bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Eğitim ve Öğretim

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 12-05-2013, 11:00   #1 (permalink)
 
ebush - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Boşaltım sistemleri konu anlatımı

Boşaltım sistemleri konu anlatımı-Boşaltım sistemleri hakkında bilgi


BOŞALTIM SİSTEMLERİ

Canlıda metabolik faaliyetler sonucunda vücud dışına atılması gereken zararlı ve artık maddeler oluşur. Bu zararlı ve artık maddelerin dışarı atılmasına boşaltım boşaltımda görev yapan organ ve yapıların oluşturduğu sisteme de boşaltım sistemi denir.

A. BİR HÜCRELİLERDE BOŞALTIM
Tek hücreli organizmalarda boşaltımı sağlamak amacıyla oluşmuş özel bir yapı veya sistem yoktur.
Tek hücreli canlılardan amip öglena ve paramesyum da CO2 NH3 gibi boşaltım maddeleri pelikula denilen hücre zarından difüzyon ve osmozla atılır.

Tatlı sularda yaşayan amip öglena ve paramesyum gibi organizmalar metabolizma artıklarını hücre yüzeyi ile attıkları için hücre hacmine göre hücre yüzeyi fazladır. Bu nedenle hücreye sürekli su girer. Bu su hücrenin aşırı şişerek patlamasına neden olabilir. Hücrenin patlamasını önlemek için fazla su kontraktil kofullarla difüzyonun tersi yönünde dışarı atılır.

B. OMURGASIZLARDA BOŞALTIM
Sünger ve sölenterlerde boşaltım organı bulunmadığından boşaltım vücut yüzeyinden difüzyonla sağlanır.
Yassı solucanlardan Planarya da boşaltım organı olarak “alev hücreleri” bulunur.

Alev hücresinin esas görevi hayvanın vücudundaki su dengesini sağlamaktır.
Halkalı solucanlar da (toprak solucanı) karbondioksiti vücut yüzeyinden difüzyonla dışarı atar. Boşaltım organı olarak nefridyum bulunur.

Boşaltım sistemleri konu anlatımı

Şekil : Toprak Solucanında Nefridyumlar

Yumuşakcalarda da boşaltım organı nefridyumlardır. Nefridyumlar kirpikli hunilerle başlar ve düz bir kanalla manto boşluğuna açılır. Örneğin Midye ve Salyangoz.
Böceklerde oluşan karbondioksitin organizmadan atılması trake borularıyla gerçekleşir. Boşaltım artıkları ise “Malpighi tüpleri" ile atılır.

C. OMURGALILARDA BOŞALTIM
Omurgalılarda üreme sistemi ile boşaltım sistemi birbirine bağlantılı olup boşaltım böbrekler ile yapılır.

Su ve Kara Hayvanlarında Azotlu Artık Maddelerin Boşaltımla Atılması
Suda yaşayan tek hücrelilerle küçük basit yapılı su hayvanları amonyağı bol su ile birlikte atarlar. Seyreltildiği için amonyağın zehirli etkisi azaltılmış olur.
Tatlı su balıklarında NH3 ve üre solungaçlar ve ağız epitelinden difüzyonla dışarıya atılır. Böbrekler daha çok su dengesini ayarlamada görev yapar.
Deniz balıklarında glomerulus körelmiştir. Böbrek kandan çok az su süzer. Fazla tuz solungaçlardaki tuz bezleriyle dışarı atılır.
Kara hayvanlarından böcekler sürüngenler ve kuşlar vücutlarına çok az su aldıklarından amonyağı ürik asit kristallerine dönüştürerek dışarı atarlar. Böylece zehirli amonyağı çok az zehirli ürik asit halinde ve su kaybını en aza indirerek atmış olurlar.
İnsanlar ve memeli hayvanlar amonyağı daha az zehirli üreye dönüştürürler. Ürenin vücuttan atılması da bir miktar suyla sağlanır.

Ürenin çözünerek atılması için gerekli olan su amonyak için gerekenden çok az ürik asit için gerekenden biraz fazladır.

Üre oluşumu ornitin devri olarak adlandırılan bir tepkime dizisiyle sağlanır. İnsanda üre kuş ve sürüngenlerde ise ürik asit oluşumunun gerçekleştiği yer karaciğerdir.
Karaciğerde oluşan üre kan dolaşımına katılır ve böbreklere ulaşır. Kan böbreklerden geçerken süzülen üre idrarla dışarı atılır.

D. İNSANDA BOŞALTIM SİSTEMİ
İnsan boşaltım sisteminin başlıca organları böbrekler idrar kanalları ve idrar torbasıdır. Her böbrekten çıkan birer adet idrar kanalı (üreter) idrar torbasına (mesane) bağlanır. İdrar torbası da idrar kanalı (üretra) ile dışarı bağlanır.

Boşaltım sistemleri konu anlatımı


Şekil : İnsanda Boşaltım Sisteminin Genel Yapısı

Böbrek dıştan içe doğru kabuk (=korteks) bunun altında yer alan öz (=medulla) bölgesi ve havuzcuktan (pelvis) meydana gelmiştir.
Böbrekte görev yapan temel birim nefrondur. Bir böbrekte yaklaşık 2 - 25 milyon nefron bulunur.

1. Nefronlardan Kanın Süzülmesi
Böbreklere gelen kanın süzülmesi boşaltım kanalcığının başlangıcındaki kılcal damar ağından süzülür.

Boşaltım sistemleri konu anlatımı

Şekil : Kılcallardan Nefron Kapsülüne Süzülme

Bu süzülme tamamen fizikseldir. Kılcal damarlardaki yüksek kan basıncı kan plazmasının bir kısmının boşaltım kanalcığına geçmesine sebep olur.
Bu geçiş olayına süzülme denir. Boşluğa geçen sıvıda inorganik tuzlar glikoz üre ve su gibi maddeler bulunur. Sağlıklı bir insanda yaklaşık bir günde 180 lt lik sıvı süzülür. Bu kan basıncına bağlı olarak değişir.

2. Geri Emilim ve İdrar Oluşumu
Eğer boşaltım kanalcığına süzülen sıvı aynen dışarı atılsaydı vücut çok miktarda su ile birlikte glikoz amino asit ve inorganik tuzlar gibi faydalı maddeleri de kaybetmiş olurdu.

Boşaltım sistemleri konu anlatımı


Şekil :
Nefronda Süzülme Salgılama ve Emilim Olayları

Fakat durum böyle değildir. Süzülen sıvı içindeki faydalı maddeler ve suyun büyük bir bölümü kanalcık hücreleri tarafından emilerek tekrar kana geri verilir. Su dışındaki diğer maddeler çoğunlukla aktif taşımayla geri emilir.

Emilen su miktarı vücudun o sıradaki ihtiyacına bağlı olup hipofizden salgılanan “antidiüretik”(vazopressin) hormon tarafından ayarlanır. Süzülme ile bütün maddeler Bowman kapsülüne geçemezler kanalcık hücrelerini saran kılcal damarlardaki bu maddeler (H+ ve NH+4) aktif taşıma ile kanalcığa geçirilerek idrar oluşturulur. Bu olaya salgılama veya aktif boşaltım denir.

Boşaltım sistemleri konu anlatımı


Şekil : Bir Nefronun Kısımları

Belirli bir pH’ta olan idrarda su üre ürik asit vardır. İdrar öz bölgesindeki toplama kanallarından havuzcuğa boşalarak idrar kanalı ile idrar torbasında biriktirilir ve zaman zaman idrar torbası düz kaslarının otonom çalışmasıyla dışarı atılır.

3. Böbreğin Düzenleyici Rolü
Böbrekler kanın bileşimini pH derecesini ve vücuttaki su sodyum ve potasyum gibi maddelerin miktarını düzenlemede görev yaparlar.
Ayrıca doku sıvısındaki su ve tuz miktarını düzenler. Böbreklerin bu düzenlemede görevini yapmasında böbrek üstü bezlerinden salgılanan “aldosteron” ve hipofiz bezinin salgıladığı “antidiüretik” hormonun etkisi büyüktür.


Boşaltım Sistemi
Boşaltım sistemi vücutta homeostazın sağlanmasında çok önemli bir yere sahiptir.
Böbrekler üreterler ve mesaneden oluşan boşaltım sistemi metabolizma sırasında ortaya çıkan atık maddelerin atılımından sorumludur. Vücut fonksiyonlarının devamı için hücrelerden atık maddelerin atılması lazımdır. Katı ve sıvı atıklar kan içinde erimiş olarak taşınırlar ve böbreğe ulaştırılarak filtre edilirler (süzülürler). Bu atıklar üreterler yoluyla mesaneye geçerek belli aralıklarla mesanede idrar olarak depolanıp periyodik olarak vücuttan atılırlar.

Boşaltım Sisteminin Fonksiyonları
• Hücrelerden atık maddelerinin uzaklaştırılmasını sağlar.
• Kanın hacmini ve basıncını idrarla su kaybının düzenlenmesi yoluyla ayarlar.
• Sodyum potasyum ve klor gibi elektrolitlerin plazma konsantrasyonlarını ayarlar.
Böbrekler Böbrekler omurganın her iki yanında kaburgaların hemen altında bulunup sağ böbrek üzerinde bulunan karaciğer dolayısıyla biraz daha aşağı seviyededir. Yetişkin bir insanda her biri 130-150 gr ağırlığında olan böbrekler yumruk büyüklüğünde fasulyeye benzeyen bir çift idrar yapan organdır.

Fonksiyonları
Böbreklerin vücut için oldukça önemli fonksiyonları vardır. Böbreğin başlıca işlevleri vücutta su tuz kalsiyum dengesinin sağlanması idrar aracılığı ile zararlı maddelerin ve ilaçların vücuttan atılması ve hormon şeker metabolizmasına olan katkılarıdır.
• Böbrekler kanı süzerler. Böbrekler kanı nefron adı verilen milyonlarca mikroskobik filtre aracığıyla temizleyerek idrar oluşturur. Kan atardamarlardan böbreğe doğru akarken yüksek basınçtan dolayı plazma (kanın sıvı bölümü) hücreler ve büyük proteinler hariç glomeruler kapsüle (böbreğin kabuk bölümündeki damar ve sinir yumağı) geçer. Hücreler ve büyük proteinler glomeruler kapsülde kalırlar. Bu olaya glomeruler filtrasyon adı verilir.
• Vücut için gerekli olan suyun alım ve atım dengesini yani homeostazı sağlarlar. Böbrekler vücutta bulunan suyun durumuna göre seyreltik ya da yoğun idrar çıkarırlar.
• İdrar aracılığıyla vücutta metabolizma sonucu oluşan zararlı maddelerin kandan atılmasını sağlarlar. Bu atık maddelerinden özellikle üçünün atılımı homeostazın korunmasında oldukça önemlidir. Bunlar; üre ürik asit ve kreatinindir. Bunlarla beraber Na K CI gibi iyonların gerektiğinden fazlası uzaklaştırılır.
• Böbrekler vücut için gerekli bazı hormonları salgılarlar. Bunlar kemiklerde kırmızı kan hücrelerinin üretimini harekete geçiren eritropoetin; kan basıncını düzenleyen renin ve sağlıklı kemikleşme için gerekli olan D vitaminidir.
• Bunun dışında kan basıncının düzenlenmesi kan hücrelerinin yapımının kontrolü kemik gelişiminin sağlanması gibi başka görevleri de vardır.
Yapısı
Böbrekleri saran tabakalar içten dışa doğru capsula fibrosa capsula adiposa ve fascia renalis’dir.Böbrek çevresinde bulunan bağ dokusunun kalınlaşmasıyla oluşan tabaka fascia renalis adını alır. Fascia renalis capsula fibrosa denilen ve böbreği çevreleyen sağlam zara sıkıca tutunmuştur. Fascia renalis arkasında yer alan yağ dokusuna corpus adiposum pararenale denilir. Fibröz kapsül ile böbrek fasyası arasında capsula adiposa (perirenal yağ dokusu) denilen bir yağ tabakası daha vardır. Böbreğin damarlarını sinirlerini ve pelvis renalis'i içeren kısmına hilum renale adı verilir. Hilum böbreğin iç kenarında yer alan çukur yeridir. Hilumun böbrek içinde açıldığı boşluğa sinus renalis denir. Böbrek cortex renalis (kabuk) ve medulla renalis (öz) olmak üzere iki kısımdan oluşmuştur. Korteks homojen görünümde olup kırmızımsı-kahverenklidir ve idrar yapan oluşumları içerir. Medulla ise soluk ve daha koyudur ve toplayıcı kanallardan oluşur. Medulladan sinus renalise (böbrek sinirleri) doğru uzanan konik şekilli yapılara böbrek piramitleri denir. Sayıları her böbrekte 12-14 kadardır.Böbrekler dıştan içe doğru dış korteks santral medulla ve internal kaliksler ve pelvisten meydana gelirler. Böbreğin fonksiyonel birimi nefron adını alır. Böbrekte idrarın yapıldığı morfolojik üniteyi oluşturan nefron kanın süzüldüğü glomerül ve devamı olan tüplerden oluşur. Bir böbrekteki nefron sayısı 1-3 milyon arasındadır. Nefronlar ortak açılma kanalları ile böbrek papillaları üzerindeki deliklere açılırlar. Böylece oluşan idrar ilk olarak kalikslerde ve dolayısı ile pelviste biriktirilmiş olur. Nefronlarda gerçekleşen süzme (filtrasyon) salgılama (ekskresyon) ve geri emilme (rezobsiyon) aşamalarından sonra idrar şeklinde atılan miktar 1.5 lt kadardır.Bir nefron şu kısımlardan oluşur:
1- Renal korpüskül (Bowman kapsülü + Glomerulus)
2- Proksimal tübül (düz kısım + kıvrak kısım)
3- Henle kulpu (inen kol + yükselen kol)
4- Distal tübül kıvrık tübül
5- Toplayıcı kanal
Glomerulus:Böbreğe gelen kanın süzüldüğü filtredir. Nefronun asıl görevi kanın böbreklerden geçişi esnasında içindeki istenmeyen maddeleri temizlemektir.
Atar damarlar yoluyla nefrona gelen kanın içindeki atık maddeler burada filtre edilerek süzülür. Glomerul kılcal damarlardan oluşmuş yumak şeklindeki bir yapıdır. Buradaki kılcal damarlar vücudu saran diğer kılcal damarlardan farklı olarak üç katmanla sarılmıştır.
Böbreğe gelen kanın içinde glikoz bikarbonat sodyum klor üre ve keratin gibi birçok madde vardır. Böbrek bu maddelerin bazılarının tamamını bazılarının ise bir bölümünü vücuttan atarken bazılarını da tamamen kana gönderir. Temizlenmesi gereken maddeler özellikle üre ürik asit kreatinin gibi metabolizmanın son ürünleridir. Ayrıca sodyum potasyum klor gibi iyonların gerektiğinden fazlası uzaklaştırılır. Glomerüllerin bu seçiciliği sıvının içindeki moleküllerin elektrik yüklerine ve büyüklüklerine bağlı olarak belirlenir. Glomerüller sıvının içinde karışık olarak bulunan sodyum ile glikozun molekül ağırlığını hesaplama ve proteinlerin negatif elektrik yüklü olduklarını tespit edebilme yeteneğine sahiptir. Böylece vücut için hayati öneme sahip olan proteinlerin vücuttan atılmayıp tekrar geri alınması sağlanmış olur.

Proksimal Kıvrımlı Tübül:Bowman kapsülüne yakın olan kısımdır. Glomerulusta kandan filtre edilen sıvıdan su üre elektrolitler glukoz ve bazı aminoasitlerin geri emildikleri yerdir.

Henle kulpu: Proksimal tübülden sonra gelen kısımdır. İnen ve çıkan henle kulpu olarak adlandırılan iki kısımda incelenir.
İnen henle kulpunda su sodyum klor ve ürenin geri emilimi devam eder. Çıkan henle kulpunda ise sodyum klor ve bikarbonatın geri emilimi devam eder.

Distal kıvrımlı tübül: Tübüler yapının son bölümüdür. Çok fazla sayıda mitokondri içerir. Bu mitokondriler buradan gerçekleşen aktif taşıma için gerekli enerjiyi sağlarlar.

Toplayıcı kanallar: Distal kıvrımlı tübülden geçen filtrat toplayıcı kanallara akar. Filtrat artık bundan sonra idrar adını alır.


Böbreklerin Beslenmesi
Genellikle her bir böbreği aortdan çıkan tek bir renal arter besler. Renal arter anteriorda (ön kısım) yer alan renal ven ve posteriorda (arka kısım) yer alan renal pelvis arasından hilusa (bronş ve damarların akciğere girdiği bölge) girer. Böbreğe girmeden önce iki veya daha fazla dala ayrılabilir. Pelvis ve üreter dublikasyonunda genellikle her bir renal segmentin ayrı beslenmesi vardır. Renal arter anterior ve posterior dallara ayrılır. Posterior dal arka yüzün orta segmentini besler. Anterior dal ise üst ve alt polleri ve ön yüzü besler.
Renal venler arterlerle yan yana yer alırlar. Fakat bir dalın tıkanması durumunda başka bir dal drenajı üstlenir. Bazen klinik önemi de olabilen aksesuar dallar olabilir. Çünkü bunlar üretere baskı yapıp hidronefroza sebep olabilirler.


Üreterler Üreterler böbrek ile idrar torbası arasında bulunurlar. 25-30 cm uzunluğunda 4-7 mm çapında kas liflerinden oluşmuş boru şeklinde yapılardır. Böbreklerde oluşan idrar bu ince borucuklar vasıtasıyla idrar torbasına ulaşır.
Ureter pars abdominalis ve pars pelvica olmak üzere iki kısımda incelenir. Ureterin üç yerde darlığı vardır. Birinci darlık başlangıç yerinde ikinci darlık linea terminalis’i çaprazladığı yerde üçüncü darlık da mesaneye girdiği yerdedir (en dar yeri burasıdır).

Mesane (İdrar Torbası) Mesane yoğun kas liflerinden oluşmuş idrarın depolandığı genişleme özelliğine sahip torba şeklinde yapıdır. Mesane dolduğunda mesane duvarını oluşturan kas lifleri gerilerek idrara çıkma hissi uyandırır ve duvarındaki kasların kasılması ile mesane boşalır. Kadınlarda pelvis boşluğunun tabanında erkeklerde rektumun önünde ve prostatın üzerindedir.

Üretraİdrarın mesaneden alınarak vücut dışına atıldığı son kanaldır. Kadınlarda 3-4 cm erkeklerde yaklaşık 20 cm uzunluğundadır.


İdrar oluşumu İdrar oluşumunda üç önemli olay yer alır.
1- Glomerüler filtrasyon
2- Tübüler reabsorpsiyon (geri emilim)
3- Tübüler sekresyon (salgılama)
Glomerüler filtrasyon idrar oluşturmada ilk basamaktır. Filtrasyon hidrostatik ve onkotik basınçların bir sonucu olarak gerçekleşir. Oluşan ultrafiltrat nefronların tübüllerinde hacim ve kompozisyon olarak önemli değişikliklere uğrar. Bazı maddeler tamamen yada kısmen reabsorbe (geri emilim) edilirken bazı maddeler de filtrasyona ilaveten peritübüler hücreler
tarafından tüp lümenine salgılanır.
Tübüler reabsorpsiyon ve sekresyon olayları aktif ve pasif olarak gerçekleştirilir. Maddelerin tüp lümeni ile peritübüler bölme arasındaki değişimi transsellüler ve parasellüler yolla gerçekleşir.
Her iki böbrekteki nefronlardan bir dakikada meydana gelen filtrata glomerüler filtrasyon hızı denir ve bu yaklaşık 125 ml/dk.dır. Bu miktarın sade 1 ml/dk.si idrar olarak mesaneye ulaşır.

İdrarın Özellikleri İdrar metabolizma sonucu üretilen artık maddelerin taşındığı % 95 oranında sudan oluşan sarı renkli bir sıvıdır. Normal bir insan günde 1200-1700 ml kadar idrar çıkarır. Bu miktar bazı durumlara bağlı olarak değişir.
İçilen su miktarı beslenme tarzı diüretik kullanımı kullanılan ilaçlar ortamın sıcaklığı kan basıncına bağlı olarak idrar miktarı ve niteliği değişir.


ebush isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Boşaltım sistemleri konu anlatımı

Boşaltım sistemleri konu anlatımı konusu, GENEL KÜLTÜR / Eğitim ve Öğretim forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: nefronda diüretik ilaçların etki bölgeleri, böbrek tübül hücreleri, paramesyum temizlemek, su ve kara hayvanlarinda azotlu atiklarin bosalmasi nasil gerceklesir, yumuşakçalarda boşaltım şekli, sekresyon konu anlatım, nefron yapısı, proksimal kıvrımlı tübül, üreter ve üretra, salgılama sekresyon, suda yaşayan amip hücreleri vucut iç dengelerini nasil ayarlar, tatli suda yasayan paramesyum hücresinin patlamasının, kanin bobreklerden suzulmesi konu anlatim, glomerül yapısı henle kulpu, proksimal tubul,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Net kuvvet konu anlatımı ebush Eğitim ve Öğretim 0 08-05-2013 12:16
Can-Cant konu anlatımı ebush Eğitim ve Öğretim 0 13-04-2013 08:18
Hal değişimi konu anlatımı ebush Eğitim ve Öğretim 0 30-03-2013 12:19
Kenarortay Konu anlatımı elif Matematik 0 11-02-2012 03:41
Elektrostatik konu anlatımı elif Eğitim ve Öğretim 0 17-06-2011 01:11

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 01:46 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats