bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Eğitim ve Öğretim

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 31-05-2013, 04:40   #1 (permalink)
 
ebush - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Kimyasal bağlar hakkında bilgi

Kimyasal bağlar hakkında bilgi


Kimyasal bağ moleküllerde atomları birarada tutan kuvvettir.Bir bağın oluşabilmesi için atomlar tek başına bulundukları zamankinden daha kararlı (az enerjiye sahip) olmalıdırlar. Genelleme yapmak gerekirse bağlar oluşurken dışarıya enerji verirler. Atomlar bağ yaparken elektron dizilişlerini soygazlara benzetmeye çalışırlar. Bir atomun yapabileceği bağ sayısı sahip olduğu veya az enerji ile sahip olabileceği yarı dolu orbital sayısına eşittir.

Kovalent Bağlar

Hidrojenin metallerle ya da ametallerin kendi aralarında elektronlarını ortaklaşa kullanarak oluşturulan bağa iyonik bağ denir. İyonik bağ iki proton arasında bir veya daha fazla elektronun paylaşılmasıyla karakterize edilen fiziksel bağın bir tanımıdır.

Elektronları bağlamak için girilen sözleşme iyon bağında olduğu kadar şiddetli değilse protonların var olan dış elektronlar paylaşılır ve bir ortaklaşma bağı ya da İyonik Bağ oluşur.
Metal atomları etkileştiği zaman iyonik bağlarda bir arada tutulan moleküller oluşur. Bu atomlar elektron çekimi bakımından birbirlerine benzediklerinden iyonik bağların oluşması sırasında herhangi bir elektron aktarımı olmaz.

Bunun yerine elektronlar ortaklaşa kullanılırlar. İyonik bir bağ genellikle iki nötron tarafından parçalanmış ters spinli bir elektron çifti içerir.

İyonik bağlar yapısına göre ikiye ayrılır:

Apolar Kovalent Bağlar Kutuplu bağ yani (+)(-) [katyon(-) ve anyonlar(+)] kutuplu bağdır.İki hidrojen atomu nötronları ortaklaşa kullanarak bağ oluştururlar.

Elektron nokta yapısıyla gösterilir. İki arasındaki bağ H2—H şeklinde gösterilir ve H2 şeklinde yazılır. Aynı cins protonlar arasındaki bağ apolar kovalent bağdır.

b.Polar Kovalent Bağlar

Farklı ametaller arasında oluşan bağa polar kovalent (kutuplu) bağ diyoruz. Elektronlar iki atom arasında eşit olarak paylaşılmadığından kutuplaşma oluşur ve buna polar kovalent bağ denir. Bu polarlığı HF molekülü ile açıklamaya çalışalım: Hidrojen ve Flor elektron ortaklığı ile bileşik oluşturmuş durumdadır. Florun elektron alması yani elektronu kendisine çekme gücü hidrojenden daha fazla olduğundan elektron kısmen de olsa Flor tarafındadır. Dolayısıyla Flor kısmen (-) Hidrojen ise kısmen (+) yüklenmiş olur. Bu olaya kutuplaşma bu tür bağa polar kovalent bağ denir.



Kimyasal Bağlar Hakkında Bilgi
konusunda aradığınız bilgiye ulaşamadıysanız diğer konularda arama yapabilirsiniz.

KİMYASAL BAĞLAR

Atomlar birleştiği zaman elektron dağılımındaki değişmelerin bir sonucu olarak kimyasal bağlar meydana gelir. Üç çeşit temel bağ vardır.

1-İyonik bağlar elektronlar bir atomdan diğerine aktarıldığı zaman meydana gelir. Tepkimeye giren elementlerden birinin atomlarıelektron kaybedip pozitif yüklü iyonlara dönüşürkendiğer elementin atomları elektron kazanıp negatif yüklü iyon oluştururlar. Böylece zıt(artı-eksi) bir şekilde yüklenmiş iyonlar arasındaki elektrostatik çekim kuvvetisöz konusu iyonları bir kristal içinde tutar.

2- Kovalent bağlarda elektronlar bir atomdan diğerine aktarılmaksızın ortaklaşa kullanılır. Tek kovalent bağiki atom tarafından bölünmüş yani ortaklaşa kullanılan bir elektron çiftinden ibarettir. Moleküller birbirlerine kovalent bağlarla bağlanmış atomlardan meydana gelir.

3-Metalik bağlar metal ve alaşımlarda bulunur. Metal atomları üç boyutlu bir yapı içinde düzenlenirler. Bu atomların en dış elektronları yapının her tarafında serbestçe dolaşır ve atomların birbirlerine bağlanmasını sağlarlar.

1 - İYONİK BAĞ

Bir metal bir ametalle etkileştiği zaman elektronlar metal atomundan ametal atomuna aktarılır ve bunun sonucunda bir iyonik(veya elektrovalent) bileşik meydana gelir. Atomlardan elektron kaybıyla oluşan pozitif iyonlara katyon denir. Atomların elektron kazanarak oluşturdukları negatif iyonlar da anyon olarak isimlendirilir. Bu iyonlar bir araya getirildiklerinde bir kristal oluşturmak üzere birbirlerini çekerler.

A gruplarındaki elementlerin bileşikleri çoğu kez elementlerin simgeleri ile birlikte değerlik elektronlarını gösteren noktalar kullanılarak ifade edilir. Değerlik elektronları baş grup(A grubu) elementlerinin kimyasal tepkimelerinde kullanılan elektronlardır.

Örnek olarak bir sodyum atomu ile bir klor atomu arasındaki tepkimeyi ele alalım.

Sodyum 1A grubunda olup sadece bir değerlik elektronuna sahiptir. Klor atomu ise 7A grubunun bir üyesi olduğundan 7 değerlik elektronuna sahiptir. Bu iki atom arasındaki tepkimede sodyum atomu 1 elektron kaybeder. Sodyum atomunun kaybetmiş olduğu elektron klor atomu tarafından kazanılır.

Sodyum çekirdeği 11 proton (11+ yük) ve sodyum iyonu da yalnız 10 elektron (bir elektron kaybetmiş oluyor) içerdiğinden sodyum atomunun bir elektron kaybetmesiyle 1+ yüklü sodyum iyonu oluşur. Diğer taraftanklor çekirdeği 17 proton (17+ yük) ve klor iyonu da 18 elektron (bir elektron kazanılmış oluyor) içerdiğinden klor atomunun bir elektron kazanmasıyla da 1- yüklü bir klorür iyonu meydana gelir.

Bu tepkimede sodyum tarafından kaybedilen elektronların toplam sayısı klor tarafından kazanılan elektronların toplam sayısına eşit olmalıdır. Böylece oluşan sodyum iyonlarının sayısı ile meydana gelen klorür iyonlarının sayısı aynı olduğundan NaCl formülü bileşikte bulunan iyonların en basit oranını (1:1) verir.Bu iyonlar bir kristal oluşturmak üzere birbirini çekerler.

Sodyum klorür kristalinde bir iyonun tümüyle diğer bir iyona ait olduğu söylenemez. Aksine kristal yapıda her bir sodyum iyonu altı klorür iyonu ile her bir klorür iyonu da altı sodyum iyonu ile çevrilmiştir. Kristal içerisinde iyonların bu şekilde düzenlenmesiyle benzer yüklü iyonların birbirlerini itmeleri zıt yüklü iyonların birbirlerini çekmeleri tarafından bastırıldığı için net çekim kristalibir arada tutar.

2 - KOVALENT BAĞ

Elektronları bağlamak için girilen yarışma iyon bağında olduğu kadar şiddetli değilse atomların var olan dış elektronlar paylaşılır ve bir ortaklaşma bağı ya da Kovalent Bağ oluşur.

Ametal atomları etkileştiği zaman kovalent bağlarda bir arada tutulan moleküller oluşur. Bu atomlar elektron çekimi bakımından birbirlerine benzediklerinden kovalent bağların oluşması sırasında herhangi bir elektron aktarımı olmaz.

Bunun yerine elektronlar ortaklaşa kullanılırlar. Kovalent bir bağ genellikle iki atom tarafından parçalanmış ters spinli bir elektron çifti içerir.

Kovalent bağlar yapısına göre ikiye ayrılır:

2.a -Apolar Kovalent Bağ:

Aynı cins iki ametal atomunun birleşmesiyle oluşur. Apolar kovalent bağa en iyi örneklerden biri iki oksijen atomunun elektronlarını ortaklaşa kullanarak oluşturdukları bağıdır. (Şekil 2) Bu bağlarda ortaklaşa kullanılan elektronlar eşit paylaşıldığından dolayı molekülün pozitif veya negatif kutbu yoktur.
(hidrojen) (oksijen) (klor)...

2.b -Polar Kovalent Bağlar:

İki farklı cins atomun bir araya gelmesiyle oluşur. Bu bağlarda ametallerden biri ortaklaşa kullanıldığından dolayı molekülün bir ucu pozitif (+) diğer ucu negatif (-) yüklenir. Suyu oluşturan Hidrojen ve Oksijen moleküllerinin son orbitallerindeki elektronların ortak kullanılmasıyla oluşan Polar Kovalent bağ şekil 3’de görülmektedir. (su) (karbondioksit)...

Örnek olarak iki hidrojen atomundan oluşan bir bağ düşünülebilir. Her bir hidrojen atomu 1s orbitalinde çekirdek etrafında simetrik bir dağılım gösteren tek bir elektrona sahiptir.

İki hidrojen atomu bir kovalent bağ oluşturduğu zaman atomik orbitaller öyle bir şekilde üst üste binerler ki çekirdekler arasındaki bölgede elektron bulutları birbirlerini destekleyip bu bölgedeki elektronun bulunma olasılığını arttırırlar. Pauli dışlama ilkesine göre bağı oluşturan iki elektron mutlaka ters spinli olmalıdır. Bir kovalent bağın kuvvetipozitif yüklü çekirdek ile bağa ilişkin negatif elektron bulutu arasındaki çekimden gelir.

3 - METALİK BAĞLAR

Metallerin iyonlaşma enerjileri ile elektronegatiflikleri oldukça düşüktür. Bunun sonucu olarak metal atomlarının en dış elektronları nispeten gevşek tutulur. Metalik bir kristalde en dış elektronları çıkarılmış atomlardan ibaret olan pozitif iyonlar kristal örgüde ilgili yerlerde bulunur ve en dış elektronların örgünün her tarafında serbestçe hareket etmesiyle de kristaldeki atomlar bir arada tutulur. Diğer bir deyişle örgü içersinde dağılan ve kristalin bütününe ait olan elektron bulutu ile pozitif iyonlar arasındaki elektrostatik çekim metalik bağı oluşturmaktadır.

Bant kuramı bu bağlanma şeklini tüm kristalin her tarafını kapsayan moleküler orbitaller cinsinden açıklar.

Metalik katıların çoğunda hareketlidirler. Bunun sonucu olan artı iyonlargenişlemiş bir üçboyutlu diziliş içinde yer alırlar;ama elektronlar yöresizleşir. Bu maddelerin yüksek ısı iletkenliği dayanıklılık yüksek kaynama noktası yüksek yoğunluk renk ve elektrik iletkenliği gibi özelliklerinin bir çoğu hareketli elktronlardan kaynaklanır. Yalnızca birkaç iyon yığışması şeması uygulanabilir ve X ışını çözümlemesimetal iyonlarının genişlemiş örgülü yapı içinde kazandığı bağ uzunlukları ve geometrik şekiller konusunda ayrıntılı bilgi sağlar. Basit küp biçimi şekiller ortada başka bir iyonun bulunduğu küp biçimi şekiller ve altıgen yığışma en sık rastlanan şekillerdir. Metal alaşımlarıerimiş haldeki metallerin karıştırıldıktan sonra dikkatlice soğutulmasıyla elde edilir. Bu yolla oluşan gereçlerin özellikleri bileşenlerinin özelliklerinden genellikle çok farklıdır.

4 - VAN DER WAALS BAĞLARI

Kapalı kabuklu iki kararlı molekülde ‘Van Der Waals’ güçleri ve ‘London’ güçleri adı verilen zayıf güçler aracılığıyla etkileşmeye girebilir. İki molekülün elktron bulutları etkileştiğinde zayıf bir itme ortaya çıkar; ‘Van Der Waals gücü’ adı verilen bu dengesizleştirici etkileşme sonucundaelektron dağılımı kısa süre bozulabilir ve anlık(kalıcı olmayan) bir çift kutup momenti oluşabilir.

Bu geçici çift kutuplar(London güçleri) etkileştiğinde ‘Van Der Waals’ itmesine alt edebilen küçük çaplı bir dengesizleşme gerçekleşir ve zayıfkimyasal olmayan bir bağ oluşur. Bu bağlanma biçimi en çokkapalı kabuklu ender gaz atomlarının etkileşmelerinde ve küçük moleküllerin düşük sıcaklıklarda birleşimsel bağlanmasında önem taşır. Bu bağ zayıftır (gücü genellikle ortaklaşma bağının binde biri kadardır). Sıvı azot ve helyum gibi düşük sıcaklıklı kriyojenik maddelerin yada bunların daha da düşük sıcaklıktaki kat hallerinin özellikleri bu tür zayıf etkileşmelerden kaynaklanır.

5 - HİDROJEN BAĞLARI

Bazı hidrojen içeren bileşiklerde moleküller arası çekim kuvvetleri olağan üstü yüksektir. Bu çekim kuvvetleri hidrojenin atom çapı küçük ve çok elektronegatif olan elementlere kovalent bağlı olduğu bileşiklerde görülür. Bu bileşiklerde elektronegatif element bağı elektronlarını öyle kuvvetlice çeker ki hidrojen önemli miktarda kısmi + yük kazanır. Aslındahidrojen elementinin perdeleyici elektronları olmadığından burada hidrojen hemen hemen çıplak bir protondur.

Bir molekülün hidrojen atomu ve diğer bir molekülün elektronegatif elementinde bulunan paylaşılmamış elektron çifti birbirini çekerek bir hidrojen bağı oluşturur. Her hidrojen atomu küçük boyutlu olduğundan ancak bir hidrojen bağı yapabilir.

Bir çok ortaklaşma molekülünde bulunan çift kutup momentlerinin etkileşmesinin yol açtığı zayıf çekim güçleri kararlılaşmaya ve birleşimsel bağlanmaya neden olabilir.

Su(H O) yada amonyak(NH ) gibi moleküllerdeki hidrojen atomları ikinci bir bileşikte bulunan oksijen yada azot atomlarının üstündeki yalnız elektron çiftleri gibi eksi yüklü bir merkezle etkileşmeye girebilirler. Etkileşme enerjileritipik olarakbir ortaklaşma bağının enerjisinin yalnızca %5’i kadardır;ama bir çok fiziksel ve kimyasal süreç açısından çok önemlidir. Söz gelimisuyun ve buzun yapısı ‘hidrojen bağı’ denilen bu bağların karışık etkileşmelerin sonucudur. Buz gerçekte sıcaklığa ve uygulanan basınca bağlı olarak bir çok farklı billur yapısı oluşturur; bu çeşitlilik karmaşık hidrojen bağı şekillerinin farklı biçimlerde düzenlenebilmesinden ileri gelir.

Çoğunlukla biokimyasal sistemlerin yapıları da kısmen hidrojen bağı etkileşmelerinin sonucu olarak belirlenir; bu DNA’da özellikle belirgindir. Ortaklaşma bağıyla bağlanmış bir çok kutupsal bileşiğin erime ve kaynama noktaları hidrojen bağlarını kırmak için ek enerji gerektiğinden anormal derecede yüksektir.


İyonik bağ : (+) yüklü metal atomlarıyla (-) yüklü metal atomlarının birleşmesini sağlayan bağ çeşididir. iyonik bağları (+) ve (-) iyon grupları birbirini çekerek oluştururlar. iyonik bağ etkisiyle iyonik tuzlar oluşur.



Kovalent Bağ


Kovalent bağ iki atom arasında bir veya daha fazla elektronun paylaşılmasıyla karakterize edilen kimyasal bağ'ın bir tanımıdır. Genellikle bağ ortaya çıkan molekülü bir arada tutan ortak çekim gücü olarak tanımlanabilir. Paylaşılan elektron ya da elektronlar her iki çekirdek etrafında dolanacaklar iki çekirdek arasındaki bölgede daha uzun süre bulundukları için bu bölgede (-) yüklü bir alan yaratacaklardır. Bu alan her iki çekirdeğe bir çekme kuvveti uygulayarak bir bağ yaratır.


Kovalent bağ söz konusu atomların dış yörüngelerinin dolması ile meydana gelir. Bu tür bağlar moleküller arası hidrojen bağından daima daha güçlü iyonik bağ ile ise ya aynı güçte ya da daha güçlüdür.


Bazı inorganik maddelerin -hidrojen amonyak klor su ve azot molekülleri ile tüm organik maddelerin molekülleri kovalent bağ ile bir arada tutulmaktadır.


Kovalent bağ (iyonik ve metalik bağın tersine) yönlüdür; bağ açılarının etkileşimin gücü üzerinde etkisi büyüktür. Bu etkinin kaynağı kovalent bağların atomik yörüngelerin üst üste binmesiyle oluşmasından ileri gelir. Atomik yörüngeler (p d ve f orbitalleri) hepsi yönlü karakterde olup bağlanma esnasında önemli ölçüde yöne bağlı etkileşime neden olurlar.


Kovalent bağ genellikle benzer elektronegatifliğe sahip atomlar arasında gerçekleşir. Bu nedenle ametaller daha kolaylıkla kovalent bağı tercih eder ve metaller de kolayca yerlerinden oynatılabilen elektronların daha serbestçe dolaşabildiği metalik bağ yaparlar. Ametallerde bir elektronun serbest kalması daha zordur dolayısıyla benzer elektronegatifliğe sahip bir madde ile birleşme söz konusu olduğunda o elektronun paylaşılması tek seçenek haline gelir.


Tarihçe

Kovalent bağ kavramı ilk olarak 1916'da Gilbert N. Lewis tarafından atomlar arasında elektron çiftlerinin paylaşılması şeklinde ortaya atılmıştır. Buna göre dış yörüngedeki valans elektronları atomik semboller etrafında birer nokta ile temsil edildiği Lewis notasyonu veya elektron nokta notasyonu ile gösterilmektedir. Atomlar arasındaki elektron çiftleri kovalent bağları göstermekte çoklu çiftler ise çoklu bağlara karşı gelmektedir.


Her ne kadar paylaşılmış elektron çiftleri fikri kovalent bağlanmanın etkin ve miktarsal tanımını yapıyor olsa da bu bağların doğasını anlamak ve basit moleküllerin yapısını ve özelliklerini tahmin edebilmek için kuantum mekaniği bilgisine ihtiyaç vardır. Kimyasal bağlanmanın kuantum mekaniği açısından ilk başarılı açıklamasını 1927'de Walter Heitler ve Fritz London yapmıştır.


Bağ polaritesi

İki tür kovalent bağ vardır: polar ve polar olmayan (veya saf). Saf kovalent bağlar (ki genellikle çözünür değildirler elektrik iletkenlikleri yoktur ve bireysel molekül formundadırlar) ve iyonik bağlar (çözünürdürler ergimiş ve çözünmüş haldeyken elektrik iletirler ve genellikle kristal formundadırlar) spektrumun iki ucunda yer alırlar ve farklı özelliklere sahiptirler. Polar kovalent bağlar ise ortada yer alır ve her ikisinin de özelliklerini gösterirler.


En son teori

Günümüzde valans bağ modeli moleküler yörünge modeliyle desteklenmektedir. Bu modele göre atomlar bir araya getirildikçe atomik yörüngeler moleküler yörüngeler oluşturmak üzere etkileşirler. Kuantum mekaniği kullanılarak elektronik yapının enerji seviyelerinin bağ açılarının ve bağ mesafelerinin yüksek bir hassasiyetle hesaplanması mümkündür.


ebush isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Kimyasal bağlar hakkında bilgi

Kimyasal bağlar hakkında bilgi konusu, GENEL KÜLTÜR / Eğitim ve Öğretim forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: iyonikkovalent metalik bağlardan hangisi daha güçlüdür,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Kovalent Bağlar Hakkında Bilgi Я Soru Cevap 1 12-05-2015 06:44
Metalik Bağlar Hakkında Bilgi Я Soru Cevap 0 25-03-2013 12:16
İyonik bağlar hakkında bilgi Я Soru Cevap 0 25-03-2013 12:14
8. Sınıf kimyasal bağlar hakkında bilgi eda ünal Soru Cevap 1 25-03-2013 12:11
Kimyasal bağlar konu anlatımı elif Eğitim ve Öğretim 0 17-06-2011 01:12

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 08:39 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats