bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Genel Kültür Paylaşımlarınız

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 19-05-2013, 03:15   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Türk Musikisinde Çalgı Nedir

Türk Musikisinde Çalgı Nedir


Müzikte çalgı1 istisnâi birkaç form dışında Ses Müziğinin vazgeçilmez eşlik unsuru ve başlı başına bir Müzik türü olarak çifte fonksiyona sahiptir .Türklerin Hun’lardan beri her iki fonksiyonuyla da kullandıkları mûsikî aletleri İslamiyetten sonra bir din adamlarının etkisiyle Mehterhâne Enderûn ve sazın serbest oldugu tekkelerle şuurlu din adamlarının koruması sayesinde kurtulabilmiştir. Osmarılı mûsikîsi formları ile çalgıları arasında çağlara göre eskilerinin gözden düşüp yenilerinin moda olması şeklinde bir kader birliği görülür .Osmanlı klâsik ve halk mûsikîsinde kullanılan bütün telli/saplı çalgıların atası olan Kopuz’un ömrü 18.yy’a kadar devam edebilmiş 10 ila 16. yy. arası çok revaçta olan Ud yerini –l9.yy. sonunda yeniden almak üzere– 1 7 .YY .dan itibaren Tanbur’a bırakmış tarihi Türk harpi Çeng’le Türk pan flütü Miskal 19.yy Santur ise 20. yy .da artık kullanılmaz olmuşlardır .Önce viola d’amore şeklinde Sinekemanı adı ile Batıdan gelen Keman daha sonra Viyola Viyolonsel ve Kontrbas ile önceleri Köçekçe ve Tavşanca adı verilen saray rakslarının eşlik sazı olan Kemençe ve Lavta 20. yy.da klasik mûsikîye de girmiş; Kaşık’la Zilli Maşa’nın halk oyunlarında yaşamasına mukabil Çalpara da denen Çengi Çubuğu Köçekçe ve Tavşanca’larla3 birlikte tarihe karışmıştır. Osmanlı mûsikîsinde kullanılmış olan çalgıların sayısı da çeşitli çalgıların kaynaklarına göre değişiklik -daha doğrusu artış- göstermiştir: II. Murad çağı yazan Şükrullah sadece 9. Lâdikli 18 Kâtib Çelebi 19 çalgılık liste verirlerken yazarlığı yanında çok iyi bir Müzisyen olan Evliya Çelebi çoğunun tarifini de verdiği 76 çalgı adı zikretmiştir.4
Mûsikî aletleri bilimi demek olan Organoloji’de çalgılarhangi Müzik söz konusu olursa olsun bu sanatın insanla birlikte doğuşundan bu yana geçirdiği merhaleler gözönüne alınarak vurmalı çalgılar nefesli çalgılar ve telli çalgılar sırası içinde incelenmektedir .’Ritm sazlar’da denen vurmalılar kendi aralarında ayrıca: tahtalar zilliler ve derililer olarak üçe ayrılmakta: nefesli ve telli çalgılar -ritm çalgılarına paralel- ‘melodi çalgıları’ adını almakta nefesliler ‘dilli’ ve ‘dilsiz’ telliler de ‘mızraplı’ ve ‘yaylı’ alt başlıklarına göre sınıflandırılmaktadır .Bir başka tasnif şekli de çalgıları yine vurmalı-nefesli-telli düzeni içinde bu defa kullanılış alanlarına (fonksiyonlarına) göre gruplamaktır: Askeri Müzik çalgıları Dînî Müzik çalgıları Halk Müziği çalgıları Klâsik Müzik çalgıları ve Eğlence Müziği çalgıları. Biz burada. Osmanlı mûsikîsinin çeşitli türlerinde kullanılan çalgıları kullanılma alanlarını birleştirerek vurmalı-nefesli-telli (mızraplı-yaylı) sırasına göre toplu olarak sınıflandıracağız .
ÜFLEMELİ ÇALGILAR NEFESLİ SAZLAR
1) Dilliler
Zurna Askeri ve Halk Müziği
Mey Halk Müziği
Kaval Halk Müziği
Tulum Halk Müziği
Sipsi Halk Müziği
Çifte Halk Müziği
Arğul Halk Müziği
Düdük Halk Müziği
2) Dilsizler
Nefir Askeri Müzik
Kaval Halk Müziği
Ney Klâsik ve Tasavvuf Müziği
Girift Klâsik Müzik
Miskal Klâsik Müzik
Pîşe Klâsik Müzik
Mû Klâsik Müzik
Kara kamış Klâsik Müzik
Komuz Oyun Müziği
Garmon Mızıka ve Oyun Müziği
Hokkabaz Borusu Eğlence Müziği
Mizmar Klâsik Müzik
ÜFLEMELİ ÇALGILAR
BORU
Batı Müziğinde Trompet ile Korno gibi Borazan-vãrî çalgılara denk olduğu hâlde birçok çeşidi vardır: Boynuzdan yapıldığı anlaşılan Derviş Borusu avlanmakta kullanılmak üzere Îran hükümdãrı Menûçihr tarafından îcãdedilmiş; Eyyûb Borusu’nun Sinan ŞahAfrãsiyab Borusu (Îran ya da Acem Borusu) aynı ismi taşıyan Îranlı hükümdar tarafından télif edilmiş; Pirinçten Mehter Borusu Selçuklu Sultan Alp Arslan tarafından Konya’da îcãdedilmiş olup Osmanlılar da kullanmıştır deniliyor; Bundan başka Venedik îcãdı olduğu anlaşılan çevgân gibi eğri Şişe Borusu varmış; Nefir adındaki sipsili kamıştan boruyu da Isfahanlı Hûdãdãd îcãdetmiş ki Mehteranda kullanılmıştır; Prag’da îcãdedildiği söylenen Turumpata Borusu ise bilinen Avrupa Trompeti’nin atası olmalıdır; Sonra pirinçten büklümlü bir boru olarak tãrif edilen İngiliz Borusu’nun içinde ince pirinç diller varmış ki Batı Müziğindeki Sürgülü Trompet’e denk olması muhtemeldir; Yine pirinçten îmãledilen Lituriyan Borusu adındaki bir Flaman çalgı da Hıristiyan gemiciler tarafından çalınırmış; Erganun Borusu adındaki bir Alman çalgı manda boynuzu inceltilip içine tel diller koyularak çalınan dãvûdî bir ãlet olarak geçiyor; Ayrıca Evliyã Çelebi Kerrenay (Kurrenay – Parlak Ney) adında pirinçten veya gümüşten bir boru da zikrediyor ki “eşek anırması” gibi bir sesi olduğunu mizãhî bir anlatımla söyleyip bu ãleti Erivan seferinden dönerken IV. Murad’ın İstanbul’a getirdiğini belirtiyor. tarafından îcãdedildiği ve içi dilcikli kamıştan bir borucuk olduğu söylenmekte;
DUDUK (TÜRKMENCE’Sİ TUTİK-TÜTEK FARSÇA’SI TUTAK)
Dilli bir çalgı ãilesinin genel adıdır ve birçok çeşidi vardır: Cafer Şah tarafından Musul dolaylarında îcãdedildiği ve şimşir ağacından yapıldığı söylenen Kaba Duduk; Nablus’ta îcãdedildiği ve Kudüslü Kumãme rãhipleri tarafından çalındığı söylenen Arabî Duduk; Erdel’de bir rãhip tarafından îcãdedildiği ve içinde ağarmış saç gibi teller olduğu söylenen Macar Duduğu; Nasreddin Tûsî tarafından îcãdedildiği ve Mehter takımında tãlim için kullanıldığı söylenen Mehter Duduğu; Üsküp’te îcãdedildiği ve kaz ya da turna kemiğinden yapıldığı söylenen Çağırtma Duduk; Trabzon Lazlarıncaîcãdedildiği 9 deliği olduğu ve ses kutusu içinde danak (tãnecik) bulunduğu düşünülen Danakyu Duduğu; Rum çobanlar tarafından îcãdedildiği ve iki bitişik kamıştan yapıldığı söylenen Dilli Duduk ve Romenlerin kullandığı parça parça kamıştan yapılan ve 7 parmak ile 1 başparmak deliği olan Mizmar (Duduğu) Evliyã Çelebi’nin bahsetmiş olduğu türlerdir. Bir de Şiraz’da îcãdedildiği anlaşılan Balabanİbn-i Gaybî bu çalgıdan Nây-ı Balaban diye sözetmiştir. Duduk ãilesinin genel olarak Batı Müziğinde eskiden kullanılan Rekorder ve Flajole gibi çalgılara benzediği anlaşılmaktadır.
(Mey) adında bir çalgı vardır ki özellikle Azerîler ve Türkler tarafından çokça kullanılan dar kalaklı sipsili bir tür duduktur. 15. yüzyılda yaşamış olan
ERGANUN (ORGANUN)
Avrupa ülkelerinde kilise ve manastırlardaki mahfillere kurulu Org adlı büyük çalgıdır. Evliyã Çelebi Erganun dediği Orgu tãrif ederken üçyüz adet rüzgâr düdüğü olduğu hãlde her biri onar rãhip tarafından hareket ettirilen manda derisiyle kaplı bir çift körükle çalıştığından bahsetmektedir. Bir körük inip bir körük kalkarken basılan hava boruların çarklarına erişip hãzin bir ses ile Rehãvî makãmından çalarmış. Bunu duyan rãhipler de o sâdãya uyup körüklerin üzerine beşer beşer çıkıp körüklerle inip kalkarlarken aynı makamdan Zebur ãyetlerini okumaya başlarlarmış. Manzarayı gören ve müziği duyan insan şaşkına döndüğü gibi kendinden geçercesine mest olup hayran kalırmış. Ayrıca Hz. Dãvud’un Erganun’u îcãdettiğinden bu ãleti Ruhã’da yãni Urfa yöresinde peydah ettiğinden ve bu sebeple Ruhã şehri ve Rehãvî makãmı dendiğinden bahsedilmektedir. Ne ki Evliyã Çelebi Orgun mãlûm klavye mekanizmasından sözetmemektedir. Mizaç dolu karakteriyle yaptığını anladığımız gözleminden etkilendiği için olsa gerek bu çalgıyla ilgili daha derin teknik ayrıntılara girmeyi ihmâl ettiğini düşünüyoruz.
KAVAL
9 deliği olan bu çoban çalgısının Fisagor tarafından îcãdedildiği söyleniyor. Sürüleri otlatan çobanların kullandığı bir tür üflüttür. Bãzılarının 6 parmak deliği ve 1 başparmak deliği diğerlerinin 7 parmak deliği ve 1 başparmak deliği olduğu görülmektedir.
KURNATA (KIRNATA)
İngilitere’de îcãdedildiği boynuzdan yapıldığı ve Kudüslü Kumãme rãhipleri tarafından çalındığı söylenmektedir. Suriye’de sipsili duduk ailesine genel olarak bu isim verilmekte imiş. Donuk bir tınıya sãhip Serpent yãhut Kılârinet isimli Batı çalgılarına denk olduğunu düşünmekteyiz.
MİSKÅL (MÛSÎKÅL-MÛSÎKAR)
Dik üflenerek çalınan dizi dizi ve farklı boylarda kamışlardan müteşekkil bir çalgıdır. Batı Müziği’nde Pan-fülüt olarak tanınır. Farklı boylarda iki cins daha miskål varmış ki bunlar battal (kaba-büyük) ve girift (cura-küçük) miskållermiş.
NEY
Saz kamışından çeşitli boylarda kesilip 6 parmak deliği ile 1 baş parmak deliği açılan ve dudak kenarıyla hafif yatık üflenerek çalınan başpãreli (ağızlıklı) üflüttür. Ulvî bir tınıya sãhip olan Ney geleneksel mûsîkîde ve özellikle de Mevlevî ãyinlerinde oldukça sık kullanılır. En büyüğünden en küçüğüne doğru günümüzde bilinen çeşitleri şunlardır: Dãvud Şah Mansur Kız Müstahzen Bolãhenk ve Süpürde. Bu cinsler yaklaşık olarak tam sesler hãlinde tizleşirler. Arada kalan yarım sesleri tamamlayan diğer neyler Mãbeyn takısı alırlar (Şah Mãbeynî Kız-Mansur Mãbeynî… gibi). Bir sekizli tiz ses veren neyler ise Nısfiye takısı alırlar (meselâ Bolãhenk Nısfiye ki bugün sãdece Bolãhenk olarak anılır) [10][11]. Evliyã Çelebi oniki çeşitten bahsetmekte ise de sãdece şu isimleri vermektedir: Battal Dü-heng Nây Girift Mansur Şah Bol ãheng Battãl-ı Dãvûdî Ser-heng ve Süpûrdã. Amasyalı Şükrullah’tan öğrendiğimize göre eskiden NeyPîşe adlı kamıştan bir çalgı kullanılırdı 7. Benzer olarak Mizmar adlı bir çalgı da mevcut idi. Günümüzde kullanılmayan Girift ise küçük bir ney olmakla berãber 7 parmak deliği ve 1 baş parmak deliğine sãhip olduğundan dolayı ney ãilesinden ayrı tutulmuştur. yerine geçen 7 veya 9 delikli
TULUM DUDUĞU
Rus îcãdı olduğu Rus çobanların çaldığı söylenen kamışlı deri-tulum çalgı imiş. İskoçya’daki çeşidine Gayda denir. Türklerde Trakya ve Doğu Karadeniz yöresine özgü bir çalgı olmuştur.
ZURNA (SURNÂY)
Birçok çeşidi olan sert-dilli bir çalgı olup Mehterhãnenin baş çalgısıdır. Efes’te gömülü olan Cemşid tarafından îcãdedildiği söylenen ağaçtan oyma geniş kalaklı sipsili bir sazdır. Batı Müziğinde Şavm ve Obuğa olarak adlandırılan çalgılara benzerliği vardır. Evliyã Çelebi’nin kaydettiği Zurna türleri ise şunlardır: Yarım metreden daha uzun olan Kaba Zurna; davul eşliğinde çalınan ve oldukça yaygın olan Cura Zurna; Basra vãlisi Tayyar Mehmet Paşa’nın ağası Ãsaf Ağa tarafından îcãdedilmiş olan Ãsafî Zurna; Mağripli Şeyh Şihab tarafından îcãdedilmiş olunup Fas’ta çalınan Şihãbî Zurna; Suriyeli Ali Nãd tarafından îcãdedilmiş olup Suriye ile Mısır’da çalınan Arabî Zurna ve Kaba Zurna’dan daha kalın ses veren Âcemî Zurna.


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Türk Musikisinde Çalgı Nedir

Türk Musikisinde Çalgı Nedir konusu, GENEL KÜLTÜR / Genel Kültür Paylaşımlarınız forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: türk müziği, viola d amore calgisi nedir,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Türk Dil Kurumu ne zaman kuruldu?-Türk Dil Kurumunun amacı nedir? ebush Eğitim ve Öğretim 0 08-04-2013 09:05
16 Türk Devletinin Adı Nedir? elif Soru Cevap 0 10-03-2013 07:01
Türk Sanat Müziği Nedir? Türk Sanat Müziği Hakkında elif Soru Cevap 0 10-03-2013 06:42
Geleneksel Bir Çalgı Hikayesi elif Soru Cevap 0 20-02-2013 03:03
Çalgı Çengi Filminin Konusu ve Fragmanı `»HicЯet GeLini«´ Sinema ve Tiyatro 0 19-02-2011 09:59

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 02:02 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats