bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > DİNİMİZİ TANIYALIM > Dini Bilgiler

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 15-07-2008, 05:30   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart İnsan acizliğini idrak etmeli

İnsan acizliğini idrak etmeli
Sual: Bazı akıllı ve zeki kimseler bir şey yaratamaz mı?
CEVAP
Elbette yaratamaz Her şeyi yaratan Allahü teâlâdır Yerde ve göklerde bulunan bütün varlıkları maddeleri cisimleri özellikleri olayları kuvvetleri kanunları bağlantıları yaratan yalnız Odur Ondan başka yaratıcı yoktur Ondan başkasına yaratıcı denemez
Kur�an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Her şeyi yaratan Allah�tır) [Zümer 62]
(Sizi de yaptığınız işleri de yaratan Allah�tır) [Saffat 96]
(Her şeyin yaratıcısı olan Rabbiniz Allah�tır) [Mümin 62]

(Allah�ın yarattığı gibi yaratıcı ortaklar buldular da bu yaratmayı birbirine benzer mi gördüler? Her şeyi yaratan Allah�tır) [Rad 16]

Karada denizlerde havada yaşayan hayvanların [mikropların atom çevresindeki elektronların moleküllerin iyonların] ve insanların meleklerin ve cinlerin yani her var olanın kendisini ve hareketlerini ve işlerini ve durmalarını ibadetlerini ve günahlarını iyiliklerini zararlarını küfürlerini ve imanlarını yaratan Odur

Sineklerin böceklerin mikropların yıldızların rüzgarların hareketlerini [elektrik itme ve çekmesini maddenin çekimini sıvıların ve gazların kaldırma kuvvetlerini] yaratan yalnız Odur İnsanların ve diğer canlıların rızkını yaratan gönderen Odur

Canlıları öldüren ölüleri dirilten sağlamları hasta yapan hastaları iyi eden yalnız Allahü teâlâdır Mikrop doktor birer sebeptir İşi yaratan bunlara etki eden Odur Ateşte yakmak karda soğutmak [elektrikte ısı ışık ve elektroliz hasıl etmek] hassalarını hep O yaratmaktadır Ateş kar elektrik görünen sebeplerdir Allah�ın âdeti olan vasıta ve şartlardır [Duygu organlarımızı bunlardaki duyma kuvvetlerini hücrelerdeki beslenme üreme zararlı maddeleri çıkarma kalbi kanı kan sisteminin öteki doku ve organların ve sistemlerin çalışmalarını aralarındaki düzeni yaratan hep Odur]

Dinsizlerin ve zındıkların (Her madde ve kuvvet kendi özelliği ile kendisi etki eder Mesela ateş yakıcıdır Her zaman yakar) demeleri çok yanlıştır Ehl-i sünnet âlimleri buyuruyor ki: Sebeplerin etkisi kendiliğinden değildir Sebepleri var edince bunların etkisini işlerini de hemen yaratması Onun âdetidir Ateşte yakmak özelliğini yaratmasa ateş yakamaz Ateşe düşen kimseyi o istemezse ateş yakmaz Maddenin kendinde özellik yoktur Maddenin özelliklerini sebeplerin etkilerini ve işlerini Hak teâlâ yaratıyor O dilemezse bu özellikleri ve etkileri yaratmaz Dileseydi karda sıcaklık ateşte soğukluk yaratırdı Nemrud�un ateşi Hazret-i İbrahim�i yakamadı Eğer yakmak ateşin özelliği olsaydı elbette yakardı Yakma işi ateşten değil Allahü teâlâdandır Kılıcın kesmesini merminin delmesini zehirin öldürmesini yaratan Odur Denize düşende boğulmayı yaratıyor Dilerse boğulmasına mani olur Kuşun tayyarenin uçmasını [havanın kaldırmasını sürtünme kuvvetlerini] yaratan Odur Bu özellikleri kuvvetleri yaratmasa bunlar uçamaz

Allahü teâlâ maddelerde dilediği özelliği işi yaratır Yarattığı iş maddeden hasıl olur Fakat Allahü teâlânın hikmeti ve âdeti şöyledir ki her maddeye belli özellik belli etki vermiştir Maddeleri birbirlerinin değişmesine sebep kılmıştır Buğday tohumundan buğday arpadan arpa yaratır İnsandan insan hayvandan hayvan yaratır Yemek ile karın doymasını yaratıyor Eğer doymak yaratmasa ne kadar çok yesek doymazdık Susuzluk yaratmasaydı hiç su içmesek susamaz idik Her şeyi yerli yerince yaratan Allahü teâlâya hamd olsun!

Allah�ı anlamak
Tıp ve fen fakültelerinde okuyup da mahluklardaki sanat inceliklerini aralarındaki mükemmel bağlantıları gören ve anlayabilen aklı başında bir kimsenin Allahü teâlânın varlığına birliğine büyüklüğüne ilmine kudretine inanmaması mümkün değildir İnanmayanın cahil yahut inatçı olması gerekir Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Varlıklardaki nizamı düşünerek Allahü teâlâya iman ediniz!) [Berika]

Astronomi okuyup da yer küresinin ayın güneşin ve bütün yıldızların boşlukta dönmelerinde ve birbirlerinden uzaklıklarında bulunan düzeni hesapları anlayan kimsenin imanı artar Dağların madenlerin nehirlerin denizlerin hayvanların nebatların hatta mikropların yaratılmasında çeşitli faydalar vardır Hiçbiri boş yere lüzumsuz yaratılmamıştır Bulutlar yağmurlar şimşekler ve yıldırımlar yeraltındaki sular ve enerji maddeleri ve hava kısaca her varlık belirli hizmetler belli vazifeler yapmaktadır İnsanlar bu sayısız mahlukların sayılamayacak hizmetlerinden bugüne kadar pek azını anlayabilmiştir Mahlukları kavrayamayan insan aklı bunların yaratanını nasıl kavrayabilir? Onun büyüklüğünü sıfatlarını biraz anlayabilen İslam âlimleri şaşkına dönmüşler (Onu anlamak anlaşılamayacağını anlamaktır) demişlerdir (İslam Ahlakı)


İnsanın yeri
Sual: Mahluklar içinde insanların yeri nedir?
CEVAP
İnsanların dereceleri bütün mahlukların tam ortasındadır İslamiyet�e uyanlar yükselirler meleklerden üstün olurlar Nefslerine ve kötü arkadaşlara uyarak İslamiyet�ten uzaklaşanlar alçalırlar

İnsan ruhu tarafından meleklere bedenin yapısı bakımından hayvanlara benzemektedir Ruh tarafını kuvvetlendiren kimse meleklerden de üstün olur Çünkü beden insanı meleklikten uzaklaştırmakta hayvanlara yaklaştırmakta iken bu alçalmaya karşı koymuş ve yükselmiştir Melekte hayvanlaştırıcı bir beden yoktur İyilikleri meleklik ile birlikte yaratılmıştır

Bir kimse bedeni kayırır nefsi kuvvetlendirirse hayvanlardan aşağı olur Allahü teâlâ (Hatta onlar hayvanlardan daha aşağıdır) buyurarak böyle kimselerin kötülüklerini bildirmektedir (Araf 179 Furkan 44)

Çünkü hayvanda akıl yoktur Meleklere benzeyen ruhları da yoktur Şehvetlerine uymaları suç olmaz İnsanlara akıl ışığı verilmiş olduğundan nefslerine uymaları doğru yoldan sapmaları çok çirkin olur İnsanların hayvanların yaşamaları için en çok gerekeni havadır Havasızlığa birkaç dakikadan fazla dayanamazlar Hemen ölürler Hava aramakla bulmakla zahmet çekmekle ele geçecek bir şey olsaydı bunu arayacak kadar zaman bile yaşayamazlardı Bu derece acil olan bu çok lüzumlu maddeyi Allahü teâlâ her yerde bulunacak ve mahluklarının ciğerlerine kadar kendiliğinden kolayca girecek şekilde yaratmıştır Yaşayabilmek için su bu kadar acil değildir İnsanlar ve hayvanlar suyu arayıp bulacak zaman kadar yaşayabilirler

Bunun için suyu bulmak icap etmektedir Hayvanlarda akıl bulunmadığı ve birbirlerine yardımcı olmadıkları için yiyeceklerine yardımcı olmadıkları için yiyeceklerini ve giyeceklerini hazırlayamazlar Bundan dolayı yiyeceklerini pişirmeleri hazırlamaları gerekmez Ot leş yerler Tüy yün kıl ile ısınırlar Korunma aletleri kendilerinde yaratılmıştır Birbirlerine muhtaç değildirler

İnsanlar ise bütün bunları hazırlamaya düşünmeye mecburdur Ekip biçmedikçe ekmek yapmadıkça doyamazlar İplik ve dokuma ve dikicilik yapmadıkça giyinemezler Korunmaları için de akıllarını zekalarını işletmeleri fen bilgisi öğrenmeleri sanayi kurmaları gerekir

Her hayvanda bulunan bir çeşit üstünlük insanda bir araya getirilmiştir İnsanın kendisinde yaratılan bu üstünlükleri meydana çıkarması için aklını kullanması fikrini yorması çalışması gerekir Saadet ve felaket kapılarının anahtarı insanın eline verilmiştir Yükselmesi veya alçalması kuvvetini sarf etmesine ve çalışmasına bırakılmıştır Aklını fikrini işleterek saadet yolunu görüp bu yolda yürümeye çalışırsa içinde yaratılmış olan yükseklikler kıymetler eline geçer yükselerek meleklere karışır Allahü teâlânın rızasına sevgisine kavuşur Yok eğer nefsin zararlı arzularına uyarak yaratıldığı gibi hayvanlık derecesinde kalırsa işi tersine dönerek alçala alçala esfel-üssafiline düşer Felaketten felakete Cehenneme kadar sürüklenir


Her şeyi intizamlı yaratmıştır
Sual: İman nasıl kuvvetlenir?
CEVAP
Aşağıdaki hususları öğrenen bir kimse Ehl-i sünnet itikadını da biliyorsa imanı kuvvetlenir İmanı olmayan bir kimse ise bunları incelerse insafı ve nasibi de varsa Allahü teâlânın varlığına ve kudretine inanır Cenab-ı Hakkın varlığını kudretini gösteren olaylardan birkaçı:

İnsanların büyük bir süratle fezada tek başına dönmekte olan içerisi ateş dolu yuvarlak bir gezegen üzerinde sırf yer çekimi kuvveti ile kalarak yaşaması ne büyük bir olaydır Dağlar taşlar denizler canlı varlıklar bitkiler nasıl bir büyük kudret sayesinde meydana gelebilmekte gelişmekte ve türlü özellikler göstermektedir Hayvanların bir kısmı toprak üstünde yürürken bir kısmı havada uçar ve bir kısmı da su içinde yaşar

Güneş en yüksek ısıyı sağlar ve bitkilerin yetişmesini bazılarının içinde ise kimyevi değişiklikler yaparak un şeker ve daha başka maddelerin meydana gelmesini temin eder

İnsan kendi vücudunun ne muazzam bir fabrika ve laboratuvar olduğunun farkında değildir Halbuki yalnız nefes alıp vermek bile büyük bir kimya olayıdır Havadan alınan oksijen vücutta yakıldıktan sonra karbondioksit halinde dışarı çıkarılır

Sindirim sistemi ise sanki bir fabrikadır Ağızla alınan gıda maddeleri ve içecekler mide ve barsaklarda parçalanıp öğütüldükten sonra vücuda faydalı kısmı ince barsaklarda süzülerek kana karışmakta ve posası dışarı atılmaktadır Bu olay otomatik olarak ve büyük bir intizam ile yapılmakta vücut bir fabrika gibi işlemektedir

İnsanın vücudunda çok karışık formüllü maddeler imal eden türlü türlü kimya reaksiyonları meydana getiren analiz yapan tasfiye eden ve zehirleri yok eden yaraları tedavi eden çeşitli maddeleri süzen enerji veren tertibat olduğu gibi mükemmel bir elektrik şebekesi manivela tertibatı elektronik bilgisayar haber verme tesisatı ışık ses alma basınç yapma ve ayarlama tertibatı mikroplarla mücadele ve onları yok etme sistemi de mevcuttur

Kalb ise hiç durmadan işleyen muazzam bir pompadır Bütün bu maddi mükemmellik yanında anlama düşünme ezberleme hatırlama hüküm ve karar verme gibi çok muazzam manevi kudretler de bulunmaktadır Bu kudretlerin kıymetini ölçmek insanlar için imkansızdır Demek ki insanın bedeni yanında bir de ruhu mevcuttur

Canlı-cansız varlıklardaki bu nizamı inceleyerek bir yaratıcının bulunduğuna inanan Peygamber efendimizin bildirdiklerinin hepsine inanmadıkça müslüman olmaz

Vücut sarayı
Eşref-i mahluk olarak yaratılan insanın vücudu incelenecek olursa sayısız odadan meydana gelmiş muazzam bir saray olduğu görülür Bu sarayda çeşitli fabrikalar var Sarayın bütün cihazları noksansız Muazzam bir gıda deposu alarm tertibatı ısıtma tesisleri işitme cihazları hazır kuvvet askeri üsler radarlar odalar arasında muazzam yollar modern taşıma vasıtaları yemekhaneler kanalizasyon şebekeleri rasathaneler mezarlık gibi gerekli her teşkilat mevcut Bu sarayı gezen sayısız harikalarla karşılaşır Bu harikaları gören kimse imansız ise Allah�ın varlığına ve kudretine inanabilir Ondan sonra da dinimizdeki farzları ve haramları öğrenmesi gerekir

Kan imali:
Vücuttaki kanın vazifeleri çoktur Mesela hücrelerde lüzumlu gıda maddelerini sağlamak gıdaların enerji haline gelmesine yarayan oksijeni hücrelere sevk etmek vücuda dışarıdan girmeye çalışan hastalık mikroplarına karşı vücudu korumak hücrelerde biriken kirli artıkları çeşitli kanallarla dışarı atmak vücut ısısını ayarlamak gibi çeşitli vazifeleri vardır Kandaki bu işleri ayrı görevleri bulunan hücreler yapmaktadır Mesela alyuvarlar oksijen nakli ile görevlidir Akyuvarlar ise vücuda girmeyi başaran mikropları zararsız hale getirir

Kanda bunlardan başka kanın pıhtılaşmasını sağlayarak kanamaları önleyici trombositler de vardır Tekniğin ileri olduğu asrımızda bile kandaki bir hücre yapılamamıştır Hücreye hayat sağlayan ruhun yapılması ise imkansızdır

Hareketler:
Uzuvların hareketi kaslarla olmaktadır Sinirler kasları kaslar da uzuvları harekete geçirir Dışarıdan gelen darbelere karşı koyan iskelet kaslarından başka isteğimiz dışında çalışan düz kaslar var Kalb kası çizgili kas olmasına rağmen isteğimiz dışında çalışır Eklem kasları gibi isteğimizle çalışsaydı ufak bir ihmal neticesinde kalb duruverirdi Uyurken çalıştıracak bir şeye ihtiyaç olurdu Kalb kasının çalışması elektriksi bir harekettir Kalbimizi bilmediğimiz bir elektrikle isteğimiz dışında çalıştıran Allahü teâlânın şanı çok yücedir

Muhabere işleri:
Ayağa bir diken batsa vücuttaki sinir sistemi sayesinde haberdar oluruz Bu sistem beyin omurilik ve sinirlerden meydana gelir Omurilik soğanı solunum boşaltım dolaşım gibi hayati faaliyetleri idare eder Omurilik refleks hareketleri iç uzuvlarımızın ve salgı bezlerinin faaliyetlerini idare eder Bir ikazın nöron denilen sinir hücreleri tarafından teşekkülü elektrik akımına benzer Felç halinde sinir sisteminde bozukluk olduğu için uzuvlar istekle hareket edemez Felçlinin eli ayağı olduğu halde tutmaz Sinir sistemine böyle bir kuvvet veren Allahü teâlâya sonsuz hamd olsun

Vücudun direği:
Kemikler vücuda dayanak ve kasların irtibatını sağlar Omurga vücudun ana direğidir Omurga zedelenirse felç meydana gelir O üç tabaka sağlam zarlar içinde muhafaza edilmiş en dışı da kolayca tahrip olmayan omurga ile kapatılmıştır İnsan yürüdükçe birbirine sürten omurlar aşınır Bu aşınmaya mani olmak için parçalar arasında conta gibi bir şeyin olması gerekirdi Kıkırdaklar omurlar arasındaki aşınmayı önler Vücudu taşımak gibi mühim bir vazifesi bulunan kemikler sağlam olduğu kadar elastikiyet sağlayacak şekilde yaratılmıştır El kol bacak ve parmak gibi kemikler eklemler sayesinde oynar hareket eder

Trafik işleri:
Vücuttaki taşımacılık işleri dolaşım sistemi tarafından yapılır Dolaşım sisteminin merkezi yürektir Kalbin muntazam çalışmasıyla kan damarlar vasıtasıyla vücut sarayının en ücra köşelerine kadar ulaşır Kirlenen kan akciğerlerde temizlenir İstek dışında çalışan kalb bir müddet dinlense vücut sarayı yıkılır Her uzuv her makine gibi yürek de dinlenmeye ihtiyaç gösterir Yürek çalışırken dinlenecek şekilde yaratılmıştır Her kasılıp gevşedikten sonra yarım saniye kadar istirahata geçer Yüreğin pompaladığı kan atardamarlar ile vücuda dağılır kılcal damarlar ile dokulara kadar ulaşır Kandaki besin ve oksijen lüzumu kadar dokulara verilmiş olur Burada besin maddesi oksijen tarafından yakılır Meydana gelen enerji ile vücut makinesi çalışır İrademiz dışında her şeyi intizamlı şekilde çalıştıran Allahü teâlâya ne kadar hamd etsek azdır

Yemek ve enerji:
Çeşitli işleri yapabilmek için vücudun enerjiye ihtiyacı vardır Besinleri parçalamak için Allahü teâlâ kesici öğütücü dişler yaratmıştır Tükürük bezlerinin salgılarıyla hamur haline gelen lokmalar kolayca yutulur Yutulurken yanlış yola gitmeyip mideye gitmesi için nefes borusu küçük dil ile kapanır Gıdalar mideye gider Mide duvarını saran kasların kasılmasıyla gıdalar sindirime hazır vaziyete gelir Etten yapılan bir torba içinde etler ve başka gıdalar burada parçalanmakta ve dinimizin emrine uyulduğu takdirde ömür boyu bu mide bozulmadan vücut sarayına hizmet etmektedir Eğer dinimizin emrine uyularak mide tıka basa doldurulmazsa alkol ve daha başka zararlı maddelerle mide tahrip edilmezse hayatın sonuna kadar insana rahat hizmet eder

Teneffüs sistemi:
Vücuda alınan gıdalar enerji haline gelebilmesi için yakılır Gerekli oksijenin alınıp hücrelerdeki yanma olayından sonra karbondioksitin dışarı atılmasına teneffüs faaliyeti denir Alınan gıdalar hücrelerde oksijen vasıtasıyla yakılarak enerji haline döner Yanmada meydana çıkan karbondioksit teneffüsle dışarı çıkar Akciğerde kanın temizlenmesi için vazife gören hava dışarı çıkarken nefes borusundaki telleri titreştirerek sesin teşekkülünü temin eder Dışarı çıkan kirli hava içeri giren temiz hava ile karşılaştıkları halde onu kirletmez

Boşaltma sistemi:
Gıdaların posası barsak vasıtasıyla dışarı atılırken kan ve hücrelerdeki gıda artıkları ve vücuda zararlı maddeler de böbrekler vasıtasıyla süzülerek dışarı atılır Bu iki temizleme vasıtası olmasaydı vücut pislik içinde kalır uzuvlar zehirlenir üstelik yeni gıda alma imkanı da olmazdı Üre ürik asit tuz gibi maddeler kan ile böbreğe gelerek idrar havuzunda toplanır Bu idrar torbası olmasaydı devamlı idrar akıp duracaktı Her uzvumuzu intizamlı şekilde yaratan Rabbimize ne kadar şükretsek azdır

Gıda deposu:
Birçok vazifesi olan karaciğer erzak deposu olan bir fabrikadır İnce barsakta emilerek kana karışan gıdalar karaciğerde depo edilir İhtiyaç halinde kullanılmak üzere şeker ve asitler glikojen halinde kullanılmaya hazır vaziyette karaciğere depo edilir Karaciğer yağların sindirimine yardımcı olan safrayı çıkarır Bu salgının karaciğer hücreleri tarafından süzülen zehirli artıkları barsak vasıtasıyla dışarı atılır Safra kesesi olmasa yağlı gıdaları sindirmek mümkün olmaz Karaciğerin bir kısmı alınsa kalan kısımdaki hücreler çoğalarak eksik kısmı tamamlar Yani kendini tamir eder Böyle kudret sahibi Allahü teâlâya hamd olsun!

Konuşma uzvu:
Dil ağızdaki lokmaları çevirerek sindirime yardımcı olur tat alır ve konuşur Gıdaların tadı acı ekşi tatlı tuzlu olmak üzere dörde ayrılır Cenab-ı Hakkın dilde yarattığı özellikler ile bu gıdaların tatları bilinir faydalı olan zararlıdan ayrılır Gıdaların kokuları tat alma hassasiyetini artırır ve iştah meydana getirir Böylece gıda alma işi bir külfet değil bir lezzet olur Konuşmada da dilin önemi büyüktür Bu nimetleri bize bahşeden Rabbimize hamd olsun!

Dış cephe:
Vücudu örten deri ırka göre değişir Bir Japon bir Zenci bir Türk renginden bilinebilir Deri dokunma işini yapar vücudu dış etkilerden soğuk ve sıcaktan korur Derinin dış tabakası ölü hücrelerden meydana gelmiştir Derideki kıllar saç kaş kirpik aynı dokudan meydana geldiği halde kaş ve kirpik belli bir uzunluktan fazla uzamaz Kirpikler devamlı uzasaydı görmek zorlaşır her zaman kirpikleri kısaltmak gerekirdi Canlı hücrelerden cansız kıllar meydana getiren Rabbimiz sonsuz hikmet sahibidir Eğer bu kıllar canlı olsaydı tıraş olurken çok acı duyardık Canlı hücrelerin besleyip büyüttüğü tırnaklar da cansızdır Acı duymadan fazlasını kesip atarız Canlı vücuttan saç tırnak gibi ölü şeyler yaratan Allahü teâlânın kudreti sonsuzdur

Dürbünler:
Her uzuv önemli ise de gözlerin önemi daha büyüktür Gözler çok hassastır Kaşlar terlerin göze gitmesini engeller Göz kapakları istek dışında çalışır Kirpikler de dışarıdan gelecek toz ve zararlı maddelerin göze girmesine mani olur Gözü meydana getiren hücrelerde görme kabiliyetini yaratan Allahü teâlâ diğer hücrelere bu vasfı vermemiştir

İşitme cihazları:
Kulaklar işitme sinirleri sayesinde sesleri işitir İşitme sinirleri gözde görme sinirleri kulakta olsaydı fonksiyonunu icra edemezdi Her hücreyi yerli yerinde en güzel şekilde yaratan Allahü teâlânın şanı çok yücedir Kulak zarının gergin durması ve ses dalgalarından zarar görmemesi için orta kulaktan nefes borusuna bir kanal açılmıştır Ağzımız açık iken top patlasa kulak zarı patlamaz Ağız kapalı da olsa burun deliklerinden giren ses ile kulaktan giren ses birbirini dengeler Kulak küçük ve büyük frekanslı sesleri işitebilecek vasıfta yaratılsaydı maddelerin atomlarındaki sesler birbirine karışır hem konuşulanları duyamazdık hem de gürültü içinde yaşama imkanı kalmazdı Her şey hikmetle yaratılmıştır Vücutta ve kâinatta tesadüfi ve maksatsız yaratılmış hiçbir şey yoktur

Vücuttaki su:
Vücudun üçte ikisi sudur İç salgı bezlerinin sıvıları kana karışarak hayati faaliyetlerde önemli rol oynar Gıdaların sindirilmesi kan dolaşımı tuz ve şeker gibi maddelerin dengelerini ayarlama vazifeleri bezler sayesinde olur
Hipofizkan kaybını önler Vücuttaki su dengesini korur Eğer düzenli çalışmaz fazla hormon salgılarsa dev hastalığı az salgılarsa cücelik meydana gelir

Pankreas bezi salgıladığı enzimlerle gıdalarının vücuda yarayışlı hale gelmesine vesile olur Pankreas insülin hormonu salgılayarak kandaki şekeri ayarlar İnsülin salgısı azalırsa şeker hastalığı meydana gelir

Tiroid bezi iyot ihtiva eden tiroksin hormonu salgılar Kâfi iyot alınmazsa guatr meydana gelir

Canlı maddesi olan protoplazma gayet küçük ve mükemmel tanzim olunmuş bir makine gibidir Hücre hayatın ilk müstakil parçasıdır Canlılar hücreden yapılmıştır İnsan hücresi bir elektrik makinesine bir radyoya benzer İnsan vücudu otuz trilyon hücre motorundan yapılmış muazzam bir fabrikadır
Vücutta 5-6 litre kan bulunur Plasma denilen kan suyunun içinde Alyuvarlar ve Akyuvarlar vardır Bir milimetreküp kanda beş milyon alyuvar vardır 30-40 gün çalıştıktan sonra yaşlanırlar Dalak bu yaşlı alyuvarları kandan alarak öldürür Kan zayiinde ve bazı hastalıklarda kandaki alyuvar sayısı azalır Kan azalmadığı halde kandaki alyuvar azaldığından halsizlik ve kalb çarpıntısı görülür Buna kansızlık denir

Saray muhafızları
Akyuvarlar kanın muhafızlarıdır Bir milimetreküpte 6-8 bin kadardır Vücuda mikrop girince sayıları artar Mikrop savaşında akyuvarlar ölür İrin bu akyuvar ölülerinin yığınıdır

Lenf sistemi vücuda giren mikropları zararsız hale getirir Lenf düğümleri akyuvar imal eder Ayrıca ikinci bir bakteri hücumuna karşı koymasına yardımcı olan bazı proteinler imal eder Eskiden bademciklerin vazifesi bilinmiyordu Bugün bademciklerin de bakteri hücumuna karşı protein imal ettiği bilinmektedir Zamanla başka vazifeleri de tespit edilebilir Dalağın da aynı işi yaptığı bilinmektedir

İlk hücumdan sonra tutularak muhafaza edilen bakteriler yeni bir bakteri hücumuna karşı değiştirilip vücudun müdafaasında muhafız olarak kullanılır Düşman askerleri olan bakteriler lenf düğümlerinde düşmanlık vasfı kaldırılarak yeni bakterilere karşı savaş açar Lenf sistemi aynı zamanda sindirilen yağları toplar damarlara ulaştırır Lenf sistemi akyuvar muhafızlarının müdafaa hattı olduğu gibi gıdaların hücrelere ulaşmasını sağlar Tesadüfi olmayan bu işlerin ne muazzam bir sistem olduğu meydandadır Her şeyi intizamlı şekilde yaratan Allahü teâlânın şânı çok yücedir
Muntazamdır cümle işlerin senin
Aklı ermez hikmetine kimsenin


İnanmak ihtiyaç mı?
Sual: İnsanlar niçin Allah�a inanmak ihtiyacı duyarlar?
CEVAP
Bazı felsefeciler (İnsanda tapma ihtiyacı vardır Bunun için de ateşe güneşe puta tapanlar olmuştur) diyorlar İşin aslı ise şöyle:
Allahü teâlâ insana iyiyi kötüden hakkı bâtıldan ayırması için akıl vermiştir Akıl bir şeyin kendiliğinden olduğunu kabul etmez Her şeyi bir sebebe bağlar İnsanın ve insandaki organların ve tabiattaki düzenin yerli yerince yaratılmasını tesadüf olarak kabul edemez Bunun gibi tabiatta bulunan canlı cansız her şeyin bir yaratıcı tarafından yaratıldığını ister istemez kabul eder

İnsanın kendi başına Allah�ı tanıması zor hatta imkansızdır Tarih boyunca Allahü teâlânın gönderdiği bir rehber olmadan insan; kendisini yaratan büyük kudret sahibinin var olduğunu aklı ile anladı Fakat Ona giden yolu bulamadı

İnsanlar yaratıcıyı önce etraflarında aradı Kendilerine en büyük faydası olan güneşi yaratıcı sanıp ona tapmaya başladılar Sonra büyük tabiat güçlerini fırtınayı ateşi kabaran denizi yanardağları ve benzerlerini gördükçe bunları yaratıcının yardımcıları zannettiler Herbiri için bir suret alamet yapmaya kalktılar Bundan da putlar doğdu Böylece çeşitli putlar çıktı Bunların gazabından korktular ve onlara kurbanlar kestiler Hatta insanları bile bu putlara kurban ettiler Her yeni olay karşısında putların miktarı da arttı İslamiyet�in başında Kâbe�de 360 put vardı

Kısacası insan; Bir ezeli ve ebedi olan Allahü teâlâyı kendi başına bir türlü tanıyamadı Bugün bile güneşe ve ateşe tapanlar vardır Bunlara şaşmamalı! Çünkü rehbersiz karanlıkta doğru yol bulunamaz

Kur�an-ı kerimde (Biz peygamber göndermeden önce azap yapıcı değiliz) buyuruldu(İsra 15)

Allahü teâlâ; kullarına verdiği akıl ve düşünme kuvvetinin nasıl kullanılacağını onlara öğretmek kendi birliğini onlara tanıtmak ve iyi işleri kötü zararlı işlerden ayırmak için dünyaya peygamberler gönderdi Peygamberler en büyük rehberlerdir Ruh-ul beyan�da Zümer suresinin (Allah�tan başkasını dost edinenler �Biz bunlara bizi Allah�a yaklaştırmaları için bize şefaat etmeleri için tapınıyoruz� derler) mealindeki 3 âyetinin tefsirinde deniyor ki:

(İnsan kendisinin ve her şeyin yaratıcısını tanımaya elverişli olarak yaratılmıştır Yaratıcısına ibadet etmek ve Ona yaklaşmak arzusu her insanda vardır Fakat böyle elverişli olmanın ve bu isteğin kıymeti yoktur Çünkü nefs şeytan ve kötü arkadaş insanı aldatarak [yaratana ve kıyamete inanmayan birer dinsiz veya] müşrik yaparlar Müşrik Allahü teâlâya yaklaşamaz Onu tanıyamaz Şirkten uzaklaşıp tevhide sarılarak hasıl olan tanımak kıymetlidir Bunun alameti peygamberlere ve kitaplarına inanmak ve bunlara uymaktır İnsan Allahü teâlâya ancak böyle yaklaşabilir)

Zâriyat suresinin (İnsanları ve cinni bana ibadet etmeleri için yarattım) mealindeki 56 âyet-i kerimesindeki (ibadet etmeleri için) ifadesi (beni tanımaları için) demektir Yani Allahü teâlâyı tanımak inanmak için yaratıldık Hadis-i kudside (Tanınmak için her şeyi yarattım) buyurması (Onların beni tanımakla şereflenmesi için) demektir

Peygamber efendimiz ilmin inceliklerini soran bedeviye (İlmin başını öğrendin mi?) diye sordu O da (İlmin başı ne ki?) dedi Bedeviye (İlmin başı Allah�ı tanımaktır Bu da Onun; misli benzeri zıddı dengi eşi olmadığını vâhid evvel ahir zâhir ve bâtın olduğunu bilmektir) buyurdu


Huzura kavuşmak için
Yalnız maddiyata inanan kimselerin çok defa dertlerine çare bulamadıklarını intihara kadar gittiklerini görüyor ve okuyoruz Yalnız maddeye inanan kimseler çok kereler dertlerine çare bulamayıp ümitsizliğe kapılmaktadır Bu onların ruhlarının boş kalmasından ileri gelmektedir İnsanın ruhu da bedeni gibi gıdaya muhtaçtır Bu da ancak iman etmekle mümkündür ve Allahü teâlânın yolunu ancak din gösterir Allahü teâlâyı inkâr edenler bile muhakkak bir gün bu ihtiyacı duyarlar

Ünlü Rus yazarı Soljenitsin Amerika�ya yerleştiği zaman kendisinin büyük sıkıntılardan ruhi bunalımlardan kurtulacağını zannetmişti Bir gün bir üniversitede Amerika gençlerini başına toplayarak onlara şöyle hitap etmişti:

(Ben buraya gelince çok bahtiyar olacağımı sanmıştım Ne yazık ki burada da büyük bir boşluk hissediyorum Çünkü siz artık maddenin esiri olmuşsunuz Evet burada hürriyet var herkes istediğini yapıyor Fakat ancak maddeye önem veriyor Ruhları bomboş Halbuki insanı hakiki insan yapan onun tekamül etmiş [gelişmiş] temizlenmiş ruhudur Size tavsiyem şudur: Ruhunuzu geliştirmeye güzelleştirmeye bakın! Ancak o zaman ülkenizde bulunan ve sizi de üzen çirkinlikler yok olmaya başlar Dine önem verin! Din insan ruhunun gıdasıdır Dinine bağlı insanlar her işte sizin en büyük yardımcınız olacaktır Çünkü onları Allah korkusu doğru yoldan ayırmaz Sizin en büyük güvenlik teşkilatınız bile herkesi gece gündüz kontrol edemez İnsanları kötülükten alıkoyan polis gibi onların duyduğu Allah korkusudur)



Konu elif tarafından (15-07-2008 Saat 07:28 ) değiştirilmiştir..
elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


İnsan acizliğini idrak etmeli

İnsan acizliğini idrak etmeli konusu, DİNİMİZİ TANIYALIM / Dini Bilgiler forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Kimler Kızıl Saç Boyasını Tercih Etmeli.. Bkmlyz Saç Boyaları 5 25-03-2011 05:32
Diyabetliler diş sağlığına dikkat etmeli! Bakımlı Kadın Hürriyet / E - Kolay / Sabah Sağlık 0 02-07-2008 03:00
Şeker hastaları nelere dikkat etmeli? Hürriyet Sağlık Hürriyet / E - Kolay / Sabah Sağlık 0 23-06-2008 12:01
Diyet Yaparken Nelere Dikkat Etmeli! Bkmlyz Diyet Tarifleri, Zayıflama ve Sağlıklı Beslenme 0 24-04-2008 02:52

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 04:03 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats