bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > DİNİMİZİ TANIYALIM > Dini Bilgiler

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 15-07-2008, 05:38   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Ahiret gününe iman hakkında

Ahiret gününe iman

Sual: İmanın beşinci şartı nedir?
CEVAP
İmanın beşinci şartı Ahiret gününe imandır Amentü�deki "Vel yevmil ahirivel-ba�sü badelmevti hakkun" ifadesi ahirete öldükten sonra dirilmeye iman etmeyi bildirmektedir

Bu zamanın başlangıcı insanın öldüğü gündür Kıyametin sonuna kadardır Son gün denilmesi arkasından gece gelmediği veya dünyadan sonra geldiği içindir Hadis-i şerifte bildirilen bu gün bildiğimiz gece gündüz demek değildir Bir vakit bir zaman demektir Kıyametin ne zaman kopacağı bildirilmedi Fakat Peygamber efendimiz birçok alametlerini ve başlangıçlarını haber verdi:

Hazret-i Mehdi gelecek İsa aleyhisselam gökten inecek Deccal çıkacak Yecüc Mecüc denilen kimseler her yeri karıştıracak Güneş batıdan doğacak Büyük depremler olacak Din bilgileri unutulacak Fısk kötülük çoğalacak Dinsiz ahlaksız kimseler Emir olacak Allahü teâlânın emirleri yaptırılmayacak Haramlar her yerde işlenecek Yemenden bir ateş çıkacak Gökler ve dağlar parçalanacak Güneş ve Ay kararacak Denizler birbirine karışacak ve kaynayıp kuruyacaktır

Günah işleri yapan Müslümanlara fasık denir Fasıklara ve bütün kâfirlere kabirde azap vardır Bunlara elbette inanmak lazımdır Ölü kabre konunca bilinmeyen bir hayat ile dirilecek nimet veya azap görecektir

Münker ve Nekir adındaki iki meleğin bilinmeyen korkunç insan şeklinde mezara gelip sual soracaklarını hadis-i şerifler açıkça bildirmektedir Kabir suali bazı âlimlere göre bazı akaidden olacak bazılarına göre ise bütün akaidden olacaktır [Bunun için çocuklarımıza (Rabbin kim? Dinin hangi dindir? Kimin ümmetindensin? Kitabın nedir? Kıblen neresidir? İtikadda ve amelde mezhebin nedir?) suallerinin cevaplarını öğretmeliyiz! Ehl-i sünnet olmayanın doğru cevap veremeyeceği Tezkire-i Kurtubi�de yazılıdır]

Güzel cevap verenlerin kabri genişleyecek buraya Cennetten bir pencere açılacaktır Sabah ve akşam Cennetteki yerlerini görüp melekler tarafından iyilikler yapılacak müjdeler verilecektir İyi cevap veremezse demir tokmaklarla öyle vurulacak ki bağırmasını insandan ve cinden başka her mahluk işitecektir Kabir o kadar daralır ki kemiklerini birbirine geçirecek gibi sıkar Cehennemden bir pencere açılır Sabah ve akşam Cehennemdeki yerini görüp mezarda mahşere kadar acı azaplar çeker

Öldükten sonra yine dirilmeye inanmak lazımdır Kemikler etler çürüyüp toprak ve gaz olduktan sonra bedenler tekrar yaratılacak ruhlar bedenlerine girip herkes mezardan kalkacaktır Bunun için bu zamana Kıyamet günü denir

[Bitkiler havadan karbon dioksid gazını ve topraktan su ile tuzları yani toprak maddelerini alıp bunları birleştiriyorlar Böylece organik cisimleri ve azamızın yapı taşlarını meydana getiriyorlar Senelerle uzun süren bir kimya reaksiyonunun katalizör kullanarak saniyeden az bir zamanda hemen oluverdiği bugün bilinmektedir İşte bunun gibi Allahü teâlâ mezarda su karbon dioksid ve toprak maddelerini birleştirerek organik maddeleri ve canlı uzuvları bir anda yaratacaktır Böyle dirileceğimizi Muhbir-i sadık [yani Peygamber efendimiz] haber veriyor Fen ilimleri de bunun dünyada zaten yapılmakta olduğunu gösteriyor]

Bütün canlılar Mahşer yerinde toplanacak Her insanın amel defterleri uçarak sahibine gelecektir Bunları yerleri gökleri zerreleri yıldızları yaratan sonsuz kudret sahibi olan Allahü teâlâ yapacaktır Bunların olacağını Allahü teâlânın Resulü haber vermiştir Onun söyledikleri elbette doğrudur Elbette hepsi olacaktır

Salihlerin iyilerin defteri sağ tarafından fasıkların kötülerin arka veya sol tarafından verilecektir İyi ve kötü büyük ve küçük gizli ve meydanda yapılmış olan her şey defterde yazılı bulunacaktır Kiramen katibin meleklerinin bilmediği işler bile a�zanın haber vermesi ile veya Allahü teâlânın bildirmesi ile ortaya çıkarılacak her şeyden sual ve hesap olunacaktır Mahşerde Allahü teâlânın dilediği her gizli şey meydana çıkacaktır Meleklere yerlerde göklerde neler yaptınız? Peygamberlere Allahü teâlânın hükümlerini Onun kullarına nasıl bildirdiniz? Herkese de Peygamberlere nasıl uydunuz sizlere bildirilen vazifeleri nasıl yaptınız? Birbiriniz arasında bulunan hakları nasıl gözettiniz diye sorulacaktır Mahşerde imanı olup ameli ve ahlakı güzel olanlara mükafat ve ihsanlar olacak kötü huylu bozuk amelli olanlara ağır cezalar verilecektir

Allahü teâlâ dilediği müminlerin büyük ve küçük bütün günahlarını fadlı ile ihsanı ile af edecektir Şirkten küfürden başka her günahı dilerse af edecek dilerse adaleti ile küçük günahlar için de azap edecektir Müşrik ve kâfir olarak öleni hiç af etmeyeceğini bildirmektedir Kitaplı ve kitapsız kâfirler yani Muhammed aleyhisselamın bütün insanlara Peygamber olduğuna inanmayan Onun bildirdiği ahkamdan yani emir ve yasaklardan birisini bile beğenmeyenler bu halde ölürlerse elbette Cehenneme sokulacak sonsuz azap çekeceklerdir

Kıyamet günü amelleri işleri ölçmek için bilmediğimiz bir Mizan bir ölçü aleti bir terazi vardır Yer ve gök bir gözüne sığar Sevap gözü parlak olup Arşın sağında Cennet tarafındadır Günah tarafı karanlık olup Arşın solunda Cehennem tarafındadır Dünyada yapılan işler sözler düşünceler bakışlar orada şekil alarak iyilikler parlak kötülükler karanlık ve iğrenç görünüp bu terazide tartılacaktır Bu terazi dünya terazilerine benzemez Ağır tarafı yukarı kalkar Hafif tarafı aşağı iner denildi Âlimlerin bir kısmına göre çeşitli teraziler olacaktır Birçoğu da terazilerin kaç tane ve nasıl oldukları dinde açık bildirilmedi Bunları düşünmemelidir dedi

Sırat köprüsü vardır Sırat köprüsü Allahü teâlânın emri ile Cehennemin üstünde kurulacaktır Herkese bu köprüden geçmesi emir olunacaktır O gün bütün Peygamberler (ya Rabbi! Selamet ver!) diye yalvaracaklardır Cennetlik olanlar köprüden kolayca geçerek Cennete gideceklerdir Bunlardan bazısı şimşek gibi bazısı rüzgar gibi bazısı koşan at gibi geçecektir Sırat köprüsü kıldan ince kılıçtan keskindir Dünyada İslamiyet'e uymak da böyledir İslamiyet'e tam uymaya uğraşmak Sırat köprüsünden geçmek gibidir Burada nefs ile mücadele güçlüğüne katlananlar orada Sıratı kolay ve rahat geçecektir İslamiyet'e uymayan nefslerine düşkün olanlar Sıratı güç geçecektir Bunun içindir ki Allahü teâlâ İslamiyet'in gösterdiği doğru yola Sırat-ı müstakim adını verdi Bu isim benzerliği de İslamiyet yolunda bulunmanın Sırat köprüsünü geçmek gibi olduğunu göstermektedir Cehennemlik olanlar Sırattan geçemeyip Cehenneme düşeceklerdir

Peygamberimiz Muhammed Mustafa�ya (sallallahü aleyhi ve sellem) mahsus olan Kevser havuzu vardır Büyüklüğü bir aylık yol gibidir Suyu sütten daha beyaz kokusu miskten daha güzeldir Etrafındaki kadehler yıldızlardan daha çoktur Bir içen Cehennemde olsa bile bir daha susamaz
Şefaat haktır Tevbesiz ölen müminlerin küçük ve büyük günahlarının af edilmesi için Peygamberler Veliler Salihler ve Melekler ve Allahü teâlânın izin verdiği kimseler şefaat edecek ve kabul edilecektir [Peygamber efendimiz (Ümmetimden büyük günah işleyenlere şefaat edeceğim) buyurdu]

Sual: Mahşerde şefaat kaç türlüdür?
CEVAP
Mahşerde şefaat beş türlüdür:
Birincisi kıyamet günü mahşer yerinde kalabalıktan çok uzun beklemekten usanan günahkârlar feryat ederek hesabın bir an önce yapılmasını isteyeceklerdir Bunun için şefaat olunacaktır

İkincisisualin ve hesabın kolay ve çabuk olması için şefaat edilecektir

Üçüncüsü günahı olan müminlerin Sırattan Cehenneme düşmemeleri Cehennem azabından korunmaları için şefaat olunacaktır

Dördüncüsü günahı çok olan müminleri Cehennemden çıkarmak için şefaat olunacaktır

Beşincisi Cennette sayısız nimetler olacak ve sonsuz kalınacak ise de sekiz derecesi vardır Herkesin derecesi makamı imanının ve amellerinin miktarınca olacaktır Cennettekilerin derecelerinin yükselmeleri için de şefaat olunacaktır

Cennet ve Cehennem şimdi vardır Cennet yedi kat göklerin üstündedir Cehennem her şeyin altındadır Sekiz Cennet yedi Cehennem vardır Cennet yer küresinden ve güneşten ve göklerden daha büyüktür Cehennem de güneşten büyüktür


�Sizi boş yere mi yarattık?�
Sual: Bir arkadaş �Hiçbir şey kendiliğinden olamayacağı için Allah�a inanıyorum ama dinlere peygamberlere kitaplara ahirete inanmıyorum� diyor Buna ahiretin varlığını nasıl inandırabilirim?
CEVAP
Arkadaş sözünde samimi değildir Çünkü Nasreddin Hocanın doğduğuna inanıyorsun da öldüğüne niye inanmıyorsun dediği gibi �Ben öğrenciyim ama öğretmene derse imtihana inanmam denir mi? Ben kanuna inanırım ama savcıya mahkemeye inanmam denir mi?
İstisnalar hariç bütün fen adamları bu kâinatın kendiliğinden var olmadığını bir yaratıcısının bulunduğunu ittifakla bildirmişlerdir Fen ne kadar ilerlerse ilerlesin insanlar bir karıncayı bir kuşu bir arpa tanesini yaratamaz Akıllı ve bilgili bir kimse kâinata bakınca çok intizamlı yaratıldığını görür Bunun kendiliğinden olmadığını anlar Bir insan bir alet bir makine yapınca bunun nasıl ve nerelerde kullanılacağına dair bir prospektüsünü [tarifesini] de yanına koyar Yine de anlaşılması zor ise kullanması için kurslar açar Bir makine yanlış kullanılırsa elden çıkar Her şeyin yaratıcısı olan cenab-ı Allah da insan denilen bu muazzam makineyi yaratıp başıboş bırakmamıştır Bir âyet meali:
(Sizi boş yere yarattığımızı mı sandınız?) [Müminun 115]

Başıboş yaratılmayan insanın ne yapması gerektiğini elçileri vasıtası ile kitaplar göndererek bildirmiştir Son elçi olan Muhammed aleyhisselama gönderilen kitabı ise Kur'an-ı kerimdir Kur'an-ı kerim çok veciz olduğu için Peygamber efendimiz bunu hadis-i şerifleri ile açıklamıştır Hadis-i şerifler de diğer insanların sözlerine göre veciz olduğu için bizlerin kolayca anlayabilmesi için âlimler bunları açıklamıştır Bu doktor ve eczacının ilacı hastaya verirken aç karnına-tok karnına sabah akşam birer tane suyla iç sütle içme gibi tarifine benzetilebilir Kur'an-ı kerimde insanın niçin yaratıldığı bildirilmiştir:
(Cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım) [Zariyat 56]

Allahü teâlâ �Emrime uyan Cennete uymayan ise Cehenneme gidecektir� buyurmuştur İbadetlerin faydası Allahü teâlâya değil herkesin kendinedir Maaşla çalışan bir doktor bir hastaya ilaç verse ilacın doktora faydası yok diye o ilacı kullanmamak akla uygun değildir Zehir içsem doktora ne zararı olur diyerek zehir içmesi de ahmaklıktır İşte günahlarımın Allah�a bir zararı yok diyerek her çeşit günahı işlemek akıllı insanın yapacağı iş değildir Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Akıllı kimse Allah�a ve Peygamberine inanan ve ibadetlerini yapandır) [İMuhber]

Öldükten sonra başına gelecekleri düşünmeyene kendisini ebedi tehlikeye atana akıllı denebilir mi? Kur'an-ı kerimin çok yerinde (Düşünmüyor musunuz?) diye ikaz edilmektedir Hadis-i şerifte (Aklı olmayanın dini de yoktur) buyurulmuştur (Tirmizi)

Her insanın yaptığı ibadetin faydası kendisinedir Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Kim [ibadetlerini yapar ve günahlarından] temizlenirse faydası kendisinedir) [Fatır 18]

(Benim ibadetime Allah�ın ihtiyacı yok) diye yanlış düşünen kimse perhiz yapmayan hastaya benzer Bu hastasına doktor perhiz tavsiye ediyor Bu ise �Perhiz yapmazsam doktora hiç zararı olmaz� diyerek perhiz yapmıyor Evet doktora zararı olmaz ama kendine zarar vermektedir Doktor kendine faydası olduğu için değil onun hastalıktan kurtulması için perhiz yapmasını tavsiye etmiştir Doktorun tavsiyesine uyarsa şifa bulur Uymazsa ölür gider Tabibin bundan hiç zararı olmaz Bunun gibi (Allah�ın benim ibadetime ihtiyacı yok) diyerek ibadetten kaçanlar da Cehenneme gider

Sual: Ahirette tek hayat mı vardır?
CEVAP
Ölümden önceki hayata Dünya hayatıölümden sonraki hayata Ahiret hayatı denir Ahiret hayatı üçe ayrılır:
1- Kabir hayatı [Mezardan kalkıncaya kadar olan zaman]
2- Kıyamet hayatı [Dirilip Cennete veya Cehenneme gidinceye kadar olan hayat]
3- Cennet ve Cehennem hayatı [Ebedi kalınacak hayat]

Sual: Kur�an-ı kerimde kâfirlerin Cehennemde müminlerin Cennette ebedi kalacağı bildiriliyor Böyle olunca Allahü teâlâdan başka şeyler için de ebedilik sıfatı kullanılmış olmaz mı?
CEVAP
Bunların var olmaları varlıkta durmaları kendilerinden olmadığı gibi ebedi olmaları da kendilerinden değildir Bunları ebedi yapan Allahü teâlâdır Allahü teâlâ �Ol!� derse var olur �Yok ol!� derse yok olur İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:

Mahlukların yok olacaklarına inanmak yoktan var edildiklerine inanmak gibi imanın şartıdır (Arş Kürsi Levh Kalem Cennet Cehennem ve Ruh denilen mahluklar yok olmayacak sonsuz var olacaklardır) ifadesi bunlar yok olamaz demek değildir Allahü teâlâ var etmiş olduğu şeylerden dilediklerini tekrar yok edecek dilediklerini de yalnız kendi bileceği fayda ve sebeplerden dolayı hiç yok etmeyecek bunlar ebedi yani sonsuz var olacaklardır demektir Allahü teâlâ dilediğini yapar ve istediğini emreder Demek ki âlem yani her şey Allahü teâlânın dilemesi ve kudreti ile vardır Var olmaları için ve varlıkta kalmaları için Allahü teâlâya muhtaçtır Çünkü baki olmak demek varlığın her an devam etmesi demektir Başka bir şey olmak demek değildir Hem var olmak hem de varlıkta kalabilmek Allahü teâlânın iradesi dilemesi ile olur (3/57)



Konu elif tarafından (15-07-2008 Saat 07:24 ) değiştirilmiştir..
elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  




Etiketler
ahiret gunune iman

Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Ahiret gününe iman hakkında

Ahiret gününe iman hakkında konusu, DİNİMİZİ TANIYALIM / Dini Bilgiler forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Peygamberlere iman Hakkında elif Dini Bilgiler 0 15-07-2008 05:37
Kitaplara iman hakkında elif Dini Bilgiler 0 15-07-2008 05:36
Meleklere iman Hakkında elif Dini Bilgiler 0 15-07-2008 05:35
Bir detoks gününe buyrun! Bakimliyiz Hürriyet / E - Kolay / Sabah Sağlık 0 26-05-2008 07:42

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 10:08 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats