bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > DİNİMİZİ TANIYALIM > Dini Bilgiler

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 16-07-2008, 02:24   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart İmânın İnsan İçin Önemi Nedir?

1 İman insanın yaratılma sebebidir Yani o Yaratanını îmanla tanımak ve ibâdet etmek için yaratılmıştır İnsan bu yaratılış gayesine uygun hareket ederse âhirette ebedî saadete nail olacak cennete girecek aksi takdirde cehenneme atılacak ebedî şekavet ve bedbahtlığa mâruz kalacaktır Bu bakımdan îman insan için ebedî saadeti kazanma vesilesidir ve cennete giriş anahtarıdır İmansız cennete girilmez Bu cihetle insanın îman etmesi ve bu îmanını son nefesine kadar kaybetmeden veya zayıflatmadan muhafaza etmesi dünyadan da dünya içindeki herşeyden de daha kıymetli bir nimettir
İmanın bu büyük öneminden dolayıdır ki Peygamberimiz bir hadîs-i şerîflerinde:
"İmânınızı lâ ilâhe illâllah diyerek yenileyiniz" buyurmuş; îmanı yenilemenin ve muhafaza etmenin ehemmiyetine dikkatimizi çekmiştir "İmânın her an zayıflama ve kaybolma ihtimali mi var ki devamlı yenilenmesi emrediliyor?" gibi bir suâl akla gelebilir İmânı yenileme konusunu Bediüzzaman akla gelen bu suâle de cevab olacak şekilde şöyle izah etmektedir:
"İnsanın hem şahsı hem âlemi her zaman teceddüd ettikleri için her zaman tecdîd-i îmana muhtaçtır Zira insanın herbir ferdinin mânen çok efradı var Ömrünün seneleri adedince belki günleri adedince belki saatleri adedince birer ferd-i âher sayılır Çünki zaman altına girdiği için o ferd-i vâhid bir model hükmüne geçer her gün bir ferd-i âher şeklini giyer
Hem insanda bu taaddüd ve teceddüd olduğu gibi tavattun ettiği âlem dahi seyyardır O gider başkası yerine gelir; daima tenevvü' ediyor; her gün başka bir âlem kapısını açıyor İmân ise hem o şahıstaki her ferdin nur-u hayatıdır hem girdiği âlemin ziyasıdır Lâ ilâhe illâllah ise o nuru açar bir anahtardır
Hem insanda madem nefis hevâ ve vehim ve şeytan hükmediyorlar çok vakit îmanını rencide etmek için gafletinden istifade ederek çok hîleleri ederler şübhe ve vesveselerle îman *ûrunu kaparlar
Hem zâhir-i şeriata muhalif düşen ve hattâ bâzı İmamlar nazarında küfür derecesinde te'sir eden kelimât ve harekât eksik olmuyor
Onun için her vakit her saat her gün tecdîd-i îmana bir ihtiyaç vardır" (Mektûbât)
Bu ifadelerde üç noktadan îmanı yenilemenin zarureti üzerinde durulmaktadır:
Birinci nokta: İnsanın yaşadığı zaman ve içinde bulunduğu mekân temas ettiği çevre itibarı ile hâlet-i ruhiyesi düşüncesi anlayışı sık sık değişebilmektedir Mâruz kaldığı hâdiseler yaptığı işler temas kurduğu insanlar onda müsbet veya menfi izler bırakmaktadır
Bu durumu Peygamber Efendimiz de şu şekilde beyan buyurmaktadırlar:
"Mü'minin kalbi kaynayan tencereden daha çok değişikliklere mâruzdur"
"Kalb serçe kuşu gibidir Her an bir tarafa yönelir"
"Kalb kırda atılmış bir kuş kanadı gibidir Rüzgâr bu kanadı nasıl altüst çevirirse kalb de öyledir"
İnsan kalbinin ve ruh hâletinin bu derece dış te'sirlere mâruz olması sebebiyledir ki hadîsde sık sık Lâ ilâhe illâllah diyerek îmânın yenilenmesi emredilmiştir
İkinci nokta: İnsanda nefis hevâ ve vehim gibi menfî duyguların bulunması ve şeytanın devamlı vesvese vermeye ve kötülüğü telkine çalışması gerçeğidir Gafletli bir ânında bu menfi telkinlerin insanı îmanda şübheye düşürmesi muhtemeldir Böyle bir duruma düşmemek için de tecdîd-i îmana ihtiyaç vardır
Üçüncü nokta ise: Şeriatın zâhirine aykırı düşen ve bâzı din âlimlerinin nazarında küfür bile sayılan bâzı kelime ve sözlerden insanın tamamıyla uzak kalamadığıdır Bu sebeble de Lâ ilâlhe illâllah diyerek imanı yenilemeye zaruret vardır
İmanı kuvvetlendirmenin ve muhafaza etmenin bir başka yolu da onu taklidî mertebeden kurtarıp tahkikî hâle çevirmektir Bu da ancak îman hakikatlerini tahkikî bir surette ders veren akla gelebilecek her türlü şübhe ve vesveselere cevap veren îmanî eserleri okumak ve devamlı îmanî konularda sohbetler yapmak suretiyle olur İnsan îmanını taklidden tahkîka çıkarırsa artık onun için îmanını kaybetmek son nefesde âhirete îmansız gitmek gibi bir durum söz konusu olmaz İslâm âlimleri sekerat vaktinde şeytan'ın bütün hîle ve vesveseleri ile gelip insanı aldatmaya ve îmanını almaya çalışacağını söylemişlerdir Bu yüzden de sekerat vaktinden korktuklarını belirtmişlerdir
İşte insan sekerat vaktindeki bu gibi tehlikelerden tahkikî îman sayesinde korunabilir Çünkü tahkikî îmanda îman sadece akılda kalmış değil; kalbe ruha diğer duygu ve lâtifelere de sirayet edip yerleşmiş haldedir Şeytan insanın aklındaki îmanını zedelese bile eli öteki duygulara yerleşmiş olan îmanı söküp almaya yetişemez Böylelikle de kişi yine îmanlı kalmış îmanla vefat etmiş olur
2 İman aynı zamanda insan için büyük bir moral kaynağı ve sağlam bir istinad noktasıdır Hakikî imanı elde eden insan bütün kâinata meydan okuyabileceği gibi îmanının kuvveti nisbetinde başına gelen hâdiselerin tazyik ve baskısından da kurtulabilir
Tarihlere şan veren destanlar yazdıran zaferlerimiz hiç şübhesiz îmanın insana kazandırdığı güç ve kuvvete güzel bir misaldir
İmanlı insan başına ne derece büyük bir hâdise gelirse gelsin îmanın verdiği tevekkül ve teslimiyetle kadere rıza duygusu ile o hâdise ve musibetleri metanetle karşılayabilir; sabır ve tahammül ile göğüs gerebilir Ümidsizliğe bedbinliğe düşmez İsyan ve feryada başvurmaz Bu ona îmanın kazandırdığı güç ve kuvvetten ileri gelmektedir İmansız insanların basit bir hâdise küçük bir musibet yüzünden intihar edip hayatlarına son verecek derecede ye's ve ümidsizliğe kapıldıkları çok sık görülen olaylardandır İslâm ülkelerinde intihar hemen hemen hiç görülmezken dünyanın en medenî ve müreffeh ülkelerinde intihar vak'alarının her geçen gün artması da bunu te'yid etmektedir İmanın insana kazandırdığı kuvvet ve direnme gücüne Peygamber Efendimiz hadîs-i şerîflerinde şu şekilde işâret buyurmuşlardır:
"Mü'min yeşil bitkilere benzer Eksik olmayan felâket rüzgârları onu eğer fakat kıramaz Bil'akis hayat ve sıhhat bulmasına sebeb olur
Münâfık (ve kâfir) ise kuruyan bitki gibidir Felâket rüzgârlarından yaprakları dökülür gövdesi kırılıp hayatı söner"
"Hayret edilir mü'minin haline Ona iyilik gelse şükreder kötülük gelse sabreder Böylece her iki hâlini de hakkında hayırlı kılar"
alıntı


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


İmânın İnsan İçin Önemi Nedir?

İmânın İnsan İçin Önemi Nedir? konusu, DİNİMİZİ TANIYALIM / Dini Bilgiler forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: imanın şartlarının önemi, imanın şartları ve önemi, imanın şartlarının özellikleri, iman ve önemi, imanin şartlarinin önemi nelerdir, imanın insan hayatındaki önemi, iman önemi, imanın şartları önemi, imanin sartlarinin onemi, imanin onemi, imanin insan icin onemi ozet, başarıda imanın önemi, imanın şartları ve onemi, imanin şartlari ve onemi, islamin sartlarinin onemi,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Dinimizde tesettürün önemi elif Dini Bilgiler 0 15-07-2008 05:57
İmanın Şartları ve Açılamaları elif Dini Bilgiler 0 15-07-2008 04:59
İmanın Şartları Nelerdir? elif Dini Bilgiler 0 15-07-2008 04:52
Saç Boyama Tekniklerinin Önemi Bkmlyz Saç Boyaları 0 02-07-2008 12:06
Ilk Olarak çocuk Gelişimini Bilmenin önemi Nedir? mine ulas Çocuk Sağlığı ve Eğitimi 0 30-05-2008 02:53

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 12:28 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats