bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Eğitim ve Öğretim

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 05-02-2013, 03:27   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Türk Sosyolojisinin Tarihçesi

Türk Sosyolojisinin Tarihçesi


ANKARA EKOLÜ

Ankara ekolü 1939 yılı sonlarında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinde oluşmaya başlayan ve Amerikan Sosyolojisini ülkemizde temsil etmeyi amaçlayan bir sosyoloji anlayışına sahip olan Niyazi Berkes Türk Sosyolojisinin Tarihçesi Behice Boran ve Mediha Berkes tarafından oluşturulmuştur. Ankara ekolü Türk Sosyolojisinin Tarihçesi batılılaşma ile evrenselliği özdeş kabul etmektedir.

Ekol milli ilim anlayışına karşı çıkarak evrensel ilim anlayışını savunur. Bilimin ancak batı ile temaslarının başladığı tarihten sonra oluşmaya başladığını öne sürer. Batı bilim anlayışına kaynaklık eden hümanizmayı ele alır. Hümanist olabilmemiz için Yunan ve Latin kültürünü Türk Sosyolojisinin Tarihçesi tarihini öğrenmemiz gerektiğini ve batıyı sevmeyenin hiç bir şeyi sevmeyeceği savunulur.

Ekole göre hümanizma Türk Sosyolojisinin Tarihçesi iktisadi yapının ve ticaretin çok canlı bir şekilde işlediği İtalya’da Türk Sosyolojisinin Tarihçesi değişen sosyal şartların bir ürünü olarak doğmuştur. Ekol Türk Sosyolojisinin Tarihçesi bilim anlayışlarındaki evrensel çerçeveyi Türk Sosyolojisinin Tarihçesi sanat ve edebiyat sosyolojisine de uygulamışlardır. sanatçılar tarafsız olarak değerlendirilmelidir. Sanatçılar içinde yaşadıkları toplumsal tabakalardan birine mensup oldukları için o sosyal tabakanın bütünü içindeki yerlerini vurgulamaya çalışırlar. Ekole göre sanatçı yaşadığı toplumdan etkilenirken Türk Sosyolojisinin Tarihçesi toplumu da etkilemeli ve onunu batılılaşmasına öncülük eden bir rol oynamalıdır.

Ankara Ekolünün laiklik anlayışı; laiklik din ile devlet işlerinin birbirinden ayrımı değildir. ‘Laiklikle sosyal hayatın birçok alanları ile din arasındaki ilişkinin çözülmesi kastedilir. Yalnız siyasi ve dini otoritelerin ayrılması değil Türk Sosyolojisinin Tarihçesi ailenin Türk Sosyolojisinin Tarihçesi ekonomik hayatın Türk Sosyolojisinin Tarihçesi hukukun Türk Sosyolojisinin Tarihçesi kıyafet vesairesin dini ölçülerden ve kaidelerden ayrılması demektir.’

Ankara ekolü Türk Sosyolojisinin Tarihçesi Amerikan sosyolojisiyle Kara Avrupa'sı sosyolojisini iki ayrı dünya olarak değerlendirir. Ankara Ekolüne Amerikan Sosyolojisinde önemli bir yeri olan ırkçılık teorilerini eleştiri. Ülkemizde ırkçılar etkinliklerini hızla arttırırlar. Onlara karşı mücadeleyi Ankara Ekolü verir. Ekole göre ırkçılık bizim kültürümüze tamamıyla yabancıdır. Dış kaynaklıdır. Türk halkı arasında ırkçılık görüşleri yaşanmamıştır. Ankara Ekolünün kesin kanısı; ‘Dünya medeniyetini hiçbir ırk tek başına yaratmamıştır. Medeniyet tüm insanlığın kurduğu müşterek bir eserdir.’

Ekol Türk Sosyolojisinin Tarihçesi faşizmi Türk Sosyolojisinin Tarihçesi kapitalizmin çöküş döneminde ortaya çıktığını ve büyük sermaye sahiplerinin menfaatlerini yığın hareketleri yaratarak korumasına vasıtalık eden muhafazakar bir rejim olarak tanımlar. Darvinizmin ileri fikirlerinin zayıflamasına burjuvazinin neden olduğunu söyler.

Ekol Türk Sosyolojisinin Tarihçesi ülkemizde sosyoloji araştırmalarının yapılamayışını iki nedene bağlar;

- Bizdeki sosyoloji okullarının dogmatik doktrinler ileri sürerek Türk Sosyolojisinin Tarihçesi siyasete karışarak ideoloji yapmaktan ileri gidememişlerdir.

- Sosyoloji ders programlarının hazır formüller halinde öğrencilere verilmesi Türk Sosyolojisinin Tarihçesi olaylar arasındaki ilişkilerin tahlili ve tenkit etmek suretiyle tartışılmaması.

Ankara Ekolü Türk Sosyolojisinin Tarihçesi batıya Türk Sosyolojisinin Tarihçesi sosyolojisine baktığı gibi bakmaz. Batı ile bütünleşme özlemle vurgulanır. Toplum olarak yapılması gereken şey garp medeniyetini en kısa zamanda benimsemektir. Kısmi etkilenmeler yeterli olmamaktadır.

Ankara ekolü kendisini yeni bir dünya görüşünün temsilcisi olarak tanıtmak ister. Bu yeni dünya görüşü üretime önem verdiği için bazı konular daha ay8ıcalık kazanır. Ekonomi üretimin temelidir. Şehirler Türk Sosyolojisinin Tarihçesi endüstri toplumunun özelliklerini taşırken Türk Sosyolojisinin Tarihçesi köylerde üretimin en küçük birimi olarak karşımıza çıkar. Ankara ekolünün gözde konuları ekonomi Türk Sosyolojisinin Tarihçesi şehir Türk Sosyolojisinin Tarihçesi endüstri ve köy sosyolojisi olmuştur.

Ekolün şehir sosyolojisi konusundaki görüşleri aynı zamanda ekolün Batılılaşma ve toplumsal değişme konusundaki görüşlerini de yansıtır. Ekole göre Türk Sosyolojisinin Tarihçesi değişmenin Türk Sosyolojisinin Tarihçesi ilerlemenin yolu doğu toplumundan batı toplumuna ‘köyden şehre’ tarımdan sanayiye doğru bir değişimdir. Garp medeniyeti şehirli medeniyetidir. Garp medeniyetinin memleketimize girmesinde ve yaygınlaşmasında şehirlerimiz öncü rol oynar. Köy kalkınması da şehirleşmenin genişlemesidir.

Köylerle şehirler arasındaki zıtlık Türk Sosyolojisinin Tarihçesi tarım Türk Sosyolojisinin Tarihçesi ticaret ve sanayi arasındaki ayrılıktan kaynaklanır. Farklılıkların Nedeni:

- Tarımın yeri küçük yerleşimler Türk Sosyolojisinin Tarihçesi ticaret ve sanayinin yeri büyük nüfuzların yaşadığı şehirlerdir.
- Toprağa sahip kişi hem sermayenin sahibi hem işletici ve idarecisi hem de bilfiil çalışan kimsedir. Tarım amelesiyle aralarında ihtisaslaşma yoktur.

Köylerin iktisadi yapısı akrabalık ve komşuluk temeline dayalı ve örf ve adetlere göre tanzim olur. Zirai kalkınmayı sağlamak için modern tekniği Türk Sosyolojisinin Tarihçesi makineyi ziraate sokmak Türk Sosyolojisinin Tarihçesi küçük köylü işletmeleri makinelerin iş görebileceği büyüklüğü getirmek gerekir. Bunun için;

- Devletin elindeki toprakları topraksız köylüye dağıtmalı
- Köylerdeki toprak sahiplerini teşkilatlandırmalı
- Devlet orta ve küçük köylü üreticileri Türk Sosyolojisinin Tarihçesi ağalara ve esnafa karşı korumalı
- Mevcut devlet ziraat işletmelerini en ileri teknik ve teşkilatla geliştirmeli.

İSTANBUL EKOLÜ

Bu ekol içinde Hilmi Ziya Ülken Türk Sosyolojisinin Tarihçesi Fahri Fındıkoğlu ve Nurettin Sazi Kösemihal bulunmaktadır. Fransız kaynaklı ve felsefi ağırlıklı olan bu ekol geleneksel sosyolojiyi devam ettirir. Toplumsal çıkarları Türk Sosyolojisinin Tarihçesi ülke gerçekleri ve pratik sorunların sosyolojik boyutu anları fazla ilgilendirmez. Tüm olayları batılı bir anlayışa göre değerlendirirler. İşledikleri konular ve aktardıkları teorilerin toplumla bağlantısı yoktur. Ekol Türk Sosyolojisinin Tarihçesi Ziya Gökalp’in etkisi altındadır. Fransız sosyolojisinden beslenir. Aynı zamanda bu ekolde Alman sosyolojisinin etkisi de hissedilir. Bu ekolün temsilcileri aynı sosyoloji anlayışına sahiptir.

Hilmi Ziya Ülken eklektik eğilimler taşırken Türk Sosyolojisinin Tarihçesi Marksizmi hatırlatmadan geçemez.

Fındıkoğlu da eklektik Türk Sosyolojisinin Tarihçesi fakat Alman sosyolojisinden kaynaklanan ‘sosyal siyaset’ anlayışını ülkemize aşımak ister.

Kösemihal Türk Sosyolojisinin Tarihçesi Le Play devamcılarınca geliştirilen tecrübi sosyoloji anlayışının üniversitedeki temsilcisidir.

Bu üç temsilci sosyologtan çok felsefi ağırlıklı düşünceler ileriye süren filozof tipli bilim adamlarıdır. İstanbul ekolü bilimi tek yol Türk Sosyolojisinin Tarihçesi ilmihal Türk Sosyolojisinin Tarihçesi dogma Türk Sosyolojisinin Tarihçesi iman vs. olarak asla kabul etmez. Hilmi Ziya Ülken bu anlayışın felsefi boyutlarını ‘Aşk Ahlakı’ adını verdiği kavramla açıklar. Aşk Ahlakı ile metafizik boyuttan rasyonel zihniyete ulaşmak ister.

İstanbul ekolü ile Ankara ekolü bilim anlayışı farklıdır. İstanbul ekolünün bilim anlayışı Ankara Ekolünden daha teorik ve felsefi içeriğe sahiptir. İstanbul ekolü demokratik yönetimde ilericiliğin ve gericiliğin belirleyicilerini de saptar. Buna göre modern demokrasi içtimai meseleye birinci dereceden önem vermeli Türk Sosyolojisinin Tarihçesi toprak ve işçi meselelerini halletmelidir. Bu meseleye karşı çare oluşturan görüşlere ve partilere ileri Türk Sosyolojisinin Tarihçesi bu meseleyi hiçe sayan içtimai görüşlere ve partilere gerici demişlerdir. Ekole göre demokratik cemiyetlerdeki hürlüğün gerçekleşebilmesi için toplumunu o siyasi partilere sahip bir parlâmento tarafından idare edilmesi gerekir. Bu partiler toplumsal sorunlar karşısındaki görüşlerini açıklamalıdır.

Ekole göre Tanzimat Türk Sosyolojisinin Tarihçesi kendisinden önceki nizamı beğenmeyen ve kurduğu nizamı görmek isteyen toplumsal hayatın her sahasında yeni bir düzenleme girişiminde bulunan bir dünya görüşüdür. Ekole göre Tanzimatla birlikte müslümanların hristiyanlara üstün olduğu görüşü de yok oluyor. Ekole göre aile hayatımızdan iktisadi hayatımıza kadar tüm toplumu sarsan; sosyal tabaka ve zümrelerin nizamlarını yitirmelerine yol açan Tanzimat iç şartlar kadar dış şartların zoruyla olmuştur.

Tanzimatla beraber fen ağırlıklı bilim dallarının yanında sosyal ağırlıklı bilimlerde ülkemizde ağırlığını hissettirmiştir. Gazeteler yayımlanmaya başlamış ve Türk fikir adamları bu gazeteler sayesinde fikirlerini yayarak Türk Sosyolojisinin Tarihçesi görüşlerini halk kesimlerine kadar ulaştırmışlardır. Ekole göre asıl siyasi felsefe Genç Türklerin hareketi Türk Sosyolojisinin Tarihçesi Ziya Gökalp’in içtimaiyat cereyanı ve Prens Sabahattin’in ‘mesleki içtima’ sı vasıtasıyla ülke sorunlarına eğilen toplumsal felsefe halini almıştır.

İstanbul ekolünü Türk Sosyolojisinin Tarihçesi Ankara ekolünden ayıran en önemli özelliğinden bir tanesi köy sosyolojisine önem vermemiş olmasıdır. Üç hocanın birlikte kaleme aldıkları tek makale; Karataş Köyü monografisi Türk Sosyolojisinin Tarihçesi yüzeysel bir incelemedir. Ama buna karşın köy sosyolojisinin geçmişi hakkındaki en önemli makaleyi İstanbul ekolü yayımlamıştır. 1940’larda ve daha sonraları Ankara ekolüne karşı besledikleri sempati kaybolmaya başlamıştır. Buna göre Ankara Ekolü alt yapının süt yapıyı belirlediğini öne sürmektedir.

Batı konusu da iki ekolünde görüşleri paralellik gösterir. Batı ile evrensellik özdeştir. Dünyada geçerli olan tek medeniyet Batı medeniyetidir ve bizimde en kısa zamanda bu medeniyete katılmamız gerekir. Fransız Devrimi Türk Sosyolojisinin Tarihçesi evrimci bir gelişmenin ürünü sayan ekol Türk Sosyolojisinin Tarihçesi bizdeki Batılılaşmanın da evrimci bir yol izlemesi gerektiğini savunur.

İstanbul Ekolü sosyalizm ile komünizmi kesin olarak ayırır:

- Sosyalizm Türk Sosyolojisinin Tarihçesi sanayileşmeye bağlı iktisadi düşünce tarzıdır.

- Günümüzde Batı ülkelerinin sosyalizm anlayışı ile komünizm anlayışları kesin olarak ayrılmıştır.

- Komünzm Türk Sosyolojisinin Tarihçesi çalışanların tüm haklarını ve özgürlüklerini elinden alarak onu köle gibi çalıştırırken; sosyalizm ‘mülkiyette orta yol’ anlayışı getirmiştir.

- Ülkemizde işçi sendikalarının kurulması gerekir Türk Sosyolojisinin Tarihçesi sendikaların gelişebilmesi için işçilerin Türk Sosyolojisinin Tarihçesi dış tesirlere kulak asmamaları Türk Sosyolojisinin Tarihçesi milli çıkarları korumaları Türk Sosyolojisinin Tarihçesi siyaset yapmamaları Türk Sosyolojisinin Tarihçesi kendi çıkarlarını savunmaları gerekir.

İSTANBUL EKOLÜNÜN SOSYOLOJİ ANLAYIŞI

Ekol Türk Sosyolojisinin Tarihçesi ele aldığı konunun tarihi gelişim seyrini Türk Sosyolojisinin Tarihçesi ele aldığı konu ile birlikte aktarmasıdır. Toplumsal olaylar iki yoldan incelenebilir.

a) Doğrudan doğruya gözleyebileceğimiz ve tekrarlanan değişmeler.
b) Detaylı gözlemle kavradığımız ve tekrar edilemeyen değişmeler.

Ekole göre en geniş içtimai zümre sınıftır ve en büyük içtimai münasebetler Türk Sosyolojisinin Tarihçesi sınıf münasebetleri ve sınıf tezatlarıdır. Sosyologlar toplumsal ilişkiler sahasını oluş sırasında kavrayacak ve canlı olayları tespit ederek toplumun yapısına nüfuz edecektir. Daha sonra bu izlenimlerini istatistik Türk Sosyolojisinin Tarihçesi tarih gibi bilimler yardımıyla açıklayacaktır. İnsan varlığı sosyal bilimlerin ortak konusu olarak ele alınır. Sosyolojinin iki önemli konusu hukuk ve iktisat sosyolojisiyle meşgul olmuşlardır. Bu konuda makaleler kaleme almışlardır.

Gerek İstanbul ekolü gerekse Ankara ekolü sanat ve edebiyat sosyolojisiyle yakından ilgilenmişlerdir. İstanbul ekolüne göre roman aracılığıyla toplumların ve sınıfların hakim değerlerini saptamak mümkündür.

İstanbul ekolüne göre dünyada tek bir medeniyet vardı. O da garp medeniyetidir. Bu manada garplılaşmak demek kapalı medeniyetten açık medeniyete geçmek demektir. Rasyonel düşünce Türk Sosyolojisinin Tarihçesi ilik ve felsefe bu medeniyetin eseridir. Ekol Türk Sosyolojisinin Tarihçesi her şeyimizle Batılı olmamız gereğini savunur.

İstanbul ekolünün yakından takip ettiği konulardan biri de din sosyolojisidir. Ekol Türk Sosyolojisinin Tarihçesi tek tanrılı dinlerin Türk Sosyolojisinin Tarihçesi eski dinlerin izlerini taşıdığı ve idin bir tekamül çizgisi izleyerek gittikçe mükemmelleştiği fikrindedir. Ekol Türk Sosyolojisinin Tarihçesi İslamiyet’te eski dinlerin izlerini arar.

Ekol Türk Sosyolojisinin Tarihçesi daha çok gelişebilmemiz ve daha çabuk Batılılaşmamız için liberalizm yerine iktisadi devletçiliğin yararlı olacağını ve bu nedenle T.C’nin devletçiliği benimsediği görüşündedir.

GENEL DEĞERLENDİRME

1940’ların sosyolojisi aslında dergiler etrafında şekillenir. Örneğin Fındıklıoğlu’nun çıkardığı İş Dergisi Alman ağırlıklı fikirleri tanıtırken Türk Sosyolojisinin Tarihçesi idealizm eğilimleri taşıyan Mehmet İzzet’e geniş yer verir; Gökalp’i tanıtır. Alman sosyal bilimcilerin yazıları da yer alır. Sosyal Siyaset konularını ele alarak işler.

Hilmi Ziya Ülken Türk Sosyolojisinin Tarihçesi İnsan Dergisi’ni yayımlar. Derginin amacı memleketi tanıma meselesine birinci dereceden ehemmiyet vermek ve Durkheim sosyolojisinden ziyade Sabahattin’inin ileri sürdükleri tecrübi sosyoloji yönünün tutulmasıdır.

İstanbul ekolü Türk Sosyolojisinin Tarihçesi ders notları ile daha teorik sosyoloji konularını Sosyoloji Dergisi’nde yayımlar.

Fındıklıoğlu Türk Sosyolojisinin Tarihçesi milliyetçilik duygularına hitap eden yazılarına Çığır Dergisi’nde yer verirken Türk Sosyolojisinin Tarihçesi Ülkü’de de yazar. Ayrıca İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Dergisi ile İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi’nde de yayın hayatına devam eder.

Ankara ekolüne gelince Türk Sosyolojisinin Tarihçesi A.Ü.D.T.C.F. Dergisi ve Yurt ve Dünya Dergisi ekolün görüşlerini açıklamakta kullandığı dergilerdir. Toplumda tek konuyu ele alarak durum tespitinde bulunmuş ve olayları irdeleme yolunu seçmiştir. Bu konuların başında sosyal değişme Türk Sosyolojisinin Tarihçesi Batılılaşma Türk Sosyolojisinin Tarihçesi ekonomi sosyolojisi Türk Sosyolojisinin Tarihçesi köy sorunu Türk Sosyolojisinin Tarihçesi gençlik Türk Sosyolojisinin Tarihçesi ırkçılık Türk Sosyolojisinin Tarihçesi aile sosyolojisi konularını sayabiliriz. Ama ekol Türk Sosyolojisinin Tarihçesi sosyal değişme ve sosyal değişmeyle Batılılaşmak konusunda yoğunlaşmışlardır.

Ankara ekolüne göre günlük hayatta ne kadar çok teknik araç kullanılırsa o kadar hızlı değişme meydana gelir. Değişmeyi hızlandıracak güç de devlettir. Tüm değişme çabalarının varacağı son nokta Batı uygarlığına her şeyimizle katılabilmektir. Taklitçi bir batıcılık yarar sağlamaz. Dikkat edilmesi gereken nokta Türkiye’nin bağımsızlığını koruyarak Batının yerinde yer almaktır. Bağımsızlığını kaybetmiş Türkiye Batının ancak sömürgesi olabilir.

Ankara ekolü yeni disiplinleri; köy sosyolojisi Türk Sosyolojisinin Tarihçesi şehir ve endüstri sosyolojisi Türk Sosyolojisinin Tarihçesi ekonomik sosyolojini sistemli bir şekilde işlemiştir. Bu özellikler Ankara ekolünü İstanbul ekolünden ayırır. Köyün ciddi bir şekilde üniversiteye girmesi Ankara ekolüyle olmuştur. Köy konusunda amaç Batılılaşma yanında kırsal kesimin hızını tespit edip Türk Sosyolojisinin Tarihçesi uygulanabilecek teorilere ulaşmaktır.

Ankara Ekolünün Türk Sosyolojisine getirdiği konuların başında şehir ve endüstri sosyolojileri vardır. Ekol Türk Sosyolojisinin Tarihçesi şehirleşme hızının batılılaşmaktaki etkisini araştırır. Köylerden göç eden kitlelerin toplumsal değişimde rolü iki yönlüdür; sanayileşme ve şehirleşme.

Sanayileşen Türkiye’de köylüler işçi sınıfına dönüşür. Ankara ekolünü İstanbul’dan ayıran bir diğer özelliği ekonomi sosyolojisine verdiği önemdir. Ankara ekolüne göre toplumdaki değişimin ekonomik yapı ile doğrudan bağıntısı vardır. Eğer geri kalmışsak Türk Sosyolojisinin Tarihçesi gelenekçi bir yaşam tarzı benimsiyorsak nedeni ekonomik yapımızdan kaynaklanmaktadır. Küçük el sanatları ve aile işletmeleri gericiliğin temelidir. Şehirleşerek büyük sanayiye ulaşmamız gerekir. Böylece aktif yenilikçi bir toplum doğacaktır. Toplumdaki her kurumun Türk Sosyolojisinin Tarihçesi her olayın her geleneğin bir görevi vardır.

İstanbul ekolü gelenekçi sosyoloji ekolünün devamıdır. Ele aldığı konalar Türk Sosyolojisiyle aynıdır. Yeni bir iddiası yoktur. Ankara ekolü gibi büyük umutlar taşımaz. Oysa Ankara ekolü yeni bir sosyoloji anlayışıyla ortaya çıkmıştır. Amerikan sosyolojisi Türk Sosyolojisinin Tarihçesi ele aldığı konular sistemli bir amaca hizmet eder: Toplumun ilerlemesi için uygun formüller hazırlamak Türk Sosyolojisinin Tarihçesi böylece hem geri kalmışlıktan kurtulunacak ve Batıyla tamamen bütünleşilecektir.

İstanbul ekolü materyalist ve determinist bilim anlayışının yanında milliyetçilik duygularına da yer verir. Geleneksel sosyolojimiz içersinde özellikle felsefi konulara Türk Sosyolojisinin Tarihçesi Türk düşünce tarihine Türk Sosyolojisinin Tarihçesi hukuk sosyolojisine ve daha pek çok konuya yer verir. Bunların yanında İslam Felsefesi Türk Sosyolojisinin Tarihçesi Din sosyolojisi Türk Sosyolojisinin Tarihçesi Ekonomik düşünce tarihi Türk Sosyolojisinin Tarihçesi Aile sosyolojisi Türk Sosyolojisinin Tarihçesi İşçi sorunları ve sendikacılık Türk Sosyolojisinin Tarihçesi ırkçılık Türk Sosyolojisinin Tarihçesi Halk edebiyatı gibi konularda yazılar yazmışlardır.

İKİ EKOLÜN BENZERLİKLERİ:

- İki ekolde Batılılaşmayı zorunlu olarak görürler.

- İki ekolde demokrasiye inanırlar.

- Ankara ekolünün Türk düşünce tarihine bakışı eleştirisel bir yaklaşım içerir. Konunun derinlemesine gidilmez. Düşünürler hakkında ortalama bilgiler verilir. İstanbul ekolünün yaklaşımı daha kapsamlıdır. Türk düşünce tarihindeki bazı akımların devamını sağlamayı amaçlar.

- Ortak olarak sergilenen ancak zıt olan başka konu iki ekolün bilim anlayışıdır; Ankara ekolü Türk Sosyolojisinin Tarihçesi ‘bilimin toplum çıkarları doğrultusunda kullanılmasını savunur’. İstanbul ekolü ise soyut ve gündelik çıkarların üstünde bir bilim anlayışına sahiptir.

- Sanat ve edebiyat konusunda da aynı yaklaşımlar sergilenir. Ankara ekolüne göre sanat Türk Sosyolojisinin Tarihçesi sınıf çıkarlarının bir ürünüdür.

ÇIKARABİLECEĞİMİZ SONUÇLAR

- Türk Sosyolojisi 1940’lardan sonra Fransız kaynağı tek olmak özelliğini yitirmiştir. Bu alanı Amerikan ve Alman kaynaklarıyla beraber paylaşmıştır.

- 1940’lara kadar tekelci ve monist etkisini sürdüren Fransız sosyolojisi yani İstanbul ekolünün sosyolojiye sahip olma ayrıcalığı Ankara ekolünün oluşması ile sona ermiştir.

- Ankara ekolü Türk Sosyolojisinin Tarihçesi Amerikan sosyolojisinin etkisi ile yeni alanlara doğru sistemli bir araştırma faaliyetine girişmiştir. Köy ve şehir sosyolojisi önem kazanmıştır. Köyden şehre ve şehirden batılılaşmaya doğru bir evrim çizgisini vurgulayarak deneysel sosyolojiye yönelmiştir.

- Elde edilen tüm bilgiler Batılılaşma ve çağdaşlaşma hızını belirlemeyi amaçlıyordu.

- 1940 öncesinde olduğu gibi Türk sosyolojisi yalnızca resmi ideoloji sınırları içinde Türk Sosyolojisinin Tarihçesi rejimi savunmakla kalmıyor. Problemler oluştukça çözüm yolları arıyor.

- İstanbul ekolü Türk Sosyolojisinin Tarihçesi bazı açıklamalarını tarihe dayandırmış ve Türk tarihini daha bağımsız olarak değerlendirmiştir. Ankara ekolü Türk Sosyolojisinin Tarihçesi bilim dünyamıza devrimci katkılarından dolayı sosyoloji bilimini somuta indirgeyerek toplum çıkarları ile özdeşliği gösterilmeye çalışılmıştır. Yani sosyoloji toplumun yaşadığı hayattaki çıkarlarından bağımsız ve dogma bir bilim de değildir.


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Türk Sosyolojisinin Tarihçesi

Türk Sosyolojisinin Tarihçesi konusu, GENEL KÜLTÜR / Eğitim ve Öğretim forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: eğitim sosyolojisinin tarihçesi,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Türk Dilinin Tarihi Gelişimi Nasıldır? Türk Dili Nasıl Gelişmiştir? Я Türkçe ve Edebiyat 1 23-11-2013 06:46
Türk Halk Müziği'nin Tarihçesi Kayıtsız Üye Soru Cevap 3 17-01-2013 11:39
Türk Bayrağının tarihçesi elif Eğitim ve Öğretim 0 27-09-2012 08:52
Türk Dil Kurumu Tarihçesi Nasıldır? elif Eğitim ve Öğretim 0 14-06-2011 02:22
Türk bayrağı'nın tarihçesi Bkmlyz Tarih 0 16-03-2009 11:37

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 09:54 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats