bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Eğitim ve Öğretim

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 28-05-2013, 11:54   #1 (permalink)
 
ebush - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Birleşmiş Milletler Organlarının görevleri nelerdir?

Birleşmiş Milletler Organlarının görevleri nelerdir?- Birleşmiş Milletler Organlarının görev ve yetkileri nelerdir?


Genel Kurul
(General Assembly of the United Nations) Genel Kurul ana istişare organıdır. Tüm üye ülkelerin birer oy hakkı bulunan temsilcilerinden oluşur. Barış ve güvenlik yeni üyelerin katılımı bütçe gibi önemli konuları ilgilendiren kararlarda üçte iki çoğunluk gereklidir. Diğer konuları ilgilendiren kararlar salt çoğunlukla alınır.

Görev ve Yetkileri
Genel Kurul’un Antlaşma’da belirtilen görev ve yetkileri şunlardır:


Silahsızlanma ve silahların kontrolünü öngören düzenlemeler dahil olmak üzere uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına yönelik konuları ele almak ve tavsiye kararları vermek;
Güvenlik Konseyi’inde ele alınan ihtilaflar ve konuları kapsamamak üzere Dünya barışı ile ilgili konularda oturumlar düzenlemek ve tavsiye kararları almak.;
Güvenlik Konseyi’inde ele alınan ihtilaflar ve konular hariç olmak üzere Antlaşma kapsamına giren konularda ve Birleşmiş Milletler organlarının görev ve yetkilerini kapsayan başlıklarda oturumlar düzenlemek ve tavsiye kararları almak;
Uluslararası siyasi işbirliğini uluslararası hukukun geliştirilmesi ve tedvini herkesi kapsayan temel insan hak ve özgürlüklerinin hayata geçirilmesi ve ekonomik toplumsal kültürel eğitim sağlık alanlarında uluslararası işbirliği sağlanması için çalışmalara başlamak ve tavsiyede bulunmak;
Kökeni her ne olursa olsun milletlerarasındaki dostça ilişkileri bozacak herhangi bir sorunun barışçıl yolla çözülmesi konusunda tavsiyede bulunmak;
Güvenlik Konseyi ve diğer Birleşmiş Milletler organlarının vereceği raporları değerlendirmek;
Güvenlik Konseyi’nin daimi olmayan üyelerini Ekonomik ve Sosyal Konsey üyelerini ve Vesayet Konseyi’nin ek üyelerini (gerekli olması durumunda) seçmek; Güvenlik Konseyi ile birlikte Uluslararası Adalet Divanı Yargıçlarını seçmek; ve Güvenlik Konseyi’nin tavsiyesi doğrultusunda Genel Sekreteri atamak.

Oturumlar
Genel Kurul oturumları geneksel olarak her yıl Eylül ayının en az bir iş günü bulunan ilk haftasından sonraki üçüncü Salı günü açılır. 21 as başkan ve 6 ana komitenin oturum başkanları ile Genel Kurul Başkanının seçimi normal oturumların başlamasından en az 3 ay önce yapılır. Eşit coğrafi temsili temin etmek için Kurul Başkanı her yıl sırayla 5 bölgeden (Afrika Asya Doğu Avrupa Latin Amerika ve Karayipler Batı Avrupa ve diğer devletler) seçilir.
Ayrıca Güvenlik Konseyi’nin ya da Birleşmiş Milletler üyelerinin çoğunluğunun talebi üzerine Genel Sekreterin çağrısı aracılığıyla özel oturumla toplanabilir.

Her olağan oturumun başında Genel Kurul devlet ya da hükümet başkanları en acil sorunlar hakkındaki görüşlerini dile getirirler. Daha sonra bu sorunlar 6 ana komitede ele alınır:

Birinci Komite (Silahsızlanma ve Uluslararası Güvenlik konuları);
İkinci Komite (Ekonomik ve Mali İşler);
Üçüncü Komite (Sosyal İnsani ve Kültürel konular);
Dördüncü Komite (Özel Politika ve Sömürgeciliğin Sonlandırılması);
Beşinci Komite (Yönetim ve Bütçe konuları);
Altıncı Komite (Hukuki konular).

Bazı konular Genel Kurul’da ele alınırken bazıları bu 6 ana komiteye gönderilir. Komitelerin tavsiyelerini de içeren kararlar ve hükümler genelde Aralık ayındaki olağan oturumdan önceki genel kurulda ele alınır. Oylama ya da oylama yapılmaksızın kabul edilebilir.

Genel Kurul’da kararlar genellikle üyelerin çoğunluğunun katıldığı ve oy kullandığı oturumlarda alınır. Uluslararası barış ve güvenliği bazı ana organların üye seçimi ve bütçe konuları gibi önemli konularda üçte iki çoğunluk gereklidir. Oylama imzalı el kaldırarak ya da ad okuyarak yapılabilir.


Genel Kurul’da alınan kararların hükümetler için hiçbir bağlayıcı niteliği bulunmaz; fakat dünya kamuoyunun ahlaki otoritesini ve ağırlığını taşırlar.
Birleşmiş Milletler’in bir yıl süreli öncelikli çalışma konuları Genel Kurul tarafından yani üye ülkelerin çoğunluğunun aldığı kararlar sonucu belirlenir. Çalışmalar;

silahsızlanma barışın korunması insan haklarının geliştirilmesi gibi belli başlı konularda çalışmak üzere Genel Kurul tarafından oluşturulan organlar ve komiteler;
Kurul’ un talep ettiği uluslararası konferanslar; ve
Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği - Genel Sekreter ve uluslararası memurlar tarafından yürütülür.

Güvenlik Konseyi
(Resolutions adopted by the United Nations Security Council since 1946)
Güvenlik Konseyi Anlaşma kapsamında uluslararası barış ve güvenliğin korunması konusunda birincil sorumluluğa sahiptir.
Konseyin beşi daimi - Amerika Birleşik Devletleri Çin Fransa İngiltere ve Rusya Federasyonu - 10’u Genel Kurul tarafından iki yıllık süre için seçilen 15 üyesi vardır.
Her üyenin bir oyu vardır. İdari konulardaki kararlar 15 üyenin 9’unun evet oyuyla alınır. Diğer konularda karar alınabilmesi için 5 daimi üyenin tamamının evet oyu dahil olmak üzere toplam 9 evet oyu gerekir.


5 daimi üyenin her biri zaman içinde bir şekilde veto hakkını kullanmıştır. Daimi üye söz konusu karara tam olarak katılmadığı ama bu kararı veto etmek istemediği durumlarda çekimser kalabilir - böylelikle gerekli 9 olumlu oyun bulunması durumunda karar alınmasına olanak sağlar.
Antlaşma’nın 25’inci Maddesi gereğince Birleşmiş Milletler’in tüm üyeleri Güvenlik Konseyi’nin aldığı kararları kabul edip uygulamak zorundadır. Birleşmiş Milletler’in diğer organları üye ülkelere ancak tavsiyede bulunurken Konsey’in tek başına Antlaşma’da belirtildiği üzere üye devletlerin uyması gereken kararları alma yetkisi vardır.

Görev ve Yetkileri
Güvenlik Konseyi’nin Antlaşma’da belirlenen görev ve yetkileri aşağıdaki maddeleri içerir:


Birleşmiş Milletler ilke ve amaçları çerçevesinde uluslararası barış ve güvenliği korumak;
Silah üretimini düzenlenleyici önelmeler almak;
Tarafların sorunlarını barışçıl yollardan çözmeleri için görüşmeye davet etmek;
Uluslararası uyuşmazlıklara yol açabilecek anlaşmazlıkları ve sorunları araştırmak ve bu sorunların ya da maddelerin çözümü için tavsiyede bulunmak
Durumun ağırlaşmasını önlemek için ilgili tarafları söz konusu önlemlere uymaya çağrımak;
Konsey kararlarının etkinliğini artırmak amacıyla Birleşmiş Milletler üyelerini yaptırım gibi doğrudan şiddet içermeyen Güvenlik Konseyi kararlarına uymaya çağırmak.
Uluslararası barış ve güvenliği sağlamak ve korumak için güç kullanımına başvurmak ya da onay vermek;
Yerel anlaşmazlıkların bölgesel düzenlemeler aracılığıyla barışçıl yollarla çözülmesini teşvik etmek ve bu bölgesel düzenlemelerin BM yetkisi dahilinde kullanılmasını sağlamak;
Genel Kurul’a Genel Sekreter ataması konusunda tavsiyede bulunmak ve Kurul’la birlikte Uluslararası Adalet Divanı yargıçlarını seçmek;
Uluslararası Adalet Divanından yasal konularda hukuki rapor talep etmek; Birleşmiş Milletler’e yeni üye kabulü konusunda Genel Kurul’a tavsiyede bulunmak.

Güvenlik Konseyi görevini kesintisiz yerine getirecek şekilde yapılanmıştır ve bu bağlamda üye devletlerin temsilcilerinin her zaman Birleşmiş Milletler Merkezi’nde bulunmaları gerekir. Konsey genel merkez haricinde bir yerde de toplanabilir: 1972 yılında Etopya’nın Addis Ababa şehrinde; 1973 yılında Panama Şehrinde; ve 1990 yılında Cenevre-İsviçre’de toplanmıştır.
Barışı tehdit eden bir konunun ortaya çıkması halinde Konsey öncelikli olarak tarafların barışçıl yollarla anlaşmaya varmasını tavsiye eder. Konsey barışçıl çözüm için ilkeler belirleyebilir. Bazı durumlarda Konsey’in kendisi araştırma ve arabuluculuk görevini üstlenir. Görev dağılımı yapabilir özel temsilciler atayabilir ya da Genel Sekreter’e iyi niyet görevini üstlenmesi çağrısında bulunabilir.


Anlaşmazlıkların çatışmaya dönüşmesi halinde Konsey önceliği çatışmaların en kısa sürede durdurulmasına verir. Bu amaçla ateşkes talebinde bulunabilir.
Konsey ayrıca gerginliği azaltmak tarafları birbirinden uzak tutmak ve barışçıl çözümlerin aranabileceği huzur ortamını yaratmak için askeri gözlemcileri ve barış güçlerini görevlendirebilir. Antlaşma’nın 7. Maddesi uyarınca Konsey ekonomik yaptırımlar askeri ambargo mali yaptırımlar seyahat yasağı veya ortak askeri harekat dahil olmak üzere çeşitli tedbirler alabilir.


Yaptırım seçeneği Güvenlik Konseyi’nin uluslararası barış ve güvenliği sağlamada sahip olduğu en önemli araçtır. Şu anda Yaptırım Sistemi “akıllı” ya da “hedef odaklı” niteliğiyle toplumu değil kamuoyunun kınadığı politikalardan sorumlu tarafları cezalandırmaya yöneliktir. (Bakınız Bölüm 2).


Konsey 1991 Körfez Savaşı’ndan sonra Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’yla birlikte Irak’taki kitle imha silahlarının yok edildiğinin kanıtlanması için Birleşmiş Milletler Özel Komisyonu’nu (UNOSCOM) kurdu. 1999 yılında UNOSCOM’un yetkileri Birleşmiş Milletler Gözlem Doğrulama ve Teftiş Komisyonu’na (UNMOVIC) devredildi.


Konsey Yugoslavya ve Ruanda’da insanlığa karşı işlenen suçları yargılamak için iki uluslararası ceza mahkemesi kurdu. Mahkemeler Konsey’in yardımcı organlarıdır. 11 Eylül 2001 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’ne yapılan terörist saldırıları takiben Konsey ayrıca yardımcı organ olarak Anti-Terörizm Komiteleri’ni kurdu.
Bir çalışma grubu ise 1993 yılından bu yana Güvenlik Konseyi reformu üzerinde hazırlık çalışmaları yapıyor.

Genel Kurul’un 1950 yılı Kasım ayında aldığı ”Barış için Birleşmek” kararı uyarınca Genel Kurul; Güvenlik Konseyi’nin uluslararası barışı tehdit eden barışı ihlal eden ya da saldırı durumlarında üyeleri arasında oybirliği sağlayamadığı için görevini yerine getirememesi halinde harekete geçebilir. Kurul; barış ihlali ve saldırı gibi durumları da içeren gelişmelerde üye devletlere ortak önlem alma konusunda tavsiyede bulunmak ve uluslararası barış ve güvenliğini korumak ve yeniden inşa etmek için gereken durumlarda silahlı kuvvet kullanma konularını derhal masaya yatırmakla yetkilidir.

Ekonomik ve Sosyal Konsey
(New Page 1)
Ekonomik ve Sosyal Konsey Birleşmiş Milletler ve Birleşmiş Milletler ailesi içinde yer alan kuruluşların eş güdüm içerisinde çalışmalarını sağlamak amacıyla oluşturulmuştur. Konsey’in 3 yıllık süreyle hizmet eden 54 üyesi vardır. Konsey’de oylama salt çoğunluk ilkesine dayanır; her üyenin bir oyu vardır.

Görev ve Yetkileri
Ekonomik ve Sosyal Konseyin görev ve yetkileri şunlardır:


Uluslararası ekonomik ve sosyal konuları ele almak ve Birleşmiş Milletler’e üye devletlere siyasi tavsiyelerde bulunacak ana forum niteliğini taşımak;
Uluslararası ekonomik sosyal kültürel eğitim sağlık ve ilgili konularda çalışmalar yapmak rapor hazırlamak ve tavsiyede bulunmak;
İnsan haklarına ve temel özgürlüklere saygı gösterilmesini sağlamak ve uygulamak;
Ekonomik sosyal ve ilgili alanlarda büyük uluslararası konferanslar hazırlamaya ve organize etmeye yardımcı olmak ve bu konferansların koordineli olarak takibini yapmak;
Birleşmiş Milletler’e bağlı Özel teşkilatların çalışmalarını yine onlara danışarak ve tavsiyede bulunarak ve Genel Kurul’a tavsiyelerde bulunarak koordine etmek;


Uluslararası ekonomik ve sosyal konuların ve siyasi tavsiyelerin tartışılması sırasında ECOSOC uluslararası işbirliğini teşvik etme geliştirme ve öncelikli çalışmaları belirlemede kilit rol oynar.

Oturumlar
Konsey yıl boyunca genelde kısa oturumlar ve çok sayıda hazırlık toplantıları yuvarlak masa toplantıları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla paneller düzenler. Konsey ayrıca Temmuz ayında New York ve Genevre’de dört hafta süreyle oturumlar düzenler. Ekonomik sosyal ve insani konuların tartışıldığı söz konusu oturumlar Bakan ve diğer yüksek rütbeli kıdemli memurların katılımıyla gerçekleştirilir. Konseyin çalışmalarının idari yönü yardımcı ve ilgili organlarca yürütülür.

Yardımcı ve İlgili Organları
Konsey’in yardımcı organları şu birimleri içerir:


Konseyin danışma kurulları olan ve görevleri uzmanlık ve sorumluluk gerektiren alanlarda çalışmalar yapmak ve tavsiyelerde bulunmak olan dokuz çalışma komisyonu: İstatistik Komisyonu Nüfus ve Kalkınma Komisyonu Sosyal Kalkınma Komisyonu İnsan Hakları Komisyonu Kadının Statüsü Komisyonu Narkotik Komisyonu Suçu Önleme ve Ceza Hukuku Komisyonu Kalkınma için Bilim ve Teknoloji Komisyonu Sürdürülebilir Kalkınma Komisyonu.
5 Bölgesel Komisyon: Afrika Ekonomik Komisyonu (merkezi Addis Ababa Etiyopya’dadır) Asya ve Pasifikler Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (merkezi Bankok Tayland’dadır) Avrupa Ekonomik Komisyonu (merkezi Cenevre İsviçre’dedir) Latin Amerika ve Karayipler Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (merkezi Santiago Şili’dedir) ve Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (merkezi Beyrut Lübnan’dadır).
Altı daimi komisyon ve uzman birim: Program ve Koordinasyon Komitesi Beşeri Yerleşim Komitesi Sivil Toplum Kuruluşu Komitesi Uluslararası Kuruluşlarla Müzakere Komitesi Enerji ve Doğal Kaynaklar Komitesi ve Kamu Yönetimi Komitesi.
Kalkınma planlaması doğal kaynaklar ekonomik sosyal ve kültürel haklar ve Yerli Halklar Daimi Forum’u gibi konularda çok sayıda uzman birim.
Konsey ayrıca tamamı kendisine rapor sunan ve bağımsız oturumlarında tavsiyelerde bulunan Birleşmiş Milletler programları (UNDP UNEP UNICEF UN-HABITAT ve UNFPA gibi) ve özel teşkilatların (FAO WHO ILO ve UNESCO gibi) çalışmalarını belli bir dereceye kadar koordine eder ve bunlarla işbirliği yapar.


Sivil Toplum Kuruluşlarıyla İlişkiler
Anlaşma uyarınca Ekonomik ve Sosyal Konsey yetkisi dahilindeki konularla ilgili Sivil Toplum Kuruluşlarına (STK) danışarak faaliyetlerini yürütür. 2100’den fazla STK’nın Konsey’de danışman statüsü vardır. Konsey bu kuruluşların görüşlerini ifade etme fırsatlarının olduğunu ve kendi alanlarında özel bir deneyim ve teknolojik bilgiye sahip olduklarını kabul eder.
Konsey STK’ları üç sınıfa ayırmıştır: Birinci kategorideki kuruluşlar Konsey’in faaliyetleri ile en çok ilgili olan kuruluşlardır; 2. kategorideki kuruluşların belli alanlarda özel yetkileri vardır ve Konseye ara sıra katkıda bulunan kuruluşlar geçici danışmanlık listesinde yer almaktadır.
Danışman Statüsündeki STK’lar Konsey toplantılarına ve onun yardımcı organlarına gözlemci gönderebilir ve alanıyla ilgili konularda yazılı beyanlarda bulunabilir. Ayrıca her iki tarafı da ilgilendiren konularda Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği ile istişarede bulunabilirler.
Yıllar içinde Birleşmiş Milletler ve ilgili STK’lar arasındaki ilişki önemli ölçüde gelişmiştir. STK’lar git gide siyasi konular ve programlar hakkında danışılabilecek ortaklar ve sivil toplumla aradaki bağlantıyı sağlayan mekanizmalar olarak görülmeye başlanmıştır. Tüm dünyada sayıları giderek artan STK’lar Birleşmiş Milletler ile Birleşmiş Milletler Anlaşmasında belirtilen hedeflere ulaşmak için günlük çalışmalar yürütmektedir.

Vesayet Konseyi
(www.un.org/documents/tc)
Vesayet Konseyi 7 üye devletin yönetimi altına verilen 11 bölgesel yönetimin denetimini sağlamak ve bu bölgelerin kendi özerk yönetimlerini kurmaları ya da bağımsız olmaları için yeterli adımların atılmasını garanti etmek üzere 1945 yılında Birleşmiş Milletler Antlaşmasının ilgili maddesi gereğince kuruldu. Anlaşma başka bir ülke yönetimi altında bulunan topraklarda yaşayan halkların siyasi ekonomik sosyal ve eğitim alanlarındaki ilerlemeleri ile ilgili olarak Yönetim Birimi tarafından hazırlanan raporları inceleme ve görüşme; bölgelerden dilekçe kabul etme; ve bölgelerde özel görevleri üstlenme yetkisini Vesayet Konseyine vermiştir.
Söz konusu bölgeler 1994 yılına kadar gerek ayrı devletler olarak gerekse de bağımsız komşu devletlere katılarak özerk yönetimlerini kurmuş ya da bağımsızlıklarına kavuşmuştur. Vesayet Konseyi’nin çalışmaları sonucu en son olarak Pasifik Adası Palu bağımsızlığına kavuşmuş ve BM’nin 185. üyesi olarak teşkilata katılmıştır.


Görevi biten Vesayet Konseyi’nin üye sayısı şu anda Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesine (Çin Fransa Rusya Federasyonu İngiltere Amerika Birleşik Devletleri) indirilmiş ve gerek görülmesi halinde danışılacak bir yapıya dönüştürülmüştür.

Uluslararası Adalet Divanı
(www.icj-cij.org)
Lahey’de kain Uluslararası Adalet Divanı Birleşmiş Milletlerin başlıca adli organıdır. Devletler arasındaki yasal anlaşmazlıkları çözüme kavuşturur ve Birleşmiş Milletler ve onun özel teşkilatlarına hukuk müşavirliği hizmeti verir. Tüzüğü Birleşmiş Milletler Anlaşması’nın ayrılmaz bir parçasıdır.


Divan Tüzüğüne taraf olan tüm devletlere - ki Birleşmiş Milletler üyelerinin tamamını kapsar - açıktır. Yalnızca devletler ihtilaflı konularda Divan önünde taraf olabilir ve ihtilaflarını sunabilir. Divan özel şahıs ve kişiler ile uluslararası örgütlere açık değildir.
Genel Kurul ve Güvenlik Konseyi herhangi yasal bir konu hakkında Divan’ın hukuki görüşünü alabilir. Birleşmiş Milletler’in diğer organları ve özel teşkilatları ancak Genel Kurul’un uygun görmesi durumunda faaliyetleri kapsamındaki yasal konularda Divan’ın hukuki görüşünü alabilir.

Yetkileri
Devletlerin Divan’a getirdiği tüm konuların yanı sıra Birleşmiş Milletler Antlaşmasında ve diğer uluslararası anlaşma ve sözleşmelerde belirtilen konular Divan’ın yetki alanına girer. Devletler Divan’ın vereceği kararın bağlayıcılığını gerek Divan’a referans sağlayan anlaşmayı gerekse mukaveleyi imzalayarak ya da bu hususu deklare ederek kabul ederler. Devletler Divan kararlarının bağlayıcılığını kabul ettiklerini açıklarken bazı çekincelerini de söz konusu deklarasyona ekleyebilirler.
Divan tüzüğü gereğince anlaşmazlıkları şu yollara başvurarak karara bağlar:

Aralarında ihtilaf bulunan devletler tarafından kabul edilen uluslararası anlaşmalar;
Genel kabul görmüş uluslararası uygulamalar;
Ülkeler tarafından kabul gören genel kanun hükümleri; ve
Çeşitli milletlerin en önde gelen bilim adamlarının öğretileri.


Üyelik
Divan Genel Kurul ve Güvenlik Konseyi tarafından bağımsız oylamayla seçilen 15 yargıçtan oluşur. Yargıçlar vasıflarına dayanılarak seçilir ve dünyadaki başlıca hukuki sistemlerin Divan’da temsilinin sağlanmasına önem verilir. Aynı ülkeden 2 yargıç divanda yer alamaz. Yargıçlar 9 yıllık sürelerde görev yaparlar ve ikinci defa seçilebilirler. Görevleri sırasında başka bir işle meşgul olamazlar.

Genel Sekreterlik
(www.un.org/documents/st)
Genel Sekreterlik çeşitli görevlerde çalışan ve Teşkilatın günlük işlerini yürüten uluslararası memurlardan oluşur. Birleşmiş Milletler’in diğer ana organlarına hizmet eder ve bu organların açıkladığı program ve politikaları uygular. Birimin başı olan Genel Sekreter Güvenlik Konseyi’nin tavsiyesi üzerine Genel Kurul tarafından 5 yıllık bir süre için atanır. Genel Sekreter seçilen kişi en fazla iki dönem bu görevde bulunabilir.
Genel Sekreterliğin görevi Birleşmiş Milletler’in ele aldığı çeşitli sorunları kapsar. Bu barış gücü operasyonlarının idaresinden uluslararası anlaşmazlıklarda arabuluculuk yapmaya ekonomik ve sosyal eğilimleri teftişten insan hakları ve sürdürülebilir kalkınma üzerine çalışmalar hazırlamaya kadar çeşitli görevleri içerir.
Genel Sekreterlik personeli ayrıca dünya medyasını Birleşmiş Milletler çalışmaları hakkında bilgilendirir; tüm dünyayı ilgilendiren meseleler hakkında uluslararası konferanslar düzenler; konuşmaları yorumlar ve belgeleri örgütün resmi dillerine çevirir.


Sekreterliğin normal bütçeye bağlı olarak çalışan yaklaşık 170 ülkeden 7.500 civarında personeli bulunmaktadır. Uluslararası memurlar üst düzey personel ve Genel Sekreter yürüttükleri çalışmalar için yalnızca Birleşmiş Milletler’e karşı sorumludur ve herhangi bir hükümet ya da merciiden talimat almayacaklarına dair ant içerler. Antlaşma uyarınca her devlet Genel Sekreter ve personelinin uluslararası Antlaşmada belirtilen sorumluluklarına saygı göstermekle ve onlara tesir edecek tutumlardan kaçınmakla yükümlüdür.


Birleşmiş Milletler’in merkezi New York’ta bulunmasına rağmen Addis Ababa Bankok Beyrut Cenevre Nairobi Santiago ve Viyana’ da önemli bir varlığı ve tüm dünyada büroları vardır.

Genel Sekreter
(Office of the Spokesperson for the Secretary-General)
Aynı zamanda diplomat ve avukat idari personel ve CEO olan Genel Sekreter Birleşmiş Milletler ülkülerinin bir sembolü ve özellikle fakir ve savunmasız halkların sözcüsüdür. Genel Sekreter Güney Koreli Ban Ki-moon görevine 2 Ocak 2007 ‘de başlamıştır.
Ekonomik ve Sosyal Konsey ve diğer Birleşmiş Milletler organlarının kendisine verdikleri görevleri yerine getirmesi ve sahip olduğu mevkiye uygun olarak hareket etmesi beklenen Genel Sekreter Anlaşma’da Teşkilatın ‘baş yöneticisi’ olarak tanımlanır. Antlaşma Genel Sekreter’e uluslararası barış ve güvenliğe tehdit oluşturduğuna inandığı konuları Güvenlik Konseyi’nin dikkatine sunma yetkisini verir. BM Antlaşmasının verdiği söz konusu yetkiler Genel Sekreter’e büyük ölçüde hareket serbestliği sağlamaktadır. Genel Sekreter üye ülkelerin kaygılarını hesaba katmaması durumunda başarısızlığa uğrayabilir; ancak Birleşmiş Milletler’in değerlerini ve ahlaki otoritesini en üst seviyede tutmalı ve üye ülkelerle ihtilafa düşme riskine rağmen barış adına konuşmalı ve hareket etmelidir.
Birleşmiş Milletler organlarının oturumlarına katılım dünya liderleri hükümet yetkilileri ve sivil toplum ve özel sektör temsilcileri ile fikir alışverişinde bulunma; üye ülke halkları ile teması kaybetmemek ve örgütün gündeminde yer alan çok sayıdaki uluslararası mesele hakkında bilgi almak amacıyla dünya turuna çıkma gibi günlük işlerinde Genel Sekreter’e yaratıcı gerginlik eşlik eder. Her yıl Genel Sekreter örgütün çalışmalarını değerlendiren ve gelecekteki önceliklerin taslağını çizen bir rapor yayınlar.


Genel Sekreter’in üstlendiği en önemli rollerden biri de uluslararası anlaşmazlıkların çıkmasını tırmanmasını da yayılmasını önlemek için bağımsız tarafsız ve birleştirici konumunu kullanarak “iyi niyet” faaliyetlerinde bulunmaktır. Bu bağlamda Genel Sekreter Irak Orta Doğu Nijerya ve Batı Sahara gibi çok öncelik konuda iyi niyet girişimlerini hayata geçirmektir.
Ayrıca her Genel Sekreter görevini görev yaptığı dönemin şartlarına uygun olarak tanımlar. Genel Sekreter Ban Ki-moon önceliklerini şu şekilde açıklamaktadır:
Daha iyi bir dünya için daha güçlü bir Birleşmiş Milletler


BM Genel Sekreteri olarak önceliklerim
Ban Ki-moon
Dünya liderlerini 1945’de biraraya getiren ruh ve anlayış bana her gün ilham veriyor. Birleşmiş Milletler Antlaşması işte böyle bir güveni ve umudu ifade ediyor. Antlaşma
savaşlar ve tarif edilemez zulümlerle tahrip edilen bir dünyadan adalet barış eşitlik ve insan hakları ilkeleriyle yönetilen yeni bir milletler topluğuna yolculuğun Manga Carta’sını oluşturuyor. BM tarihinde o ilk yıllarında verilen sözler ve ortaya konan değerler nispeten daha karmaşık ve karşılıklı bağımlılığın arttığı günümüz dünyasında da 62 yıl önce olduğu gibi geçerliliğini koruyor. Küreselleşen dünyamızda daha güçlü bir BM daha fazlasını da yapabilir. Artık sorunlar sınır tanımıyor. En zengin ve en güçlüler dahi bu sorunlara tek başına çözüm bulamıyor.
BM neler başarabileceğini geçen 62 yılda kanıtladı:
Küresel gündemin belirlendiği yer oldu;
Bir çok ihtilafın görüş birliği ile çözülmesini sağladı;
Ülkelerin izleyeceği standartları belirledi;
Güvenilir bir arabulucu oldu;
Savaşlara son verdi;
İnsani yardımda bulundu insanların gıdaya ilaca eğitime ve sağlık hizmetlerine ulaşmalarını sağladı;
İnsanların yaşam koşullarının iyileştirilmesine ve yoksulluğun azaltılmasına katkıda bulundu;
Oluşturduğu köklü kalkınma gündeminin takipçisi oldu.
***
Çalışmalarımda bana yol gösterecek ilkeler
***
Genel Sekreter olarak;
Örnek olmaya
Mükemmele ulaşma çabalarımda alçak gönüllülüğü elden bırakmamaya;
En yüksek ahlaki standardı oluşturmaya;
Diyalog ve iletişimden ayrılmamaya;
Arabulucu olmaya köprüleri atan değil kuran bir rol üstlenmeye;
Temel bir unsur olarak hizmet sürem boyunca şeffaflık ve sorumlu davranışı mihenk taşı olarak almaya;



Hedeflerime ulaşma çabalarımda tutkulu ve merhametli olmaya;
Büyük küçük demeden tüm üye ülkelerin kaygılarına karşı duyarlık göstermeye kararlıyım.
Bugün karşı karşıya olduğumuz pek çok sorun var ancak ben de bu sorunları çözme konusunda bir o kadar kararlıyım. Adım adım ilerleyerek başarılarımızın üzerine yenilerini ekleyerek Üye Ülkeler ve sivil toplum ile birlikte çalışarak günümüzün zorlu konularında ilerleme sağlamaya kararlıyım.
Öncelikli eylem alanlarım:
Barış ve Güvenlik: Çatışmayı önleme barışı sağlama barışı koruma ve barışın inşası konularındaki rolünü yerine getirebilmesi için BM’yi güçlendirilmeliyiz. Bunların hepsi bir bütünün parçalarıdır ve bizim yaklaşımımız da bütünleyici eşgüdüme dayalı ve kapsamlı olmalı. Önleyici diplomasi için yetkilerimizi güçlendirerek ve sürdürülebilir barış sürecini destekleyerek uzun vadeli çözümler üretebilir ihtilaflara daha etkili bir şekilde müdahale edebiliriz.
***
Şimdi tarihsel bir fırsat yakaladık. Bunu mutlaka iyi kullanmalıyız.
***
Afrika: BM’nin barışı koruma bütçesinin yüzde 65’i Afrika’ya adanıyor. Ancak Afrika’daki ihtilafları çözebilmemiz için önce bu ihtilafların nedenine inmemiz gerekiyor. Bu nedenle barışgücü harekatları siyasal süreçle desteklenmeli ve kalıcı bir barış için kalkınmaya öncelik verilmeli. Özellikle Sudan’a dikkat çekmemiz gerekiyor. Kuzey ve Güney arasında uzun süredir devam eden iç savaşa son veren 2005 yılındaki anlaşmanın uygulanma süreci 2009’ da seçimlerin yapılması da dahil olmak üzere hızlandırılmalı. Darfur’da yaşanan trajediye son vermek amacıyla üzerinde anlaşmaya vardığımız Afrika Birliği-Birleşmiş Milletler barışgücünü hızla hayata geçirmeliyiz. İhtilafın temelini oluşturan sebeplere inmeli ve tarafların kapsamlı barış görüşmelerine katılmalarını sağlamalıyız.
***
Yaratıcılık ve ısrarcılığımızı doğru miktarlarda eğilmezlik ve esneklilik ile karıştırmamız halinde uzun zamandır aradığımız ancak bir türlü bulamadığımız güzergaha ulaşabiliriz.
***
Orta Doğu: Bölge her zaman olduğu gibi karmaşık hassas ve tehlikeli ama genede tutuna bileceğimiz uzlaşma imkanları mevcut. Filistin ve İsrail arasındaki derin güvensizlik anlamlı bir barış sürecini engelliyor. BM’nin Orta Doğu Dörtlüsündeki yapıcı rolü ve Arap Barış Girişiminin katkısı umarız adil kalıcı ve kapsamlı bir barış sürecini teşvik eder. Irak bütün dünyanın problemi. Hepimiz bu noktaya nasıl geldiğimizin farkındayız ama BM ulusal uzlaşmayı sağlamak için tüm tarafları kapsayacak bir siyasal süreç geliştirmede daha istikrarlı bir ortam oluşturmada ve 4 milyon mülteci ve yerlerinden edilmiş Iraklı dahil masum sivillere insani yardım sağlamada daha etkin olabilir.
***
Silahsızlanma ve nükleer silahların önlenmesi yönünde gayretleri güçlendirmeliyiz.
***
Silahsızlanma ve nükleer silahların önlenmesi: Nükleer ve diğer silahların çoğalma riski Demokles’in kılıcı gibi başımızın üzerinde duruyor. Güvenlik Konseyi Kuzey Kore ve İran’da nükleer silahların yayılmasını önlemek amacıyla bazı önemli adımlar attı. Kuzey Kore’de altılı sürecin sorunsuz bir şekilde ilerlemesine yardımcı olmak ve Kore Yarımadasının nükleer silahlardan arındırılması için şahsen çalışacağım.
***
Bağış ile kalkınma sağlanmaz kalkınma yardım ticaret ve borç yükünün azaltılması ile sağlanır.
***
Kalkınma: Barışa yönelik tehtidlere çare ararken bir yandan da iki yakasını bir araya getirmeye çalışan kadın erkek ve çocuk bir çok insanı düşünüyorum. Günümüzde hala neredeyse 1 milyar kişinin günde 1 ABD Dolarından daha az gelir elde ediyor olması tahammül edilebilir bir durum değil. Binyıl Kalkınma Hedefleri zengin ve gelişmiş teknolojiye sahip 21. yüzyılda insanların kötü beslenme veya önlenebilir hastalıklar nedeniyle ölmemesi eğitim ve temel sağlık hizmetlerinden mahrum kalmaması amacıyla oluşturulmuş detaylı bir projedir. Tedavi önleme bakım ve destek tüm HIV mağdurları için ulaşılabilir kılınmalı ve bu öldürücü hastalık dizginlenmelidir. Başta Afrika olmak üzere Binyıl Kalkınma Hedeflerine ulaşma çabalarımızı ikiye katlamamız şart. Bu konudaki siyasi kararlılığı seferber etmeye çalışacağım ve liderlere yardım için gerekli kaynağın ayrılması ve kalkınma yardımı için verdikleri sözden doğan sorumluluklarını hatırlatacağım. Liderlerden birçok kalkınmakta olan ülkenin elini kolunu bağlayan küresel ticaret rejimlerinden doğan eşitsizliğe çözüm bulmalarını isteyeceğim.

***
Küresel ısınmanın etkileri karşısında hepimiz korumasısız
***
İklim Değişikliği:Gelecek nesillere bırakacağımız mirası önemsiyorsak kararlı bir küresel hareket için tam zamanıdır. BM fikir birliğinin oluşturulacağı ve gelecek için alınacak küresel önlemlerin belirleneceği doğal forumdur. Bütün ülkeler karbon-nötr olmaya yönelik adımlar atabilirler. Liderler Aralık 2007’deki BM Sözleşme tasarısını incelemeli Eylül 2007 de yüksek düzeyde katılımla alınan kararları hayata geçirmelidir. Eskisi gibi devam edemeyiz. Müzakerelerden sonuç alınması için dünyanın gelişen ve sanayileşmiş ülkelerinde siyasi iradeyi hemen harekete geçirmeliyiz.
***
BM dünyanın ahlaki şuurudur.
***
İnsan Hakları: Eğer güvenlik ve kalkınma BM’nin iki ana görevi ise insan hakları da üçüncüsüdür. Bu nedenle 2008’de 60. yıl dönümü kutlanacak olan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde verilen sözler çalışmalarımızda bize yol göstermeye devam etmelidir. İnsan Hakları Konseyi durmaksızın ve herkese eşit mesafede kalarak insan hakları meşalesini taşıma sorumluluğunu yerine getirmelidir. “Bir daha asla” sloganı gerçek anlamını korumalıdır. Toplulukların soykırım etnik temizlik veya insanlığa karşı işlenen suçlar ile karşı karşıya kalmaları halinde zamanlıca önlem alabilmek amacıyla Koruma Sorumluluğu kavramını hayata geçirmek üzere çalışacağım.
***
BM’nin değişimi sabır azim ve cesaret ister.
***
BM reformu: Teşkilat kendini yeni sorunlarla mücadeleye hazırlarken rehber olarak kendisine etkili olma ve rasyonelleşmeyi seçmelidir. Kurallarımızı politikalarımızı ve metotlarımızı yalınlaştırmalı ve akıcı bir hale getirmeliyiz. Uygulamalarımızı hem özel hem de kamu sektöründen en iyi örneklerle aynı seviyeye getirmeliyiz. BM ve personelinin kendilerini yeni ihtiyaçlara uygun hale getirme gereği nedeniyle BM reformuna ihtiyaç duyuluyor. Biz daha azla kaynakla daha çok hizmet verirken ihtiyaç duyulan kaynakları ve ana yönetim reformları için gerekli desteği sağlayabilmek için tüm ortaklarımızla birlikte çalışmalıyız. Etik hesap verebilirlik ve sorumluluk alanlarında en yüksek düzey standartları yakalayarak Üye Ülkelere ve dünya kamuoyuna karşı tamamen şeffaf olduğumuzu gösterebiliriz.
***
Dünyanın BM lehine değiştiği konusunda iyimserim– daha çok insan ve devlet küreselleşen ve karşılıklı bağımlığın arttığı dünyamızda çok taraflılığın tek çözüm olduğunu anlıyor.
***
Küresel sorunlar küresel çözümler gerektiriyor. Tek başına hareket etmek artık geçerli bir yol değil. Bazıları buna dünyaya toz pembe gözlükle bakmak diyebilir. Ben BM’nin 62 yıl önce San Francisco’da yaşanan o sihirli ana geri döndüğüne bütün iyimserliğimle inanıyorum. BM daha önce olmadığı kadar itibar görüyor. Beklentilerin büyüklüğü kadar hayal kırıklığı ihtimali de var. Mucizelere inanmıyorum ancak insanların kalbinin temizliğine sebatla çalışmasına ve hızlı ilerleme sağlanacağına inancım vardır. Hepsinden ziyade lafa değil sonuca bakarım. Teşkilatımızın temel amacı ve ilkeleri insanları teşvik etmeye ve geçerliliğini korumaya devam ediyor. Söz konusu hedeflere ulaşabilmemiz için taahhütlerimizi yenilemeliyiz. Bu yüce teşebbüste ortaklarım üye ülkeler ve sivil toplum. Kararlılıkları faaliyetleri ve sebatları 1945’te verdiğimiz yemini hayata geçirme sürecinde lokomotif görevini üstlenecektir.
***
İleride hakkımızdaki hüküm bugün yaptıklarımıza ve elde ettiğimiz sonuçlara bakılarak verilecek
***

Birleşmiş Milletler Bütçesi
Birleşmiş Milletlerin düzenli bütçesi iki yıllık dönemler halinde Genel Kurul tarafından onaylanır. İlk olarak Genel Sekreter tarafından sunulan bütçe hükümetlerince aday gösterilmiş ve Genel Kurul tarafından seçilmiş; fakat kişisel yetkilerine dayanarak hizmet veren 16 üyeden oluşan

İdari İşler ve Bütçe Danışma Komitesi tarafından incelenir. Bütçenin programlarla ilgili yönleri Genel Kurulca seçilen ve hükümetlerinin görüşlerini temsil eden 34 uzmandan oluşan

Program ve Koordinasyon Komitesince incelenir.
2002 - 2003 dönemine göre gerçek anlamıyla yüzde sıfır büyümeyi gösteren ve 2004 - 2005 dönemi için onaylanan bütçe 3.16 milyar dolar 2006 – 2007 bütçesi ise 3.8 milyar ABD doları olmuştur. 2008/2009 bütçesi ise 417 milyar dolar olarak kabul edilmiştir.
Bütçe siyasi işler uluslararası adalet ve hukuk kalkınma kamunun bilgilendirilmesi insan hakları ve insani işler gibi alanlarda yürüttüğü programların masraflarını karşılamaktadır.
Bütçenin ana fon kaynağı üye devletlerin ödedikleri aidatlardır. Üye devletlerin ödeyeceği aidatların tutarı İdari İşler ve Bütçe (Beşinci) Komitesinin tavsiyesiyle Genel Kurul tarafından seçilen ve 18 uzmandan oluşan Aidatlar Komitesi’nin tavsiyesi doğrultusunda belirlenir.


Değerlendirme cetvelinin dayandığı temel kriter; ülkelerin ödeme kapasiteleridir. Kişi başına düşen geliri de kapsayan birçok faktörün hesaba katılmasıyla elde edilen toplam gayri safi milli hasılalarının göreceli payları göz önünde bulundurularak saptanır. Komite her üç yılda bir adil ve doğru miktar belirleme amacıyla son milli gelir istatistiklerine dayanarak değerlendirme cetvelini günceller. Genel Kurul 2000 yılında aldığı bir karar ile bir üye ülkenin BM bütçesine katkısının Teşkilatın toplam bütçenin yüzde 22’sini aşamayacağı kararına varmıştır.
Çok sayıda üye devletin katkı paylarını tam ve zamanında ödememesi nedeniyle Birleşmiş Milletler uzunca bir süredir mali açıdan istikrarsızlık yaşıyor. Birleşmiş Milletler bazı ülkelerden ve İşletme Sermayesi Fonundan (üye ülkelerin hesaplanan katkı paylarının toplamını önceden yatırdıkları fon) gelen gönüllü katkılar ve barış harekatlarından ödünç aldıkları katkılar sayesinde faaliyetlerini yürütmeye devam ediyor.


Üye ülkelerin 2006 yılı sonunda Teşklata olan aidat borcu 362 milyon dolar kadardı. Aynı yıl itibarıyla 191 üye ülkeden 57’si Teşkilata karşı hukuki mali yükümlülüklerini yerine getirmezken 137’si katkılarını tam olarak ödedi. 2005 yılında 47 üyeden alınan ülke başı yıllık aidat 14360 ABD doları seviyesinde kalmıştır. En yüksek katkı payı ise 362852996 dolar olarak ABD için belirlenmiştir. Düzenli bütçeye ek olarak üye ülkeler barış harekatlarını ve uluslararası mahkemelerin ihtiyaç duyduğu mali kaynaklar gibi diğer harcamalara da katkı yapmaları beklenir.


Üye ülkelerin katkı payları onların ödeme gücü ile orantılıdır. Ödeme gücünün belirlenmesi için üye ülkenin gayrı safi milli hasılası (GSMH) esas alınır ve katkı payı bütçenin yüzdesi olarak belirlenir. 2005 yılında 47 üyeden alınan paylar ülke başına en düşük olarak 14360 ABD dolar tahakkuk etmiş en yüksek katkı payı da ABD için 362852996 ABD doları olarak belirlenmiştir. 2005 yılı bütçesinde üye ülkeler arasında en yüksek 10 katkı payı şöyle olmuştur:



Zengin ülkelerin daha çok yoksul ülkelerin daha az ödemesine olanak sağladığı için bu yöntem adildir. Ayrıca katkı paylarının adil ve gerçekci olmasını sağlamak için katkı payları her üç yılda bir en yeni veriler ışığında gözden geçirilmektedir.


Öte yandan BM'in yıllardır içinde bulunduğu mali bunalım üye ülkelerin Genel Kurul'da kendi oylarıyla kabul edilen programların maliyetinde kendilerine düşen payı ödememelerinden kaynaklanmaktadır. Kimi ülkeler bütçe paylarını kendi ulusal bütçe teknikleri ya da yoksulluk nedeniyle zamanında ödeyememektedirler. Kimi başka ülkeler ise BM'e baskı yapmak amacıyla ya da siyasal nedenlerle ödeme yapmamaktadır.


1995 yılında 3 milyara ABD Dolarına ulaşan barış harekatları tutarları özellikle Somali ve eski Yugoslavya’daki harekatların harcamalarını yansıtır; fakat bu tutar 1999 yılında 88 milyon dolara düşmüştür. 2001 yılı sonunda Birleşmiş Milletlerin Kosova Doğu Timor Sierra Leone Demokratik Kongo Cumhuriyeti Eritre ve Etiyopya’daki yeni görevlerini yansıtan yıllık barış harekatı bütçesi yeniden yükselerek 3 milyar doların üstüne çıkmıştır. 1 Temmuz 2003 yılına gelindiğinde bir sonraki 12 ay için onaylanan bütçe 2.2 $ milyar altında kalmıştır.
Barış harekatları için ödenmemiş katkılar 2003 yılı sonunda neredeyse 1.1 milyar doları buldu. Tahakkuk eden katkıların yeteri oranda tahsil edilmemesi ekipman ve lojistik destek sağlamış olan ülkelere yapılacak olan geri ödemelerin gecikmesine yol açarak söz konusu ülkelere adaletsiz bir külfet yüklenmesi sonucunu doğurmuştur.


Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu (UNICEF) Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği gibi Birleşmiş Milletler fon ve programların bütçeleri ayrıdır. Kaynaklarının toplamı UNICEF örneğinde olduğu gibi hükümet ve ayrıca bireylerin gönüllü katkılarıyla sağlanmaktadır. Birleşmiş Milletler özel teşkilatlarının da devletlerin gönüllü katkılarından oluşan ayrı bir bütçeleri vardır.


ebush isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Birleşmiş Milletler Organlarının görevleri nelerdir?

Birleşmiş Milletler Organlarının görevleri nelerdir? konusu, GENEL KÜLTÜR / Eğitim ve Öğretim forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: bm organları ve görevleri, bm organları, bm yasama organı, birleşmiş milletler teşkilatının temel organlarının görevleri, bm teşkilatının asli organları, birleşmiş milletler teşkilatının görevleri, birlesmis milletlerin gorevleri, bm nin organlari, bm nin temel organları, birlesmis milletler temel organlari, birleşmiş milletlerin görevleri nelerdir, birleşmiş milletler organları, birleşmiş milletlerin temel organları nelerdir, birleşmiş milletler temel organları, birleşmiş milletler teşkilatında genel kurulun görevi,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Birleşmiş Milletler Antlaşması nedir? ebush Eğitim ve Öğretim 0 28-05-2013 11:50
Birleşmiş Milletler Teşkilatının amaçları nelerdir? ebush Eğitim ve Öğretim 0 28-05-2013 11:49
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ebush Eğitim ve Öğretim 0 09-04-2013 06:44
Bağışıklık Sistemi Organlarının Görevleri Nelerdir? elif Sağlığımız 1 20-03-2012 09:48
Birleşmiş Milletler Hakkında Bilgi elif Genel Kültür Paylaşımlarınız 0 01-12-2011 04:47

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 11:57 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats