bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > DİNİMİZİ TANIYALIM > Dini Bilgiler

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 15-07-2008, 06:05   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Kâinatın her yerinde kader hakimdir

Kâinatın her yerinde kader hakimdir




Kader ölçme-biçme biçime koyma ve şekillendirme demektir Arapça'da fiil şekliyle 'Ka-de-ra' dediğimiz zaman 'takdir etme belli hisselere ayırma ve herkese bir pay çıkarma' mânâlarını anlarız 'Tef'il babında ise 'Kad-de-ra' 'hükmetti kazada bulundu hükmünü geçerli kıldı' mânâsınadır O hâlde kader "Allah'ın kazadan takdir ettiği ve hükmettiği şey" demektir

Mevzuu derinlemesine ele almadan önce kaderle alâkalı bazı âyetleri mealen vermekte fayda mülâhaza ediyoruz:

"Gaybın anahtarları O'nun yanındadır onları ancak O bilir (O) karada ve denizde olan her şeyi bilir Düşen bir yaprak -ki mutlaka O'nu bilir- yerin karanlıkları içinde gömülen dane yaş ve kuru hiçbir şey yoktur ki apaçık bir Kitap'ta olmasın" (En'âm Sûresi 6/59)

"Gökte ve yerde gizli hiçbir şey yoktur ki apaçık bir Kitap'ta bulunmasın" (Neml Sûresi 27/75)

Kaza ile kader bir mânâda aynı diğer mânâda ise kader Allah'ın takdiri kaza ise bu takdiri infaz ve yapılacak şeyin eda edilmesi ve hükmün yerine getirilmesi demektir

Kader sonsuz ilme sahip geçmiş hâl ve geleceği bir nokta gibi görüp bilen -esasen kendisi için geçmiş hâl ve gelecek diye zaman dilimleri bahis mevzuu olmayan- Cenâb-ı Hakk'ın mikro âlemden makro âleme zerrelerden sistemlere ve gelecekteki bütün hayatıyla 'normo âlem' insana kadar en küçükten en büyüğe bütün kâinatı ilmî plânda ilmî vücudlarıyla plânlayıp programlaması plân ve projeleriyle kesip biçmesi tayin tespit tasnif ve takdir etmesi ve bütün bunları tasarı ve ilmî plândan alıp irade meşîet kudret plânına geçirmesi ve haricî vücut meşherlerinde halk âleminde göstermesi için hemen her şeyi daha olmadan evvel 'mübîn' bir Kitap'ta tespit ve takdir etmesidir

Evet 'Kitab-ı Mübin' henüz zuhur silsilesinde yerini almaya başlayan eşyayı Levh-i Mahv ve İsbat'ta ve Levh-i Mahfuz'un istinsahları hâlinde Allah'ın mükerrem meleklerinin yazması demektir

Kul irade eder Allah yaratır

Ve yine kader insanın kesbiyle Allah'ın (celle celâluhu) yaratmasının mukareneti ve beraberliğidir Yani insan bir işe mübaşeret edip iradesiyle o işin içinde bulunduğunda Allah (celle celâluhu) dilerse o işi yaratır İşte kader bu iki ana hususu ezelî ve sonsuz ilmiyle olmadan evvel bilen Allah'ın (celle celâluhu) yine olmadan evvel tespit buyurmasıdır

Kader insanın kesb ve iradesi hesaba katılmadan düşünülemez Kâinatta kader plân program ölçü ve denge hâkimdir

Kâinatta öyle şamil ve geniş dairede bir kader hâkimdir ki onun dışında hiçbir şey tasavvur edilemez Kâinatı yaratan Allah (celle celâluhu) çekirdeğin çatlamasından baharın oluşmasına insanın dünyaya gelmesinden yıldızların ve galaksilerin doğuşlarına kadar her şeyde muhît ilmiyle öyle bir plân ve program tespit buyurmuş ve bir kader tayin etmiştir ki dünden bugüne dünyanın dört bir yanındaki ilim adamları ve araştırmacılar binler eserleriyle bu nizam bu âhenk ve bu takdire tercüman olmaya çalışmaktadırlar Bir kısım Marksistlerin bile 'determinizm' gibi değişik ad ve unvanlar altında kabul ettikleri umumî disiplinler dost-düşman inanmış-inanmamış herkesin kâinatta bir plân ve kaderin bulunduğunu kabul etmesi bakımından çok önemlidir Marksistlerin anladığı mânâda bir determinizm bizim için hiçbir zaman söz konusu değildir Biz sadece farklı bir mânâda dahi olsa meseleye kader açısından temas etmek istedik Gerçi İbn Haldun gibi bir kısım İslâm müellifleri de bir nevi determinizme taraftar görünür ve son dönem Batı düşüncesinde meselâ historisizmde olduğu gibi bu determinizmi toplum hayatına da teşmil ederler ama biz Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat düşüncesi içinde bunu belli şartlara bağlar ve 'belki'lerle ifade ederiz

Kâinatta plansız - programsız iş yoktur

İşte biz de bu ölçüler içinde insan iradesinin de dahil olduğu her şeyde küllî bir kaderin hâkim olduğuna inanırız Evet nasıl ki bir saat veya bir bina yaparken önce bir plân ve proje çizer fizibilite çalışmalarında bulunur ve hassas ölçüler ve çizgilerle ileride ortaya çıkacak şeklin takdiratını yaparız; öyle de şu baş döndürücü sistemlerin ve şu atomlar âlemiyle insanların kendi aralarında ve kendi içlerinde birbirleriyle olan münasebetlerinin belli bir bir plân ve program haricinde olması düşünülebilir mi? Bir saat gibi bozulmadan en ufak bir çarpma ve çarpışma olmadan idare edilip giden şu madde âlemindeki nizam ve dengenin binde biri kadar bir sistem veya sistemler dev bilgisayarlarla bile yürütülemezken baş döndürücü büyüklüğü ve ihtişamıyla şu koca kâinatları plânsız programsız düşünmeye imkân var mıdır?

Çekirdek ve tohumlar kader yüklü sandukalardır İleride geçireceği her bir safhasıyla ağacın bütün hayatı çekirdekte kaydedilmiştir Yapı itibarıyla birbirinin aynı görünen ve aynı basit maddelerden meydana gelen pek çok çekirdek toprağa düştüğünde çeşit çeşit çiçekler bin bir türde bitkiler ve ağaçlar meydana gelmektedir Her bir çekirdek kaderin kendine biçtiği ya da kendine kader yapılan ölçü içinde ilmî mânevî bir suret ve şekil alıp kendine has biçim ve elbiseyle toprak üstünde tüllenir ve seyreden gözlere arz-ı endam eder Binlerce terzi yıllarca çalışsa değil bunca çiçek ve bitkiye tek bir ağaca bile böyle bir elbise dikemeyecektir Oysa yüz binlerce ağaç belki yüz binlerce yıldır hiçbir ölçü kesim ve dikiş hatası yapılmadan âdeta ısmarlama dikilmiş elbiseleri birbiri ardınca giyip çıkarmaktadır Acaba bunu yapan gerçekten kendileri midir yoksa onlara o kalıbı o şekli o kaderi veren bir yüce takdir edici midir?

Belli bir kader ve programa tâbi olduğundan dolayı bir sperm asla yalan söylemez; kromozomların dili RNA ve DNA'nın şaşmaz vazifesi ve hücrelerin beyanıyla ağız dil dudak göz kaş kulak sima duygu ve kabiliyetler gibi pek çok safhalardan geçip "İnsan olacağım" der ve olur

Astrofizikçilere göre kâinatın her noktasında hangi buudların var olduğu ve bu noktalarda hangi manyetik etkinin ne tarzda bulunduğu az da olsa bellidir Çünkü geometrik yerler ve kuvvetlerin şiddeti önceden vardır Kompüterlerin keşfiyle de anlaşılmıştır ki atomlardan galaksilere kadar kâinatta yaratılan her varlık yaratılışıyla birlikte programlanmaktadır; evet her şey önce Levh-i Mahfuz'da tayin ve tespit edilmiştir

ÖZETLE

1- Kader sonsuz ilme sahip Cenâb-ı Hakk'ın en küçükten en büyüğe bütün kâinatı ilmî plânda ilmî vücudlarıyla plânlayıp programlaması ve hemen her şeyi daha olmadan evvel 'mübîn' bir Kitap'ta tespit ve takdir etmesidir

2- Kâinatı yaratan Allah her

şeyde öyle bir plân ve program tespit buyurmuştur ki dünden bugüne dünyanın dört bir yanındaki ilim adamları ve araştırmacılar bu nizam buâhenk ve bu takdire tercüman olmaya çalışmaktadırlar

3- Biz de bu ölçüler içinde insan iradesinin de dâhil olduğu her şeyde küllî bir kaderin hâkim olduğuna inanırız Şu baş döndürücü sistemlerin ve insanların münasebetlerinin belli bir plân ve program haricinde olması düşünülebilir mi?

MFethullah Gülen


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Kâinatın her yerinde kader hakimdir

Kâinatın her yerinde kader hakimdir konusu, DİNİMİZİ TANIYALIM / Dini Bilgiler forumunda tartışılıyor.



Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 11:16 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats