bakimliyiz
Konu etiketleri: dogadaki sesler nasıl oluşur,
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Eğitim ve Öğretim

Kadın Portalı Kayıt Ol Reklam Verin İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 08-05-2013, 10:12   #1 (permalink)
 
ebush - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart İnsan ve doğa arasındaki ilişki

İnsan ve doğa arasındaki ilişki-İnsan ve doğa hakkında bilgi


Dağların zirvelerini süsleyen kar yamaçlarını kaplayan yemyeşil ağaç örtüsüdür doğa. Uçurum kenarlarında zıplayan yaban keçisi bal üretmek için didinen işçi arıdır. Denizin köpüklü dalgalarıdır su altında bale yapan deniz canlılarıdır; balıklar mercanlar yosunlar ve deniz kabuklularıdır. Havada uçan kuş meleyip duran kuzu ağaç gövdelerine ritimli vuruşlar yapan ağaçkakan ceylan peşinde koşturan aç kaplandır; yanardağlardan kusulan öfkeli lavlar bulutlardan boşanan yağmur ve çatıları uçuran acımasız tayfunlardır doğa.


İnsan ve doğa arasındaki ilişki

Doğa güzelliktir estetiktir cennetten renklerdir gözlere sunulan. Çöldeki vahadır sık ormanlar arasında gizlenmiş yüksek çağlayanlardan düşen karbonatlı sudur; denizdeki tuz kutuplarda buz; sütü sağılan inek tarlaya koşulan öküzdür. Terdir tüm canlılardan damla damla süzülüp düşen buhardır güneş ışınlarına teslim olup göklere yükselen ve hayatın ta kendisidir doğa; doğumdan ölüme dek bütün canlı varlıkların at koşturduğu arenadır; çağları alıp koltuğunun altına fır döne döne dans edip duran odur milyonlarca yılın zaman tünelinde.

Havadır sudur doğa; yeryüzünü parselleyen milyonlarca tür bitkidir sevimli ya da ürküten hayvanlardır; her yeri ve her şeyi haraca bağlayan insanoğludur. Yeni doğan gündeki umut akşamın kızıllığında batan güneşin hüznüdür. Candır yaşama tutkusudur üreme keyfidir beslenmek için oburca yeme hastalığıdır.

Doğa bunların hepsidir; tüm canlıların ortak nefesi güzelliklere sahip olma hevesidir. Ama daha da önemlisi anadır doğa. Yufka yüreğiyle milyonlarca farklı canlıya aynı sempatiyle kucak açmıştır. Onun sevgisinden şüphe eden mi vardır ki ? Ara sıra kaşlarını çatıp şimşeklerle sinyaller yollasa da ardından öfkesi geçince yine tüm güzelliklerini seferber etmesini iyi bilir o yufka yüreğinden taşan şefkatiyle. Yoksa onun da haşin kanunları kuralları vardır. Acımasızlık da kendinden güçsüze efelenmek de vardır kitabındaki hoşgörü listesinde. Dedik ya anadır diye ayrım yapmamak ya da affetmek şanındandır evlatları arasında.

İçinde yaşayıp durduğumuz bu cennetten ortamın ayrıntılarını öğrenince ağızları açıkta bırakan şaşmaz ayarlardaki işleyişini izlemek; yaşama sımsıkı tutunma arzusunu hırsları oburlukları ve belki çevreyi yıkıma uğratma vurdumduymazlığını görüp vicdan azabı içerisinde düşünmek ve belki sonunda doğru yola yönelmek gerekmez mi ?

Soğuğu ve karanlığı bol uzun kış aylarının sonunda bir kez daha yerküreyle flört etmeye koşan güneşin yakınlığıyla sarhoş düşüp kanı kaynamaya başlayan toprağın bereketiyle tahrik olan ve nisan yağmurlarından kana kana içmenin getirdiği canlılıkla patlamaya kabından taşarak yukarılara yeryüzüne misafirliğe gitmeye hevesli minicik tohumların gezgin ruhunu hiç merak eden olur mu acaba ?

Hani bin bir emekle uzattığı boynunu; kilometrelerce uzaktaki okullarına gitmek için kan ter içinde yürüyen şanssız köy çocuklarının bitmek bilmeyen sabırları ya da tüpsüz daldığı deniz dibinden nefes almak için su yüzüne doğru çırpınışlarla yükselen acemi dalgıçların aceleciliği gibi toprak yüzeyine doğru gücünün son kırıntılarıyla ittirmeye çalışır da amacına ulaştığında da sevinçle diker kafasını güneşe doğru. Bir başarının tescillenmiş belgesidir artık o sarıdan yeşile dönmeye başlamış filizin keyfi ya da tam da doğanın gerçek gücüdür işte o yiğitçe tırmanış.

İlkbaharda ağaçlara suyun yürümesidir doğa dallardaki gözlerin patlaması filizlerin fışkırmasıdır. Hayvanlarda ise uzun bir kış uykusundan uyanıştır üremeye koşuştur miskinlikten kurtuluştur. Esen ılık meltemlerle savrulan yelelerdir çiçek dolu dallardır göç yoluna dizilen kuş yavrularının yeni yeri bir an önce görme arzusudur. Anasından yeni doğmuş yavrunun ayakları üzerine dikilip varolma savaşını kazanması ve en değerli besin olan ana sütünün peşine düşmesi sanki özel eğitimden geçirilmişler gibi nasıl da şaşmaz bir düzende sergilenip durmaktadır gözler görmez mi dersiniz ?

Uzun kış gecelerinin ardından baharın ılık esintileriyle coşan yüreklerin sevincine katılan hevesli ellerin açtığı pencerelerden sızan minicik şen şakrak serçelerin bahar türküleridir doğanın sesi; eriyen karların arttırdığı debileriyle daha bir köpürerek akan derelerin ritimli sesi. Uzak köylerin kışa yenik düşmüş kaderlerini yansıtan bir çaresizlik aynasıdır bazen kurt ulumalarına karışan azgın köpeklerin meydan okuyan havlamaları ve onların karşı yamaçlara buyur edilen akisleriyle sürüp giden koruma mücadeleleri.

ebush isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


İnsan ve doğa arasındaki ilişki

İnsan ve doğa arasındaki ilişki konusu, GENEL KÜLTÜR / Eğitim ve Öğretim forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Millet ve dil arasındaki ilişki mormavi Türkçe ve Edebiyat 3 21-11-2013 08:41
İnsan ve çevre arasındaki ilişki ebush Eğitim ve Öğretim 0 08-05-2013 10:08
Güneşle ay arasındaki ilişki nasıldır? ebush Eğitim ve Öğretim 0 30-03-2013 02:31
Dil ile millet arasındaki ilişki Kayıtsız Üye Soru Cevap 1 08-12-2011 01:20
Anne ve Çocuk arasındaki ilişki nimlahza Çocuk Sağlığı ve Eğitimi 1 29-03-2009 01:01

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:53 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats