bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Eğitim ve Öğretim

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 15-06-2011, 03:35   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart The Present Perfect Tense Anlatımı

The Present Perfect Tense Anlatımı

The Present Perfect Tense

Present Perfect tense'in Türkçe'de bir karşılığı yoktur.

Subject + have/has + V3

USE 1 Unspecified Time Before Now

We use the Present Perfect to say that an action happened at an unspecified time before now. The exact time is not important.

(Present Perfect Tense geçmişte belirsiz bir zamanda yapılmış bir eylemi anlatmak için kullanılır. Eylemin ne zaman yapıldığı veya olduğu önemli değildir.)

EXAMPLES:

I have seen that movie twenty times. (Bu filmi yirmi kez seyrettim.)

I think I have met him once before. (Sanırım onunla daha önce tanıştım.)

There have been many earthquakes in California. (Kaliforniye'da bir çok deprem oldu.)

Has there ever been a war in the United States? (Amerika'da hiç savaş oldu mu?)
Yes there has been a war in the United States. (Evet Amerika'da bir savaş oldu.)

People have traveled to the moon. (İnsanlar aya seyahat etti.)

DİKKAT! Geçmişte belirsiz bir zaman tanımı İngilizce öğrenenler için biraz kafa karıştırıcı olabilir. Bu yüzden aşağıda biraz daha detaylı açıklamalar verilmiştir.


1 Experience (Tecrübe)

You can use the Present Perfect to describe your experience.

(Present Perfect Tense hayatınızda geçirmiş olduğunuz tecrübeleri anlatmak için kullanılır. Tecrübelerden bahsederken zamanın bir önemi yoktur.)

EXAMPLES:

have been to France. (Fransa'da bulundum.)

(Bu cümlede anlatılmak istenen asıl şey Fransa'da bulunduğunuzdur. Ne zaman gittiğiniz önemli değildir.)

I have never been to France. (Fransa'da hiç bulunmadım.)

(Bu cümlede hiç Fransa'ya gitme tecrübenizin olmadığı anlatılmaktadır.)

I think I have seen that movie before. (Sanırım bu filmi daha önce gördüm.)

He has never traveled by train. (O trenle hiç seyahat etmedi.)

Joan has studied two foreign languages. (Joan iki dile çalıştı.)

Have you ever met him? (Onunle hiç karşılaştın mı?)
No I have not met him. (Hayır onunla hiç karşılaşmadım.)


2 Change Over Time (Zamanla değişim)

We often use the Present Perfect to talk about change that has happened over a period of time.

(Present Perfect Tense bir süre içinde meydana gelen değişiklikleri anlatmak için kullanılır.)

EXAMPLES:

You have grown since the last time I saw you. (Seni son gördüğümden beri büyümüşsün.)

The government has become more interested in arts education. (Hükümet sanat eğitimiyle daha fazla ilgilenmeye başladı.)

Japanese has become one of the most popular courses at the university. (Japonca üniversitede en populer derslerden biri haline geldi.)

My English has really improved since I moved to Australia. (Avusturalya'ya taşındığımdan beri İngilize gerçekten gelişti.)


3 Accomplishments (Başarılardan bahsederken)

We often use the Present Perfect to list the accomplishments of individuals and humanity. You cannot mention a specific time.

(Bu zamanı ayrıca kişisel veya insanlığın kazanmış olduğu başarıları anlatmak için kullanırız. Böyle durumlarda belirli bir zaman veremeyiz.)

EXAMPLES:

Man has walked on the moon. (İnsan ayda yürüdü.)

Our son has learned how to read. (Oğlumuz okumayı öğrendi.)

Doctors have cured many deadly diseases. (Doktorlar birçok ölümcül hastalığı tedavi ettiler.)

Scientists have split the atom. (Bilimadamları atomu parçaladılar.)


4 An Uncompleted Action You Are Expecting (Tamamlanması beklenen eylem)

We often use the Present Perfect to say that an action which we expected has not happened. Using the Present Perfect suggests that we are still waiting for the action.

(Present Perfect Tense'i gerçekleşmesini beklediğimiz bir eylemin henüz olmadığını anlatmak için kullanırız. Bu zamanı kullanmamız bizim hala bu eylemin gerçekleşmesini beklediğimiz anlamına gelir.)


EXAMPLES:

James has not finished his homework yet. (James henüz ödevini bitirmedi.)

Susan hasn't mastered Japanese but she can communicate. (Susan Japonca'da henüz uzmanlaşmadı ama iletişim kurabiliyor.)

Bill has still not arrived. (Bill hala gelmedi.)

The rain hasn't stopped. (Yağmur durmadı.)


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


The Present Perfect Tense Anlatımı

The Present Perfect Tense Anlatımı konusu, GENEL KÜLTÜR / Eğitim ve Öğretim forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Adjectives Anlatımı elif Eğitim ve Öğretim 0 15-06-2011 03:25
Adverbs Anlatımı elif Eğitim ve Öğretim 0 15-06-2011 03:24
Will Future Anlatımı elif Eğitim ve Öğretim 0 15-06-2011 01:22
Past Contınuous Tense elif Eğitim ve Öğretim 0 13-06-2011 04:50
Perfect Coverage Kalıcı Fondoten nimlahza Fondotenler 0 03-10-2010 01:34

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 09:50 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats