bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > DİNİMİZİ TANIYALIM > Dini Bilgiler > Dini Hikayeler

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 20-08-2008, 01:42   #1 (permalink)
 
dseda14 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Kertenkeleyi Sen mi Yarattın?

Üstad bir gün bize senin öldürmen için mi yarattı? Sana kim öldür dedi. Bu hayvanların yaratılışında binlerce fayda ve hikmet var. Onu öldürmekle hata etmişsin."
"Ben tesbihat ve dua ile meşgul olacağım. Siz gidin biraz gezin" demişti.
Bu gezinti sırasında bir taşın üztünde bir kertenkeleyi vurup öldürmüştüm. Dönüşte Üstad ne yaptığımızı nerelere gittiğimizi sordu. Ben de gezdiğimiz yerleri anlattım. Sonra da bir kertenkeleyi öldürdüğümü söyleyince Üstad çok üzüldü bana dönerek:
"Evini harap etmişsin" dedi.
Ben de
"Bizde 7 kertenkele öldürenin bir hac sevabı kazanacağını söylerler" dedim.
Bu defa Üstad
"Otur da konuşalım. Kim haklı kim haksız?
O hayvan sana saldırdı mı?"
"Hayır!"
"Elinden bir şeyini aldı mı?"
"Hayır!"
"O hayvanın rızkını sen mi veriyorsun?"
"Hayır!"
"Senin mülkünde mi arazinde mi geziyordu?"
"Hayır!"
"O hayvanı sen mi yarattın?"
"Hayır!"
"Bu hayvanların niçin yaratıldığını biliyor musun?"
"Hayır!"
"Bu hayvanı yaratan Allah senin öldürmen için mi yarattı? Sana kim öldür dedi. Bu hayvanların yaratılışında binlerce fayda ve hikmet var. Onu öldürmekle hata etmişsin."


Karınca Yuvasını Dağıtmayın (1)Erek Dağı'nda havalar iyice soğuyuncaya kadar kalmıştık. Artık neredeyse kar yağmaya başlayacaktı. Kaldığımız yer bayırdı. Buraya bir oda yapmamızı istedi. Biz de hemen çalışmaya koyulduk. Başladık kazmaya.
Kazı yaparken bir karınca yuvası çıktı. Üstad karınca yuvasını gördü. Kazıyı durdurmamızı istedi. Sebebini sorduk:
"Bir ev yıkıp bir ev yapmak olur mu?" dedi. "Bu hayvanların yuvasını dağıtmayın. Başka bir yeri kazın."
Biz başka bir yeri kazmaya başladık. Oradan da karınca yuvası çıktı. Bana yardım eden bir arkadaş vardı. O "Böyle olur mu hiç?" diye bana sordu. "Üstad gelir gelmez karıncaların üzerine toprak atalım. Yok eğer böyle giderse bu odayı yapamayız."
Sonunda oraya bir odacık yaptık.
Üstad karınca yuvalarının yanına gelince ekmek bulgur ve şeker koyardı. Kendisine şekeri niçin koyduğmuzu sorduğumuzda şöyle demişti:

"Bu da onların çayı olsun."

Üç Mesele

İmam-ı Azam Ebu Hanife Hazretleri r.a. hac için yola çıkıp Medine'ye ulaştığında karşılaştığı Seyyid Muhammed Bâkır Hazretleriyle arasında şöyle bir konuşma geçer. Seyyid Muhammed Bâkır:
-Sen kendi aklınca kıyas yaparak Peygamber dedemin dinini ve hadislerini değiştiriyorsun der.
-Böyle bir şey yapmaktan Allah'a sığınırım efendim. Lütfen oturunuz. Rasulullah'a olduğu gibi benim size de hürmetim var der İmam-ı Azam. Seyyid Muhammed Bâkır'a yer gösterir. Her ikisi de yerini aldıktan sonra Ebu Hanife Hazretleri söze başlar:
-Üç mesele soracağım. Birincisi şu: Erkek mi daha güçsüz kadın mı?
-Kadın erkekten güçsüzdür.
-Mirasta adamın payı kaç kadının kaçtır?
-Erkeğin mirastaki payı iki kadının birdir.
-İşte bu ceddin Peygamber s.a.v.'in sözüdür. Eğer onun dinini değiştirmiş olsam benim akıl ve kıyas yoluyla kadın daha zayıf olduğu için ona iki pay erkeğe bir pay düşer derdim.
Ebu Hanife Hazretleri tekrar sorar:
-Namaz mı daha üstün oruç mu?
-Namaz oruçtan üstündür.
-İşte bu da deden Rasulullah'ın sözüdür. Eğer ceddinin dinini akıl ve kıyasla değiştirmiş olsaydım âdet halindeki kadının kılamadığı namazları kaza et mesini orucu kaza etmemesini emrederdim.
Ebu Hanife Hazretleri üçüncü soruyu sorar:
-Sidik mi daha pis meni mi?
-Sidik meniden pistir.
-Eğer deden Peygamber s.a.v.'in dinini kıyasla değiştirmiş olsaydım sidikten dolayı gusletmek gerektiğini ve meniden dolayı da sadece abdest almak gerektiğini söylerdim. Fakat akıl ve kıyasla bu dini değiştirmekten Allah'a sığınırım.
Seyyid Muhammed Bâkır Hazretleri yerinden kalkar ve Ebu Hanife'yi kucaklar. Tebrik edip ona ikramda bulunur.


Üç Sual ve Bir Cevap
[FONT='Verdana''sans-serif']Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'ye felsefecilerden bir grup geldi. Suâl sormak istediklerini bildirdiler. Mevlânâ hazretleri bunları Şems-i Tebrîzî'ye havâle etti. Bunun üzerine onun yanına gittiler. Şems-i Tebrîzî hazretleri mescidde talebelere bir kerpiçle teyemmüm nasıl yapılacağını gösteriyordu. Gelen felsefeciler üç suâl sormak istediklerini belirttiler Şems-i Tebrîzî;
[/font][FONT='Verdana''sans-serif'][/font]

[FONT='Verdana''sans-serif']-Sorun! buyurdu.
[/font]
[FONT='Verdana''sans-serif']İçlerinden birini başkan seçtiler. Hepsinin adına o soracaktı.

Sormaya başladı:
[/font]
[FONT='Verdana''sans-serif']-Allah var dersiniz ama görünmez göster de inanalım.
[/font]
[FONT='Verdana''sans-serif']Şems-i Tebrîzî hazretleri;
[/font]
[FONT='Verdana''sans-serif']-Öbür sorunu da sor! buyurdu.
[/font]
[FONT='Verdana''sans-serif']O;
[/font]
[FONT='Verdana''sans-serif']-Şeytanın ateşten yaratıldığını söylersiniz sonra da ateşle ona azâb edilecek dersiniz hiç ateş ateşe azâb eder mi? dedi.
[/font]
[FONT='Verdana''sans-serif']Şems-i Tebrîzî;
[/font]
[FONT='Verdana''sans-serif']-Peki öbürünü de sor! buyurdu.
[/font]
[FONT='Verdana''sans-serif']O;
[/font]
[FONT='Verdana''sans-serif']-Âhirette herkes hakkını alacak yaptıklarının cezâsını çekecek diyorsunuz. Bırakın insanları canları ne istiyorsa yapsınlar karışmayın! dedi.

[/font]
[FONT='Verdana''sans-serif']Bunun üzerine Şems-i Tebrîzî elindeki kuru kerpici adamın başına vurdu. Soru sormaya gelen felsefeci derhâl zamânın kâdısına gidip dâvâcı oldu.
[/font][FONT='Verdana''sans-serif'][/font]
[FONT='Verdana''sans-serif']Ve;
[/font]
[FONT='Verdana''sans-serif']-Ben soru sordum o başıma kerpiç vurdu. dedi.
[/font]
[FONT='Verdana''sans-serif']Şems-i Tebrîzî;
[/font]
[FONT='Verdana''sans-serif']-Ben de sâdece cevap verdim. buyurdu.
[/font]
[FONT='Verdana''sans-serif']Kâdı bu işin açıklamasını istedi. Şems-i Tebrîzî şöyle anlattı:
[/font]
[FONT='Verdana''sans-serif']- Efendim bana Allahü teâlâyı göster de inanayım dedi. Şimdi bu felsefeci başının ağrısını göstersin de görelim.
[/font]
[FONT='Verdana''sans-serif']O kimse şaşırarak;
[/font]
Ağrıyor ama gösteremem dedi.
Şems-i Tebrîzî;
İşte Allahü teâlâ da vardır fakat görünmez. Yine bana "şeytana ateşle nasıl azâb edileceğini" sordu. Ben buna toprakla vurdum. Toprak onun başını acıttı. Hâlbuki kendi bedeni de topraktan yaratıldı. Yine bana;"Bırakın herkesin canı ne isterse onu yapsın. Bundan dolayı bir hak olmaz." dedi. Benim canım onun başına kerpici vurmak istedi ve vurdum. Niçin hakkını arıyor? Aramasa ya! Bu dünyâda küçük bir mesele için hak aranırsa o sonsuz olan âhiret hayâtında niçin hak aranmasın?" buyurdu.


dseda14 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  

Alt 29-08-2008, 11:36   #2 (permalink)
 
SÜKÛT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

çok güsel hikayeler cnm emeğine sağlık allah razı olsun...


SÜKÛT isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Kertenkeleyi Sen mi Yarattın?

Kertenkeleyi Sen mi Yarattın? konusu, Dini Bilgiler / Dini Hikayeler forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: kertenkelenin dinimizdeki yeri, dinimizde kertenkelenin yeri, kertnkelelerin dinimizdeki yeri, kertenkele dini bilgi, kertenkele dinimizdeki, dinimizde kertenkele, muhammed onu senmi yarattın,

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 12:41 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats