bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Eğitim ve Öğretim

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 13-04-2013, 02:44   #1 (permalink)
 
ebush - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hakkında bilgi

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hakkında bilgi-İnsan hakalrı ne demektir?


Yakın bir geçmişe dek dava başvuruları öncelikle Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na iletilmekteydi. Komisyon başvuruyu inceleyerek kabul edilip edilemeyeceğine karar vermekte başvurunun kabul edilmesi durumunda Komisyon tarafından hazırlanan rapor üzerine Mahkemede dava açılmaktaydı.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hakkında bilgi



Ancak 1 Kasım 1998 tarihinde yürürlüğe giren 11. Protokol Avrupa İnsan Hakları Komisyonu ile Mahkemesini birleştiren tek bir yapı oluşturarak bu sistemi önemli ölçüde değiştirmiştir.

Günümüzde Mahkeme dört ayrı bölümden meydana gelmekte her bölümün içerisinde ise üç yargıçtan oluşan Komiteler ile yedi yargıçtan oluşan Mahkemeler (Chambers) bulunmaktadır. Yeni sistemde başvurular bölümlerden birine iletilmekte burada bir raportör tarafından yapılan inceleme sonucu bir Komite ya da doğrudan bir Mahkeme tarafından ele alınıp alınamayacaklarına karar verilmektedir. Komiteler daha önce Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'nun üstlendiği başvuruları inceleme görevini gerçekleştirmektedir. Komitelere iletilen başvurular incelenmelerini takiben gerekli görüldüğü takdirde bir Mahkeme'ye iletilmektedir. Mahkeme'de görülen dava sonucunda oyçokluğuyla karar alınmaktadır. Üye ülke alınan itiraz etmek için on yedi yargıçtan oluşan Yüksek Mahkeme'ye (Grand Chamber) üç ay içinde başvurma hakkına sahiptir. Yüksek Mahkemenin aldığı karar nihaidir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararları üye ülkeler üzerinde bağlayıcıdır. Dava sonucunda bir üye ülkenin insan haklarını ihlal ettiği kararı alınırsa bu ülkeye ihlale son vermesi ve zararı telafi edici önlemler alması için uyarıda bulunulur gerektiği takdirde zararın tazminine yönelik para cezası belirlenir.

AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ (AİHS)


4 Kasım 1950 tarihinde Roma'da imzalanan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kişilere haklarının korunması amacıyla mahkemelere başvurma hakkı tanımak suretiyle ilk kez insan haklarının uluslararası düzeyde korunmasını öngören bir sistem oluşturmuştur. Sözleşme çerçevesinde Strasbourg'da aşağıda sıralanan üç denetim organı kurulmuştur :


  • Şahıslar ve üye devletlerin başvurularını incelemekle görevli bir Komisyon
  • Komisyon ya da Komisyonun hazırladığı bir rapor üzerine üye ülkelerin davalarını ilettikleri Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (yasal çözüm durumunda)
  • AÎHS’nin koruyuculuğunu üstlenen ve bir olayın siyasi çözümü durumunda başvurulan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi.



1 Kasım 1998 tarihinde yürürlüğe giren 11. Protokol Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'nu birleştirmiştir.

Avrupa Birliği'nin AİHS’NE taraf olması konusu çok sık gündeme gelmektedir. Ancak Adalet Divanı 28 Mart 1996 tarihli görüşüyle bu olasılığın mümkün olmadığına karar vermiştir. Gerekçe olarak ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Adalet Divanı'nın yasal yetkileri arasında uzlaşmazlıklar olabileceği gösterilmiştir.

İNSAN HAKLARI KAVRAMI


İnsan Hakları; Bütün insanların hiçbir ayrım gözetmeksizin yalnızca insan oluşlarından dolayı sahip olmaları gereken HAK ve ÖZGÜRLÜKLERİ ifade eder. Kişiler kanun karşısında cins ırk din dil yaş tabiiyet düşünce farkı gözetmeksizin eşit ve insan olmak sıfatıyla vazgeçilmez ve devredilmez bir takım doğal haklara sahiptir. Bu hukuksal eşitliğe ve sahip olunan doğal haklara "İNSAN HAKLARI" denilmektedir. İnsan Hakları insanın içinde bulunduğu somut tehlikelerden kaynaklanan bir özgürlük arayışı ve onurlu bir şekilde özgür yaşama İstemidir .İnsanın özgürlüğü ve ona ait hakların varlığı ancak bir devlet düzeni içerisinde söz konusu olabilir. Toplum yaşamında İnsan davranışlarını etkileyen ve belirleyen kurallar ve değerler yetersiz ise insan bu ortamda gelişimini tamamlayamaz. Bugünlere gelinceye kadar insanlık hak ve özgürlükleri konusunda çok zorlu ve sıkıntılı dönemler geçirmiştir.

Emniyet teşkilatı olarak halkımızın ve diğer insanların hak ve özgürlüklerini korumak ve güvence altına almak en önemli görevimizdir.

AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ VE TÜRKİYE'YE ETKİLERİ


Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi insan haklarının korunmasının ulusal düzeyden uluslararası düzeye geçmesini sağlamış bireyi uluslararası hukukta söz sahibi yapmıştır. Sözleşme Türkiye tarafından onaylanma tarihi olan 18 Mayıs 1954 tarihinden beri iç hukukumuzun bir parçasıdır. Türkiye için insan haklarına saygı gösterme hem anayasanın bir emri hem de uluslar arası bir yükümlülüğün gereğidir.

Kişi veya kişiler haklarının çiğnendiği gerekçesiyle bir devlet aleyhine Avrupa İnsan Hakları Komisyonuna başvuruda bulunabilirler. Bireylerin komisyona başvuruda bulunabilmeleri için her şeyden önce kendi ülkelerinde yasal başvuru yollarını ve haklarını kullanmış bu konuda gidilebilecek tüm hukuki yolları tüketmiş olmaları gerekir. Türkiye kendi vatandaşları için kişisel başvuru hakkını 28 Ocak 1987 yılında tanımıştır. Yani isteyen her vatandaşımız yukarıdaki koşullara uygun olarak hakkının ihlal edildiği iddiasıyla devletimiz aleyhine Avrupa İnsan Hakları Komisyonuna başvurma hakkına sahiptir. Devletimiz aleyhine neticelenen bir kısım davalarda milyarlarca lira tazminat ödenmek zorunda kalmıştır. Devletimizin uluslararası alanda zor durumda kalmaması için;Emniyet Teşkilatı olarak görevimizin gereğini en iyi şekilde ve yasalar çerçevesinde yerine getirmek ve İnsan hakları ihlaline sebebiyet verecek olayların meydana gelmesini önleyici her türlü tedbiri almak zorundayız.

İHM`NE YAPILAN BAŞVURULARA AİT SAYISAL VERİLER

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Türkiye aleyhine bu güne kadar (4000) civarında başvuru yapılmıştır. Dosyası açılan başvuru sayısı ise (2400) adettir. Bu başvuruların çoğu kişisel başvurular olup (2250) adedi Güney Kıbrıs Rum kesimi vatandaşlarına aittir. Bireysel başvurular dışında ülkemiz aleyhine Danimarka`nın bir devlet başvurusu ile Güney Kıbrıs Rum yönetiminin 4. defa yaptığı bir devlet başvurusu olmak üzere (2) adet devlet başvurusu mevcut bulunmaktadır. Söz konusu başvurular sonucunda AİHM tarafından (49) karar verilmiş olup bunların (4)'ü Türkiye lehine (45)'i ise Türkiye aleyhinedir. Ayrıca toplam (7) başvuru dostane çözüm ile sonuçlanmıştır. Türkiye lehine sonuçlanan (4) başvurunun konuları ; Yaşam hakkı mülkiyet din ve vicdan özgürlüğü ile gözaltı süresinin uzunluğu ve kötü muameledir. Türkiye aleyhine sonuçlanan (45) başvurunun ise (6)'sı işkence ve kötü muamele (7)'si yaşam hakkı (6)'sı adil yargılama (3)'ü ev ve köy yakma (2)'si gözaltı süresinin uzunluğu (2)'si kamulaştırma (2)'si parti kapatma (14)'ü ifade özgürlüğü (2)'si DGM`lerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı(1)'i mülkiyet hakkı ile ilgilidir. Türkiye AİHM tarafından verilen ihlal kararları gereğince (3.594.913 Fransız Frangı 620.731 İngiliz Sterlini 886.972 ABD doları olmak üzere ) 2.611.916.-ABD doları tazminata mahkum edilmiş olup bunun 2.101.881.-ABD doları ödenmiştir. Dostane çözüm ile sonuçlanan başvuruların (4) `ü işkence (2) `si yaşam hakkı ve (1) ev yakma ile ilgili olup ödenen tazminat tutarı (728.570.-)ABD dolarıdır.

İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ İLE KİŞİLERE TANINAN GÜVENCELER


1 .YAŞAM HAKKININ KORUNMASI
Her ferdin yaşama hakkı kanunun himayesi altındadır. Kanunun ölüm cezası ile cezalandırdığı bir suçtan dolayı hakkında mahkemece hükmedilen bu cezanın infazı dışında hiç kimse kasten öldürülemez.(Madde 2)

2 . İŞKENCE YAPMA YASAĞI :
Hiç kimse işkenceye gayri meşru yahut haysiyet kırıcı ceza veya muameleye tabii tutulamaz .(Madde 3)

3 . KÖLELİK VE ZORLA ÇALIŞTIRMA YASAĞI: Hiç kimse köle ve kul halinde tutulamaz zorla çalıştırılamaz veya mecburi çalışmaya tabii tutulamaz (Madde 4)

4 . HÜRRİYET VE GÜVENLİK HAKKI :
Her ferdin hürriyete ve güvenliğe hakkı vardır mezkur haller ve kanuni usuller dışında hiç kimse hürriyetinden mahrum edilemez. Yakalanan veya tevkif olunan bir ferde yakalanmasını ve tevkifini gerektiren sebepler ve kendisine karşı yapılan bütün isnatlar en kısa zamanda ve anladığı bir dil ile bildirilir.(Madde 5) ANAYASAMIZIN İLGİLİ MADDELERİ Madde -2 : Türkiye Cumhuriyeti toplumun huzuru Milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde insan haklarına saygılı Atatürk Milliyetçiliğine bağlı başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan demokratik laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Madde -5 : Devletin temel amaç ve görevleriTürk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünüülkenin bölünmezliğini Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak kişilerin ve toplumun refahhuzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak suretle sınırlayan siyasalekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır. Madde -10 :Herkes dil ırk renkcinsiyetsiyasi düşünce felsefi inanç din mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye aileye zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idari makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar. Madde-12- Herkes kişiliğine bağlı dokunulmaz devredilmezvazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Temel hak ve hürriyetler kişinin topluma ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder. Madde-17- Herkes yaşama maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz. kimse insan haysiyeti ile bağdaşmayan bir cezaya ve muameleye tabii tutulamaz.(Madde 17) Madde-20- Herkes özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. Adli soruşturma ve kovuşturmanın gerektirdiği istisnalar saklıdır. Konut dokunulmazlığı (Madde -21) Haberleşme hürriyeti (Madde -22) Yerleşmeseyahat hürriyeti (Madde -23) Din ve vicdan hürriyeti (Madde -24) Düşünce ve kanaat hürriyeti (Madde -25) Düşünceyi açıklama yayma hürriyeti (Madde -26) Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir .Kişinin resmi görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zararlarda kanuna göre devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır. (T.C. Anayasası: Md. -40)



AİHS'NİN NİTELİĞİ ;

Avrupa’nın birleşmesi yolundaki düşünceler üzerine bir araya gelen devletler daha yakın birliğe kavuşturacak örgüt kurma amacıyla Avrupa Konseyi Statüsünü 1949 yılında imzalamışlardır. Aynı yıl içinde sözleşme hazırlanmasını kararlaştırmışlar ve Türkiye dahil on iki üye ülke AÎHS'ni imzalamışlardır.

Sözleşme 1953 yılında yürürlüğe girmiş TBMM'si 1954 yılında 6366 sayılı kanunla sözleşmeyi onaylamıştır.
Sözleşmenin girişinde; Konseyin amacının üyeler arasında daha sıkı birlik kurmak olduğu bu amaca ulaşmak içinde İnsan Hakları Evrensel Bildirisindeki hakların her yerde etkin olarak uygulanması insan hak ve özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesi bunun içinde hakların güvenceye kavuşturulmak istenildiği açıklanmıştır» Sözleşmenin 1.maddesi hakların üye devletlerin sınırları içindeki herkese tanınacağına amirdir.

Sözleşmenin 52.maddesi üye devletlere sözleşme hükümlerinin kendi iç hukuklarında fiilen nasıl uygulanmasını sağladıkları konusunda açıklama yapma yükümlülüğü getirmiştir.

Sözleşmenin 55.maddesi sözleşmenin yorum ve uygulamaları hakkındaki uyuşmazlıklarda üye devletlerin kendi aralarında ikili anlaşma yapabilmelerini sınırlamaktadır.

Bu sözleşme Konsey üyesi ülkelerin imzalarına isteğe bağlı olarak açık bırakılmış keza önceden haber vermek şartıyla sözleşmeye taraf olmaktan vazgeçme imkanı da vermiştir.(söz.58 59)

Zaman içinde sözleşmede değişiklik yapan veya maddi kurallar haklar tanıyan ek protokoller üye devletlerin imzasına açılmıştır. Protokollerin maddi ve usul kurallarının sözleşmenin ayrılmaz parçası olduğu sözleşmenin bütün hükümlerine tabi olduğu belirtilmektedir (l. ek protokol m.5 vd.)

Türkiye yargı yetkisini tanıyan beyanında bazı çekincelerini bildirmiştir. Buna göre sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde askeri personelin hukuki statüsü ve disiplin sistemiyle ilgili konularda demokratik toplum kavramının T.C. Anayasasında ki ilkelere uygun yorumlanması gibi çekinceler sunmuştur. Bakanlar Kurulunun 1992 yılındaki kararıyla söz konusu çekincelerini kaldırdığını Konseye bildirmiştir. (l )

Anayasa ve AİHS ilişkisi ;


Anayasamız açıkça AÎHS' ne kanun gücü vermiş olmakla beraber anayasaya aykırılığının ileri sürülememesi özelliği vererek kanundan daha güçlü hale getirmek istemiştir» Bu durumda anayasaya aykırı AÎHS' si hükümlerinin yürürlükte kalacağı kabul edilmiştir. Sözleşme hükümleri anayasaya aykırı olsa dahi geçerli mevzuat olarak yürürlükte kalmasının yanında Türk kanunlarında değişiklik getirdiğinde sonraki kanun olma özelliği nedeniylede kanun hükmünü zımnen ilga etmiş olacaktır. TBMM'si bir kanunu değiştirme yetkisine sahip olmasına karşın sözleşmeyi değiştirme yetkisine sahip değildir. Yine Anayasa hükümlerini değiştirebilen TBMM1si sözleşmede değişiklik yapabilme yetkisine sahip değildir. Ayrıca Türkiye sözleşmeyi onaylayarak Anayasada dahil iç hukukunun sözleşmeye uygun olması taahhüdünde bulunmuştur. Anayasadan kaynaklanan bir hak ihlali halinde dahi AÎHM' si sözleşmeye aykırılık tespiti yaparak Türkiye yi mahkum edebilmektedir. Türkiye Anayasası da dahil bütün mevzuatının sözleşmeye uygun olacağı . taahhüdünde bulunmuş ihlal halinde de yargılanmayı kabul etmiştir. Dolayısıyla Anayasanın temel hak ve özgürlükleri ve protokoldeki maddi hükümler .. ve sözleşmenin hükümlerine uygun olmak zorundadır.

Buradan şu sonuç açıkça çıkmaktadır ki sözleşme hükümleri anayasanın hükümlerinden yukarıda korunmaktadır. Bu nedenle AÎHS' sinin etkisi değeri sonucu itibariyle Anayasadan üstün norm niteliğindedir. Yani normlar basamağında en üst sırada AÎHS' i bulunmaktadır. Bu yorum Avrupa Konseyi statüsünün amacı ve sözleşme ile sağlanmak istenilen «hukuk birliği' amacına da uygundur. 800 milyon Avrupa’nın insan hakları kapsamlı ortak hukuku nitelemesi de böyle olmayı gerektirir. Ayrıca devletlerin birbiri aleyhine sözleşme hükümlerini: ihlal halinde AÎHM' ne başvurmaları da bu yorumu doğrulamaktadır.

Anayasa Mahkememiz hukuk devleti tanımını yaparken "anayasanın açık hükümlerinden önce hukukun bilinen ve tüm uygar ülkelerin benimseyip uyduğu ilkelere uygun olması gerektiğini belirtmiştir.(4) Bu yorum sözleşmelerin anayasadan önceliği bulunduğunu dolayısıyla anayasadan üstün norm kabulünü doğrulamaktadır. Türkiye de başlayan bu tartışmada değişik görüşler savunulmakta değişik ülkelerdeki gibi farklı eğilimler zamanla değişmektedir.İsviçre de uluslararası hukukun iç hukuka önceliği temel ilkesinden hareket edilmektedir. (6) İsviçre ceza yargılaması.açısından sözleşmeler anayasaya eşdeğer görülmektedir.( 7)

İspanyada AİHS’ nin anayasadan üstün olduğu ağırlıklı olarak kabul edilmiştir( 8) İspanyada anayasanın da sözleşmeye uygun yorumlanması görüşü geçerlidir.( 9)

Avusturya Hükümeti bir dava nedeniyle Bakanlar Komitesine yaptığı açıklamada AİH Sözleşmesinin maddi hükümlerinin Avusturya anayasa hukukunun bir parçası olduğundan ulusal mahkemelerce doğrudan uygulanacağını bildirmiştir.(1O) Sözleşmeyi anayasasına eşdeğer gören Avusturya yasalarında sözleşmeye uygun olması gerektiği yolunda düzenleme yapmıştır. (09)

Hollanda anayasasına göre sözleşmelerin anayasanın üzerinde olduğu yalnızca nitelikli çoğunlukla kabul edilmesi gerekmektedir. (09) Bir dava nedeniyle

Hollanda Hükümetinin Bakanlar Komitesine yaptığı açıklamada Sözleşmenin iç hukukta doğrudan uygulanabilir olduğunu ve mahkemelerce de böyle uygulandığını bildirmiştir. (10.) Sözleşmelerin anayasa karşısındaki yeri tartışmayla sonuçlanabilecek kapsam ve nitelikte değildir. Bir anlamda bir tercih yapılarak konunun anayasa düzeyinde açık düzenlemeye kavuşturulması ihtiyacı gözükmektedir.

Ancak 41 üye ülkenin anayasalarının da sözleşmeye uygun olma yükümlülüğü ve uyulmadığın dada mahkemece yargılanarak mahkum olabilmesi ayrıca anayasada dahil sözleşmeye uygunluk denetimi sistemi sözleşmelerin anayasadan üstün olmasını zorunlu kılmaktadır kanısındayım. Nitekim Türkiye anayasası da sözleşmeden esinlenmekten öteye tıpkı alıntılar yaparak sözleşmeyi anayasal hüküm haline getirmeye çalışmıştır. Diğer üye ülkelerde de bu yöndeki gelişmeler görülmekte ve hukuk birliği sağlanarak Avrupa Konseyinin asıl amacına yaklaşılmaktadır. Sözleşme kısaca 41 üye ülkenin insan hakları anayasası olarak görülmelidir„


AİHM
Üye devletin hâkim statüsündeki bir üyesinden oluşan AIHM 'sı sözleşmede kabul edilen yükümlülüklere uygunluğu denetlemek için kurulmuştur. Komisyon ve Divan' dan oluşan ikili yargılama yerine 11 nolu protokolle l kasım 1998 tarihinden itibaren AİHM' si ismiyle tanımlanmaktadır.(söz.m.19)

Mahkemenin görevi sözleşmenin yorumu ve uygulanmasına dair tüm konuları kapsamakta yargı yetkisinin olup olmadığı hakkındaki uyuşmazlıklarda da yetkili kılınmıştır.(söz.m.32)

Mahkemenin kesinleşmiş kararlarına davada taraf olan üye devlet uyma taahhüdünde bulunmuştur.(söz.m.46) Mahkemeye bireyler başvurduğu gibi üye devletlerde birbirleri aleyhine başvurabilmektedir.(söz.m.33 34) Mahkeme kararının uygulanmasını denetleyecek olan Bakanlar Komitesine kesinleşmiş kararını göndererek görevini tamamlamaktadır.(m.46) Ayrıca Mahkeme Bakanlar Komitesinin talebi üzerine sözleşmenin yorumlanmasıyla ilgili sorunlarda görüş bildirebilmektedir. (söz.47 48 49 m. ayrıca içtüzük m.69-77)



KAYNAKÇA
1-Prof. Dr.M.S.Gem almaz-Kabul edilebilirlik kararları Beta yy.s.149
2-C.S .Karahasanoğlu-Gerekçeli Anayasa Temel yy. s.43304305
3-İ.Soysal Siyasal Bağıtlar - TTK yy. s.309 vd
4-Anayasa Mahkemesi -Sözleşmelere yer veren AMF. s.569570
5-Prof. Roman Herzeg Anay.Mah. yy. cilt 3 s.20
6-prof Arthur Haeflige-Anay.Mah. yy. cilt 3 s.274
7-Sami Selçuk Yargıtay Dergisi temmuz 1999 s.404
8-îspanya Any.M. üyesi Any.Mah.yy. "cilt 3 s.223
9-Sami Selçuk age. s.404.
10-Osman Doğru AÎHM Kararlar Rehberi İst. Baro yy. 1999 s.174566249255384


ebush isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Teşekkür Edenler:
elif (13-04-2013)

Alt 18-10-2015, 05:15   #2 (permalink)
Misafir
Avatar Yok
 
Standart

cok uzun ama ben kisa demistim


 





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hakkında bilgi

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hakkında bilgi konusu, GENEL KÜLTÜR / Eğitim ve Öğretim forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: avrupa insan hakları sözleşmesi hakkında bilgi, avrupa insan hakları sözleşmesi hakkında kısa bilgi, avrupa insan hakları sözleşmesi kısaca bilgi, avrupa insan hakları sözleşmesiyle ilgili bilgiler veriniz, insan hakları sözleşmesi hakkında bilgi, avrupa insan hakları sözleşmesi kısa bilgi, avrupa insan hakları sözleşmesi hakkında kısaca bilgi, http wwwbakimliyizcom egitim ve ogretim 120071 avrupa insan haklari sozlesmesi hakkinda bilgihtml, avrupa birligi esitliktir, aihs hakkında bilgi, avrupa insan hakları hakkında bilgi, avrupa insan hakları sözleşmesi kısaca, avrupa insan hakları sözleşmesi ile ilgili kısa bilgi, türkiye insan hakları sözleşmesi hakkında bilgi, insan haklari sozlesmesi hakkinda bilgi,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Avrupa İnsan Hakları Sözleşme Maddeleri ebush Eğitim ve Öğretim 0 12-04-2013 10:52
İnsan Hakları Nedir?-İnsan Hakları Hakkında Bilgi ebush Genel Kültür Paylaşımlarınız 0 26-03-2013 01:02
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Hakkında elif Kadın ve Hukuk 0 11-03-2011 05:13
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi elif Kadın ve Hukuk 0 27-02-2011 07:39
İnsan Hakları Haftası Hakkında Genel Bilgi elif Genel Kültür Paylaşımlarınız 0 18-06-2009 12:24

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 05:15 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats