bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > DİNİMİZİ TANIYALIM > Dini Bilgiler > Dini Hikayeler

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 12-05-2011, 05:46   #1 (permalink)
 
nurküllü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Yalan söylemeyen çocuk

YALAN SÖYLEMEYEN ÇOCUK

Seyyid Abdülkadir Geylâni hazretleri küçük yaşta iken bir arefe günü çift sürmek için tarlaya gitti. Bir öküzün kuyruğuna tutunup ardından giderek oynuyordu. O anda bir ses işitti:

\"\"Ey Abdülkâdir! sen bunun için yaratılmadın ve bunlarla emir olunmadın\"\"!

Bu ses Abdülkâdir Geylâni hazretlerini korkuttu. Eve gelince dama çıktı. Hacıları gördü. Arafat\"ta vakfeye durmuşlardı.

-Anneciğim! bana izin ver de Bağdat\"a gidip ilim öğreneyim. Sâlihleri evliyâyı ziyaret edeyim.

Annesi de dedi ki:

-Ey benim gözümün nûru ve gönlümün tâcı evladım Abdülkâdir\"im! senin ayrılığına dayanamam. Sensiz ben ne yaparım? Bu bakımdan müsâade edemiyorum.
Abdülkâdir-i Geylâni Hazretleri tarlada olan bitenleri anlattı. Annesi ağladı. Kalkıp babasından miras kalan 80 altını alıp kırkını kardeşine ayırdı. Kırkını da bir keseye koydu ve keseyi elbisesinin koltuğuna dikti. Sonra oğlunun gözlerinin içine bakarak dedi ki:

-Ey benim gözümün nuru ve gönlümün tacı evlâdım

Abdülkâdir\"im! Hak teâlânın rızâsı için olmasaydı katiyyen bırakmazdım. Huzur ve esenlik içinde sefere çık! Yolun açık olsun! seninle belki ebedi olarak ayrılıyoruz. Sana son olarak nasihatım şudur ki:\"\"Eğer beni memnun etmek istiyorsan hiçbir zaman yalan söyleme doğruluktan asla ayrılma! Allahü teâlâ her zaman ve her yerde doğrularla beraberdir\"\".

Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri annesine söz verdi ve ağlayarak elini öptü. Bağdat\"a gitmek üzere bulunan bir kervana rastgeldi ve aralarına katıldı. Hemedan\"ı geçmişlerdi. Bir müddet yol aldılar. Arz-ı Tetrenk denilen mahalle geldiklerinde kervanda bir bağırıp çağırma koptu. Önlerine aniden bir sürü eşkıya çıkıp kervana saldırdılar. Bir anda sandıklar yere yıkıldı. Eşyalar yağma edilmeye başlandı. Eşkıyalar kervandakilere birer birer sual edip üzerlerinde her ne buldularsa aldılar. Sıra Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerine geldi. Eşkıyalardan biri latife olsun diye bunu önüne çekip sordu:

-Fakir çocuk söyle bakalım senin neyin var?

-Üzerimde yanlız 40 altınım var.

Eşkıya inanmamıştı. Bırakıp gitti. İkinci bir harâmi sual edip o da aynı cevabı alınca vaziyeti reislerine bildirdiler.

\"\"Bu çocuk 40 altınım var\"\" diyor dediler.

Bu defa da reisleri sordu:

-Senin üzerinde ne var?

-Hırkamda dikili 40 altınım var.

Reisleri adamlarına dönerek dedi ki:
-Açın bakın bakalım! Adamları üstünü aradılar içinde 40 altın bulunan keseyi bulup reislerine verdiler.
Eşkıya reisi hayretle sordu:

-Peki evlât sen neden üzerinde altın olduğunu söyledin? Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri dedi ki::

-Ben evden ayrılırken anneme asla yalan söylemiyeceğime söz vermiştim. 40 altın için sözümü bozar mıyım?

Bu sözleri duyup hakikate şahit olan eşkıya başının gözleri yaşardı. Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin hakikat dolu gözlerine bakıp onunla kendi yaşını ölçtü. Kendisinin bu yaşa kadar nice hiyanet ve zulümler işlediğini birgün Hakka yönelmediğini acı acı düşündü ve o güne kadar yaptıklarından pişman olup ellerini başına vurarak şöyle haykırdı:

-Eyvah! biz de Allahü teâlâ söz vermiştik.::Bunca zamandır şeytana uyup ahdimizi bozduk. Fenalık yaptık. Yarın Hak huzurunda acaba bizim halimiz ne olacak? Sonra arkadaşlarına dönerek dedi ki:

-Ey arkadaşlarım! Bana bakınız beni dinleyiniz! Ben bunca senedir Hak teâlâ karşı olan ahdimi bozdum. O\"na isyan ettim. İçimden gelen bir pişmanlıkla bütün günahlarıma tövbe ile Rabbimin yoluna iltica ediyorum. Bundan böyle inşaallah Hak teâlânın râzı ve hoşnut olmadığı bir şeyi yapmıyacağım. Reislerine pek ziyade bağlı olan eşkıyalar hep bir ağızdan dediler ki:

-Efendimiz reisimiz! Biz de sizden ayrılmayız. Eşkıyalıkta reisimizdin hidâyette de reisimiz ol!

Bunun üzerine kervan ehlinden ne alınmışsa sahiplerine iâde edildi. Bir sürü eşkıya Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin önünde tövbe etti. Kendisi tekrar yoluna devam ederek Bağdat\"a vardı.


nurküllü isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Teşekkür Edenler:
nimlahza (12-05-2011)





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Yalan söylemeyen çocuk

Yalan söylemeyen çocuk konusu, Dini Bilgiler / Dini Hikayeler forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Yeliz Yalan Yalan Şarkı Sözü Jülyet Yerli Şarkı Sözleri 0 13-01-2010 12:06
Yalan incitanesi İtiraf Ediyorum 9 31-08-2009 03:20
Yeliz - Yalan Yalan Bkmlyz Yerli Şarkı Sözleri 0 02-05-2009 09:09
Bebeğin down'lu olduğunu söylemeyen doktor hatalı Hürriyet Sağlık Hürriyet / E - Kolay / Sabah Sağlık 0 08-04-2008 11:20
Cocuk Ve Yalan Bkmlyz Çocuk Sağlığı ve Eğitimi 0 07-03-2008 02:24

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 06:08 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats