bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > DİNİMİZİ TANIYALIM > Dini Bilgiler

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 09-08-2010, 12:06   #1 (permalink)
 
nurküllü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Ramazan Müslümanlığı değil...

Ramazan Müslümanlığı değil...

AHMED ŞAHİN

Bir hadis- şerif bizlere Ramazan sonrasını düşündürmektedir. Meâli şöyledir:- Allah için yapılan işlerin en makbulü devamlı olanıdır. İsterse o devamlı iş az olsun.
Diyelim ki bir insan Ramazan boyu beş vaktine beş daha ilâve etmiş elinden tesbihini başından takkesini düşürmeyen biri hâline gelmiş; ama bu titizlik ve dikkat sadece Ramazan ayına mahsus kalmış Ramazan’dan sonra tesbihler seccadeler sandığa dinî titizlikler gelecek Ramazan’a bırakılmış... İşte bu Allah yanında makbul olan titizlik değildir. Allah’ın insanlara ihsan ettiği el ayak göz akıl gibi sayısız nimetleri nasıl sadece Ramazan ayına inhisar etmiyor ömür boyu devam ediyorsa Rabb’in emirlerine olan bağlılığımız da Ramazan ayına inhisar etmemeli ömür boyu devam etmeli son nefese kadar sürmelidir. Öylesine devam edip sürmeli ki dinî mükellefiyetlerimiz bizde hava su gibi ihtiyaç haline gelmiş olmalıdır. Nasıl insan havasız susuz yaşayamazsa biz de dinî mükellefiyetlerimizi yerine getirmeden yaşayamaz hâle gelmeliyiz.

Nitekim geçtiğimiz yıllarda Ramazan’da bir yakınımı ziyarete gitmiştim. Maruz kaldığı hastalıktan dolayı orucunu yemek mecburiyetinde kalmıştı. Ama nasıl bir yemek bu? Diyordu ki:
- Ramazan günü evimde mecburen su içerken adetâ ürperiyor kendimi itham ediyorum. İçimde kavga dövüş başlıyor. “Sen nasıl Müslümansın? Herkes oruç tutarken şu mübarek günde sana oruç yemek yakışır mı?” gibilerden sesler geliyor adeta kulağıma. Demek ki bu kardeşimizde İslâmî hayat hava su gibi ihtiyaç hâline gelmiş. Bu hayatın dışına çıkarsa mazereti bile olsa içinden ikaz sesleri duyuyor vicdan azabı çekiyor.
Nitekim bir büyüğümüzün hastalığına rağmen oruç tutmakta nasıl bir ısrarın sahibi olduğunu STV’de gördük. İftar saatine doğru iyice halsizleşiyor hatta kendinden geçiyor sadece dudaklarında okumaya çalıştığı duaları fısıldayacak kadar bir takat görülüyor adeta hayat memat sınırında bulunuyor. Bir adım ötesi öbür âlemdir. Bunda hiç şüphe yoktur. Kendisine doktorlar orucunu tutmaması gerektiğini söylüyorlar hatta tutarsa ölebileceğini dahi ima ediyorlar. Onun cevabına bakın lütfen:
- Ben orucumu yersem işte o zaman ölürüm! diyor orucunu yiyerek ölmektense tutarak ölmeyi tercih edeceğini ifade etmiş oluyor. Adeta dini hayatın içinde yaşayabilirim bu hayatın mazeretle de olsa dışında olmak benim için mümkün değildir örneğini veriyor.
Nitekim Yermük Savaşı’nda yaralanarak sıcak kumların üzerinde mecalsiz düşen aynı zamanda da son anlarını yaşayan bir sahabiye bir diğer sahabi kırbasındaki suyu uzatıyor çabuk şu suyu iç diyor yoksa dudakların iyice kuruyacak dilini döndüremez hale geleceksin.
Sahabinin cevabına bakın lütfen:
- Suyu şu kalkanıma boşaltın diyor ben oruçluyum şimdi su içemem. İftar vaktine kadar yaşarsam o zaman içerim yoksa orucumu bozamam Rabb’imin huzuruna oruçlu olarak gitmeyi tercih ederim. Bunlar neyin ifade ve işaretledirler acaba?
Demek ki kendini İslâmî hayatla böylesine özdeşleştiren mümin Ramazan’dan sonra gömlek çıkarır gibi dinî hayatı çıkarıp eski gaflet gömleğini giyemez. Belki Ramazan’da kazandığı güzellikleri benimser ömür boyu dinî hayatını sürdürme azim ve gayretine girer. Onun için ‘Ramazan gitti dinî hayat bitti’ denemez. Ramazan gider; ama dinî hayat devam eder. Çünkü biz “Ramazan Müslüman’ı” durumuna düşmek istemeyiz.
Süleymaniye Camii baş imamı merhum Sadık Efendi Ramazan Müslüman’ını anlatırdı sohbetinde. Bayram namazından sonra yaklaşan biri elini öpmek istediği hocaefendiden hakkını helal etmesini isteyerek şöyle der: - Hocam Ramazan boyunca teravihimizi kıldırdınız bize hakkınız geçti helal edin. Gelecek Ramazan’da görüşmek üzere haydi Allah’a ısmarladık!..
Hocaefendi ile helalleşen bu zat ihtimal ki elinde seccadesi başında takkesiyle evinin yolunu tutar ilk işi hanıma şöyle seslenmek olur:
- Hanım! Al şu seccadeyi şu takkeyi şu tesbihi dolabın en ulaşılmaz yerine sakla. Bu Ramazan’ın geleceği de olacaktır elbette. O zaman yine lazım olacak bunlar bana. Biliyorsun ben öyle tek Ramazan Müslüman’ı değilim
.” Evet biz Ramazan müslümanı değiliz.
Hayırlı Ramazanlar diliyorum.

alıntı..


nurküllü isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Ramazan Müslümanlığı değil...

Ramazan Müslümanlığı değil... konusu, DİNİMİZİ TANIYALIM / Dini Bilgiler forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Ramazan Ve Bilgisayar mormavi Komik Resimler 3 27-08-2009 03:13
Ramazan Çorbası Tarifi-Ramazan Çorbası Yapılışı elif Çorbalar 0 22-06-2009 08:34
Ramazan Bayramı Mesajları (Ramazan Bayramı Mesajları Hazır / SMS Mesajları) Bkmlyz Hazır Mesajlar 0 01-03-2009 02:22
ramazan gelsin... hatice şen Fıkralar 7 05-09-2008 01:47
Ramazan Diyeti Bakimliyiz Diyet Tarifleri, Zayıflama ve Sağlıklı Beslenme 0 09-03-2008 03:43

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 10:42 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats