bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > SAĞLIK > Sağlığımız > Erkek Hastalıkları

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 18-03-2010, 01:16   #1 (permalink)
 
daywest - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Arrow Prostat Kanseri Artık Korkutucu Değil!

Prostat kanseri erkeklere özgü bir organ olan prostatın içinde oluşan habis tümörün oluşturduğu bir hastalıktır. Özellikle 45-70 yaşları arasında saldırgan ve hızlı 70li yaşlardan sonraysa daha yavaş ilerler. Genellikle genetik ve hormonal faktörler beslenme ve çevresel faktörler prostat kanseri oluşumunu etkiler. Erken tanı ve tedavi uygulanmadığı takdirde diğer kanser çeşitleri gibi hayatı tehdit edebilir.

Prostat kanserinin tanısı nasıl konulur?

Prostat kanseri tanısı için hasta öncelikle bir ürolog tarafından ürolojik muayeneden geçmelidir. Özellikle parmakla makattan yapılan muayene önemli bulgular verebilir. Bunun dışında da kanda PSA (prostat apesifik antijen) tetkiki yaptırmak gerekir. Bu muayeneler sonucunda prostat kanseri kuşkusu varsa transrektal ultrasonografi eşliğinde prostat biyopsisi yapılır ve biyopsinin histopatolojik değerlendirmesiyle prostat kanseri tanısı konur.

Hastalığın klinik belirtileri nelerdir?

Sinsi bir hastalık olan prostat kanseri genellikle hiçbir belirti vermez. Bu yüzden ürolojik muayene belirli aralıklarla yapılmalıdır. Hacim olarak büyümesi söz konusuysa; idrara sık çıkma yanma sızı gece idrara kalkma gibi belirtiler verebilir.

PSA ile ilgili bilgi verebilir misiniz? Hangi sıklıkta ve kaç yaşından itibaren kontrol önerirsiniz?

Öncelikle ailesinde ve birinci derece yakınlarında prostat kanseri hikayesi olan her erkeğin 40lı yaşlardan itibaren yıllık ürolojik muayeneden geçmesini öneriyorum. Her yıl düzenli yapılacak ürolojik muayene ve PSA sonuçları bir sonraki yıla da ışık tutacaktır. PSAnın normal üst sınır değeri bazı laboratuarlara göre 2.5 bazılarında ise 4 olarak verilir. Ancak hastalarımızın bir kısmı ürolojik muayene olmak istemezler. PSA tetkik sonuçlarını kendileri değerlendirirler ve referans değerlerin altındaysa da normal olduğunu düşünerek doktora başvurmazlar. Bu çok yanlış bir yaklaşım. PSA ancak ürolojik muayeneyle birlikte bir anlam kazanır. PSA değeri yüksekse parmakla muayenede şüphe varsa ya da her ikisi şüpheliyse biyopsi gereklidir.

PSA sadece prostat kanserinde mi yükselir?

PSA akut üriner enfeksiyonlarda özellikle prostatit ve üretritlerde veya gribal enfeksiyon gibi vücut direncinin düştüğü durumlarda da yükselebilir. Ayrıca prostatın yaşlanma süreciyle birlikte hacminin artması PSAda yükselmeye neden olabilir. Her prostat büyümesinde PSA yüksek olmayacağı gibi küçük bir prostatta da PSA değeri çok yüksek olabilir.

Hastalığın tedavisinden bahseder misiniz?

Prostat kanseri diğer birçok kanserden farklı olarak erken tanı edilirse kesin tedavi edilebilir. Erken tanı için düzenli kontroller yapılmalıdır. Prostat kanserini erken tanı edebildiğimiz takdirde 3 tedavi seçeneği mevcuttur: Radikal prostatektomi denilen ameliyat radyoterapi ve brakiterapi. Tüm bu seçenekler kanserin erken döneminde yani kanser dokusunun prostat kapsülünün içinde sınırlı kaldığı vakalarda uygulanır.

Siz bu tedavi seçeneklerinden hangisini tercih ediyorsunuz?

Tedavi seçeneklerini hastayla konuşup tartıştıktan sonra birlikte karar vermek en uygunu. Ancak biz ürologların tercihi öncelikle radikal prostatektomi ameliyatı yapmak. Cerrahi bir yaklaşımla kanserli organın çevre dokularla birlikte vücuttan tümüyle alınıp çıkartılması bizim için en geçerli tedavi seçeneği. Bu operasyonlar açık ameliyatla olabildiği gibi laparoskopik yöntemle de uygulanabilir. Burada önemli olan bu konuda bilgili ve deneyimli bir ekibin olmasıdır. Biz bu ameliyatları başarıyla gerçekleştirecek bilgili ve deneyimli bir ekip olarak çalışıyoruz.

Her ne kadar ilk tedavi seçeneği radikal prostatektomi ameliyatı olsa da bu ameliyatlar sağlıklı ve önünde 10-15 sene gibi yaşama şansı olan hastalar için geçerlidir. Hasta ameliyat olamayacak durumdaysa ya da ameliyat olmak istemiyorsa diğer tedavi alternatifleri değerlendirilir.

Ameliyat sonrasında hastalarda ne gibi olumsuzluklar olabilir?

Ameliyat sonrasında idrar kaçırma ve peniste sertleşme gibi önemli sorunlar görülebilir. İdrar kaçırma gelişen cerrahi tekniklerle artık neredeyse en aza indirgendi. Genellikle en geç 3 ay içinde bu sorunun tamamen düzeldiğini söylemek mümkün olsa da kesin sonuç 3 ay ile 1 yıl arasında değişiyor. İdrar kaçırma yüzde 8 oranında olup; eforla karın kaslarının kasıldığı hareketlerde ağır yürüyüş ve sporlarda görülür. Bu stres tipi idrar kaçırmadır ve bir kaç damla şeklindedir. Bütünüyle idrar kaçırma yani devamlı damlalar ise yüzde 1-2 oranındadır.

Sertleşme sorununu gelişen cerrahi tekniklerle damar ve sinir koruyucu cerrahi yöntemlerle azalttığımızı söyleyebiliriz. Ameliyattan sonraki 15. günden itibaren belirli bir düzende alınan ve PDE 5 inhibitörleri denilen ilaçlarla ereksiyonların geri dönme süreci sağlanabilir. 6 aydan 12 aya kadar devam eden sürekli kullanımla ereksiyonlar olmaya başlayabilir. Eğer bu tedavi yetersiz kalırsa ikinci seçenek penise yapılan enjeksiyon tedavileridir. Ameliyatların kanserden tümüyle kurtulma ameliyatları olduğunu unutmamak gerek. Cinsel hayatı idame ettirebilmek uğruna vücutta tümör kalıntısı kalmasını kimse istemez. Bizim de öncelikli amacımız vücudu kanser dokusundan tümüyle arındırmak sinir ve damar koruyucu yöntemlerle de ameliyat sonrası sorunları olabildiğince azaltmak veya tedavi edilebilir düzeyde tutabilmek.

Hastalığın başka bir tedavi seçeneği var mı?

Hastalık için son ve en radikal seçenek penisin içindeki ereksiyonu sağlayan dokulardaki bölüme ameliyatla silikon alaşımlı protez yerleştirilmesidir. Böylelikle hastanın ereksiyon sorunu tamamen giderilir hatta hasta gençliğindeki cinsel hayatına ve daha fazlasına geri döner. Penis protezi ameliyatlarının başarı şansı yüzde 98dir. Vücudun protezi reddetme olasılığı yüzde 2 civarındadır ve genellikle en büyük nedeni enfeksiyondur. Bu amaçla bir süre antibiyotik tedavisi uygulanır. Penis protezi ameliyatından sonraki 6 hafta cinsel ilişkiye izin verilmez.



Konu daywest tarafından (18-03-2010 Saat 01:18 ) değiştirilmiştir.. Sebep: Prostat Kanseri Artık Korkutucu Değil!
daywest isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Teşekkür Edenler:
jumaru (18-03-2010)





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Prostat Kanseri Artık Korkutucu Değil!

Prostat Kanseri Artık Korkutucu Değil! konusu, Sağlığımız / Erkek Hastalıkları forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: psa yı etkileyen faktörler, prostat için biyopsi yaptiran varmi, prostat kanseri forum, prostad kanseri forum,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Söylentiler organ bağışını engelliyor Hürriyet Sağlık Hürriyet / E - Kolay / Sabah Sağlık 0 23-05-2008 12:50
Varis, erkeğin baba olmasını engelliyor! Bakimliyiz Hürriyet / E - Kolay / Sabah Sağlık 0 14-05-2008 07:42
Varis, erkeğin baba olmasını engelliyor! Bakimliyiz Hürriyet / E - Kolay / Sabah Sağlık 0 12-03-2008 11:50
Çikolata kisti hamileliği engelliyor Forum Ana Jinekoloji - Kadın Hastalıkları 0 06-03-2008 10:09

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 11:45 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats