bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Eğitim ve Öğretim

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 20-05-2013, 08:23   #1 (permalink)
 
ebush - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Demokrasinin gelişiminde neler etkili olmuştur?

Demokrasinin gelişiminde neler etkili olmuştur?-Demokrasinin gelişiminde kimler etkili olmuştur?



Demokrasi geleneğinin beşiği sayılan Eski Yunan’da bir kent ve çevresinden oluşan kent devletlerinde yasalar tüm yurttaşların katılı¬mıyla yapılıyordu. Çeşitli yürütme ve yargı organlarında görev alan yurttaşlar oy verme ve meclise katılma hakkına sahiptiler. Kentlerdeki yurttaş sayısının 10 bini geçmemesi bu tür bir doğrudan demokrasi uygulamasına olanak veriyordu. Eski Yunan’da demokrasi İÖ 5. yüzyılda yaygınlaştı. Ne var ki kadınlar ve köleler yurttaş sayılmadıkları için bu tam anlamıyla katılımcı bir demokrasi değildi.

Eski Roma’da da herkes yurttaşlık hakkına sahip değildi. Başlangıçta yurttaş sayılmayan plebler sonradan öteki yurttaşlarla hukuksal eşitliğe sahip oldular.Önce cumhuriyet son¬ra imparatorluk olan Roma’da yönetim senatonun elindeydi. Senatörler halk tarafından seçilmiyor genellikle toprak sahipleri ve eski devlet görevlilerinden oluşuyordu.

Ortaçağda siyasal iktidar büyük ölçüde feodal toprak sahiplerinin temsilcilerinin elindeydi.Ortaçağ Avrupa’sındaki feodalizmin yıkılışından sonraki mutlak Krallıklar döneminde ticaret kentleri gelişti. Bu kentlerde en çok sözü geçen tüccarlar ile sanayiciler yani burjuvalardı. Halk meclisleri de halkın tamamını temsil etmeyen bu kesi¬min elindeydi. Gene de bu meclisler daha ilerde parlamentolara ve yasama meclislerine giden yolda bir adım oldu.

17. ve 18. yüzyıllarda Avrupa’da sanat düşünce ve siyaseti etkileyen Aydınlanma Akımı eski yönetim biçimlerini sorgulayan eleştirel ve devrimci bir akımdı.İnsanların eşit doğduğudevletin güçlünün karşısında ve zayıfın yanında olması gerektiği insanların yönetime seçimle getirdikleri hükümetler yoluyla geleceklerini belirleme olanağına sahip olabilecekleri gibi düşünceler bu dönemde yaygınlık kazandı. Hükümetler halklarına karşı görevlerini yeri¬ne getiremedikleri zaman halkın bu yönetici¬leri işbaşından uzaklaştırmaya ve yerine yeni¬lerini getirmeye hakkı olmalıydı.

Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi’nde (1776) tüm insanların eşit yaratıldığı ve Tanrı tarafından onlara vazgeçilmez haklar tanındı¬ğı; bu haklar arasında yaşam özgürlük ve mutlu olma hakkı bulunduğu; hükümetlerin varlığının bu hakların elde edilmesine yardım¬cı olmaktan başka bir nedeni olamayacağı dile getiriliyordu. Fransız Devrimi’nin (1789) ge¬tirdiği özgürlük eşitlik veve Güney Afrika gibi ülkelerde ise Siyahların hakları için çetin mücadeleler ver¬meleri gerekti. Bu mücadeleler bugün de sona ermiş değildir.
Günümüz demokrasilerinde genelde yasal yaş sınırının üstünde olan tüm yurttaşların ülke yönetiminde görev alacak temsilcileri seçme hakkı vardır. Yurttaşların temel hak veveve düşün¬celerini herhangi bir baskı olmaksızın özgürce belirtmesini sağlayan konuşma özgürlüğü; sendika ya da siyasal parti gibi örgütler kurmak üzere kişilerin bir araya gelmesini sağlayan toplanma özgürlüğü; herkesin dile¬diği biçimde dinsel inançlarının gereklerini yerine getirmesini sağlayan inanç özgürlüğü; gazetelerin serbestçe bilgi toplama ve yayım¬lamasını sağlayan basın özgürlüğü ve herkesin yasalara uygun olarak yargılanmasını sağla¬yan yasa önünde eşitlik hakkıdır.
Demokrasinin yerleşmiş olduğu ülkelerde seçimle işbaşına gelen hükümet halkın beklentilerini yerine getiremezlerse gene seçimle görevlerini yeni partilere ve hükümetlere bırakırlar. Bu gibi ülkelerde halkın dışında hiçbir güç yönetime el koyamazhalk adına herhangi bir müdahalede bulunamaz.

Demokrasinin yerleşmesi ve sürmesi demokrasi ilke ve kurallarının günlük yaşamda benimsenmesi ve gözetilmesiyle de yakından ilişkilidir. Ailede okulda oyunda benimsenecek demokrasi ilkeleri bir yaşam boyu insanın davranışlarını etkiler ve yönlendirir. Çocukların yaşları küçük de olsa aile içinde söz sahibi olabilmeleri alınacak kimi kararlarda onların da düşüncesinin sorulması ailede görevlerin paylaşılması ve hakların gözetilmesi demokrasininve istemlerini dile getirebilmeleri özellikle değişik ırktan ulustan ve dinden öğrencilerin bir arada olduğu ortamlarda karşılıklı saygı dikkat edilmesi gereken demokrasi kurallarıdır.


İNSAN HAKLARININ TARİHSEL GELİŞİMİ

Yüzyılımızı bu değin düşündüren İnsan hakları kavramının tarihsel gelişimine bir göz atalım: İnsan Hakları disiplinifelsefi kökleri çok daha eskilere gitmekle beraber asıl on yedinci ve on sekizinci yüzyıllar içinde gelişen ve ‘insan hakları doktrini’ olarak adlandırılan bu düşünce akımı insanların sırf insan olmak sıfatıyla doğuştan birtakım dokunulmaz devredilmez vazgeçilmez haklara sahip oldukları görüşünü yaymaya çalışıyordu. O zamana kadar sınırsız olan devlet gücünü sınırlandırmayı ve insanları baskıdan korumayı amaçlayan bu doktrine göre devlet kendi yarattığı hukuktan önce varolan doğal hukukla bağlıydı ve insanların bu hukuktan kaynaklanan doğal haklarına saygı göstermek zorundaydı. Giderek güçlenen ve yaygınlaşan bu inanç on sekizinci yüzyılın sonlarına doğru yayımlanan Amerikan Haklar Bildirileri ve 1789 Fransız İnsan ve Vatandaş Hakları Evrensel Bildirisi ile ilk resmi açıklamalarına kavuştu (Kapani1987:17). Evet insan hakları düşüncesi toplumsal ve siyasal devrimler ile doğal haklar görüşünün topluma yansıması ve yeni düzenler kurulmasından sonra daha çok bireycilik akımı çerçevesinde gelişmeler göstermiştir (Çeçen1995:40). Ve süre diyalektiği içinde insan haklarının kendi dinamiği yöneliminde anlam ve içerik bütünlüğü gözetilerek; adalet eşitlik özgürlük güvence direnme boyutları dikkate alınarak kategorileştirilmesine de gerek duyulmuştur. Bu kategorilerden Birinci Kuşak Haklar olarak tarif edilen hakların oluşum dinamiklerini 17. ve 18. yüzyıl sosyal felsefesinde buluruz. Özellikle ticaret burjuvazisinin etkisi Amerikan Bağımsızlık Hareketi Fransız Devriminin getirdikleri bu hakların oluşumunda belirleyici olmuştur. Bu haklara göre bireyin devlet karşısında dokunulmaz ‘özel alanı’ vardır. Devlet bu alanı güvence altına alır: yaşama hakkı düşünce özgürlüğü ibadet özgürlüğü konut dokunulmazlığı mülkiyet hakkı eşitlik hakkı tarafsız yargılanma hakkı seçme-seçilme hakkı gibi haklar bu kategoride gösterilir.

İkinci Kuşak Haklar 19.yüzyılda başlayan devletlerin daha çok sosyal sorumluklarına gönderme yapan haklarıdır. Bu haklar devletin vatandaşa hizmet sunma görevleriyle ilintilidir: sosyal güvenlik hakkı eğitim hakkı sağlık beslenme kültür çalışma hakkı gibi haklar ikinci kuşak haklar kısmına dahil edilir.

Üçüncü Kuşak Haklar olarak anlamlandırılan haklar ise dayanışma ve katılım kavramlarında anlam bulur. Bu kuşak haklar kategorisinde aktivist bir yönelim vardır: Bu grup içinde çevre barış gelişme katılım seçilme kültürel mirası koruma haklarını sayabiliriz. Kuşkusuz bu hakların bir bütün olarak anlam bulması demokratik bir devlet yapılanması içinde mümkündür. Hukuk üstünlüğüne dayalı demokratik devlet yapısı insan haklarının gelişimi için de yaşamsal bir öneme sahiptir.

10 Aralık 1948 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirisi insanlığa ne getirdi? Bu 30 maddelik bildiri değer olarak kaplam olarak yönelim olarak insanlık ailesine yukarıda da kısaca bahsedildiği gibi: Kişi hak ve temel özgürlüklerini ki medeni ve siyasi haklar olarak da kavramsallaştırılan bu alan ‘negatif haklar’ biçiminde sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel haklar ki ‘pozitif haklar’ şeklinde 28 maddede belirtilen denetim ve düzenleme hakları olarak ifade edilenler ise ‘kollektif’ haklar biçiminde özetlenecek haklar getirmiştir. Ayrıca İnsan Hakları Bildirisiyle insanlar arasındaki fiziksel ve ahlaksal farklılığa rağmen insanlara insan olarak onur ve değer bahşedilmiştir. İnsan olarak onlara bahşedilen onur ve değer bütün insanlara bazı temel hak ve özgürlüklere hak kazandırır. Bu hak ve

Ünlü Fransız hukukçusu Rene Cassin tarafından büyük çoğunluğu kaleme alınan bildiri yine aynı yazar tarafından Birleşmiş Milletler Antlaşmasının bir uzantısı olarak değerlendirilmiştir. Evet kuramsal-yasal temelleri böylece atılan insan hakları dünya insanlık ailesine zamanla; kontrol altında aşamalı olarak gerçekleştirilecek hakların yanı sıra bir bağlayıcılığı da getirmiştir. Şu da bilinen bir gerçektir ki insan hakları bildirisi uygulamada bazı çelişkilerle de yüz yüze kalmıştır. Sözleşme dünyanın değişik ulusları tarafından imzalanmıştır. Ancak dünyanın kimi ulusları bu evrensel bildiriyi iç hukuk normu haline getirme aşamasında yetersiz kalmıştır. Bu durum ise uluslararası bağlayıcılıkla bir oranda giderilmeye çalışılmıştır. Kuşkusuz insan hakları içerik olarak bir bütündür bu bütün parçalara ayrılmaz denmektedir. Hakları kullanmak bir diğer hakkın uygulana bilmesiyle ilişkilidir. Ekonomik-sosyal hakların uygulanabilirliği medeni ve siyasi hakların yeterli bir şekilde yaşanması için uygun koşulları yaratır.


ebush isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Demokrasinin gelişiminde neler etkili olmuştur?

Demokrasinin gelişiminde neler etkili olmuştur? konusu, GENEL KÜLTÜR / Eğitim ve Öğretim forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Atatürk'ün fikir hayatının gelişiminde neler etkili olmuştur? Я Soru Cevap 19 17-11-2016 01:02
Milliyetçilik Akımı Neden Çok Uluslu Devletlerin Parçalanmasında Etkili Olmuştur elif Soru Cevap 1 10-05-2014 07:47
Fransız İhtilalinin Avrupaya etkisi neler olmuştur? ebush Eğitim ve Öğretim 0 30-03-2013 04:41
1920-1922 tarihleri arasında neler olmuştur elif Soru Cevap 0 25-03-2013 09:01
Reform Hareketleri Özellikle Hangi Mezhep Üzerinde Etkili Olmuştur elif Eğitim ve Öğretim 0 07-02-2013 03:59

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 08:40 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats