bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > DİNİMİZİ TANIYALIM > Dini Bilgiler

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 24-05-2009, 07:10   #1 (permalink)
 
daywest - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Arrow Kur'an' da Kadına Verilen Değer ...

Bazı insanlar İslam'da kadına ne kadar büyük bir önem ve değer verildiğinden habersizdirler. Kuran hakkında yeterli bilgiye sahip olmayan bu insanlar hatta kadınların kendileri dahi bu gerçeği bilmedikleri için haklarını yine cahiliye ahlakına dayalı yanlış yöntem ve uygulamalarla korumaya çalışırlar. Nitekim bugün dünya genelindeki toplumlara bakıldığında bu gerçek çok açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Dünyanın pek çok ülkesinde şiddete ve kötü muameleye maruz kalan işsiz bakıma muhtaç yaşlılar evinde terk edilmiş olan pek çok kadın vardır ve bu durumlarına kesin ve kalıcı bir çözüm bulamamaktadırlar.

Oysa bu açmaz tümüyle söz konusu kişilerin çözümü yanlış odaklarda aramalarından kaynaklanmaktadır. Cahiliye sistemi içerisinde cahiliye mantıklarına cahiliye kurallarına dayalı olarak alınacak hiçbir çözüm izlenecek hiçbir yol insanları gerçek anlamda sonuca ulaştırmaz.

Allah Kuran'ın "Eğer hak onların heva (istek ve tutku)larına uyacak olsaydı hiç tartışmasız gökler yer ve bunların içinde olan herkes (ve herşey) bozulmaya uğrardı. Hayır Biz onlara kendi şan ve şeref (zikir)lerini getirmiş bulunuyoruz fakat onlar kendi zikirlerinden yüz çeviriyorlar." (Müminun Suresi 71) ayeti ile bu önemli gerçeğe dikkat çekmiştir. İnsanlar yaşamlarını kendi belirledikleri doğrular ve yanlışlar üzerine kurdukları zaman sonuç mutlaka hüsran olacaktır. Yeryüzündeki herşey ve tüm insanlar bozulmaya uğrayacaktır.

Cahiliye toplumlarında insanların sıkıntı içerisinde yaşadıklarını fark ettikleri halde bu duruma kesin bir çözüm getirememeleri de işte cahiliye inançlarına göre yaşamaktaki ısrarlarından kendilerini refaha çıkaracak yoldan bile bile yüz çevirmelerinden kaynaklanmaktadır.



Tek çözüm her konuda olduğu gibi sadece Kuran'dadır. Allah Kuran ile insanlara en rahat en huzurlu ve en güzel şekilde yaşayabilecekleri sistemi sunmuştur. İnsanlara hayır ve kazanç sağlayacak onları doğru yola iletecek olan yegane yol Allah'ın yoludur. Allah Kuran ile insanlara 'şan ve şereflerinin getirildiğini' bildirmektedir. İslam ahlakına uyan Allah'ın Kuran'da bildirdiği yolu izleyen insanlar her konuda refaha ulaşırlar.

Kadınların maruz kaldıkları tüm sıkıntıların tek çözümü de yine Kuran'dadır. Allah'ın insanlar için bir hidayet rehberi olarak indirdiği İslam dini kadına büyük değer verir. Allah Kuran'ın pek çok ayeti ile kadını ve kadın haklarını koruma altına almış cahiliye toplumlarında kadınlara yönelik olarak hakim olan yanlış bakış açısını ortadan kaldırmış kadına toplum içerisinde saygın bir yer kazandırmıştır. Rabbimiz Kuran ayetleriyle insanlara Allah Katında üstünlük ölçüsünün cinsiyet değil Allah korkusu iman güzel ahlak ihlas ve takva olduğunu bildirmiştir.

Allah kadınların toplum içerisinde korunup kollanmaları hak ettikleri saygı ve sevgiyi görmeleri için toplumsal alanda alınması gereken tedbirleri Kuran ayetleri ile bizlere bildirmiştir. Alınan tüm bu tedbirler kadınların lehinedir ve onların zarara uğramalarını ezilip yıpratılmalarını önleme amacını taşımaktadır. Allah insanlara Kuran ile en doğru yolu göstermiş ve cahiliye inançlarını taşıyan insanların yanlış uygulamalarını ortadan kaldırmıştır.

İlerleyen satırlarda Allah'ın Kuran'da bildirdiği bu gerçeğe İslam dininin tüm insanlara olduğu gibi kadına da hem dünya hayatında hem de ahirette gerçek anlamda onur şeref ve saygınlık kazandıracak tek yol olduğunu kadına nasıl değer verip yücelttiğini ortaya koyacağız.


Allah Katında Tek Üstünlük Ölçüsü Takvadır

Kuran ahlakından uzak yaşayan toplumlarda insanların çok önem verdikleri ve elde edebilmek için hayatları boyunca büyük çaba harcadıkları bazı değerler vardır. Bu değerleri insanlar için bu kadar önemli ve kıymetli hale getiren ise toplumun bu yöndeki bakış açısıdır.

Yaşamlarını Kuran'da bildirilen doğru bilgiler üzerine kurmayan insanlar hayatlarını toplumun belirlediği bu değer yargılarına göre yönlendirirler Bu değer yargıları insanların kendi akılları doğrultusunda yaptıkları çıkarımlardan ibarettir. Dolayısıyla hiçbir güvenilirliği yoktur.



Allah insanların kendi ölçüleri doğrultusunda koydukları bu kurallara uymalarının yanlışlığını Kuran'ın bir ayetinde şu şekilde hatırlatmaktadır:

Onlar hala cahiliye hükmünü mü arıyorlar? Kesin bilgiyle inanan bir topluluk için hükmü Allah'tan daha güzel olan kimdir? (Maide Suresi 50)

İnsanların cahiliye inançları doğrultusunda ortaya çıkan değer yargılarından biri de aralarındaki üstünlük anlayışıdır. Yaşamlarını sadece dünya hayatının varlığı üzerine kuran kimi insanlar kişilere üstünlük ve ayrıcalık kazandıracak olan nitelikleri dünyevi birtakım değerlerle sınırlandırmışlardır. Bir kimsenin mal mülk sahibi itibarlı olması belirli bir kariyer ya da şöhret kazanmış olması fiziksel anlamda daha dikkat çekici olması bu bakış açısını benimsemiş olan insanlar için büyük önem taşımaktadır. Tüm bunları bir insanın hayatı boyunca elde edebileceği en üst özellikler olarak düşünürler. Eğer kendileri bu kişilerde olan özelliklere sahip değillerse o kişilere büyük saygı duyar ve onlarla kıyasladıklarında kendilerini onlara göre daha değersiz bulurlar.

Bu değer yargıları doğrultusunda günlük hayatları içerisinde karşılaştıkları detaylara da büyük önem verir ve insanları bu ölçülere göre değerlendirirler. Örneğin bir kimsenin oturduğu semtin seçkinliği kullandığı arabanın eskiliği ya da son model oluşu babasının ne iş yaptığı kendisinin hangi okulda okuduğu mesleği giyim tarzı akrabalarının konumu kimi insanlar için son derece önemlidir. Arkadaş olacakları beraber vakit geçirecekleri evlenecekleri insanları seçerken genellikle bu özellikleri önceden araştırır ve tercihlerini ona göre yaparlar.

Dünyanın pek çok ülkesinde kimi insanlar için bir kimsenin derisinin renginin konuştuğu dilin hangi milletten olduğunun da büyük önem taşıdığını görürüz. Bu üstünlük ölçüleri çeşitli toplumlara göre değişiklik göstermekle birlikte genellikle aynı çerçeve içerisinde kalmaktadır.

Kadınlar hakkında on yıllardır süregelen tartışmaların kökeninde de işte yine bu yanlış bakış açıları yer almaktadır. İnsanlar kadını değerlendirirken de yine toplumun belirlediği ölçüleri esas almakta ve bunlara göre bir kanaate varmaktadırlar. Bu nedenle kimileri kadını ikinci sınıf insan olarak nitelendirmekte ve hayatını bu izlenimi doğrultusunda yönlendirmektedir.

Oysa Allah Kuran'da insanlar için en güzel ve en doğru hükmün Allah'ın hükmü olduğunu bildirmektedir. Kuran'a baktığımızda Allah'ın insanlar arasındaki tek üstünlük ölçüsünün kişilerin takvaları olduğunu haber verdiğini görürüz:

"Ey insanlar gerçekten Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler (şeklinde) kıldık. Şüphesiz Allah Katında sizin en üstün (kerim) olanınız (ırk ya da soyca değil) takvaca en ileride olanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir haber alandır." (Hucurat Suresi 13)

Ey Ademoğulları Biz sizin çirkin yerlerinizi örtecek bir elbise ve size 'süs kazandıracak bir giyim' indirdik (varettik). Takva ile kuşanıp-donanmak ise bu daha hayırlıdır. Bu Allah'ın ayetlerindendir. Umulur ki öğüt alıp-düşünürler. (A'raf Suresi 26)

Bir başka ayette ise Allah "... Siz hayır adına ne yaparsanız Allah onu bilir. Azık edinin şüphesiz azığın en hayırlısı takvadır. Ey temiz akıl sahipleri Ben'den korkup-sakının." (Bakara Suresi 197) şeklinde buyurarak insanlara elde edebilecekleri en hayırlı özelliğin takva olduğunu bildirmiştir. Dolayısıyla insanların hedeflemeleri gereken mal mülk şan şöhret gibi maddi değerler değil kişiyi hem dünyada hem de Allah Katında asıl olarak değerli hale getirecek ve üstünlük kazandıracak olan 'takva' olmalıdır.

Allah bir başka ayetinde de kimi insanlar arasında bir üstünlük unsuru haline gelmiş olan zenginlik yerine Allah'ın fazlını istemenin daha makbul olduğunu şöyle bildirmektedir:

Allah'ın kendisiyle kiminizi kiminize göre üstün kıldığı şeyi (malı) temenni etmeyin. Erkeklere kazandıklarından pay (olduğu gibi) kadınlara da kazandıklarından pay vardır. Allah'tan onun fazlını (ihsanını) isteyin. Gerçekten Allah herşeyi bilendir. (Nisa Suresi 32)

Allah'ın bildirdiği tüm bu ayetlerden anlaşıldığı gibi üstünlüğü kadın ya da erkek olmakta fiziksel güçte ya da başka bir cahiliye kıstasında aramak büyük bir yanılgıdır. Tek üstünlük Allah'ın bize bildirdiği gibi imanın ve takvanın üstünlüğüdür.



Allah Kuran'da "Gerçek şu ki sadaka veren erkekler ile sadaka veren kadınlar ve Allah'a güzel bir borç verenler; onlar için kat kat artırılır ve 'kerim (üstün ve onurlu)' olan ecir de onlarındır. (Hadid Suresi 18) şeklinde buyurmaktadır. Bu ayet ile hem erkeklere hem de kadınlara asıl üstün ve onurlu olan karşılığın Allah'ın bildirdiği ahlakı yaşamakla kazanılacağı hatırlatılmaktadır.




İslam Ahlakında Kadın ve Erkek Eşittir

Kadının toplumdaki yeri konusunda dünyanın hemen her ülkesinde asırlardan bu yana süregelen tartışmalar kuşkusuz her toplum için tanıdıktır. Kadının toplumdaki statüsü aile hayatındaki önemi çalışıp çalışamayacağı gibi birtakım sosyal konular yıllardır dünya gündeminde önemli bir yer tutmaktadır. Oysa bir Müslüman için kadının toplumdaki yeri çok belirgindir ve gerçek İslam ahlakının benimsendiği bir toplumda böyle bir tartışmanın yaşanması mümkün değildir. Çünkü İslam'da kadın ile erkek eşittir.

Kadın ve erkek elbette ki fiziksel anlamda birbirlerinden farklı yapılara sahiptirler. Ancak kadının fiziksel olarak erkeğe oranla daha güçsüz olması onun toplum içerisinde erkekten daha az değer görmesi için bir sebep değildir.



İslam ahlakına göre asıl önemli olan bir insanın kadın ya da erkek olması değil Allah'a derin bir iman ve Allah korkusuyla bağlanmış olmasıdır. Allah'ın emir ve yasaklarına titizlikle uyması Kuran ahlakını en güzel şekilde yaşamaya çalışmasıdır. Allah Katında asıl değer görecek olan kişinin bu özellikleri olacaktır. Allah Kuran'da kadın olsun erkek olsun iman eden bir kimsenin sahip olması gereken özellikleri şöyle açıklamıştır:

Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridirler. İyiliği emreder kötülükten sakındırırlar namazı dosdoğru kılarlar zekatı verirler ve Allah'a ve Resulü'ne itaat ederler. İşte Allah'ın kendilerine rahmet edeceği bunlardır. Şüphesiz Allah üstün ve güçlüdür hüküm ve hikmet sahibidir. (Tevbe Suresi 71)

Allah'ın ayette bildirdiği gibi mümin kadınlar ve mümin erkekler aynı sorumluluklara sahiptirler. Allah'a ibadet etmekle Kuran ahlakını yaşamakla insanlara iyiliği emredip kötülüğü engellemekle ve Kuran'da bildirilen tüm emir ve tavsiyelere uymakla yükümlüdürler. Allah Kuran'ın "Ey iman edenler Allah'tan korkup-sakınırsanız size doğruyu yanlıştan ayıran bir nur ve anlayış (furkan) verir kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allah büyük fazl sahibidir." (Enfal Suresi 29) ayetinde Allah'tan korkup sakınan her insana 'doğruyu yanlıştan ayıran bir nur ve anlayış' vereceğini vadetmiştir. Bu kişinin kadın ya da erkek olması bu sonucu değiştirmemektedir. Samimiyetine ihlasına ve imanına karşılık Allah bir insana hayatın her alanında kendisini doğru yola ulaştıracak doğru kararlar almasını ve isabetli tavırlarda bulunmasını sağlayacak bir akıl vermektedir. Dolayısıyla akıl kişinin cinsiyetine göre değil tümüyle Allah'a olan samimi bağlılığına yakınlığına ve korkusuna göre gelişmektedir.



İmanın kendisine kazandırdığı akıl ile hareket eden her insan kadın olsun erkek olsun hayata dair her konuda başarı elde edebilir pek çok insana göre öne de geçebilir. Bu tümüyle kişinin isteğine şevkine ve azmine bağlıdır. İman edenler İslam ahlakının bir gereği olarak kendilerini hiçbir zaman hiçbir konuda yeterli görmezler. Daima daha akıllı daha yetenekli daha sorumluluk sahibi daha kişilikli daha güzel ahlaklı insanlar olabilmek için çaba harcarlar. Kendilerini her konuda güçlerinin yettiği oranda geliştirmeye çalışırlar. Allah iman edenlerin çevrelerindeki tüm insanlara örnek olabilecek bir karaktere sahip olabilmek için Kendisi'ne dua ettiklerini bildirmektedir:

Ve onlar: "Rabbimiz bize eşlerimizden ve soyumuzdan gözün aydınlığı olacak (çocuklar) armağan et ve bizi takva sahiplerine önder kıl" diyenlerdir. (Furkan Suresi 74)

Hayatı boyunca her konuda elinden gelenin en iyisini yapmaya ve kişiliğiyle ahlakıyla ve çabasıyla tüm insanlara örnek olmaya çalışan mümin bir kadın da -Allah'ın izniyle- toplum içerisinde de üstün bir konuma gelir. Üstlendiği her türlü sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirir en doğru kararları alır en güzel çözümleri ve en akılcı tedbirleri üretir.

Görüldüğü gibi İslam ahlakında kadın ile erkeğin toplumdaki yeri tamamen eşittir. Kadın ya da erkek olsun bu tamamen kişinin Allah'a olan imanının gücü doğrultusunda ahlakıyla kişiliğiyle ve üstlendiği sorumluluklarla ön plana çıkmasına bağlıdır. Bu nedenle de İslam ahlakını benimseyen kadınlar için erkeklere yönelik bir eşitlik mücadelesi değil bunun yerine 'hayırlarda yarışma' ahlakı söz konusudur. Hayırlarda yarışmak iman edenlerin yaşamlarının her anında Allah'ın rızasını kazanabilmek için ellerinden gelen çabanın en fazlasını göstermeleridir. Bu amaçları doğrultusunda Allah'ın en sevdiği en razı olduğu ve Allah'a en yakın kişi olabilmek için hayırlarda yarışırlar. Ancak bu yarış tümüyle Rahmani bir yarıştır. Allah müminleri dünyada ve ahirette öne geçiren özelliğin bu yönde gösterdikleri çaba olduğunu Kuran'da şöyle bildirmektedir:

İşte onlar hayırlarda yarışmaktadırlar ve onlar bundan dolayı öne geçmektedirler. (Müminun Suresi 61)

Sonra Kitabı kullarımızdan seçtiklerimize miras kıldık. Artık onlardan kimi kendi nefsine zulmeder kimi orta bir yoldadır kimi de Allah'ın izniyle hayırlarda yarışır öne geçer. İşte bu büyük fazlın kendisidir. (Fatır Suresi 32)


Kadın ve erkek arasındaki eşitlik Allah'ın kadına ve erkeğe dünya hayatındaki imtihan sürecinde eşit haklar tanımasından da anlaşılmaktadır. "Şüphesiz Biz yeryüzü üzerindeki şeyleri ona bir süs kıldık; onların hangisinin daha güzel davranışta bulunduğunu deneyelim diye." (Kehf Suresi 7) ve "Her nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi şerle de hayırla da deneyerek imtihan ediyoruz ve siz Bize döndürüleceksiniz." (Enbiya Suresi 35) ayetleriyle Allah kimlerin daha güzel davranışlarda bulunacağının ortaya çıkması için kadını da erkeği de denemekte olduğunu bildirmiştir. Bir başka ayette ise Allah "Andolsun Biz sizi biraz korku açlık ve bir parça mallardan canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele." (Bakara Suresi 155) şeklinde bildirerek hayatlarının sonuna kadar kadını da erkeği de çeşitli olaylarla deneyeceğini tüm bunlara sabır gösterebilenlere ise rahmetiyle karşılık vereceğini haber vermiştir.

Allah kadına da erkeğe de belirli bir ömür süreci belirlemiş her ikisini de Kuran'dan sorumlu tutmuş her ikisine de hayatlarının her anında kendilerine doğruyu ilham edecek bir vicdan vermiş nefsi ve şeytanı her ikisine düşman kılmıştır. Dünya hayatındaki imtihanın gereği olarak tüm bu şartlar karşısında kadın ya da erkek olsun her kim güzel ahlak gösterip salih amellerde bulunursa Allah o kişilerin dünyada ve ahirette en güzel karşılığı bulacaklarını bildirmiştir:

... Şüphesiz Ben erkek olsun kadın olsun sizden bir işte bulunanın işini boşa çıkarmam. Sizin kiminiz kiminizdendir. İşte hicret edenlerin yurtlarından sürülüp-çıkarılanların ve yolumda işkence görenlerin çarpışıp öldürülenlerin mutlaka kötülüklerini örteceğim ve onları altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağım. (Bu) Allah Katından bir karşılık (sevap)tır. (O) Allah karşılığın (sevabın) en güzeli O'nun Katındadır. (Al-i İmran Suresi 195)

Bir başka ayette ise Allah "Erkek olsun kadın olsun bir mümin olarak kim salih bir amelde bulunursa hiç şüphesiz Biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz." (Nahl Suresi 97) şeklinde buyurarak erkek ya da kadın kim olursa olsun tüm insanların dünyada ve ahirette hiçbir haksızlığa uğratılmadan eksiksiz olarak karşılık göreceklerini hatırlatmıştır.


Kuran'da Kadın ve Erkeğe Hitap Aynıdır

Kuran ayetlerinin geneline bakıldığında Allah'ın kadın ve erkeğe ortak bir hitap şekli kullandığı görülmektedir. Önceki bölümlerde de detaylı olarak üzerinde durulduğu gibi Allah Kuran'da bir kişinin genç yaşlı kadın ya da erkek olmasının değil samimi bir kalple iman etmesinin önemli olduğunu bildirmektedir. Bu doğrultuda Allah Kuran ayetlerinde tüm hitapları kadına ve erkeğe birarada yapmakta ve her ikisinin de aynı sorumluluklara sahip olduklarını hatırlatmaktadır. Kuran'da bu şekilde pek çok ayet yer almaktadır. Allah Kuran'da "Erkek olsun kadın olsun inanmış olarak kim salih bir amelde bulunursa onlar cennete girecek ve onlar bir 'çekirdeğin sırtındaki tomurcuk kadar' bile haksızlığa uğramayacaklardır." (Nisa Suresi 124) ayetinde samimi iman ettiği sürece kişinin kadın ya da erkek olmasının hiçbir önemi olmadığını hiçbir haksızlığa uğramaksızın mutlaka Allah'ın rahmeti ve cenneti ile karşılık göreceğini hatırlatmıştır.



Allah'ın kadın ve erkeğe ortak hitapta bulunduğu bir diğer ayet ise şöyledir:

Kim bir kötülük işlerse kendi mislinden başkasıyla ceza görmez; kim de -erkek olsun dişi olsun- bir mü'min olarak salih bir amelde bulunursa işte onlar içinde hesapsız olarak rızıklandırılmak üzere cennete girerler. (Mümin Suresi 40)

Allah Kuran'da müminlere olduğu gibi inkar edenler hakkında bilgi verirken de kadınlara ve erkeklere aynı şekilde hitap etmektedir. Allah inkar eden kadınlar ile inkar eden erkeklerin münafık kadınlar ile münafık erkeklerin ve müşrik kadınlar ile müşrik erkeklerin de ahiret gününde aynı şekilde karşılık göreceğini cinsiyetlerinden dolayı farklı bir durum ile karşılık görmeyeceklerini bildirmektedir. Bu ayetlerden bazıları şöyledir:

Münafık erkekler ve münafık kadınlar bazısı bazısındandır; kötülüğü emrederler iyilikten alıkoyarlar ellerini sımsıkı tutarlar. Onlar Allah'ı unuttular; O da onları unuttu. Şüphesiz münafıklar fıska sapanlardır. (Tevbe Suresi 67)

Allah erkek münafıklara da kadın münafıklara da ve (bütün) kafirlere içinde ebedi kalmak üzere cehennem ateşini vadetti. Bu onlara yeter. Allah onları lanetlemiştir ve onlar için sürekli bir azap vardır. (Tevbe Suresi 68)

Şundan ki: Allah münafık erkekleri ve münafık kadınları müşrik erkekleri ve müşrik kadınları azablandıracak; mü'min erkeklerin ve mü'min kadınların tevbesini kabul edecektir. Allah çok bağışlayandır çok esirgeyendir. (Ahzab Suresi 73)

Bir de; kötü bir zan ile zanda bulunan münafık erkeklerle münafık kadınları ve müşrik erkeklerle müşrik kadınları azaplandırması için. O kötülük çemberi tepelerine insin. Allah onlara karşı gazablanmış onları lanetlemiş ve onlara cehennemi hazırlamıştır. Varacakları yer ne kötüdür. (Fetih Suresi 6)

Allah'ın Kuran'da bildirdiği gibi hem dünya hayatındaki imtihanları hem de ahirette alacakları karşılık bakımından kadın ve erkek eşit konumdadır.


daywest isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Teşekkür Edenler:
tuğsemmm (08-06-2009)





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Kur'an' da Kadına Verilen Değer ...

Kur'an' da Kadına Verilen Değer ... konusu, DİNİMİZİ TANIYALIM / Dini Bilgiler forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Aslı Güngör - Aşk Her Şeye Değer triyan Yerli Şarkı Sözleri 1 07-04-2009 08:10
20 kiraz bir asprine değer Bkmlyz Alternatif Tıp 0 21-05-2008 09:43
İngiliz Kralına Verilen Zİngiliz Kralı VIII. Edward İstanbul’a Atatürk’ü ziyareiyafet Bkmlyz Hayatı, Anıları ve Eserleri 0 17-05-2008 05:16
Legolardan Harikalar (görülmeye değer) Bkmlyz Diğer Örnekler 0 12-04-2008 01:28

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 08:38 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats