bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Genel Kültür Paylaşımlarınız

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 28-10-2012, 08:26   #1 (permalink)
 
nimlahza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Birleşik Krallık Bilgileri

Birleşik Krallık Bilgileri


İngiltere’nin yönetim biçimi anayasal monarşidir. En üstte aynı zaman da devlet başkanı olan kral veya kraliçe bulunur. Şu an İngiltere’de devlet yönetiminin başında Kraliçe II. Elizabeth bulunmaktadır. Ancak bugünün İngiltere’sinde kraliyet ailesinin varlığı semboliktir. Yani devlet yönetiminde bağımsız hareket etmeleri söz konusu değildir. Bugün İngiltere’de bir kraliyet ailesinin bulunma amacı yıllardan beri süregelmiş bir geleneği bozmamaktır. Kraliyet ailesi ülkeyi temsil etmek için vardır yönetmek için değil. Ancak zaman zaman kraliyet ailesinin ülke yönetimi konusunda fikir beyan ettiği de olmaktadır.
Yönetimde doğrudan söz sahibi olmadıkları halde kral veya kraliçenin mutlaka onaylaması gereken kanunlar da vardır. Örneğin parlamentonun açılması yasa tasarılarının kabul edilmesi gibi. İngiltere’de yasama yetkisini elinde bulunduran güç parlamentodur. ( Channel Adaları ve Man Adalarının kendi kanunları vardır.) Parlamento Avam Kamarası ve Lordlar Kamarasından oluşur. Avam kamarası seçimle iş başına gelir. Lordlar kamarası ise veraset veya atama yoluyla oluşur.
Parlamento binası Londra’daki Westminster Sarayıdır. Burası 16.yüzyıla kadar kraliyet ailesine ev sahipliği yapmıştır. Ancak Westminster sarayı bir yangın sonucu önemli ölçüde zarar gördüğünden 19. yüzyılda yeniden inşa edilmiştir. Sarayın saat kulesi Big Ben Londra’nın sembolüdür. Ve her yıl milyonlarca turistin akınına uğramaktadır. İngiltere’de ilk demokrasi hareketleri 1265 yılında başlamıştır. III.Henry ilk parlamentoyu kabul etmek zorunda kalmıştır. Bugün Westminster parlamentosu dünyadaki pek çok demokrasi için model teşkil etmektedir.
MONARŞİ
İngiliz Kraliyet Ailesi dünyada en uzun süre saltanat sürmüş en ünlü kraliyet ailesidir. 1649-1660 yılları arasında yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kalmış olmasına rağmen yaklaşık bin senedir hakimiyetini korumaktadır. Ülkenin başında hükümdar denilen bir kral veya kraliçe bulunmaktadır. Bugün İngiltere tahtında Kraliçe II. Elizabeth bulunmaktadır. Edinburgh Dükü Prens Philippe ile evlidir. Kraliçe ve Prens Philippe’in dört çocukları bulunmaktadır. Bunlar: İngiltere tahtının veliahdı Prens Charles (Galler Prensi ve merhume Prenses Diana’nın boşandığı eşi) Prenses Anne ( Resmi Prenses ) Prens Andrew ( York Dükü ve Sarah Ferguson’un boşandığı eşi) ve Prens Edward’dır. (1999′da evlenmiştir.) Kraliyet ailesinin yaşamı halk ve medya tarafından yakından takip edilmektedir. Kraliçe Elizabeth bugün 90′larında ancak hala güçlü ve enerjik gözükmektedir. Kraliçenin kız kardeşi Prenses Margaret yakın bir zamanda yaşama veda etmiştir. Çok sevilen bir prenses olan Margaret’in ölümü halkı üzüntüye boğmuştur. Kraliyet ailesinde ayrıca Kral V.George’un çocukları Henry (Glocouster Dükü) George (Kent Dükü) ve Ann bulunmaktadır.
Kraliyet ailesinin pek çok üyesi hayır dernekleri ve yardım kuruluşları için çalışmaktadır. Özellikle de Birleşmiş Milletler Çocukları Kurtarma Fonunun ( UNICEF) Başkanı olan Prenses Anne tüm dünyayı dolaşmaktadır. Prens Charles’da İngiltere’nin mimari eserleri için çalışmalar yürütmektedir. Ayrıca büyük şehirlere göçleri önleme projeleri de vardır.
İngiltere kraliyet ailesinin bugün yasal bir gücü bulunmamaktadır. Yıllardan beri süregelmiş bir İngiliz geleneğini bozmamak amacıyla bugün varlığını sürdürmektedir. İngiltere için sadece bir semboldür. Devlet parlamento tarafından yönetilmektedir. Kraliçe ise devlet resepsiyonlarından törenlerde parlamentonun açılışından ve önemli yabancı misafirlerin ağırlanmasından sorumludur. Ayrıca dernek çalışmalarına katılmaktadır. Her yıl Temmuz ayında kraliçenin doğum günü için resmi bir tören düzenlenir. Kraliçe ve Kraliyet ailesi yılda pek çok kez ülke içine ve İngiliz Uluslar Topluluğu ülkelerine seyahatler yaparlar.
Kraliyet ailesinin masraflarının %85′i devlet daireleri tarafından karşılanır. Bunlara sarayın masrafları kraliyet uçağı ve kraliyet treni dahildir. Kraliçenin personeli ve görevini yerine getirebilmek amaçlı yaptığı tüm masraflar da hazineden karşılanmaktadır. Ancak tüm bu masrafların listesi parlamento tarafından gözden geçirilmektedir. Ayrıca hazine tüm kraliyet ailesi üyelerine yıllık belirli bir maaş vermektedir. Bir tek Prens Charles buna dahil değildir. Çünkü Galler Prensi “Duchy Of Cornwall” adını taşıyan bir arazinin gelirini almaktadır. Kraliçenin İngiltere’nin en zengin insanı olduğu tahmin edilmektedir. Ancak sahip olduğu varlıkların büyük bir çoğunluğu devlete aittir. İngiltere’de ve dünyanın dört bir yanında Kraliyet ailesi adeta bir pembe dizi gibi izlenmektedir. Kimi zaman sansasyonel haberler çıkmakta kimi zaman Prens Charles’ın çapkınlıkları gazeteler manşet olmaktadır. Sonuç olarak kraliyet ailesinden kimsenin özel hayatı gizli kalmamaktadır.
AVAM KAMARASI
İngiliz parlamentosunun halk oylarıyla seçilen yasama organıdır. Seçimler her 5 yılda bir tekrarlanır. İngiltere’de 523 İskoçya’da 72 Galler’de 38 Kuzey İrlanda’da 17 seçim bölgesi vardır. Her seçim bölgesi bir parlamento üyesi çıkarır. Yani Avam kamarasında 650 parlamento üyesi vardır. Parlamento üyelerinden birisinin ölümü istifa etmesi veya emekli olması durumunda derhal bir ara seçimle yeni bir üye görev başına getirilir.
İngiltere’de belirli kişilerin avam kamarasına seçilme hakları yoktur. Bunlar ; 1 seneden fazla süre hapis cezasına çarptırılmış kimseler din adamları askeri kuvvetler mensupları polisler devlet memurlarıdır. Bazı kimselerin sırf eğlence olsun diye seçimlere katılıp boşu boşuna yer işgal etmemeleri için adaylığını koyan herkesten 500 sterlin depozito alınmaktadır. Ve eğer seçim bölgelerinde %5′ten az oy alırlarsa bu depozito kendilerine iade edilmemektedir. İngiltere’de seçim kampanyalarında adayların seçilmek için harcayabilecekleri maksimum bir miktar vardır. Türkiye’deki gibi seçim kampanyalarında trilyonlar harcanmaz. Veya yer gök her yer bayraklarla afişlerle donatılmaz.
Tüm Birleşik Krallık ve İngiliz Uluslar Topluluğu vatandaşları ile İrlanda Cumhuriyeti vatandaşları 18 yaşlarını doldurduktan sonra seçimlerde oy kullanma hakkına sahip olmaktadır. Ayrıca İngiltere’de sürekli oturma izni bulunanlar da parlamento seçimlerinde oy kullanabilirler. Elbette ki bunun için önceden gidip yerel merkezlere kayıt yaptırmaları gerekir. Kayıt yaptırmadığınız takdirde 400 sterlin para cezasına çarptırılırsınız. İngiltere’de oy kullanmak zorunlu değildir. Ancak kayıt yaptırmak zorunludur. Oy kullanmadığınız takdirde hükümet hakkında eleştiri yapmayın. Seçmenlerin %70-%80′i seçimlerde oy kullanır. Ayrıca yurt dışında 20 seneden az bir süredir yaşayan İngiliz vatandaşlarının da genel seçimlerde oy kullanabilme hakkı vardır. Ancak yerel seçimlere de oy kullanamazlar. Seçimler esnasında İngiltere dışında bulunan her seçmen posta yoluyla veya İngiltere’de bulunan bir yakınına vekalet vererek oy kullanabilir. Bu elbette ki biz Türklere oldukça şaşırtıcı gelecektir. Seçim sandıklarından oyların çalındığı seçimlerde her türlü sahtekarlığın yapıldığı bir ülkenin vatandaşı olarak Avrupa ülkelerinde seçmenlere bu kadar güvenilmesi oldukça şaşırtıcıdır. Türkiye’de de böyle bir uygulama olsaydı etraf sahte vekaletnamelerden geçilmezdi.
İktidara gelecek parti aynı Türkiye’de olduğu gibi en çok sayıda parlamento üyesi çıkaran parti olacaktır. Eğer oylarda eşitlik söz konusu olursa bir koalisyon hükümeti kurulur. Bu İngiltere’de az rastlanan bir durumdur. Seçim bölgelerinde en çok oy alan adaylar o bölgeden parlamento üyesi seçilirler. Yalnızca tek bir kişi yani oy çoğunluğuna sahip aday avam kamarasına girebilir. İkinciler veya üçüncüler giremez. Bunun adil bir sistem olmadığını düşünen pek çok kimse vardır. Özellikle de liberal demokratlar bu sistemi değiştirmek istemektedirler. Kendileri her seçimde milyonlarca oy almakta ancak parlamentoda yalnızca bir kaç koltuk elde edebilmektedirler. Parlamento üyeleri parti merkezlerinde veya kendi özel bürolarında seçmenleriyle buluşabilmekte onların dertlerini sorunlarını dinleyebilmektedirler. Kimi zaman sorulan sorulara cevap vermektedirler. Ayrıca isteyen seçmenler parlamento üyelerini avam kamarasında da ziyaret edebilme olanağına sahiptirler. Ancak parlamento üyelerini yerlerinde bulabileceğinizi zannetmiyoruz. Büyük bir olasılıkla ya öğle yemeğinde ya golfte ya da tatildelerdir.
Hükümetin başında bir başbakan bulunur. Başbakan parlamentoda en yüksek koltuk sayısına sahip partinin lideridir. Başbakan parti üyeleri arasından 20 kişi seçerek bakanlar kurulunu oluşturur. Ayrıca parlamentoda 80 tane de kıdemsiz bakan bulunur. Yani her bakanlığın 2-5 adet kıdemsiz bakanı bulunmaktadır. Her zaman aynı olaylar tekrarlanır Başbakanın sadık bakanları başbakanın her dediğini onaylarlar ve bunun karşılığında mükafatlandırılırlar. Onaylamayanlar ise arka planda kalırlar. Muhalefet partisinin lideri ise iktidar partisinin açıklarını yakalayıp parlamentoya sunmakla görevlidir. Daha doğrusu bunu kendisine görev bilir.İktidar partisinin görevini gerektiği gibi yerine getirip getirmediğini denetler. Bakanlar kurulu üyeleri parlamentoda ön sıralarda oturur. Diğer üyeler ise arka koltuklarda oturmaktadır.
Her yeni yasama yılının başında Avam kamarası kendi üyeleri arasından bir başkan seçer. Başkanın görevi oturumları yönetmek görüşmeleri düzenlemek ve üyelerin bu düzene uymasını sağlamaktır. Başkanın ölümü veya emekli olması durumunda yeni bir başkan seçilir. Başkan oturumlarda fikir beyan etmez veya oylamalara katılmaz. Ancak oylarda eşitlik söz konusu ise oy kullanır. Avam Kamarası Başkanlarına Westminster’da bir apartman dairesi tahsis edilir. Zaman zaman basında ve televizyonlarda avam kamarasından seçme görüntülere yer verilmektedir. Parlamentoya kameralar ilk kez 1989 yılında girmiştir. Ve bir oturum sırasında koltukların çoğunun boş olduğu dolu olanlarda ise üyelerin horul horul uyuduğu görüntülenince halk büyük bir şok yaşamıştır. Genelde oturumlar halka açıktır. Ancak gizlilik taşıyan bazı konular halka kapalı olabilmektedir. Avam kamarasının da Lordlar kamarasının da bir seyirci salonu vardır. Genelde Avam kamarasında oylama zamanlarında veya parlamento üyelerinin bakanları sorularıyla sıkıştırdığı zamanlarda hareketlilik yaşanmaktadır.
İngiltere’de belli başlı üç siyasi parti vardır. İlki Muhafazakarlar Partisi ikincisi İşçi Partisi ve sonuncusu da Liberal Demokrat Parti’dir. Bunların dışında da ufak tefek siyasi partiler vardır ancak bunlar ancak bazı bölgelerde seçmenlere sahiptirler. Bunlardan en önemlileri : Milliyetçi İskoçya Partisi Birlikçi Ulster Partisi Birlikçi Demokrat Parti ( Kuzey İrlanda) Plaid Cymru ( Galler) Yeşil Parti Sosyal Demokrat Parti Komünist Parti’dir.
LORDLAR KAMARASI
Genelde Lordlar Kamarasından Avam kamarasının diğer tarafı diye bahsedilir. Lordlar kamarasında yaş ortalaması oldukça yüksektir. Emekli olmuş parlamento üyeleri de lordlar kamarasına girebilir. Lordlar kamarasında 1200 koltuk vardır. Lordlar kamarası üyeleri dört grupta toplanır.
  1. Piskoposlar ve başpiskoposlar
  2. Veraset yoluyla soyluluk unvanı almış tüm soylular
  3. 1958 yılında çıkarılan Yaşam Boyu Soyluluk Yasası ile 1980′den sonra soyluluk unvanı verilmiş kimseler
  4. Yargıçlar
Genelde Lordlar kamarasına katılım fazla olmaz. 1200 koltuktan yaklaşık 600 tanesi doludur. 20. Yüzyılın başlarına kadar Lordlar kamarasının geniş yetkileri vardı. Örneğin avam kamarası tarafından çıkarılmış yasaları veto etme hakkına sahiptiler. Oysa bugün bu yetkilerinin bir çoğunu yitirmiş durumdalar. Yine de Lordlar kamarası İngiliz siyasi sisteminde en yüksek mahkemedir. Yalnızca İskoçya’daki davalara bakmaz. Lordlar kamarası üyeleri maaş almazlar. Ancak görevleri gereğince İngiltere içinde bir seyahat yapmaları gerekirse bu seyahatin giderleri devlet tarafından karşılanır. Lordlar kamarasına genelde avam kamarasının eski başkanı başkanlık eder. Lordlar kamarasının kurulması bugün tarihte yapılmış en büyük hatalardan bir tanesi olarak gösterilmektedir. Çünkü sınıf ayrımı yapmak olarak nitelendirilmektedir. Pek çok kişi bu sistemin kaldırılması için çalışmaktadır. 9 Mayıs 2012′de gerçekleşen toplantıda yer alan kraliçe Lordlar Kamarasının üyelerinin gelecekte seçimlerle belirleneceğini belirtmiştir.
DEVRETME
İşçi partisinin hedeflerinden bir tanesi de merkezi gücü Westminster’dan biraz da İskoçya ve Galler tarafına kaydırabilmektir. Bunu da İngiltere’de bölgesel hükümetler kurarak başarmayı planlıyor. Kuzey İrlanda’nın halihazırda bir parlamentosu var. İskoçya’da bağımsız bir hükümet kurulması fikri pek çok kesim tarafından destekleniyor. Milliyetçi İskoçya Partisi İskoçya’da iktidar hedefliyor. Ve ülkenin Birleşik Krallık’tan ayrılarak bağımsız bir cumhuriyet haline gelmesini arzuluyor. İşçi partisi de böyle bir şeyin olmasını engellemek için İskoçya ve Galler’e yönetimde bir parça söz hakkı vermeyi tasarlıyor. Amaç bir parmak bal çalmak. Siyaset de bu demek değil mi zaten? Siyasi partiler hiç bir şeyi karşılıksız ve çıkar beklemeden yapmazlar.
YEREL HÜKÜMETLER
İngiltere’de yalnızca bölge halkını ilgilendiren konularda yerel yönetimler söz sahibidir. İngiltere’nin ve Galler’in pek çok bölgesinde hizmetler iki kurum arasında paylaştırılmıştır. Bunlardan bir tanesi yerel yönetim bölgesi komisyonu diğeri de il komisyonlarıdır. Büyük şehirlerde ise ilçe teşkilatları hizmet vermektedir. Örneğin Londra’da 32 ilçe vardır. İskoçya’da bölgesel yönetimler yerel yönetimler ve ada yönetimleri bulunmaktadır. Kuzey İrlanda’da ise yine bölgesel yönetim ve merkezi yönetim vardır. İngiltere ve Galler 53 bölgeye ayrılmıştır ve bu bölgeler de 369 alt bölgeye ayrılmışlardır. Metropolitan şehirler dışında kalan tüm bölgeler yerel seçimlerle işbaşına gelmiş belediyeler tarafından yönetilmektedir. İskoçya’da 9 bölge vardır. Ve bu 9 bölge de 52 bölüme ayrılmıştır.
İL VE İLÇE TEŞKİLATLARI
İl ve ilçe teşkilatları yerel yönetim hizmetlerini yerine getirirler. Bu hizmetler emniyet teşkilatı eğitim itfaiye kütüphanelermüzeler toplu taşıma araçları trafik düzenlemeleri hukuk mahkemeleri karakollar kanalizasyonlar otoyollar yol güvenliği sosyal hizmetler ve stratejik planlamadır. Diğer önemli hizmetler ise sağlık hizmetleridir. Bu hizmetlerin finansmanı merkezi hükümet tarafından karşılanır.
BELEDİYELER
Belediyeler yerel planlama endüstriyel gelişme çevre düzenlemeleri çevre sağlığı vergi toplama çevre temizliği otopark vs. gibi hizmetlerden sorumludurlar. Ayrıca ilçe belediyeleri de bulunmaktadır. Bu belediyelerin belirli sorumlulukları vardır. Örneğin mezarlıklar cenazeler yerel planlama umumi tuvaletler sebze bahçeleri kaldırımlar gibi konularla belediyeler ilgilenmektedir. Belediye seçimleri her 4 yılda bir yapılmaktadır. Tüm yerel yönetim teşkilatları partiler tarafından gerçekleştirilmektedir. Bazıları bağımsız çalışmaktadır. Tüm teşkilatlarda bir başkan bulunmaktadır. Büyük şehirlerde başkana “belediye başkanı” denilmektedir. Yerel yönetim seçimlerine adaylık oranı parlamento seçimlerinden çok daha düşüktür. Parlamento adaylarında da yerel yönetim adaylarında da aranan özellikler aynıdır. Yerel yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmez ancak iş sebebiyle yaptıkları masraflar karşılanır. Belediyeler finansmanlarının %25′ini “Council Tax’den” ( Belediye Vergisi) karşılarlar. Geriye kalan kısım da merkezi hükümet tarafından karşılanır. İngiltere’de belediyeler 2 milyondan fazla kişiye istihdam olanağı sağlamaktadır.
NÜFUS
Birleşik Krallık 58 milyonluk nüfusu ile tüm dünyada 17. sırada yer almaktadır. 1901 yılındaki 38 milyonluk nüfusu ile kıyaslandığında Birleşik Krallık bugün çok daha kalabalık bir ülkedir. Birleşik Krallık’ın en kalabalık bölgesi İngiltere’dir. Nüfusun bölgelere göre dağılımı ise İngiltere 47 milyon İskoçya 5 milyon Galler 4.5 milyon ve Kuzey İrlanda’da 1.5 milyondur. Yine kilometrekareye düşen kişi sayısı İngiltere’de 366 İskoçya’da 66 Kuzey İrlanda’da 112 ve Galler’de 138′dir. Londra km2′ye 4288 kişi ile İngiltere’nin ve dünyanın en kalabalık şehirlerinden bir tanesidir. İngiltere’de ortalama nüfus yoğunluğu km2′ye 236 kişidir. Bu aşağı yukarı Almanya’yla aynı Fransa’nın ise 2 katıdır.
İngiltere’de nüfusun en çok toplandığı bölge Londra ve New Yorkshire arasıdır. Bu bölge İngiltere nüfusunu yarısını barındırmaktadır. Bu bölgenin dışında Bristol güney kıyıları Tyne Tees Galler’in Güneydoğu kesimi ve İskoçya’da Clydeside da nüfusun yoğun olduğu diğer bölgelerdir. İngiltere nüfusunun %90′ı kentlerde yaşar. Son yıllarda Londra’dan ve güneydoğudan 17.5 milyon kişi Doğu Anglia’ya Galler’e İngiltere’nin kuzeyine ve İskoçya’ya göç etmiştir.
DİN
İngiltere din ve inanç özgürlüğünün yaşandığı bir ülkedir. Herkes birbirinin dinine saygı duyar ve kimse dini inançlarına göre değerlendirilemez. İngiltere’deki bu hoşgörü ortamının en temel nedeni İngilizlerin dindar bir millet olmamalarıdır. Özellikle son yıllarda kiliseye giden insan sayısında ciddi azalmalar söz konusu olmuştur. Ancak bazen hiç umulmadık yerlerde bağnazlıkla karşılaşılabilmektedir. Bu bağnazlıkta genel de Müslümanları ve Musevileri hedef almaktadır.
İngiltere’de koyu Protestanlar vardır. Pazar günleri televizyonlarda dini programlar yayınlanmaktadır. Bu programlar günümüzde biraz dini amaçlarından sapıp olayı bağış ve yardım istemeye dökmüşlerdir. Dünyanın önde gelen dini ve felsefii derneklerinin İngiltere’de ve özellikle Londra’da merkezleri bulunmaktadır. İngilizlerin çoğu Anglikan Kilisesine bağlıdırlar. Kilise kraliyet ailesine bağlıdır. Kraliçe Elizabeth başkandır. Ve ülkenin dini lideri aynı zamanda tüm Birleşik Krallık kilisesinin başpiskoposu olan Canterbury başpiskoposudur. İngiltere kilisesinin lideri ise York başpiskoposudur. İngiliz kilisesi Aziz Augustine tarafından milattan sonra 597 yılında kurulmuştur. İngiltere nüfusunun 5 milyonu Roman Katolik’tir.
Hristiyanlığın Roman Katolik mezhebi dışındaki mezheplerden olanlar ( Protestanlar Baptistler Metodistler) ibadetlerini kendi kiliselerinde gerçekleştirmektedirler. İskoç Kilisesi İngiltere Kilisesine göre daha katı ve tutucudur. İskoçya’da da çok sayıda Roman Katolik yaşamaktadır. Galler’de de çok sayıda Metodist bulunmaktadır. Kuzey İrlanda’da ise nüfusun %65′i Protestan geri kalan ise Roman Katolik’tir. İngiltere’de 1.5 milyon Müslüman 300.000 Hindu ve 400.000 Musevi yaşamaktadır. İngiltere bugün Musevilerin en çok sayıda olduğu ikinci Avrupa ülkesidir. İngiltere’de ayrıca Budizm gibi Sufilik gibi pek çok farklı dinlerden insan yaşamaktadır.
Hristiyan olmasanız bile İngiltere’deki kiliselerin eşsiz mimarisi ve ihtişamı sizi büyüleyecektir. Bugün İngiltere’de 11. Ve 12. Yüzyıllardan kalmış muhteşem katedraller bulunmaktadır. Ancak bu tarihi yapılardan pek çoğu restore edilemediğinden biraz bakımsız kalmışlardır. Devlet kiliselere herhangi bir fon ayırmamaktadır. Kiliselerin tüm masrafları halkın yardım ve bağışlarıyla karşılanmaktadır. Pek çok katedral masraflarını karşılayabilmek için işi ticaret dökmek zorunda kalmıştır. Bugün katedrallerde hediyelik eşya dükkanlarına restoranlara ve kafelere rastlayabilmekteyiz. Bunların gelirleri tamamen kilise yararına harcanmaktadır. Ayrıca bazı katedraller bir kaç yıldan beri giriş ücreti almaktadırlar.
Katedrallerde org ve koro resitalleri verilmektedir. Ayrıca Londra Festival Orkestrası tarafından kiliselerde konserler verilmektedir. İngiltere kiliseleriyle ilgili daha ayrıntılı bilgi edinebilmek için kütüphaneler veya turistik danışma merkezlerine başvurabilirsiniz. İngiltere’deki devlet okullarda müfredat programına uygun olarak din dersleri de konulmuştur. Çocuklarının din dersine katılmasını istemeyen ebeveynler okul idaresinden izin alarak çocuklarının din dersinden muaf olmasını talep edebilirler.
DİL
İngilizce dünyada bir buçuk milyar insan tarafından anadil veya ikinci dil olarak konuşulmaktadır. Bu yüzden de İngilizce bilmek günümüzde bir mecburiyet haline gelmiştir. İngilizce iş hayatında en çok konuşulan dildir. Bugün bankacılık ticaret finans akademik araştırmalar bilimbilgisayar alanlarında en geçerli olan dildir. Hava trafiğinin kontrolünde de İngilizce kullanılmaktadır. İngiltere’de yaşayabilmeniz için İngilizce şarttır. İngiltere’de çalışırken sokakta yürürken devlet dairelerinde toplu taşıma araçlarında alışveriş yaparken insanlarla olan iletişiminizde İngilizce’ye şiddetli bir biçimde ihtiyaç duyulmaktadır. Bu yüzden İngilizce konuşabilme yazabilme ve okuyabilmeniz gerekmektedir.
Eğer insanlarla yoğun bir şekilde diyalog kurmanızı gerektiren bir işte veya sürekli telefonla konuşmanız gereken bir işte çalışıyorsanız İngilizce’nizin oldukça ileri düzeyde olması gerekmektedir. Ayrıca İngiltere’deki okullarda öğrenim gören öğrencilerin de derslerini anlayabilmeleri için yeterli derecede İngilizce’ye sahip olmaları gerekmektedir. Bu da elbette ki geniş bir kelime dağarcığı gerektirmektedir. Bu yüzden de pek çok üniversite İngilizce’leri yeterli olmayan öğrencileri kabul etmemekte. TOEFL şartı koşmaktadır. Ayrıca GCSE sınavı veya Cambridge yeterlilik testi istemektedirler. Maddi imkanları yeterli olan öğrenciler İngiliz konsolosluğunda 80 dakikalık ELTS testine girerek seviyelerini tespit edebilmektedirler.
Amerikan İngilizce’si de konuşsanız İngiliz İngilizce’si de konuşsanız yine de algılama güçlüğü çekebilirsiniz. Hatta çoğu İngiliz yabancıların konuştuklarından hiç bir şey anlamadıklarını söylemektedirler. Hatta çoğu yabancılarla anlaşmanın en iyi yolunun bağırmak olduğunu söylemektedir. İngiliz ingilizcesi ve Amerikan ingilizcesi arasındaki en temel farklar heceleme telaffuz ve konuşma farklarıdır. İngiltere’de bölgelerin farklı aksanları vardır. Ancak az sayıda lehçe vardır. Bunun sonucunda da İngilizce’de kullanılan kelimeler gramer ve deyimler evrenseldir.
Televizyonlarda gazetelerde ve radyolarda kullanılan İngilizce standart İngilizce olarak kabul edilir. Britanyalılar; özellilikle de İngilizler anadilleri konusunda son derece duyarlıdırlar ve yabancıların dillerini bozmasından nefret ederler. Ancak İngiltere ve Amerika’da anadilleri İngilizce olanların dört katından fazla kimse İngilizce’yi ikinci lisan olarak konuşmaktadır. Özellikle Hindistan ve pek çok Afrika ülkesinde geçmişte İngiliz sömürgesi olmalarının doğal bir sonucu olarak İngilizce ikinci dildir. Eğer İngiltere’de çalışmaya başlamadan önce İngilizcenizi geliştirmek isterseniz bu konuda size hizmet verebilecek pek çok kurs ve dil okulu bulabilirsiniz. Bu kurslar size part-time veya full-time eğitim olanağı sunmaktadır. Süreleri bir kaç hafta ile bir yıl arasında değişebilir. Bunu belirlemek sizin seçiminize kalmıştır.
Galler’de bazı okullar Galce eğitim vermektedir. Galliler kültürlerine son derece bağlıdırlar ve Galceyi cennetin dili olarak adlandırmaktadırlar. Bu da Galler de yaşayan pek çok yabancı aileyi rahatsız etmektedir. Çünkü Galce bilmenin gelecekte çocuklarına pek bir getirisi olmayacağının farkındadırlar. Ayrıca en yoğun olarak İskoçya’nın dağlık kesimi olmak üzere 90.000 kişi İskoçça konuşmakta ve buralardaki okullarda İskoçça eğitim verilmektedir. Kuzey İrlanda’daki okullarda da İrlanda dili öğretilmektedir.
Hukuk Sistemi
İngiltere Galler ve İskoçya’nın her birinin ayrı ayrı hukuk sistemleri mahkemeleri vardır. Her ne kadar aralarında pek çok benzerlik bulunmaktaysa da bir o kadar da derin uçurumlar bulunmaktadır. Kuzey İrlanda kanunları İngiltere ve Galler kanunlarına son derece benzerdir. Ancak İskoçya kanunları diğerlerinden apayrıdır. Satış sözleşmeleri tüketici hakları miras ve gençlerin hakları konusunda farklılıklar söz konusudur. İngiltere kanunları içlerinde en modern olanlarıdır. Medeni hukuk ve ceza hukukunda da büyük farklılıklar bulunmaktadır. İngiltere hukuk sistemi en çok oturmuş hukuk sistemlerinden bir tanesidir. Pek çok ülke İngiltere hukuk sistemini kendisine örnek almıştır.
İngiltere’de iki tür avukat bulunmaktadır. “Solicitor” ve “Barrister”. İkisinin de Türkçe karşılığı avukattır. Ancak solicitor daha alt mahkemelerde ve daha basit davalara bakar. Örneğin hukuk mahkemelerinde ve il mahkemelerindeki avukatlardır. Barrister ise üst mahkemelerdeki büyük davalara bakar. Örneğin kraliyet mahkemesindeki avukatlardır. “Queens Council” yada QC en üst düzey avukattır. Tüm avukatlar içinde en bilgili ve deneyimli olanlar QC’lerdir. Barrister’ler astronomik ücretler alır. Ve abartmıyoruz ama QC’ler yılda 1.000.000 sterlin kazanmaktadırlar. Bu da QC’lerin neredeyse kanunun bile üstünde yer aldıklarını gösteriyor.
Avukatlık ücretlerinin bu kadar yüksek olması insanları umutsuzluğa düşürmektedir. Çoğu kişi “Suçsuz olduğumu kanıtlayabilmem için mutlaka zengin mi olmalıyım” diye isyan etmektedir. Bu da demek oluyor ki İngiltere mahkemelerinde adalet zenginlerden yanadır. Normal bir avukat saatte 100 sterlin kazanmaktayken bir QC saatte 650 sterlin talep etmektedir. Bu elbette ki dava dosyasını hazırlamak için ofiste geçirdiği saatler içindir. Mahkemede geçirdiği günler içinse günlük 3000 sterlin almaktadır. Bu da yılda 1.000.000 sterlini garantilemektedir. İngiltere’nin hukuk sistemi adalete hizmet etmek yerine avukatları zengin etmek üzerine kurulmuştur adeta. Bu yüzden de pek çok kişi mahkemede kendi savunmasını kendi yapmaktadır. Özellikle de boşanma ve şirketlerin tasfiye davalarında. Ancak yine de pek çok İngiliz’in bir mahkeme savunmasının nasıl yapılacağı konusunda en ufak bir fikri bile yoktur.
İngiltere’de pek çok kimse dava açmaktan çekinmektedir. Eğer çok önemli bir zarar söz konusu değilse gidenlerin üstüne bir bardak soğuk su içmeyi tercih etmektedirler. Çünkü mahkeme ile kazanacaklarının mahkeme masraflarından çok daha düşük olacağının bilincindedirler. İngiltere’de bir avukattan danışmanlık hizmeti almanın boş çek imzalamak ile aynı olduğunu aklınızdan çıkarmayın. İngiliz hükümeti bu sorunun farkındadır ve artık bu astronomik rakamlara bir dur demek istemektedirler. Ancak avukatlar hallerinden memnundur.
Alışveriş
İngiltere’deki mağazalar; ürünlerinin çeşitliliği kalitesi ve orijinalliği ile alışveriş çılgınlarına inanılmaz fırsatlar sunmaktadır. Özellikle Londra dünyanın bir numaralı alışveriş merkezlerindendir. Napolyon’un da dediği gibi İngilizler esnaf bir millettir. İngiltere’de en çok zaman harcanan ikinci aktivite alışveriştir. Birincisini tahmin etmekte zorlanacağınızı zannetmiyoruz elbette ki TV seyretmektir. İngiltere’de “High Street” lafını duyduğunuzda bunun Bağdat Caddesi gibi ünlü bir cadde olduğunu sanmayın. Çünkü İngiltere’de her kasabanın bir High Street’i vardır. Klasik bir High Street’te çok sayıda küçük dükkan yan yana sıralanmıştır. Bunlar genelde; bakkal kasap manav gazete bayii fırın ve eczanedir. Ayrıca her High Street’te banka postane ve kaçınılmaz olarak bir iki tane de bar bulunmaktadır. İngiltere’de çoğunlukla Harrods Selfidges gibi her türlü ürünü bulabileceğiniz büyük mağazalardan yada Viktorya veya George tarzı pasajlardaki küçük butiklerden alışveriş yapılmaktadır.
İngiltere’de genelde pazarlık veya değiştirme yapılmaz. Ancak pahalı bir ürün almayı planlıyorsanız örneğin televizyon bilgisayar mobilya gibi sıkı bir piyasa araştırması yapmalı ve satıcıyla pazarlığa tutuşmalısınız. Fakat süpermarketlerde büyük mağazalarda veya zincir mağazalarda fiyatlar sabit olduğu için pazarlık yapmaya kalkışmayın. Son yıllarda piyasalardaki durgunluk mağazaların satışlarında önemli düşüşlere yol açmıştır. Bu da dükkan sahiplerinin satış yapabilmek için inanılmaz indirimler yapmalarına sebep olmaktadır. Özellikle de nakit ödemelerde ürünleri yüksek indirimlerle alabilmek mümkündür.
İngiltere’de KDV oranı genelde %17.5 tir. Yiyecek kitap ve çocuk kıyafetleri KDV’ye tabi değildir. Beyaz eşyada ve elektronik eşyalarda katalog fiyatları KDV dahil olmayan fiyatlardır. Bu nedenle ürünü alırken KDV’ yi de eklemeyi unutmayın. İngiltere’de bazı elektronik eşya mağazaları gerçekten de toptan fiyatının üzerine inanılmaz karlar koyarak fiyatları şişirmektedirler. Elektronik eşya alırken perakende mağazalardan değil de Compaq Dell veya Gateway gibi direkt üretici firmalardan almanızı tavsiye ederiz.
İngiltere bilgisayarların en pahalıya satıldığı Avrupa ülkesidir. Diğer Avrupa ülkelerinde bilgisayar fiyatları %40 oranında daha düşüktür. Fiyatları karşılaştıracaksanız aynı kalitedeki ürün ve hizmetleri fiyatlarını karşılaştırın. Eğer sırf fiyatı düşük diye daha kalitesiz bir ürünü almayı tercih ederseniz bu ürünün size ilerde problem çıkarabileceğini unutmayın. Bazen fiyattan tasarruf kaliteden de tasarrufa yol açar. İngiltere’de Türkiye’ye göre en ucuz alacağınız ürün (bayanların gözü aydın) Giyim-Kuşam ve Makyaj ürünleridir. Giyim ürünlerinin büyük kısmı Türkiye’den ithal edilmesine karşın fiyatları Türkiye’den çok daha ucuzdur. İngiltere’deki mağazalar belli başlı kredi kartlarını kabul ederler. Hatta bazı mağazaların kendi taksit kartları bile vardır. Bazı mağazalar ise olayı iyice abartıp 12-24 ay kredi imkanları bile sunabilmektedir. Bunlar genelde mobilya elektronik eşya beyaz eşya dükkanlarıdır. Unutmayın ki garanti belgeleri olan ürünler garanti belgesi olmayan ürünlere göre daha pahalıdır.
İlk ve Orta Eğitime Genel Bakış
İngiltere’deki okullar devlet okulları ve özel okullar olmak üzere ikiye ayrılır. Özel okullar tüm dünyada büyük bir üne sahiptir. Hatta Türkiye’de de İngiltere’de öğrenim görme hayalleri kuran pek çok genç insan vardır. Buna karşılık devlet okullarının eğitim kalitesi biraz daha düşüktür. İngiltere’de eğitim 5-16 yaş arasındaki çocuklar için zorunludur. Buna Tüm İngiliz vatandaşları İngiltere’ye yerleşmiş kimselerin çocukları ve İngiltere’de bir yıl veya daha uzun süreli yaşamayı planlayan kimselerin çocukları da dahildir. Devlet okulları tamamen ücretsizdir ve İngiltere’deki öğrencilerin %90′ı bu okullara devam etmektedir. Geriye kalan %10′luk kesim ise özel okulları tercih etmektedir. İngiltere’de 2500 adet özel okul bulunmaktadır. Bunların arasında Amerikan kolejleri ve yabancı eğitim veren okullar da vardır. Öğrencilerin %80′ i 16 yaşından sonra okullarında kalmayı seçerler. Geriye kalan ısım da daha yüksek bir öğretim kurumuna devam etmeyi seçer. Son yıllarda yapılan pek çok araştırmaya göre İngiltere eğitim bakımından diğer önde gelen ülkelerin gerisinde kalmaktadır. Özellikle de fen ve matematik konusunda. İngiltere’de mesleki eğitim ve öğretim açısından adeta bir kıtlık yaşanmaktadır ve eğitim standartları endüstriyel alanda gelişmiş ülkelere (örneğin Almanya ve Japonya) nazaran çok daha düşüktür.


(dilokulubul.com)


nimlahza isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Birleşik Krallık Bilgileri

Birleşik Krallık Bilgileri konusu, GENEL KÜLTÜR / Genel Kültür Paylaşımlarınız forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: kendi ev kralica ilezabet kac il unce ypti, content,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Pratik ev temizliği bilgileri elif Genel Kültür Paylaşımlarınız 0 03-03-2012 11:13
Kanser Bilgileri... daywest Kanser 0 20-01-2010 02:00
Giysi Bilgileri mormavi Moda Hakkında Herşey 1 31-10-2009 07:35
Yasak Krallık Bakimliyiz E - Kolay Sinema 0 12-05-2008 01:10
Yasak Krallık (The Forbidden Kingdom) Bakimliyiz E - Kolay Sinema 0 01-05-2008 03:20

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 02:00 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats