bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Eğitim ve Öğretim > Felsefe Bilimi

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 31-03-2009, 09:41   #1 (permalink)
 
ada44 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Luc ırigaray

LUC IRİGARAY



Çağdaş Fransız feminist düşünür. Parlern ‘est pas jamais neutre [Asla Yansız Olmayan Konuşma] La Sexe linguistique [Linguistik Cinsiyeti Sexes et Geneologies [Cinsiyetler ve Soy kütükleri] Je tu nous: Pour une Culture de la Diffarance [Ben Sen Biz: Bir Farklılık Kültürüne Doğru].

Felsefeye psikiyatri ya da psikoloji alanından gelen Irigaray çağın önemli kadın düşünürlerinin başında gelir. Derrida’nın metafiziğin zorunlu kıldığı bastırma ve marjinalleştirmelere dair açıklamasından ilham alan Irigaray tüm dikkatini kültür ta*rafından baskı altına alınana yöneltmiştir. O nitekim kadının gerek metafizik ya da felsefede ve gerekse de kültürde dışlanmış ol*duğunu öne sürer. Kadın Batı ‘nın kültürel imarjinerinde var değildir. Batı kültürü Freud’un Totem ve Tabu’sunun baba katlin*den çok daha eski olan bir ana katli üzerine inşa edilmiştir.

Buna göre Irigaray öncelikle felsefe tarihinde unutulmuş olan kadını arar. O bu bağlamda görme duyusundan nesne bilgi*sinden uzaklaşan ve özü varlığın formu gerçekliğin ölçüsü yapan Platon’dan başla****** günümüze kadar olan bütün bir Batı felsefesi geleneğini eleştirir. Irigaray bu*nunla da kalmayıp dildeki cinsel yönelimleri araştırmıştır. Kadının fallik olan dilde temsil edilmediğini öne süren filozofa göre iletişimde bulunmak ve başkalarıyla ilişki kurabilmek yani sosyal olabilmek için ka*dınlar ya erkeklerin dilini konuşmak ya da kendi dillerini yaratmak zorundadırlar. Ge*leneğin kendisini eksik bir Gestalt erkek öznenin uçuk akıldışı hiçbir zaman tam olamayan bir yansıması olarak gördüğünü söylediği kadının dilde temsil edilmediğini tekrar tekrar ifade eden Irigaray özgül kadınca söylemin eski/yeni sözlerini egemen düzenin çeşitli şekillerde yıkıldığı köşe taşla*rına yerleştirmeye çalışmıştır. Buna göre o kadın cinsel organının biçimiyle ilgili bambaşka yapılar ortaya atarak psikanalizin fallüsüyle alay etmiş erkek düşüncesinin kadın için aynada oluşturduğu imgeyi parçalamaya veya boşaltmaya kalkışmıştır.

Irigaray aynı şeyin kadının sosyal statüsü için de geçerli olduğunu dile getirdikten sonra kadının erkeğin erkeğin de kadının yerinde hiçbir zaman olamayacağı bir fark*lılık etiği geliştirmiştir. Bir cinsel farklılık etiğinin kadın jeneolojileriyle olan bağlarını yeniden kurması gerektiğini savunan Irigaray’a göre kadının jeneolojisini yeniden inşa etmek veya canlandırmak bastırılmış kadını desteklemek ona bir ifade imkanı kazandırmak kendine özgü kültürünü iade etmektir. O kadınların son yıllarda kazan*dıkları hakların büyük bir bölümünün onla*rın erkek postuna bürünmelerine izin veren haklar 9lduğunu iddia eder. Ona göre eşit haklara sahip olma ve hukuk düzeninin ta*rafsız olduğu mitosuna karşı farklılık ilk olarak haklarda kadınlar için ayrılık yapıl*masıyla aşikar hale getirilmelidir. Zira bu durumda yapılan klasik hukukun erkek damgalı şekli karşısında kadınları eşitliğe zorlamak olacaktır. İkinci olarak da cinsle*rin hukukta ilk kez kendilerini göstermeleri gerekmektedir


ada44 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Luc ırigaray

Luc ırigaray konusu, Eğitim ve Öğretim / Felsefe Bilimi forumunda tartışılıyor.



Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 08:34 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats