bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > SAĞLIK > Diyet Tarifleri, Zayıflama ve Sağlıklı Beslenme

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 16-03-2008, 04:50   #1 (permalink)
Avatar Yok
 
Standart Beslenme ve Kanser

Görgüler ve araştırmalara dayalı sayısal değerlendirmelere göre kanserin olası sebepleri arasında dengesiz beslenme %35 oranında yer tutmaktadır ve dengesiz beslenmenin yanına bazı yaşam alışkanlıkları eklenirse bu oran %85 değerine kadar yükselmektedir. Öncül deliller beslenmedeki antioksidanların bitkilerdeki fitokimyasal maddelerin ve omega-3 gibi bazı yağ asitlerinin kanser gelişme riskinin azalmasında rol oynayabileceklerine işaret ediyor. Ancak sonuçlar kesin değerlendirme için henüz yeterli değildir sıklıkla yenileri saptanıp öğrenilmektedir.
Antioksidanlar: Oksitlenme olaylarını baskılayan maddelerdir. İnsanda normal biyokimyasal olaylardan sonra ortama çıkan kanda serbest dolaşarak sağlıklı hücrelere adeta saldıran ve onların DNA yapılarını değiştirerek tümör gelişmesine zorlayan maddelere karşı vücudu korudukları varsayılıyor. Ancak kanser riskini düşürmekteki rolleri henüz kesinleşmediği için araştırmalar devam ediyor. Bu grubun önde gelenleri vitamin-C beta-karoten ve vitamin-E''dir. Vitamin-C ağız boşluğu yemek borusu ve mide kanserlerine karşı koruyucu olabilir.
Ayrıca rektum pankreas rahim kanserlerinin gelişme riskini azaltabileceği meme ve akciğer kanserine karşı koruma sağlayabileceği öngörülüyor. Vitamin-C kaynağı olarak bir orta portakal 69mg bir bardak portakal suyu 124mg bir orta boy taze yeşil biber 106mg bir kase çilek 81mg bir orta boy kırmızı biber 226mg yarım kase pişirilmiş brokoli 58mg vitamin-C içerir. Beta-karoten bir önvitamindir ve vücutta vitamin-A''ya dönüştürülür. Beta-karoten için kaynaklar koyu yeşil yapraklar sarı-oranj meyve ve sebzelerdir. Yüksek miktarda beta-karoten havuç kabak taze patates ve ıspanakta bulunur.
Mide akciğer prostat meme ve baş-boyun kanserlerinin gelişme riskini düşürebileceği olasılığından beta karoten zengini besinler önerilir. Bununla beraber beta-karoten kullanımında kesin öneri öncesi daha çok araştırma gereksinimi vardır çünkü yüksek dozlarda sarı-oranj renkli deri zehirlenmesi görülür. Aşırı dozda alınması riskli kişilerde aynı sigarada olduğu gibi akciğer kanserine neden olabileceği düşünülüyor. Vitamin-E vücudun gereğince çalışması için temeldir. Bir antioksidan olarak çalıştığı gibi vücudun normal ve kanın kırmızı hücrelerinin yapımı için yardımcıdır.
Ancak vitamin-E katkısı muhtemelen birçok kişi için gerekli değildir çünkü yağda eriyen bir vitamindir ve insan vücudunda depo edilmiştir. Ayrıca çok yüksek dozları yağda eriyen diğer vitaminlerin vücutta çalışma yollarının düzenini bozabilir. Bazı araştırmalar prostat ve kalın bağırsak kanserlerine karşı koruyucu olabileceğine işaret ediyorlar. Vitamin-E kaynağı olarak bir sofra kaşığı ayçiçeği yağı 6.9mg bir ons (30gr) ayçiçeği tohumu 14mg bir ons badem 7.4mg bir ons fındık 4.3mg bir ons yer fıstığı 2.1mg ¾ kase hububat unu 5.1mg bir dilim buğday ekmeği 23mg bir ons buğday tanesi 5.1 mg vitamin-E içerir.
Fitokimyasallar: Bitkilerin yapısında bulunan bazı kimyasal bileşiklerdir ve bitkileri bakteriler viruslar ve mantarlara karşı korurlar. Ayrıca antioksidan besin koruyucu ve kanser yapıcı ajanlara karşı engelleyici etkileri olabileceği bildiriliyor. Domates maydanoz portakal greyfurt gibi koyu sarı oranj ve tümüyle yeşil meyve ve sebzelerde karotenoidler; brokoli kabak lahana Brüksel lahanası şalgam gibi turpgiller grubunda indoller; şarap yeşil çay soğan elma kıvırcık lahana fasulye gibi meyve ve sebzelerde flavonoidler ; limongiller ve trunçgillerde biflavonoidler ; soğan ve sarımsakta alisin ; yeşil yapraklı sebzelerde lutein; soya fasulyesinde isoflavonlar ; ahududu ve frambuaz gibi mavi ve kırmızı meyvelerde ve sebzelerde antosiyaninler; zeytinde limongillerde hububatlarda baklagillerde fe nolikler ve domateste likopen gündemde olanlardır. Yüksek fitokimyasal maddeli yiyecekler brokoli dutlar soya kabukları armutlar şalgamlar kereviz havuç ıspanak zeytinler domates mercimek kavun sarımsak kayısı soğanlar soya fasulyesi yeşil çay şeftali kabaklar kıvırcık ve Brüksel lahana ve kırmızı şaraptır.
Omega-3 yağ asitleri: Vücutta yapılmayan bu asitler yiyecekler veya ek katkılardan alınan yağ asitleridir. Deniz ürünleri özellikle sıcak su ürünleri keten tohumu yağı ve fasulyede bulunan bu asitlerin meme ve prostat kanserleri risk ve gelişmesini önlemede rolleri olabileceği bildirilmektedir.
Kanserden koruyucu olduğu gündemde olan antioksidanlardan vitamin-C için günlük önerilen dozlar kadınlarda 75mg. ve erkeklerde 90mg. ve yukarısı en yüksek sınır 2000mg böbrek hastaları için 500mg.dır. Beta-karoten için değer yoktur vitamin-A için beslenmede üst limit 25.000IU veya 15mg.dır. Vitamin-E için önerilen günlük doz 15mg.dır. Erişkinler için 1000mg. üst sınırdır. Fitokimyasallar için diyet zorlaması önerilmiyor meyve ve sebzelerden zengin değişik besinlerin yenilmesi yeterlidir. Omega-3 yağ asitlerinin ek tamamlayıcı olarak alınması bazı durumlarda sakıncalı olduğu için önerilmiyor. Özellikle kan pıhtılaşmasını önleyen veya aspirin kullanan kişilerde aşırı kanama riskini arttırabiliyor yüksek kolesterolü olanlarda bu düzeyi yükseltebiliyor menstrüasyonu devam eden kadınlarda kansızlığa neden olabiliyor.
Beslenmede doğaya dönüşün önemi yanında besinlerin seçimi ve hazırlanış şekli de önem taşır. Özellikle bitki orijinli lifli gıdalar bunları içermeyen hayvansal gıdalara üstünlük sağlar. Lifler oluşturdukları kitle ile sindirilecek besinleri bağırsaklarda uzun süre tutarak sağladığı birçok biyolojik fayda arasında kanser yapıcı maddelerin de parçalanarak azalmasını neden olur. Beslenme alışkanlığında bir diğer önemli konu yüksek ısıda sağlıklı olmayan pişirilme şeklidir. Kızarmış veya yanmış et veya balık üzerinde ateşin etkisi ile kanser yapıcı maddeler oluşur. Dumanlanmış veya nitritler ile tütsülenmiş etler de kanser yapıcı olabilir.
Ancak bu kanser yapıcılar az miktarlarda özellikle kanser koruyucuları içeren bitki ve meyvelerle yenildiği zaman zararlı olmayabilir. Esasında düşük ısılı buğulama tencere pişirimi yumurtanın suda pişirilmesi yavaş ateşte kaynatmak veya mikrodalga gibi yöntemleri kullanmak daha doğrudur. Muhakkak ki yaşam şeklini de her zaman değiştirmek kolay değildir fakat kanserden korunma amacı ile bazı şeylere dikkat edilebilir. Kişi şişman ise fazla kilolar verilebilir az yağlı az kalorili besinler yenilebilir lifli yiyeceklerin miktarı arttırılabilir vitaminler normal yollardan alınabilir.
Ancak her hangi bir nedenle kuvvetli bir yemek yenirse bunu da sorun etmemek ancak bunu alışkanlık durumuna getirmemek gerekir. İyi ayarlanmış uygun seçilmiş ve devamlılık gösteren bir beslenmenin kanser riskini azalttığı unutulmamalıdır. Örneğin gençlerin ve çocukların çok defa tercih ettikleri burgerler dikkate alınırsa en hafif burgerde bile %70 oranında yağ olduğu gibi rafine olmayan unla yapılmış ekmeği yeme şansı da kaybedilmektedir. Ayrıca ızgarada pişirilen burgerlerin dış yüzlerinde yanmış kömür-katran benzeri maddeler oluşarak kanser yapıcı risk taşırlar.


Bakimli Bayan isimli Üye şimdilik offline konumundadır  




Etiketler
beslenme ve kanser

Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Beslenme ve Kanser

Beslenme ve Kanser konusu, SAĞLIK / Diyet Tarifleri, Zayıflama ve Sağlıklı Beslenme forumunda tartışılıyor.



Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 09:05 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats