bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > DİNİMİZİ TANIYALIM > Dini Bilgiler

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 16-07-2008, 02:49   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Kabir hayatı ve azabı

Kabir hayatı ve azabı
Sual: Ruh nedir? Ölünce ruh nereye gider?
CEVAP
İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Allahü teâlâ insanın ruhunu bilinemez şekilde yarattı Ruh madde değildir belli bir yeri yoktur Ruh bedenin ne içinde ne dışındadır ne bitişik ne ayrıdır Yalnız onu varlıkta durdurmaktadır Bedenin her zerresini diri tutan ruhtur Bunun gibi âlemi varlıkta durduran Allahü teâlâdır Allahü teâlâ bedeni ruh vasıtası ile diri tutmaktadır (Müjdeci Mektublar)
Ahlak-ı alaide buyuruluyor ki:
(Aklın erdiği bilgileri anlayan his organlarından beyne gelen duyguları alan bedendeki bütün kuvvetleri hareketleri idare eden kullanan ruhtur Ruh göz vasıtası ile renkleri kulak ile sesleri kavrar sinirleri çalıştırır Adaleleri hareket ettirir böylece bedene iş yaptırır Böyle işlere ihtiyari yani istekli işler denir Aklı kullanmak düşünmek ve gülmek gibi şeyleri yapan ruhtur
Ruh parçalanmadığı ve parçalardan meydana gelmediği yani mücerred olduğu için hiç değişmez bozulmaz yok olmaz Ruh bir sanatkâra benzer Beden bu kimsenin elindeki sanat aletleri gibidir İnsanın ölmesi ruhun bedenden ayrılmasıdır Bu da sanatkârın sanat aletlerinin yok olmasına benzer)
İmam-ı Gazalihazretleri buyuruyor ki:
(Cesetten ayrılan ruh ya azaba veya nimete kavuşur İyilerinki yükselir kötülerinki yedi kat yerin dibine iner Bedenden ayrılan ruh aletsiz vasıtasız olarak her şeyi bilir Bunun için çeşitli nimet veya azapla karşılaşır
Ruh bedende iken herhangi bir uzuv mesela insanın bir ayağı felç olsa ruh bu ayağa tesir edemez onu harekete geçiremez Ölüm ise bütün uzuvların felç olmasına benzer ancak ruh bedenden ayrılınca müstakil olarak yine bilir görür anlar sevinir üzülür bu halleri yok olmaz Bu hali bütün ruhlar yok edilinceye kadar devam eder Herkes dirilince her ruh yeniden meydana gelen cesede tealluk eder)
Sual: Ölüye kabirde neler sorulacaktır? Mumyalanıp kabre konulmazsa yine sual olur mu?
CEVAP
Kabirde akaidden veya çeşitli akaid ile amelden veya herkese başka şeylerden sual edileceği Feraid-ül-fevaid kitabında yazmaktadır İman ve ibadet kitabında kabirde münker ve nekir meleklerine cevap olarak Rabbimizin Allahü teâlâPeygamberimizin Muhammed aleyhisselamdinimizin İslamkitabımızın Kur'an-ı kerim kıblemizin Kâbe-i şerifitikadda mezhebimizin Ehl-i sünnet vel cemaat olduğu amelde ise dört hak mezhepten hangisi ise onu öğrenmek gerektiği bildirilmektedir
Salih kimse için kabir suali kolaydır Bu bakımdan dinimizin emir ve yasaklarını öğrenip ona göre amel etmeye çalışmalıyız
Mumyalanıp hep dışarıda kalan ölüye ve yanıp kül olan kimselere de kabir suali olur (Sirac-ül-vehhac ve Camiussagir şerhi)
Sual: Ölüme rüya kabir azabına kabus demek doğru mudur?
CEVAP
Hayır çok yanlıştır Ölüm mümin için nimet kâfir için musibettir Allahü teâlâ Azrail aleyhisselama (Dostlarımın canını kolay al düşmanlarımınkini de güç al) buyurdu
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Mümin öleceği vakit rahmet meleklerini görür can verme acısını duymaz Ruhu tereyağından kıl çeker gibi kolay çıkar nimetlere kavuşur) [Bezzar]
Mümin bu anda çok sevinir Hazret-i Azrail böyle mümine (Korkma Erhamürrahimine gidiyorsun asıl vatanına kavuşuyorsun büyük devlete erişiyorsun) der Böyle kimseye bundan daha şerefli bir gün yoktur Müminin ruhunun bedenden ayrılması yani ölmesi esirin hapisten kurtulması gibidir Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Ölüm mümine en kıymetli hediyedir) [Taberani]
Ölmek rüya değildir Ölmek yok olmak da değildir Varlığı bozmayan bir iştir Ölüm ruhun bedene olan bağlılığının sona ermesidir Ruhun bedenden ayrılmasıdır Ölüm bir halden başka hale dönmesi bir evden bir eve göçtür Allahü teâlâya kavuşmayı isteyen mümin ölümü kötü görmez Çünkü ölüm dostu dosta kavuşturan bir köprüdür Cenneti seven ve ona hazırlanan ölümü sever Çünkü ölüm olmayınca Cennete girilmez
Dünya hayatı rüya gibidir Ölüm uyandırıp rüya bitecek hakiki hayat başlayacaktır Hadis-i şerifte (İnsanlar uykudadır ölünce uyanırlar) buyuruldu (Sefer-i Ahiret)
Kabir azabı kabus değil hakiki azaptır Bu hususlar hadis-i şeriflerle açıkça bildirilmiştir Ölünce müminin ruhu nimetlere kavuşur kâfirinki ise azaba maruz kalır Hadis-i şerifte (Kabir ya Cennet bahçesi veya Cehennem çukurudur) buyuruldu (Tirmizi)

Kabir azabı haktır
Sual: Kabir azabının hak olduğunu biliyoruz Fakat bu hususta âyet-i kerime yok mudur?
CEVAP
Kabir azabının varlığını bildiren vesikalardan bazıları şöyledir:
İmam-ı a'zam hazretleri buyurdu ki:
Kur'an-ı kerimde (Onlar sabah-akşam ateşe sokulurlar Kıyametin kopacağı günde "Firavun hanedanını azabın en çetinine sokun!" denilecek) buyuruldu (Mümin 46)
Sabah-akşam görecekleri azap Kıyametten öncedir Âyetin devamında onların şiddetli azaba sokulacağı bildiriliyor Birincisi kabir azabı ikincisi ise Cehennem azabıdır (El-Kavl-ül fasl)
İmam-ı Gazali hazretleri de (Bu âyet-i kerime kabir azabını gösteriyor) buyurdu (İhya)
Nuh suresinin (Günahları yüzünden suda boğuldular ardından da ateşe atıldılar) mealindeki 25 âyet-i kerimesinde geçen Feüdhılu kelimesindeki F harfi hiç ara verilmediğini gösterir Yani (Suda boğulduktan hemen sonra kabirdeki azaba maruz kaldılar) demektir (El-Kavl-ül fasl)
Al-i imran suresinin (Allah yolunda öldürülenleri [şehidleri] ölü sanmayın! Bilakis onlar diridir) mealindeki 169 âyet-i kerimesi de kabir hayatını bildirmektedir (El-Kavl-ül fasl)
İmam-ı Şarani hazretleri buyuruyor ki:
Taha suresinin 124 âyet-i kerimesindeki "Maişeten danken" kabir azabını bildiriyor Çünkü hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Mümin kabrinde yemyeşil bir bahçe içindedir Ayın ondördü gibi aydınlatılır "Feinne lehü maişeten danken" âyeti kâfirlerin kabirde görecekleri azabı bildirir 99 tinnin kâfirleri kıyamete kadar kabrinde sokup azap eder) [Tirmizi]
Tekasür suresinin 3 âyetindeki bu övünmenizin kötü akıbetini "İleride bileceksiniz!" demek "Ölürken" demektir 4 âyetindeki "Yine ileride bileceksiniz" ise "Kabirde" demektir (Celaleyn Medarik MTezkire-i Kurtubi)
Bekara suresinin (Ölü iken sizi diriltti Tekrar öldürecek ve tekrar diriltecek) mealindeki 28 âyetinde bildirilen ikinci dirilme kabirde olacaktır İmam-ı Nesefi de bu âyetin kabir azabı ve nimetine işaret ettiğini bildirmiştir (Tefsiri Şeyhzade)
İmam-ı Nesefi hazretleri Araf suresinin (Orada yaşayıp orada öleceksiniz yine oradan dirilip çıkarılacaksınız) mealindeki 25 âyetindeki "Orada" dan maksat kabir hayatıdır (Şeyhzade)
İmam-ı Nesefi buyurdu ki:
Casiye suresinin (Allah sizi diriltir sonra öldürür) mealindeki 26 âyetinde diriltmenin kabirde olacağını bildiriyor (Şeyhzade)Tevbe suresinin (Onları iki defa azaba uğratacağız) mealindeki 101 âyetindeki azabın birisi kabir azabıdır (Kadi Beydavi)
İmam-ı Süyuti hazretleri "Kabir azabı" ile ilgili Şerhussudur isminde müstakil bir eser yazmıştır Buhari ve Müslim ve diğer hadis kitaplarındaki kabir azabı ile ilgili hadis-i şerifleri nakletmiştir Her hadis kitabında kabir azabı bildirilmektedir Kabir azabını inkâr eden bütün hadis kitaplarını inkâr etmiş olur
Hazret-i Âişe validemiz (Ya Resulallah bu ümmet kabirde azap görecek benim gibi zayıfların hali ne olacak?) diye sual edince Resulullah İbrahim suresinin (Allah iman edenlere dünya ve ahirette de sabit sözlerinde sebat ihsan eder) mealindeki 27 âyeti okudu (Bezzar) Bu âyette kabir hayatının hak olduğu müminlere kavl-i sabit ihsan edildiği bildiriliyor (Tefsir-i Celaleyn)
İslam âlimleri kabir hayatının ahiret hayatından olduğunu kabir azabının da ahiret azaplarından olduğunu bildirmişlerdir (Mektubat-ı Rabbani)
Yukarıda âyet-i kerimelerle kabir azabının hak yani gerçek olduğunu bildirdik Şimdi de kabir azabı ile ilgili hadis-i şeriflerden bazılarını bildiriyoruz Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
(Kabir azabı haktır) [Buhari]
(Kabir ya Cennet bahçesi veya Cehennem çukurudur) [Tirmizi]
(Kabir azabının çoğu üzerine idrar sıçratmaktan olacaktır) [İbni Mace Nesai Hakim Dare Kutni]
(İdrardan sakının! Çünkü kabirde ilk hesap bundan olacaktır) [Taberani]
(Allahü teâlâ bazı kimseleri insanların ihtiyaçlarını gidermek için yaratmıştır İnsanlar ihtiyaçları için onlara başvururlar İşte bunlar kabir azabından emindirler) [Taberani]
(Şehid kabir azabından emindir) [İbni Mace Beyheki imam-ı Ahmed]
(Dün gece rüyamda bir kimseyi kabir sıkarken gördüm Namazı gelip onu kabir azabından kurtardı) [Hakim]
(Cuma gecesi "Fâtiha" ve 15 kere "İzâ zülzilet" okuyarak iki rekat namaz kılan kabir azabından emin olur) [Deylemi]
(Fisebilillah gözcü olarak vefat eden kabir azabı görmez) [İ Ahmed]
(Allah�ım kabir azabından Sana sığınıyorum) [Müslim Nesai Hakim Harâiti]
(Kabir azabından Allah�a sığınınız) [Müslim İAhmed İEŞeybe]
(Gizleyebilseydiniz kabir azabını işitmeniz için Allah�a dua ederdim) [Müslim İ Ahmed Nesai]
(Allah�a yemin ederim ki 99 tinnin Kıyamete kadar kâfire kabrinde azap eder) [Ebu Ya�la İbni Hibban Tirmizi]
(Namaz kılmayanın kabri ateşle dolar Gece-gündüz onu yakar Bir tinnin her namaz vaktinde onu sokar) [Kurretül-uyun]
[Tinnin isimli yılan dünya yılanı değildir Kâfire ve günahkâra azap etmesi için Allah�ın yarattığı bir mahluktur]
Resulullah efendimiz iki kabir yanında durup (Bunlardan biri idrar sıçramasından sakınmadığı için diğeri ise müslümanlar arasında söz taşıdığı için kabir azabı çekiyorlar) buyurdu (İbni Mace)
Eshab-ı kiramdan Ya�la bin Mürre hazretleri bir kabirde azap olduğunu işitip Resulullah efendimize haber verdi Peygamber efendimiz de (Ben de işittim Söz taşıdığı ve üzerine idrar sıçrattığı için azap yapılmaktadır) buyurdu (Beyheki)
Peygamber efendimiz iki kabrin yanına gelince bir hurma dalı getirilmesini emretti Hurma dalını ikiye kırıp yarısını bir kabre yarısını da diğer kabrin üstüne koyup (Bu dal yaş kaldığı sürece azapları hafifler Bunlar gıybet ve idrardan dolayı azap görmektedir) buyurdu (İbni Mace)
(Dört kişinin çektikleri şiddetli azaptan dolayı Cehennemdekiler rahatsız olur Bunlardan biri ateşten kapalı bir tabut içinde biri bağırsaklarını sürür biri de kan ve irin kusar öteki ise kendi etini yer Tabuttaki borçlu olarak ölmüştür üzerinde kul borcu vardır [Geriye mal da bırakmadığı için borcu ödenmemiştir] Bağırsakları sürünen idrardan sakınmamıştır İrin ve kan kusan müstehcen konuşmuştur Kendi etini yiyen de gıybet ve koğuculuk etmiştir) [Taberani]
Peygamber efendimiz bir cenazede (Ya rabbi bunu kabir azabından koru) diye dua etmiştir (Müslim Nesai Tirmizi)
Ehl-i sünnetin ve hanefi mezhebinin reisi olan imam-ı a'zam hazretleri buyurdu ki:
(Kabirde ruhun cesede iadesi kâfirleri ve bazı günahkâr müslümanları kabrin sıkması ve azap edilmesi haktır) [Kavl-ül fasl]
İslam âlimlerinin en büyüklerinden olan imam-ı Rabbani hazretleri (Kabrin bedeni sıkması vardır) buyurdu (Mektubat-ı Rabbani 3/17)
Yine İslam âlimlerinin en büyüklerinden olan imam-ı Gazali hazretleri de (Kabir azabı ruha ve cesede birlikte olacaktır) buyuruyor (İhya-i ulümiddin)
Karada ve denizde ölene de sual sorulur Bu da ruhun bedene iade edilmesinden sonra olur [Nuhbet-ül-leâli s116 Bidaye s91]
Ruh ve beden beraber günah işledikleri için kabir azabı da her ikisine birden yapılacaktır (El-Müstened)
İmam-ı Süyuti hazretleri (Şerh-us-Sudur) Abdurrahman ibni Receb Hanbeli hazretleri (Ehvâl-ül-kubur) kitabında İmam-ı Şarani hazretleri Tezkire-i Kurtubi Muhtasarı'nda bildiriyor ki:
Eshab-ı kiramdan Abdullah bin Ömer hazretleri (Yerden boynu zincirli birinin çıktığını bir adamın bunu dövdüğünü zincirli adamın yerde kaybolduğunu böylece toprağa girip çıktığını gördüm) dedi Resulullah efendimiz bu zata (O gördüğün kimse Ebu Cehil'dir kıyamete kadar kabrinde böyle azap çeker) buyurdu (Taberani)
Özetini aldığımız hadis-i şerifin metninde Ebu Cehil'in İbni Ömer hazretlerinden su istediği de yazılıdır Demek ki Ebu Cehil'in sadece ruhuna değil bedenine de azap yapılmaktadır Cehennemde de çürüyen vücut yerine yeni bir vücut yaratılacak Cehennemdekilerin böylece hem ruh hem de bedenleri azap görecektir Azabı gören ve çürüyen beden değildir Ruhun tasarrufu altında olan beden azap görecektir
İmam-ı Süyuti hazretleri buyuruyor ki:
Her ölünün ruhu cesedine bilmediğimiz bir halde bağlıdır Ruhların kendi cesetlerine tesir ve tasarruf etmelerine ve kabirde bulunmalarına izin verilmiştir Ölü kabirde çürüse de ruhun bedenle olan bağlılığı bozulmaz (El-mütekaddim)
Günahları ikisi birlikte işlediği için yalnız ruha azap yapılması hikmete ve ilahi adalete uygun değildir Beden kabirde çürüse de Allahü teâlânın ilminde vardır Allahü teâlâ ölüleri diriltmeye gücü yettiği gibi bedene de azap yapmaya gücü yeter Allahü teâlâ her şeye kadirdir Onun kudretinden şüphe eden kâfirdir (M Nasihat)
Yanıp ölene kabir azabı
Günümüzde aklını dinde ölçü kabul eden bazı kimseler yanarak ölene kabir suali ve kabir azabı olamaz sanıyor
Bir ölü tabuta konsa hiç defnedilmese dışarıda kalsa çürüse veya çürümese ateşte yansa yine kabir suali olur Meşhur Emali şerhinde "Bir kimse kurtlar tarafından parçalanıp yense yahut ateşte yansa denizde çürüse kabir suali olur kabir azabına veya kabir nimetine kavuşur" buyuruldu
İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Kabir azabı ahiret azaplarındandır Dünya azabına benzemediği gibi rüyada görülen azaba da benzemez Böyle sanmak kabir azabını bilmemekten ileri gelir Kabir azabına inanmayan bid'at sahibi olur "Hakkında hadis-i şerif olsa da olmasa da kabir azabına inanmam akıl ve tecrübe bunu kabul etmez" diyen kâfir olur (Mektubat-ı Rabbani 3/17- 31)
Aklın almadığı şeyleri akılla çözmeye kalkışmak çok yanlıştır
Akıl göz gibi din bilgileri de ışık gibidir Göz ışık olmadıkça karanlıkta görmez Göz karanlıkta görmediği şeylere "Yok" diyemez Akıl da maneviyatı fizik-ötesini anlayamaz Aklımızdan faydalanmamız için Allahü teâlâ din ışığını gönderdi Göz ışık olmadan karanlıkta cisimleri göremediği gibi din bilgileri olmadan da akıl manevi şeyleri anlayamaz O halde akıl din ışığı ile ancak manevi şeyleri anlayabilir
Ölen kimse acı duyar
Amerika�daki vahşilerin oklarının uçlarına sürdükleri "Kürar" ismindeki zehir sinirlerin uçlarını felce uğratır Adale hareket edemez Ağrı yapmadığından insan zehirlendiğini anlamaz Elini ayağını oynatamaz yere yıkılır taş gibi kalır Görür ve işitir ise de gözünü kırpamaz dilini oynatıp bağıramaz Kabir azabı da buna benzetilebilir Ölü acı duyar fakat kıpırdayamaz
İnsan ruhu sayesinde ayakta durur Aklı düşüncesi ruhu sayesinde vardır İnsanın vücudu bir marangozun aletleri gibidir İnsan ölünce aletleri olmadığından ruh bu aletlerle bir iş yapamaz Ancak yine de ruh ölü olmadığı için gider gelir insanları tanır Hatta evliyanın ruhları insanlara yardım eder Bu yardım etmesi dünyadaki bedenindeki aletlerle değildir Allahü teâlâ ruhlara aletsiz de iş yapma özelliğini vermiştir Vefat eden Hızır aleyhisselamın ruhu çok kimseye çeşitli yardım yapmaktadır
Bir kimseye başkasının bütün organları takılsa o insanın aklında düşüncesinde değişiklik olmaz Marangozun eski aletleri yerine yeni aletleri gelmiş demektir Alet değişmekle marangozdaki bilgi kabiliyet değişmez Kesmeyen bir testere yerine iyi kesen bir testere gelirse daha kolay iş yapar
İnsan ruhu sayesinde vardır
Görmeyen gözün yerine sağlam göz takılırsa görür Kanı kalbi beyni de değişse yine düşünceye tesir etmez Sağlam organ takılmışsa daha kolay iş görür Çünkü insan ruh demektir
Bir insan yanmakla yok olmaz Sadece aletleri elinden alınmış olur Ahirette ona yeni aletler verilir Mümin ise Cennete kâfir ise Cehenneme gider Ruh kendisine verilen vücut sayesinde ya nimete kavuşur veya azaba maruz kalır
Ruhun mahiyetini bilmeyen veya Allah�ın kudretinden şüphe eden kimse insan yanınca yok olduğunu kabir suali ve kabir azabının olmadığını zanneder Halbuki kabir azabının olduğunu dinimiz açıkça bildiriyor Bu konudaki âyet-i kerime ve hadis-i şerifleri yukarıda bildirdik
Kişi sevdiği ile beraberdir
Sual: İslam âlimlerini çok seven bir arkadaş rüyasında Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretlerini İmam-ı Rabbani hazretleri ile beraber görüyor
Bu büyükleri seven birisi vefat ettiğinde henüz kıyamet kopmadan onların yanına gidebilecek mi? Yani kabir hayatı yalnız mı yaşanıyor yoksa o mübarek zatlarla birlikte olmak var mı?
CEVAP
Kâfirler Cehenneme gidecek Müminler Cennette olacak Evet bu büyükleri sevdiğimiz kendimize rehber edindiğimiz için onların yanına gideceğiz Kıymetli kitaplardaki bilgi şöyledir:
Bir kimse kıyamet günü kimler arasında bulunacak ise kabir hayatında da onların arasında bulunur Dünyada iken kimleri seviyorsa kimlerin arasında yaşıyorsa kıyamette onlar ile beraber haşr olunacaktır İmam-ı Ahmed bin Hanbel hazretleri buyurdu ki:
(Müminlerin ruhları Cennettedir Kâfirlerin ruhları Cehennemdedir)
Bazı âlimlere göre Cennet-ül mevadadırlar Bu Cennet Arşın altındadır Üzerinde kul hakkı bulunanların ruhları Cennete girmez Böyle günah işleyenlerin ve zulüm edenlerin ruhları da böyledir Evliyanın ve salih müminlerin ve Ehl-i sünnet kitaplarını yayanların ruhları kabirlerine gelerek cesetlerini ziyaret ederler Müminlerin ruhları birbirlerini ziyaret ederler Bilhassa Cuma gecelerinde konuşurlar Mümin vefat edip ruhu semaya çıkınca müminlerin ruhları gelip dünyada tanıdıklarını sorarlar Vasiyet etmeden ölenlerin ruhlarına konuşmak için izin verilmez (Feraid-ül-fevaid)
Kabir azabından kurtulmak için
Sual: Kabir azabından kurtulmak için ne yapmak gerekir?
CEVAP
Kabir veya Cehennem azabından kurtulmak için itikadı düzgün bir müslüman olmak ve dinimizin emirlerine riayet etmek yasakladıklarından kaçmak şarttır
Kabir azabı en çok üstüne idrar sıçratan ve müslümanlar arasında söz taşıyana olur Cuma günü veya gecesi ölenler her gece Tebareke [ve secde] suresini okuyanlar ve ölüm hastalığında İhlas suresi okuyanlara kabir suali olmaz
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Namaz kılmayanın kabri ateşle dolar Gece-gündüz onu yakar Bir tinnin her namaz vaktinde onu sokar) [Kurretül-uyun]
(Tebareke suresini okumak kabir azabından korur) [İbni Mürdeveyh]
(Cuma günü veya gecesi ölen mümine kabir azabı olmaz) [Tirmizi Ebu Nuaym]
(Sadaka kabir azabından korur) [Beyheki]
(Koğuculuk kabir azabına sebep olur) [Beyheki]
(Kabir azabının çoğu üzerine idrar sıçratmaktan olacaktır) [İbni Mace Nesai Hakim Dare Kutni]
(Cuma gecesi "Fâtiha" ve 15 kere "İzâ zülzilet" okuyarak iki rekat namaz kılan kabir azabından emin olur) [Deylemi]
(Fisebilillah gözcü olarak vefat eden kabir azabı görmez) [İ Ahmed]
(Recebin ilk Cuma gecesini ihya eden [saygı gösteren] kabir azabından kurtulur) [S Ebediyye]
(Kabir ahiret konaklarından ilkidir Bundan kurtulan için ötesi kolaydır Kurtulamayana ise ötesi çok zordur) [Tirmizi]
(Bir müminin kabrini ziyaret ederken Allahümme inni eselüke-bi-hurmet-i Muhammed aleyhisselam en la tüazzibe hazelmeyyit derse o ölünün azabı kıyamete kadar kaldırılır) [Etfal-ül müslimin]
Hazret-i Ali�den gelen bir rivayette kabir azabından kurtulmak için şunlar tavsiye edilmiştir:
1- Âyet-el-kürsiyi çok okumak
2- Cuma günleri iki rekat namaz kılmak [Kaza namazı borcu olan nafile namaz kılamaz Birinci rekatte Fatiha ile Tebareke 2 rekatte Fatiha ile İhlas okunur]
3- Her gün yüz İhlas okumak (Zühre-tür-Riyaz)

Sual: Vefat eden bir yakınım için dua etmek istiyorum Ona nasıl yardım edebilir hangi duaları yapabilirim?
CEVAP
Ölü için yasin-i şerif okumak çok faydalıdır Kelime-i tehlil okumalı sadaka vermelidir
İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Ölülere dua ile istiğfar etmekle onun için sadaka vermekle yardım etmek imdatlarına yetişmek gerekir İbrahim aleyhisselam (Ey Rabbimiz [kıyamette] hesap için ayağa kalkıldığı gün beni ana-babamı ve bütün müminleri mağfiret eyle) diye dua etmiştir (İbrahim 4)
Bir müminin duası ile diğer müminlerin günahları affediliyor ki böyle dua edilmesi emredilmiştir Yine her gün namazda (İbadillahissalihin) diyerek müslümanlara dua ediyoruz Faydası olmasaydı her tehıyyatta bunun okunması emredilmezdi
Bir müminin cenaze namazı kılınırsa günahlarının bir kısmı veya tamamı affolur Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Bir müslüman ölür de üç saflık bir cemaat namazını kılarsa o mevta Cennete girmeye hak kazanır) [Tirmizi Ebu Davud]
Mümin ölünce geride kalan evladı onun için dua ederse o kişinin amel defterine sevap yazılır Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(İnsan ölünce amel defteri kapanır Ancak şu üçü bundan müstesnadır: Sadaka-i cariye faydalı ilim ve kendisine dua eden salih evlat bırakan) [Buhari]
Ölmüş ana-babası için ne iyilik yapılacağı sual edildiğinde Peygamber efendimiz buyurdu ki:
(Onlar için dua ve istiğfar et!) (Hakim) Yine buyurdu ki:
(Sadaka veren kimse sevabını müslüman ana-babasına da niyet ederse verdiği sadakanın sevabı onlara da gider kendi sevabından da bir şey eksilmez) [Taberani]
İmam-ı Ahmed bin Hanbel hazretleri (Kabristana girince Fatiha Kul-euzüler ve İhlas suresini okuyup hediye edince sevabı hepsine vasıl olur) buyurdu
Hadis-i şerifte de buyuruldu ki:
(Bir kimse kabristandan geçerken onbir kere ihlas suresi okuyup sevabını ölülere hediye ederse ölü sayısınca sevaba kavuşur) [Etfal-ül müslimin]
Görüldüğü gibi ölü için dua etmek Kur'an-ı kerim okumak sadaka vermek caiz ve gerekir Sadece onlar için namaz kılınamaz ve oruç tutulamaz fakat bunların sevapları bağışlanabilir Dürer�deki hadis-i şerifte (Bir kimse başkasının yerine oruç tutamaz namaz kılamaz; fakat onun orucu ve namazı için fakiri doyurur) buyuruldu (Nesai)
Hidaye�de (Oruç namaz sadaka ve diğer ibadetlerin sevabını başkalarına bağışlamak caizdir) ve Tatarhaniyye�de (Sadaka veren kimse sevabının bütün müminlere verilmesi için niyet ederse kendi sevabından hiç azalmadan bütün müminlere de sevabı erişir Ehl-i sünnet mezhebi böyledir) buyuruldu (Redd-ül Muhtar)


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Kabir hayatı ve azabı

Kabir hayatı ve azabı konusu, DİNİMİZİ TANIYALIM / Dini Bilgiler forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: tevbe edilen günahın hesabı sorulur mu, ölünce ruh nereye gider, olunce ruh nereye gider, can çıkınca ruh nereye gider, tevbe edilen günahların hesabı sorulurmu, kabirde hakkinda hesabi sorulcak mi, ölünce sorulurmu, tevbe edilen günahın hesabı sorulurmu, tevbe edilince eski günahların hesabı sorulur mu, tovbe edilen gunahlarin hesabi sorulacak mi, kabir hayatı ile ilgili bilmediklerimiz, tovbe ettigimiz gunahlar hesap gunu sorulurmu, ölülerin suali hemen sorulurmu, tovbenin hesabi sorulurmu, olen insana hemen hesap sorulurmu,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Kabir hayatı ve Kabir Hakkında Bilmediklerimiz elif Dini Bilgiler 1 19-05-2014 05:32
tebareke(mülk) suresi ve kabir azabı elif Dini Bilgiler 0 16-07-2008 02:21
Herkesi kabir sıkar elif Dini Bilgiler 0 15-07-2008 05:39
Atatürk'ün Hayatı Bkmlyz Hayatı, Anıları ve Eserleri 0 17-05-2008 04:04

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 03:38 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats