bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > DİNİMİZİ TANIYALIM > Dini Bilgiler > Dini Hikayeler

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 20-08-2008, 01:40   #1 (permalink)
 
dseda14 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Altıyüz Dirhemlik İp


Bağdat. Dul bir kadın. Altı öksüz çocuğu ve bir de ihtiyar ana. Kadın geçimi sağlamak üzere hafta boyu el emeği verir göz nuru döker iplik eğirir pazara çıkar ve anası ile çocuklarının rızkını temin etmeye çalışırdı.
Vakti tamam olunca bu dul kadın vefat eder çocukların bakımı ise ihtiyar kadına kalır. Kadın pazara her hafata çıkamıyor ip eğiriyordu. Bir zaman baktıki altıyüz dirhem kadar ip eğirmişti pazara götürmeye karar verdi.
- Ya Rabbi! Bu öksüzlerin yetimlerin rızkını ver diyerek sabah erkenden pazarın yolunu tuttu. Yolda giderken Şeyh Abdülkadir Geylani Hazretlerinin evinin önünden geçiyordu. Onu görünce durakladı. Şeyh mürüdleriyle sabah namazından çıkmıştı yaşlı kadını görünce duraklayarak:

- Hoş geldin bacı nereye gidiyorsun?

- Bir miktar ipliğim var pazara götürüp satacağım.

- Ver bakalım. Benden altıyüz dirhem ip isteniyor bunu ver de ben satayım.

- Memnuniyetle lütuf buyurmuş olursunuz efendim dedi ve ipi verdi.
Abdülkadir Geylani Hazretleri eline aldığı ipi şaka yollu mescidin damına atınca hemen nereden geldiği belli olmayan büyük bir kuş gelip ipi kapıp gider. Kadın bu nebiçim şaka diye kendi kendine söylenmeye başlayınca müritler kadına itiraz etmemsi için işaret ettiler kadında daha fazla bir şey demedi.
Hazreti Şeyh kadına dönerek.

- Hatun canını sıkma ipliği satmaya gönderdim parası gelsin ne kadar ettiyse alırsın.

- Pekala diyerek gider ertesi gün gelir.

- İpilik satıldı mı?

Abdülkadir Geylani Hazretleri:

- İplik satıldı fakat parası henüz gelmedi. Bir hafta hadar bir zaman içinde gelir.

Kadın bir hafta sonra gelir para henüz gelmemiştir kadına:

- Yarın gel paranı al.

Kadın pazara niye gitmedim şimdi param elimde olurdu hayıflana hayıflana evine gitmek üzere iken Mürütler:

- Bir gün daha sabret bakalım mevla ne gösterecek derken bu işin sade bir şaka olmadığının farkında idiler.
Ertesi gün oldu. Abdülkadir Geylani Hazretlerinin huzuruna o ana kadar görülmeyen bir heyet geldi. Bin altın takdim ettiler. Müritler heyete bu kadar paranın ne olduğunu niçin Şeyhe takdim ettiklerini sordular. Gelenler tüccar olduklarını belirterek:

- Altınlar Hazreti Şeyhindir. Denizde yolculuk yaparken fırtına sebebiyle geminin yelkeni delindi yol alamaz olduk denizin ortasında kalacaktık. Kaptana bir çaresi yok mu diye sorduğumuzda:

- Altıyüz dirhem ip olsa geminin yelkenini onarır yolumuza devam ederdik ama şu anda nerede bulacağız dedi.

Biz ellerimizi kaldırarak Allaha dua ettik ve duamızda:

- Ya Sultanul Arifin bize altıyüz dirhem kadar ip gönder sana bin altın vereceğiz diye yalvardık. Bir de baktık ki bir kuş gelip altıyüz dirhem ipliği geminin güvertesine bırakıp uçtu gitti. Şimdi o adağımızı yerine getirdik dediler.
Tüccarlar ayrıldıktan bir müddet sonra ihtiyar kadın gelip sordu.

- Para geldi mi efendim?

Şeyh bin altını kadına verirken:

- Benim satışım seninki kadat kârlı olmuş mu?
Kadın bir anda zengin olmuştu. Abdülkadir Geylani Hazretleri'ne teşekkür ederek huzurdan ayrıldı.



Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz


Abbasi halifelerinin beşincisi Harun Reşid sarayının bahçesindeki bir gül fidanını çok beğenir. Yaprağı kokusu görünüşüyle dikkatini çeken gülü özel bakıma alması için bahçıvana emir verir.

Bahçıvan üzerine titremeye başlar gülün. Ne var ki sakınan göze çöp batar derler ya. Aynen öyle olur. Bir sabah bahçıvan gelip bakar ki gülün dalına konan bir bülbül ne kadar yaprak varsa hepsini gagalayarak yere düşürmüş. Tek yaprak bırakmamış gülün başında... Korku içinde koşar halifeye:

- Sultanım der üzerine titrediğimiz gülün yapraklarını bir bülbül gagalayarak yere dökmüş tek yaprak bırakmamış gülün başında... Harun Reşid telaş etmeden cevap verir:

- Üzülme efendi üzülme der. Bülbülün yaptığı yanına kalmaz!.

Rahat bir nefes alan bahçıvan işine döner. Bir gün bakar ki bir yılan yaprakları düşüren bülbülü yakalamış yutmak üzere otların arasında kayıp gidiyor. Heyecanla yine halifeye gelir:

- Sultanım der bülbülü bir yılan yakalamış yutarken gördüm.

Sultan yine telaşsız:

- Merak etme efendi der yılanın yaptığı da yanına kalmaz!.

Bahçıvan yine işine döner... Bir ara bahçede çalışırken otların arasında yılanı görür. Hemen elindeki küreğiyle darbe üstüne darbe indirerek yılanı orada öldürür. Sevinçle geldiği halifeye durumu anlatır:

- Sultanım der bülbülü yakalayan yılanı ben de bahçede otlar arasında yakalayıp küreğimle öldürdüm. Harun Reşid yine sakin:

- Bekle efendi bekle der senin de yaptığın yanına kalmaz!. Nitekim çok geçmez bahçıvan hatalar yapar. Yakalayıp halifenin huzuruna çıkarırlar. Cezalandırılmasını isterler. Halife emrini verir.

-Atın bunu zindana!. Hemen yaka paça zindana doğru götürürken geriye dönen bahçıvan şunları söyler:

-Sultanım der bülbülün yaptığı yanına kalmaz dediniz onu yılan yuttu. Yılanın yaptığı yanına kalmaz dediniz onu da ben öldürdüm.

Şimdi benim yaptığım da yanıma kalmıyor sen zindana attırıyorsun.. Herkesin yaptığı yanına kalmıyor da seninki mi yanına kalacak? Demek sana da bir yapan çıkacak... Öyle ise gel sen bana yapma ki bir başkası da sana yapmasın!..

Harun Reşid doğru söyledin bahçıvan diyerek:

- Bırakın bahçıvanı çiçekleri sulamaya devam etsin!.. Derler ki:

- Sultanımız yaptığı yanına kalır!..

- Hayır der kimsenin yaptığı yanına kalmaz. En ağır şekliyle ahirette ödemeye tehir edilir. Ama gafil insanlar bunun farkına varamaz da yaptığı yanına kaldı sanırlar!..

EvetKimsenin yaptığı yanına kalmaz. Bunda hiç şüpheniz olmasın. Yanına kaldı sanılanlar daha ağırıyla ahirette ödemeye tehir edilirler. Ne var ki gafil insanlar bunun farkına varamaz da yaptığı yanına kaldı sanırlar.


dseda14 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Teşekkür Edenler:
bayrak_007 (19-12-2008)





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Altıyüz Dirhemlik İp

Altıyüz Dirhemlik İp konusu, Dini Bilgiler / Dini Hikayeler forumunda tartışılıyor.



Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 11:25 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats