bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Eğitim ve Öğretim

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 14-06-2011, 01:08   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Şark Meselesi Nedir?

Şark Meselesi Nedir?

Şark Meselesi ve Oryantalizm

Sanayi inkılâbı ve sömürgecilik dönemiyle birlikte Doğu; özelde de Ortadoğu ve İslâm Dünyası Batılı Devletler nazarında büyük bir cazibe merkezi haline gelmişti Çünkü dünya ulaşım ve ticaret hattının en işlek noktasında yer alması sömürgelere giden yolda son derece stratejik bir mevkide bulunması; hele de yapılan geniş çaplı araştırmalar sonucunda zengin petrol rezervlerini barındırdığının anlaşılması sömürgeci güçler nazarında bu coğrafyayı bir kat daha vazgeçilmez kılmıştı Öyle ki zamanla dünyaya hakim olmanın öncelikle Ortadoğu’ya hükmetmekten geçtiği düşüncesi yaygınlık kazanır olmuştu
Bölgeye tek başına egemen olmak isteyen her bir Batılı devlet bu uğurda pek çok taktik ve strateji geliştirmiş ve aralarında kıyasıya bir mücadeleye tutuşmuşlardır Bütün bunların önünü açmak ve zeminini hazırlamak için de sunî birtakım meseleler ve kavramlar üretip bunların üzerine bina ettikleri sözde ilmi ve politik çabalarla hedeflerine ulaşmaya çalışmışlardır

Şark Meselesi: Sömürgeciliğin Siyasî Gerekçesi
Batılı güçler ve bilhassa İngiltere bölgede uzun süreli bir hakimiyetin kapısını açabilmek için “Şark Meselesi” adı altında bir çok siyasİ oyun tertiplemişti Böylece “Şark Meselesi” kılıfını giydirdikleri koloniyalist yayılma ve ekonomik emperyalizm politikalarını gerçekleştirme fırsatını elde edeceklerdi
1815 Viyana Kongresi’nden sonra politik bir terim olarak ifade edilmeye başlanan Şark Meselesi’nin tarihî kökeni aslında oldukça eskidir Zaman ve mekâna bağlı olarak çeşitli görünümlerde ortaya çıkan ve değişik şekillerde tarif edilen Şark Meselesi’nin temelinde Hıristiyan-Müslüman veya Avrupa-Osmanlı münasebeti yatmaktadır Kavramın Avrupa’da doğduğu dikkate alınırsa Şark Meselesi’nin esasen Avrupa’nın haçlı zihniyetiyle üstüne eğildiği yapay/provoke bir mesele olduğu kendiliğinden anlaşılır Ancak burada hemen şunu da belirtelim ki Osmanlılar İslâmiyet’in hamisi ve İslâm Alemi’nin lideri konumuna gelmekle Avrupa için Şark Meselesi Osmanlı meselesi halini almıştır
İşte müstemlekeci Avrupalılar bu alem üzerindeki çıkar ve plânlarını temin edebilmek için esaslı bir “siyasî gerekçe hüviyeti” kazandırdıkları “Şark Meselesi”ni sözde ilmi ve akademik bir çerçeveye oturtarak Oryantalizm (Şarkiyatçılık-Doğu Bilimi) ekolünü geliştirme yoluna gideceklerdir

Oryantalizm: Sömürgeciliğin Keşif Kolu
Oryantalizmin Batıda resmî varlığının 1312’de Viyana Kilise Konseyi’nin; Paris Oxford Bolanya Avinyan ve Selamanka’da Arapça Yunanca İbranice ve Süryanice’yle ilgili bir dizi kürsü kurulmasına ilişkin kararı ile ortaya çıktığı kabul edilmektedir Modern Oryantalist akımın doğuşu olarak ifade edilen Napolyon’un Mısır’ı 1798’de işgal etmesinden itibaren 150 yıl boyunca Oryantalizm İngiltere ve Fransa’nın hakimiyetinde kalmıştır II Dünya Savaşı’ndan sonra ise onların hazırladığı zemin üzerinde Doğuya hakim olan ABD’nin tekeline geçecektir
Batı için başlı başına bir bilim dalı ve ihtisas alanı olarak Oryantalizm Şark ile uğraşan toplu müessesedir Şark hakkında hükümlerde bulunur Şark hakkındaki kanaatleri onayından geçirir Şark’ı tasvir eder ve hatta yönetir Kısacası “Doğuya hakim olmak onu yeniden kurmak ve onun amiri olmak için” Batının bulduğu bir yoldur Başka bir deyişle Doğuyu sindirmek; politik sosyolojik askerî ideolojik bilimsel ve fikri bakımlardan yönetmek; nihayet avuç içinde tutmak için başvurulan ilmîlik süsü verilmiş hain planın ismidir
Doğunun siyasî olarak “baş eğdirilişi” sırasında kazanılan bilgiler askerî amaçlara hizmet edecek; Doğu formülleştirilecek şekil verilecek kimlik ve tanım kazandırılacak imparatorluk için önemi belirlenecek ve Avrupa’ya bağlı rolü irdelenmiş olacaktı Müslüman Doğu’nun tasallut altına girmesine gerekçe olarak da şu ırkçı ve gayr-ı insanî görüşler ortaya konuyordu:

“Batılılar vardır bir de Doğulular Birinciler hükmederler; ötekiler hüküm altında olmalıdırlar Bu da ekseriya ülkelerinin işgal edilmesi iç işlerine tam bir müdahale can ve mallarının şu ya da bu Batılı gücün eline bırakılması demektir Çünkü yönetim altındaki milletler kendileri için neyin hayırlı olduğunu bilecek izana sahip değildir Bununla beraber rengi beyaz ve orta sınıftan Batılı ‘insanî bir öncelik olarak’ beyaz olmayan dünya parçasını yönetmekten de öte ona sahip olunması gerektiğini düşünür Sebep mi? ‘Onlar’ ‘biz’ kadar insan değildir de ondan”

Batının dilinde ve insafında Doğulu mahkemede olduğu gibi hakkında hüküm verilen müfredat programında olduğu gibi etüt edilen ve anlatılan okul yahut hapishanede olduğu gibi disipline edilen ve resmedilen bir şeydir

Sömürgeciliğin Müdafaa Kılıcı
Sömürgeciliğin “müdafaa kılıcı” olarak nitelendirilen oryantalizm sömürgecilerin kontrolüne yönelik emperyalist politikaların üretilmesi ve bu üretimin meşrulaştırılmasına yardımcı olması bakımından hakikaten de önemli bir yere sahiptir Oryantalizm ve emperyalizm; içerdikleri mahiyet kullandıkları fikir ilim ve maddi malzeme ve faaliyet; icra ettikleri zemin ve karşı karşıya kaldıkları şartlar açısından adeta eş anlamlıdır
Diğer taraftan içerisine pozitivizm Darvinizm ırkçılık Freudçuluk ve Marksizm’in de karışmış olmasından ötürü oryantalizm zararlı akımların aktarılmasında “taşıyıcı” vazifesi de görür
Oryantalistlere devlet memuru olarak hükümetlerine Doğu konusunda danışmanlık yapanların özel ajanı gözüyle bakılmıştır Doğu’yu gezen her Avrupalı kendisini Batı’nın gizli ve özel temsilcisi olarak görmekteydi Doğu uzmanından beklenen sadece anlaması değildi; Doğu’nun çalışan bir makine haline getirilmesi bu makinenin içindeki beşerî öz maddi varlık bilgi gibi malzemeler işlenerek Batı Medeniyeti’nin menfaat ve amaçlarına uygun hale dönüştürülmesi işlemiydi

Oryantalizmin Kilise Merkezli İslâm Anlayışı
19 ve 20yüzyıllardaki oryantalizme göz gezdirdiğimizde onun bütün Doğuyu ve elbette İslâmiyet’i de taraflı bir yaklaşımla ve tamamıyla kilise anlayışı çerçevesinde şematize ettiğini görürüz
Oryantalizm mensubiyet itibarıyla bir disiplin olarak ve ortaya koyduğu sözde ilmi materyaller bakımından Doğu’dan kopuk ve uzaktır Oryantalizmdeki Doğulu mana sadece Doğu’ya yönelik bir dokümantasyon çalışması olmasından kaynaklanır; ama yine de Doğu’yla değil Batı ile ilgilidir
Avrupalı ilim adamları Yakın Doğu’ya hep İncil’de adı geçen “Mukaddes Diyar” olarak bakmışlardır ve bu bakış açısı bugün de aynı doğrultuda sürmektedir Hıristiyanlık ve Musevilik ile özel ilişkisi noktasında İslâm Oryantalistlerin düşünce sistemine göre tam bir zıt tipi oluşturuyordu İslâm en başından beri Hıristiyan Batı’nın düşmanı ve kabusu idi İslâm öyle bir “yabancılık” abidesi haline getirilmişti ki Ortaçağ’dan itibaren bütün Avrupa medeniyeti bu yabancıya karşı tesis edilmişti Avrupa’nın müslümanı şirazeden çıkmış duygu düşünce ve fikir mübalağasıyla anlatış biçimi öylesine korku verici bir vaziyet almıştı ki bu tahrik unsuru sürekli olarak Batılılar’ın Şark’ı denetleme çabalarına vesile kılınıyordu
Oryantalistler müslüman halkın İslâm konusundaki görüşlerini değiştirmek için neler yapılması gerektiğiyle ilgili olarak da sömürge yöneticilerine doğrudan bilgi sağlıyorlardı Ama şunu çok iyi biliyorlardı: Artık İslâm dikkate alınması gereken; Ortadoğu’daki emperyalist çıkarlara engel olabilecek bir güçtür Bu potansiyeli ve dinamik gücü tesirsiz hale getirebilmek için de müslümanlara bu ruh disiplinini ve kuvveti kazandıran dinî akideleri sarsmaya çalışacaklardı
Neticede; sayıları gün geçtikçe artan araştırma kuruluşları şirketler vakıflar misyon teşkilatları hariciye ve istihbarat gibi kuruluşların yanı sıra; burs ödül gezi organizasyonlar ile enstitüler araştırma merkezleri fakülteler ve kürsüler aracılığıyla hep İslâm ve müslümanlar hakkındaki maksatlı fikirlerin propagandası yapılarak siyasî emperyalizmi meşrulaştırma ve koruma amacı güdülmüştüt

Şark Meselesi ve Oryantalizmin Bugünkü Anlamı
Günümüzde Şark Meselesi’nin modern versiyonları ve oryantalizmden kaynaklanan ayrılıkçı akımlar ve bunların yetiştirdiği aydın ve yönetici zümreler İslâm Dünyası’nın zihnî ilmî siyasî iktisadî ve idarî bakımlardan önünü tıkamaya; bu coğrafyanın kendi potansiyel ve dinamizmi ile ayakta durmasına ve dünya üzerinde arzuladığı güce kavuşup hakettiği yeri almasına engel olmaya hâlâ devam etmektedir
Dolayısıyla Şark Meselesi ve oryantalizm geçmişte kalmış tarihî bir mesele değil; bugün de geçerli olan ve İslâm Alemi’ni halen tehdit eden bir numaralı sorunlardan biridir


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  

Alt 26-04-2014, 04:01   #2 (permalink)
Misafir
Avatar Yok
 
Standart

Teşekkürler işimede yaradı


 





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Şark Meselesi Nedir?

Şark Meselesi Nedir? konusu, GENEL KÜLTÜR / Eğitim ve Öğretim forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: şark meselesi nedir, şark meselesi tanımı, şark meselesi nedir kısaca, şark meselesi ödev, şark meselesi kısa tanımı, şark meselesi nedir özet, şark meselesi kısa bilgi, şark meselesinin tanımı, şark meselesi nedir kısaca açıklaması, şark meselesi kısaca nedir, şark meselesi özeti, şark meselesi kısaca, şark meselesi hakkında kısa bilgi, sark meselesı tanımı, sark meselesi tanimi,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Ermeni Meselesi Nedir? elif Tarih 1 12-04-2012 08:30
Yabancı Okullar Meselesi Nedir? elif Tarih 0 09-02-2011 03:01
Kirgiz Meselesi... mormavi Tarih 0 21-04-2010 01:03
Arapların don meselesi nimlahza Fıkralar 0 12-04-2010 10:18

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 11:20 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats