür ibadetin yarısıdır) [İGazali]
(Allah�ın yarattıkları üzerinde düşünün zatı hakkında düşünmeyin!) [Beyheki]
Allahü teâlânın mahluklarındaki güzellikleri faydaları düşünmek Ona inanmaya ve sevmeye sebep olur Onun haber verdiği azapları düşünmek Ondan korkmaya kimseye kötülük yapmamaya sebep olur Onun nimetlerine ihsanlarına karşılık nefsine uyarak günah işlediğini gaflet içinde yaşadığını düşünmek Allah�tan haya etmeye utanmaya sebep olur

Hikmet ehli buyuruyor ki
Tefekkür insanı Cennete giden yola ulaştırır (Lokman Hakim)

Sözü zikir sükutu fikir bakışı ibret olanlar bana benzemiş olur (Hazret-i İsa)

Çok tefekkür mutlaka insanı bilgili eder Bilgili olan da amel eder (Vehb bin Münebbih)

Tefekkür etmeyenin sükutu ve ibretle nazar etmeyenin bakışları hatadır (Hasan-ı Basri)

İnsan mütefekkir olursa her şeyden bir ders ibret alır (Süfyan b Uyeyne)

Tefekkür bir aynadır İyilik ve kötülüğünü sana gösterir (Fudayl bin Iyad)

Allahü teâlânın azametini düşünebilen insan Ona asla isyan etmez (Bişr-i Hafi)

Tefekkür zekayı açar (İmam-ı Şafii)

Dünyalığı düşünmek ahirete perdedir Ahireti düşünmek ise gafletten kurtarır ve hikmet konuşturur (Ebu Süleyman Darani)

Fırsat buldukça Allahü teâlânın yarattıklarını tefekkür etmelidir Mesela eline bakmalı Parmakları olmasaydı bir şeyi tutup alması ne kadar zor olurdu Yahut parmakları hiç kıvrılmasaydı eller hiç olmasaydı gözümüz olmasaydı gözümüz başka yerde olsaydı halimiz nasıl olurdu? Tırnağın devamlı büyüdüğü gibi dişlerimiz de büyüseydi ne olurdu? Dişlerimiz kemikle beraber olsaydı çürüyünce nasıl çekilecekti? Saç uzadığı halde kaşın ve kirpiğin uzamadığını düşünmeli İnsan kavak gibi büyüyüp gitseydi ne olurdu? Bitkilerin meyvelerin yaratılışını yıldızların gezegenlerin bir ahenk içinde oluşunu düşünmeli Bunları ne kadar mükemmel yarattığı için Allahü teâlâya hamd etmelidir! Böylece insanın imanı da kuvvetlenir Fakat devamlı bunlarla uğraşıp da kendine gereken fıkıh bilgisini ihmal etmek ise büyük günahtır



Konu elif tarafından (15-07-2008 Saat 07:30 ) değiştirilmiştir..
elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Siz hiç düsünmez misiniz?

Siz hiç düsünmez misiniz? konusu, DİNİMİZİ TANIYALIM / Dini Bilgiler forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: sanat yapmak için akla ihtiyaç var mıdır bakımlıyızcom,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Siz hiç düşünmez misiniz? gizem Dini Bilgiler 0 07-07-2008 11:09
İyi bir sevgili misiniz? Bkmlyz İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden 0 24-03-2008 11:48

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 10:58 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats