bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > DİNİMİZİ TANIYALIM > Dini Bilgiler

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 16-07-2008, 02:54   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart “Allah’a İman” Üzerine

DİN KÜLTÜRÜ ÖĞRETMENLERİYLE SOHBET

KİTAPLARIMI okuduğunu ve çok istifade ettiğini söyleyen bir Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi öğretmeni beni telefonla aradı Zümre toplantısında arkadaşlarına makalelerimden ve Çocuğun Manevi Eğitimi isimli kitabımdan bahsettiğini arkadaşların ortak kararıyla beni davet edip dinlemek istediklerini söyledi
Öğretmen arkadaşların davetini kabul ettim; fikir alışverişinde bulunmak üzere toplantılarına katıldım Zümre başkanı söz aldı:
“Öğrencilerimizde ders dinleme alışkanlığı ve disiplini çok zayıf Onlarda dinleme isteği olmayınca bizde de anlatma motivasyonu olmuyor Çok azı verdiğimiz ödevleri yapıyor Namaz kılmaya yetecek kadar sure ve dua ezberletiyoruz ama ezberde tembellik yapıyorlar Ezberleyenlere gelince onların içinde de ancak bir ikisi namaz kılıyor Derslerde anlattığımız İslâmî ahlak davranışlarına yansımıyor Siz din kültürü öğretmeni olsaydınız onlara güzel ahlak ve ibadet hevesini nasıl aşılardınız?” Diğer öğretmen arkadaşlar da söz alan arkadaşlara katıldıklarını benzer sözlerle ifade ettiler
Arkadaşlara dedim ki:
“Bazı derslerde özellikle çocukların kulak alışkanlığından dolayı bildiklerini zannettikleri derslerde motivasyonu sağlamak oldukça zordur Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi dersi de bunlardan biri Öğrencilerinizin hemen tamamına yakını Müslüman aile çocukları oldukları için anlatacağınız şeyleri bildiklerini zannedip dinlemek istemezler”
Henüz cümlemi tamamlamıştım ki bir öğretmen arkadaş dayanamadı:
“Hay ağzınıza sağlık hocam bizim sıkıntımız da bu!” dedi “Bildiklerini zannediyorlar ama bilmiyorlar Onlara dinlerini nasıl öğreteceğiz; dikkatlerini çekmek için nasıl bir metot izlememiz gerekiyor?”
Bu arkadaşların işi gerçekten zordu Şüphesiz her branştan öğretmenin kendine göre bir sorumluluğu ve öğretmek zorunda olduğu konular vardı; ama din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerinin sorumluluğu daha ağırdı İngilizce öğretmeninin bir kelimeyi veya cümleyi yanlış söylemesi çocuklar üzerinde inanç ve ahlâk yönünden belki yıkıcı bir etki bırakmayabilirdi; ama din kültürü öğretmeni hatalı bir davranışıyla veya yanlış bir sözüyle çocukları Allah’tan ve dinden soğutabilirdi
Eğitimci olarak işimiz çocuk olduğunu göre çocuğu sevmemiz gerekir Sevgi bütün kapalı kapıları açan sihirli bir anahtardır Eğer çocuk sevildiğini bilirse o da öğretmenini seviyor Öğretmenini seven bir öğrenci onun dersini de seviyor Çocukların ders dinlemediğini ve dinleme isteklerinin olmadığını fark eden bir öğretmen kızmak bağırmak ve onları suçlamak yerine kendine:
“Neden çocukların ilgisini derse çekemiyorum?” diye sormalı ve cevabını bulmaya çalışmalıdır
Din kültürü ve Ahlâk Bilgisi dersinin temelinde “Allah’a iman” vardır Ancak Allah’a imanı olan bir insan dinini öğrenme isteği duyar Çocukların Allah’a olan imanları genellikle ailelerinden duydukları ve gördükleriyle sınırlı “taklidi” bir imandır Taklidi imanda geleneksel bir ön kabul vardır; araştırma ve bilimsel veriler yoktur Temelini araştırma ve bilimsel verilerden alan iman “tahkiki” imandır
Bediüzzaman tahkiki imanın temelinde ilme dayalı Allah bilgisi olduğunu söyler Yirmi Üçüncü Söz’de ilim tahsil ederek olgunlaşmayı insanın fıtrî vazifesi olarak izah eder Ona göre insanın vazifesinin bir diğer boyutu dua ile ubudiyet yani Allah’a kul olmaktır Buradan Bediüzzaman şu sonuca ulaşır:
“Demek insan bu âleme ilim ve duâ vâsıtasıyla tekemmül etmek (olgunlaşmak) için gelmiştir”
Daha sonra Bediüzzaman gerçek ilmin adresini de gösterir ve ‘marifetullah’ yani Allah bilgisini ilmin esası ve madeni ve nuru ve ruhu olarak tarif eder Marifetullahın esası ise Allah’a imandır Çünkü Allah’a iman olmadan Allah bilgisi anlamına gelen marifetullaha ulaşmak mümkün değildir
Özetlemem gerekirse öğretmen arkadaşlara önlerindeki birinci vazifenin öğrencileri Allah’a imana yöneltirken muhakkak ilmî bir dil kullanmaları ve bu yolla onları hakiki iman yoluna sokmaya çalışmalarının merkezî bir öneme sahip olduğunu izah etmeye çalıştım

Fen dersleri kendi dilleriyle Allah’tan bahseder

DOĞRUSU sohbet esnasında Bediüzzaman’ın Kastamonu’da kendisini ziyaret eden liseli öğrencilerle yaptığı sohbete benzer bir konu üzerinde döndüğümüz hep aklımdaydı
Aslında Üstad’ın öğretmenlerinin Allah’tan bahsetmediğini dile getiren lise öğrencileriyle yaptığı sohbet esnasında verdiği örnekler başlı başına bir ders konusu haline getirilebilir
Bediüzzaman gençlere okudukları kimya fizik biyoloji gibi müspet ilimlerden her birinin kendi özel diliyle daima Allah’tan bahsettiğini öğretmenleri değil bu fen derslerini dinlemelerini tavsiye ettikten sonra bazı örnekler verir
Bu örneklerde Üstad’ın hedefi genç beyinlerin gözü önünde cereyan eden gündelik hadiseler üzerinde kafa yorduktan sonra bunu kâinat dairesine genişletmeleri ve oradan kâinat ile Allah arasında bir bağ kurmaya yönelmeleridir
Bu hedef doğrultusunda Üstad liseli talebelerin dikkatini önce ‘elektrik lambaları’na çeker Bu elektrik lambalarının sanki yanmak maddesi tükenmiyormuş gibi bir hal gösterdiğini ifade eder önce Sonra bu halin açık bir şekilde elektriği idare eden yapan bunun için bir fabrika kuran son derece maharetli bir ustaya ve kudretli bir elektrikçiye işaret ettiğini belirtir
Gençler bu örneği anladıktan sonra Üstad ikinci aşamaya geçer Fen biliminin elektrik konusu üzerinden hareket ettiği bu örnekte meseleyi yıldızlara getirir Ve astronominin verilerini esas alarak bu defa dünyadan bin kez büyük ve top güllesinden yetmiş kez süratli olan yıldızların hem birbirlerine çarpmadan hem de sönmeden hareketli bir elektrik ampülü gibi karanlık semayı aydınlattığını vurgular

BU İKİNCİ aşamadan sonra mesele liseli gençlerin akıllarına yakınlaştırılmıştır artık Üstad üçüncü aşamada lafı dünyanın lambası ve sobası hükmünde olan güneşe getirir Ve güneşin bir milyon seneden beri yanmasının devamı için her gün dünyanın denizleri kadar gazyağı ve dağları kadar kömüre ihtiyaç olduğunu ifade ederek kâinatta adi olarak bakılan bu olayların ne büyük bir ilim ve kudret gerektirdiğini akla ifham ettirir
Üstad hiçbir muannidin bilim ağzıyla red edemeyeceği bu tefekkür basamaklarını her bir basamağında akla ve onun beraberindeki kalbe ayrı bir yükselme duygusu yaşatarak liseli gençlere ‘gerçek ilmin’ zevkini taddırır

SON aşamada Üstad’ın güneş ve güneş gibi yıldızların gazyağsız odunsuz kömürsüz yandığı ve hiç sönmediği vakıasını tüm bu yıldız ve gezegenlerin birbirine çarpmadan uzaydaki yolculuklarına devam ettikleri gerçeğini ‘nihayetsiz bir kudret ve saltanat’ ile izah etmenin kaçınılmaz oluşuna bağladığına şahit oluruz
İşte tüm aşama ya da basamakları ilmin rehberliğinde tırmanarak çıkılan bu tefekkür yolculuğu aslında Bediüzzaman’ın ‘hakiki iman’ dediği şeyin uygulama sahasındaki karşılığıdır Bu tefekkür yolculuğu nihayetinde gençleri kâinatı muhteşem bir sergi olarak görmeye oradan da bu muhteşem serginin sahibine (Sultanına) aydınlatıcısına (Münevvirine) ihtiyaçları önceden bilip karşılayanına (Müdebbirine) sanatkarına (Sâniine) kavuşturur
İşte Fen derslerinin kendi dilleriyle Allah’tan bahsetmesi ve Allah’a kavuşma (O’nun hakkında bilgi sahibi olma) bu şekilde olur Elbette bu tecrübeyi yaşayan bir gencin imanı hakiki iman yoluna girmiş demektir
Ali Çankırılı


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


“Allah’a İman” Üzerine

“Allah’a İman” Üzerine konusu, DİNİMİZİ TANIYALIM / Dini Bilgiler forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
"Allah beni unuttu", "Burası Allah’ın unuttuğu yer!" gibi ifadeleri kullanmak doğru m elif Dini Bilgiler 0 15-07-2008 05:13
Allah’tan başka yaratıcı yoktur gizem Dini Bilgiler 0 07-07-2008 10:41
“Ütü Sevmez” Perde Geliyor… Bkmlyz Ev Dekorasyon 0 22-04-2008 09:01
Herkes İçin Bir “K’lock” Tıkır Tıkır İşliyor! Bkmlyz Ev Dekorasyon 0 22-04-2008 08:55
Anne babalara “ergen rehberi” Bkmlyz Aile, Evlilik ve Çocuklar 0 17-04-2008 01:01

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 05:15 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats