bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Eğitim ve Öğretim

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 27-07-2013, 05:06   #1 (permalink)
 
ebush - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Milliyetçilik hakkında yazı

Milliyetçilik hakkında yazı



Eugène Delacroix'nın "La liberté guidant le peuple" (Halkın rehberi özgürlüktür) isimli çalışması Fransa'daki Temmuz Devrimi'nin en önemli simgesi olmuştur.

Milliyetçilik hakkında yazı

Milliyetçilik veya Ulusçuluk kendilerini birleştiren dil din tarih veya kültür bağlarından bir üstyapı oluşturabilmiş sosyal birikimlerin adı olan millet veya ulus olarak tanımlanan bir topluluğun yaşama ve ilerleme ülküsünün toplumların ve insanlığın gelişmesini sağladığına inanan görüştür.
Milliyetçilik ulus idealine bağlılığın evrensel ilkelere bağlılık gibi ya da bireyin hak ve özgürlükleri gibi evrensel zenginliğin artmasına katkıda bulunan sosyal soyut yapılardandır.
19. yüzyıl başlarından itibaren Avrupa'da 20. yüzyılda ise tüm dünyada egemen siyasi düşünce tarzı olmuştur. Dünya siyasi haritası bu dönemde milliyetçilik ilkelerine göre biçimlendirilmiştir. Günümüzde özellikle azgelişmiş toplumlarda halâ yaygın bir değer olmakla birlikte Anglosakson kültürüne bağlı toplumlarda ve Avrupa Birliği fikrini savunan çevrelerde olumsuz bir anlam yüklenmiştir.[ kaynak belirtilmeli]
Milliyetçilik konusunda Benedict Anderson Ernest Gellner Eric Hobsbawm Elie Kedourie gibi karşıtların yanısıra Anthony Smith' Nev Nikolayeviç Gumilev gibi tarafsız yazarların teorik çalışmaları olmakla birlikte konu henüz teorik bir temele kavuşturulamamıştır. Bu çalışmalarda yurtseverlik militarizm şovenizm etnik aidiyet dilsel aidiyet ulusalcılık irredentizm faşizm militancılık dinselcilik otoriterlik ırkçılık antiemperyalizm asabiyet hayali cemaatler tarihsel kimlik kahramanlık maneviyat atalar kültü sadakat egemenlik ortak irade vatan romantizm kamusallık kültürellik kavramları açıklanmaktadır.

Kökenbilim
"Millet" sözcüğü aslen Arapça olup (Ar: ملة) "din veya mezhep; bir din veya mezhebe bağlı olan cemaat" anlamındadır. Osmanlı Türkçesinde 20. yüzyıl başlarına kadar bu anlamda kullanılmıştır. 19. yüzyıl ortalarından itibaren aynı sözcük Fransızca/İngilizce nation kavramına karşılık olarak kulanılmıştır. Moğolca'dan alınan "ulus" sözcüğü 1932 yılında aynı kavramın Yeni Türkçesi olarak benimsenmiştir.
Latince kökenli olan "nation" kök anlamı itibariyle "aynı atadan gelenler topluluğu" demektir. Dolayısıyla esasen Türkçe kavim veya aşiret karşılığıdır. Moğolca ulus ise siyasi amaçla bir araya gelmiş olan boylar konfederasyonunu ifade eder (ayrıca kâdim Türkçedeki budunkelimesi de aynı anlamı verir).
Sözcüğün evriminden kolayca görüleceği gibi ulusun objektif temelini tanımlamak son derece güçtür. Bazı uluslar kendini dil veya din temelinde tanımlarken diğerleri ortak bir siyasi geçmişi veya siyasi ideali ulusal birliğin temeli olarak kabul etmektedir. İsviçre’de dört ayrı dil konuşulmasına rağmen yüzyıllardan beri paylaşılan ortak tarih güçlü bir ulusal duyguyu ayakta tutabilmiştir. Amerikan ulusu farklı kökenlerden gelen göçmenlerin ortak bir siyasi yapıda bir araya gelmesinden oluşur. Yahudi ulusunun tanımlayıcı ögesi dindir. Yunan ulusçuluğu dil din ve köken ortaklığını vurgular.
Kökenbilim etnoloji teriminden gelmekte olması itibariyle aynı ırk (ethnos) sahip olma temeline dayanmaktadır. Fakat imparatorluklar ve kültürel yayılımlarla etnik köken önemini ulusal ve milli kimliklere bırakmıştır. Genetik açıdan etnik kökenleri araştırmak nüfus içerisinde belirli genetik işaretçilerin ölçülmesi ile mümkün olmaktadır.

Tarihçe
Modern milliyetçi düşünce 1789-1799 Fransız Devrimi'nin fikirlerinden doğmuştur. Avrupa tarihindeki ilk milliyetçi hareketlere Napoleon istilası (1804-1815) altındaki Almanya'da rastlanır. Aynı yıllarda Rus işgalindeki Polonya'da güçlü bir milliyetçi akım doğdu. 1821'de Osmanlı Devleti'ne karşı ayaklanan Yunanistan Avrupa'nın milliyetçi çevrelerinde çok heyecanlı destek buldu. 1848'de Avusturya İmparatorluğu'na karşı ayaklanan Macarlar daha sonra Çekler ve Sırplar milliyetçilik akımını Orta Avrupa'ya taşıdılar. 1860-1870 yılları arasında gerçekleşen İtalya birliği devrimci milliyetçiliğin en büyük zaferlerinden biri olarak algılandı. 1870'lerde Rusya'da doğan Pan-Slavizm akımı yayılmacı milliyetçiliğin ilk örneklerinden biri idi.
Milliyetçiliğe yol açan en önemli etken daha önce hükümdar ve sülale zemininde tanımlanan siyasi aidiyet duygusunu hükümdardan bağımsız olarak "halk"a maletme gereğiydi. Siyasi aidiyet ve itaat "halk"ın ortak iradesine dayandırılmalıydı. Bu nedenle 19. yüzyılda milliyetçilik radikal devrimci anti-monarşist yerleşik düzene zıt bir siyasi düşünce olarak değerlendirildi.
"Halk"ı tanımlamanın güçlüğü milliyetçi düşünürleri -- bazen olguları ve mantığı zorlama pahasına -- olağanüstü duygusal anlamlar yüklemeye sevketti. Örneğin (ayrı lehçeler konuşan) Sicilyalılar veya Venedikliler ayrı bir ulus mu yoksa italyan ulusunun parçası mıydı? Avusturya ulusu var mıydı? Makedonlar ayrı bir ulus mu Bulgar mı yoksa Güney Slavların bir boyu muydu? Bu konularda farklı görüşleri savunanlar benimsedikleri ulusa hayali bir tarih ve hayali kökenler atfederek onun ezelden beri "doğal olarak" varolduğunu kanıtlamaya çalıştılar. Farklı lehçeler konuşan toplumlarda ortak bir ulusal dil oluşturmaya büyük önem verildi.
Pek çok ülkede toplumlar zıt milliyetçi idealler ekseninde karşı karşıya gelmiştir. Örneğin Güney Slavların dil birliğini temel alan Yugoslav milliyetçiliği ile din ve ortak tarih birliğini temel alan Sırp ve Hırvat milliyetçilikleri çatışmıştır. İrlanda'da Protestanlar Britanya ulusuna aidiyeti vurgularken Katolikler ortak kökeni varsayan (Protestanları da içeren) İrlandalılığı öne çıkarmışlardır.
Farklı dil ve dinlerden toplumların yanyana yaşadığı bölgelerde ulus yaratma çabaları çoğunluktan farklı alt-uluslar veya azınlıklar sorunuyla karşı karşıya geldi. Siyasi egemenlik eğer ulusa dayandırılacaksa o ulusa ait olmayan unsurların ya vatandaşlık haklarından mahrum edilmesi ya asimile edilmesi ya da ülke dışına sürülmesi veya yokedilmesi gerekiyordu. 20. yüzyılda ulus kurma çabaları bu nedenle insanlık tarihinin en büyük trajedilerinden bazılarına yol açtılar. Binlerce yıldan beri yanyana ve içiçe yaşamış toplumlar ulusal kurtuluş adına sürgün ve katliamlarla tanıştılar. Doğu Avrupa ve Balkan ülkeleri zorlu bir etnik temizlik süreci sonunda az çok homojen ulusal yapılara kavuştular.
1920-30'larda İtalyan Faşizm'i ve Alman Nazizm'i 20. yüzyıl milliyetçiliğinin en tipik örnekleri olarak dünyanın hafızasında yer edindiler.

Türkiye'de Milliyetçilik
Türkiye'de siyasal milliyetçilik 1903 yılında Yusuf Akçura tarafından yazılan Üç Tarz-ı Siyaset adlı makalenin yayınlanması ile başlar. Bundan önce Sultan III.Selim'e kadar uzanan bir tarihçe verilebilirse de siyasal anlamda başlangıç Yusuf Akçura ile başlar. Türkiye'de milliyetçiliğin öncüleri Kırım-Kazan kökenli aydınlardır. Bunun nedeni ise Kırım ve Kazan bölgesinin batı ticaret ve siyaseti ile tanışmasının 17 yy.'a dayanmasıdır.
Osmanlı toplumunu oluşturan İslam Rum Ermeni ve Yahudi "millet"lerini ortak bir ulusal kimlik altında bir araya getirme düşüncesi 1839 Tanzimat Fermanı'na damgasını vurdu 1850'lerden sonra güç kazandı. Osmanlı seçkinlerine göre devlet ancak bir Osmanlı milletine dayandığı takdirde ayakta durabilir ve canlanabilirdi. Osmanlı milleti padişahın sembolik egemenliği altında ortak bayrak marş ve simgelere (örneğin fes) sahip olacak din ve dil ayrımı gözetmeden toplumsal birliği gözetecekti.
Osmanlılık fikri bir yandan egemen İslam toplumunda diğer yandan imparatorluğun Hıristiyan unsurlarında direnişle karşılaştı. 1860'larda Namık Kemal öncülüğündeki Genç Osmanlılar İslam milletinin geleneksel ayrıcalıklarını gayrımüslimlerle paylaşmayı reddeden bir milliyetçilik türünü savundular. Gayrımüslim toplumları içinde de Osmanlı Devleti'nden koparak ayrı ulusal varlıklar oluşturma fikri taraftar topladı. Önceleri daha çok Rum toplumunu etkileyen ayrılıkçı akımlar 1878 yenilgisinden sonra imparatorluğun diğer gayrımüslim halklarına da yayıldı.


ebush isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Milliyetçilik hakkında yazı

Milliyetçilik hakkında yazı konusu, GENEL KÜLTÜR / Eğitim ve Öğretim forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: milliyetçilik, milliyetçilik ile yazı, milliyetçilik resimler, milliyetçiliğin simgesi, milliyetcilik, milliyetcılık, bakimliyiz milliyetcilik, milliyetçilik resimleri,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Postmodernizm ve mimari hakkında yazı ebush Eğitim ve Öğretim 0 12-04-2013 10:31
Sağlık hakkında yazı ebush Eğitim ve Öğretim 0 07-04-2013 09:43
Matematik buluşları hakkında yazı ebush Eğitim ve Öğretim 0 02-04-2013 02:54
Türklerde Çağlara Göre Yazı Türleri Nelerdir?-Yazı Türleri Hakkında elif Türkçe ve Edebiyat 0 24-06-2009 03:07
Sümerlerde Yazı Hakkında elif Türkçe ve Edebiyat 0 24-06-2009 02:54

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 06:13 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats